Cumartesi, Eylül 20, 2008

10 uzerinden 10 verdigim animeler

arada bir bloguma insanlarin geldigi anahtar kelimelere goz atiyorum. bu aralar anime kokenli kelimeler cogunlukta. ehh uzun zamandir anime ilgili biside yazmadim ondan en sevdigim animelerin listesini yaptim. aslinda animedatabasede verdigim puanlara bakip bu listeyi tamamladim. iyi eglenceler.Nodame Cantabile Bu animeden daha once bahsetmis olabilirim. Ana hikaye klasik muzik egitimi alan genclerin etrafinda donuyor. Kahramanimiz Nodame adinda azicik catlak ama tabii ki yetenekli bir genc kiz. Nodame acaip daginik, yikanmayi pek sevmiyor, ve super cocuksu , yani pek cok japon erkeginin aklina gelen ideal kadin tiplemesinden oldukca uzak. Ayni okulda egitim alan yakisikli, basarili, zengin, ukala Chiaki nin komsusu olunca ikisininde hayati degisiyor. Klasik muzik sevmiyorsaniz bile bu anime sizi konser biletleri almaniza sebep olabilir. Ben komik oldugu icin izledim, sanirim bir kac defa izleyebilicegim nadir animelerden

Death Note Bir cok anime gibi DeathNote da orjinali manga olan bir seri. Kahramanimiz Light cok akilli, yakisikli, basarili bir lise ogrencisi bahcede yuruken, cani feci sIkIlan bir shinigami (azrailin japoncasi) canini alicagi insanlarin adini yazdigi defteri ozellikle yere dusuruyor ve Light in almasina izin veriyor. Bunun uzerine Light dunyayi katil, hirsiz gibi ipsiz sapsiz tiplerden temizlemeye karar veriyor. Ancak bir sure sonra "L" adindan bir dedektif planlarina mani olmaya basliyor. L ve Light arasindaki satranca benzeyen konusmalar, strateji oyunlari mukemmel. Mangada anlamadigim seyleri animeyi izleyerek anladim. Macera tadinda ama arada sirada insani urperten cok basarili bir anime. Aslinda filmide cekildi ama animeyi tercih ederim

Monster Bu anime biz turkler icin enteresan cunku almanyada geciyor. Kahramanimiz Japon bir norolog, bir gun canla basla calisip kurtardigi bir cocugun buyuyup cinayetler islemeye basladigini ogrenince kendini suclu hissedip katilin pesine dusuyor. Psikolojik savasla dolu bir hikaye bazen almanyada yasiyan turklere de deginiyor, ve ayrintilar mukemmel. Biraz uzun bir anime, ve komik hic bir tarafi yok, gerilim, macera tarzinda. Biraz dikkat ve hafiza gerektiriyor, ama sonucta cok basarili ve ilginc bir hikayesi var.

Fullmetal Alchemist ilk basta cocuk animesi gibi gelen bu dizi cabucak cocuklarin izlemesinin sakincali olucagi, macera ve gerilim dolu bir hikayesinin oldugunu ispatliyor. Bu animede oldukca uzun, ama her bolumu deger. Iki kardes ve ikiside simyaci. Birisi nedense bir zirh icinde dolasiyor. daha sonra vucudunu kaybettigini ve ruhunun abisi tarafindan bir zirha "yapistirildigini" ogreniyoruz. Kardesinin vucuduna kavusturmak icin askeriye icin simyaci olmayi basariyorlar. Bazen komik, bazen super acikli olan bu animeye uzun sure takili kaldim. Anime seklinde bir filmde yaptilar oda cok guzel :)

Honey and Clover Bu anime kizlar icin, bastan soyleyip, nodame gibi ama daha romantik. Bu sefer sanat okuluna giden ogrencileri takip ediyoruz. birinci sezonu cok komikti, ikinci sezon biraz daha acimikli oldu vede aglatti. Hikayesi cogu zaman herkesin basina gelebilicek, heryerde bulabiliceginiz karakterlerle dolu. Benim en sevdigim aniemlerden bir tanesi

School Rumble Lise ogrencilerinin etrafindan donen "hikaye" tam bir essek kacti palan doktu. yani abuk sabuk sacma karakterleirn bulustugu cok komik bir anime. kafa dagitmak icin ideal, gulmek isteyenlere tavsiye ederim

The Melancholy of Haruhi Suzumiya Bu animeyi nasil anlatiyim, bilim kurgu, komedi karisimi, cok ilginc karakterlerle dolu bi anime. yayinlanirken bolumleri sirali vermediler, sanirsam ondan cok daha ilginc ve kafa karistirici geldi. Ama Otaku dunyasinda bir deprem yaratti. Haruhi su an heryerde, animepaper da 400 uzerinde wallpaperi var. Izleyin kendiniz gorun :)

Ouran High School Host Club Gene kizlara yonelik, erkekler siz bir sonraki animeye okumaya baslayin. Japonyanin en zengin cocuklarinin okudugu liseye burs alarak yazilan Haruhi birgun Host CLub 'a yanlislikla girip cok pahali bir vazo kirinca 6 yakisikli erkegin arasinda erkek gibi davranip Host Club icin calismaya basliyor. Host club gelen bayan musterilere iltifat edip onlarla cay kahve icen yakisikli erkeklerin komik hikayelerini anlatiyor. Super komik vede super romantik hehehehe bas oglanimiz sarisin, kivir sacli ve mavi gozlu aynen cici kizdaki lowel gibi. ahhhhh ask ne guzel

Azumanga Daioh Elimde olsa listesinin en basina koyarim, lisede okuyan 4-5 kizin gunluk hayatini anlatan, abidik gubidik hikayeler ile dolu, cok komik bir anime. Konusuz diyelim, ama komik. karakterler bana kendi lise arkadaslarimi hatirlattigi icin belki cok sevdim. ancak arastirmalarima gore erkeklerin cok da bayilmadigi bir anime.

Hare+Guu Stefan bilem sevdi bu animeyi. annesi ile torpik bi adada yasayan Hare cok sorumluluk sahibi , akilli birazda norotikbir cocuk. Bir gun Guu gokten zembille inme misali geliyor ve Hare'nin evine yerlesiyor. Guu surekli basini belaya soktugu icin Hare onun pesinde geziyor. Karakterler kesinlikle gercekci degil, hepsi cok abartili ama zaten boyle abartili olmalari bu animeyi super komik yapiyor. Devami olan iki sezon daha yapildi, onlarda birinci sezon kadar iyi.

Lucky Star Bir kac yildir anime izliyorsaniz ve Otaku kulturu hakkinda bilginiz varsa bi animeye bayilacaksiniz. Gene lise yillari sayilari gittikce artan Lise ogrencileri, bir tanesi disinda hepsi cok tipik, akilli, uslu, caliskan/tembel, tertipli/ daginik kizlar. En yakin arkadaslarindan bir tanesi Otaku bir kiz ve animeyi komiklestiren de bu karakter zaten. konusuz bi animede sacma sapan hikayeleri ve konusmalari izleyip gulmek disinda yapicaginiz hic bisi yok :

Mononoke Japon efsanelerine deginen bir anime. Gorsel olarak muhtesem! Bas kahramanimiz cin gibi varliklari yok ediyor. Surekli seyahat halinde oldugu icin karsisina bir ton canvar/cin tarzi varliklar cikiyor. Gerilim, macera tarzi, cok enteresan, ve guzel bir anime.

Samurai Champloo en son anime izlediginizde 8 yasinda iseniz bu dizi anime dunyasina yeniden girmek icin mukemmel. annem bile butun animeyi benimle izledi ve bayildi. Aycicegi kokan bir samurai'i arayan genc kiz, birbirinin tamami ile zitti olan iki samurai ile karsilasiyor. Baslari belada olan adamlari hapishaneden kurtarinca samurai'lar kizin aradigi adami bulmasina yardim etmeye soz veriyorlar. Uclunun basi beladan siyrilmiyor. her bolum mukemmel kilic dogus sahneleri ile dolu. karakterler mukemmel, ben sahsen Jin e asiktim. ama Mugen'i de cekici bulucak bir cok kiz vardir heralde. Hemen izleyin!

Minami-ke Uc kiz kardes beraber yasiyorlar, nedense analari babalari yok, en buyuk abla iki kardesinin butun sorumlulugunu ustleniyor. Ortanca kardes benim bayildigim tiplemelerden, yani tam bir /gerzek/catlak. en kucuk kizcagiz ile surekli ugrasiyor. uc kiza da yazilan oglanlar var, ve uc kizda bu ilgiden bi-haber. Gunluk hayatlarini izlerken bol bol guluyorsunuz. ikinci sezonuda var. insallah ucuncu sezonuda olur :)

Lovely Complex sinifin en uzun kizi ile, en kisa oglani butun gun komedyen ikili gibi kavga ediyor ama bir sure sonra bir cok ortak yanlarinin oldugunu anlayip iyi arkadas oluyorlar. SIrIk kizimiz bir sure sonra cuce oglumuza asik oldugunu anlayinca oglanin gonlunu kazanmak icin yapmadigi salaklik kalmiyor. Sirik kizimiz bana kendimi hatirlattigi icin cok sevdigim bir anime. haa bir de cok komikkk

Genshiken Gene anime dunyasinda bayagi bir tur attiktan sonra izlerseniz daha cok keyif alicaginiz bir anime. Otakulari anlatiyor, universitede anime ve manga klubunun uyesi olan ogrencilerin gunluk hayatini anlatiyor. birinci sezonu cok basarili, ikinciyi o kadar sevmedim nedense.

Ghost Hunt aha en sonunda korku tarzinda bir anime. Kahramanimiz sirin ve saftirik bir lise ogrencisi , sinif arkadaslarinin bir tanesinin exorsist oldugunu ogreniyor. ve bi sekilde oglanin asistani oluyor. daha once degisik dinlerin mensubu olan diger exorsistlerle Japonyanin cesitli yerlerinde cinleri ruhlari, canavarlari obur tarafa gonderiyorlar. benim gibi herseyden korkan insanlar icin mukemmel., insllah ikinci sezonu cabuk baslar.

Claymore Animenin yer aldigi dunyada insanlari yiyen, ayni zamanda insan kiliginda gizlenebilen canavarlar fink atiyor. Bu canavarlari oldurmek icin yari canavar yari insan Claymore lar yapiliyor. Hepsi sarisin, mavi gozlu, cok guclu kadinlar. Kahramaniz Clare insan bir cocuk pesine takilinca hayati degisiyor gibicesine. Manga hala devam ediyor, hem manga hemde anime cok guzellllllll.

Samurai X: Reflection Rurouni Kenshin dizisinin en guzel hikayelerinden bir tanesi. Eski zaman japonyada geciyor, cok genc ve cok insan oldurmus bir samurai kendinden buyuk kocasinin intikamini almak isteyen bir kadinla karsilasiyor. bir sure sonra yakinlasiyorlar tabii ki. cok guzel ,hem romantik hemde bol kanli bir anime, tam benim tipim hehehhe

Fruits Basket erkekler bir sonraki animeye gecin, bu dizi kizlar icin. konusu cok abidik. anasiz, babasiz olan Tohru dedesine yuk olmamak icin ormanda kamp kurup orda yasamaya karar veriyor ancak kamp yaptigi arazi cok zengin ve buyuk bir aileye ait. aile uyelerinden sinif arkadasi olan iki oglan ile karsilasinca bir sekilde bu oglanlarin evinde yasamaya basliyor. ancak bu ailenin cok tuhaf bir sirri var. acikli, komedi, gerilim, macera derken her tip konuya dalan cok sevimli bir anime. aslinda mangasi da var. ve anime manganin ilk 10 kitabinda bitti. geriye bir 10-15 kitap daha var. ondan insallah ikinci sezonu gelir.

Blood+ vampirleri kendi kani ile oldurebilen samurai kilici ole dolasan bir kiz. dhaa ne diyim, daha once gordugunuz vampirli hikayelerden com daha guzel, acimikli, adrenalin dolu bir anime, kizimizda pek siirn.

Chrono Crusade ilk kez tamamini izledigim animelerden. nasil agladim sonunda, ondan bir daha izleyemedim. seytan gibi varliklari ozel kursunlari ile olduren genc rahibe kizimiz aslinda seytanlar tarafindan kacirilmis kardesini ariyor. en yakin arkadasi ise oglan cocugu gibi gorunen ama aslinda cok guclu olan bir seytan. cok guzel ama acikli uhuuuhuuuuuu

Paranoia Agent bu animenin konusu en zorlarindan bir tanesi. sirin karakterler yaratan genc artist cok stressli oldugu bir zamanda elinde beysbol sopasi ayaginda patenler olan bir cocugun saldirisina ugruyor. hastanede polislere cocugun resmini cizip verdikten sonra polisler bu cocugun baskalarina da saldirdigini ogrenmeye basliyorlar. dizi devam ettikce daha da karisik hale geliyor. daha cok cok uzun bir ruyaya benziyor. ama en favori animelerden bir tanesi, izleyin!

InuYasha benim icin ikinci anime dalgasini baslatan dizi. tamam cocuk animesi ama genede cok seviyorum. lanet cok cok uzun 167 bolum 4 film var yuhh. hala manganin tamami animeye donusmedi. neyse ki anime gecen bahar bitti , Allah'ima sukurler olsun. Konusu cok uzun linke tiklarsaniz cok daha guzel ve ayrintili bi sekilde ogrenebilirsiniz hehehe sonuna dogru tembellestim :)
Peacemaker gene eski japonyada (Genji) gecen ve gercek tarihi karakterleri kullanan bir anime. Shinsengumu denen ozel "ordu" uyelerinin gunluk yasam ve savaslarini anlatan cok enteresan bir anime. bu karakterler bir cok dizi, film, anime, ve manga ya konu olmus. tarihi hikayeleri, kilic dovus sahnelerini sevenlerin cok begenecegi bir anime. tamamam ve de bir cok yakisikli oglanla doluuuuu. benim favorim ninja olan oglan

Furi Kuri hmmm nasil anlatsam, bilim kurgu ve komedi karisimi diyim en iyisi. izlemeden anlasilmayacak bir dizi. ama kesinlikle izlemeniz lazim ;)

Cuma, Eylül 19, 2008

Go Gators

Bu renk kombinasyonuna alismam biraz zamanimi aldi ama 7 sene sonra bu renkleri kullanarak cicek yapabiliyorum :)
Iki hafta sonra ilk kez gainesville e geldim ohhh sevdicegim, kedilerim, ve kedi torunum Macha ile mutlu mesut "Bones" izliyoruz. Macha biraz agladi, bizde ona annesinin pztesi gelicegini soyledik onun uzerine kedi kulesine cikip kendini yalamaya basladi. Kedilerle sanki onlar insanlarmis gibi konusma gibi kotu bir huyum var. Ilk kedimiz Tsubasa yi Odtu ye getirirdik. Kendisi sevinc icinde cimlerde ziplayip agaclara tirmanirken, bende sapik gibi kediyi takip ederdim. Bir gun gene calilarin arasina daldi, tabii bende pesinden girdim calilara, cunku bahcevanlar o calilari buduyorlardi. Tsu'ya "bak amcalar calilari kesiyorlar, kocaman makaslari var seni de kesebilirler" seklinde nutuk cekmeye basladim. hemen yanimizda olan bir bahcevan amca " ne dedigini anliyor mu? diyince nasil gerzek gorundugumu anlayip kediyi kucaklayip kactim.
hala kedilerimle hatta baskalarinin kedileri ile de konusuyorum. Biricik Koko su an Turkce , Ingilizce, Almanca, Cince , Ispanyolca, Japonca, Flemenkce bilen dahi bir kedi. Suki nin ise kendi adi disinda anladigi herhangi bir kelime oldugunu sanmiyorum, kendisinde hafif balik hafizasi var. ama anneyi cok ozlemisti, beni pencerede karsiladi, canim kizim.
laptop im hala produksiyon halinde, bakalim ne zaman gelicek :)
herkese iyi haftasonlari!

Pazar, Eylül 14, 2008

Baby shower

Sevgili dostlarim Yen Johann in ikiz bebeleri icin baby shower olayina girismislerdi. biraz erken gidip yardim ettim kendilerine. Barbecue pit filan kiralamislar, fotoda gordugunuz mukemmel pastayi almislar. eve goturmek icin seker bilem hediye verdiler. Hayvan gibi yedik tabii. Bu kek amerikada yedigim en guzel cikolatali pasta idi. Birde visne olsaydi icinde off offf super.
benim en ilgilendigim kismi tabii ki hediyelerin acilmasi. geriye 4-5 kisi kalinca acmaya basladik. tam 37 paket. ac ac bitmedi, arada yen yoruldugu icin dinlendi. zavallinin ayaklari sis, butun gun ayakta gezdi, yemek yemedi filan. neyse kimin ne aldigini yazdik (tesekkur karti atmak icin), sonra geri verilecekler kumesi, cocuk odasina gidicekler kumesi yapildi. en sonunda butun kiyafetleri filan cocuk odasina astik. cok eglendim. nasil deli gibi bekliyorum kendi bebislerim icin bunlari yapicagim gunleri. gerci stef ile ben baby shower olayina pek sicak bakmiyoruz, ne olur ne olmaz hesabi. ama ben genede kiyafet filan alirim kardis, dayanamam.
eve dondugumde heryerim agriyordu. biraz calisip attim kendimi yataga ohhhhhh. eve bir parca pasta getirdim hehe gece yarisi cikolata kazinmalarina hazirlikliyim hehehhe

Perşembe, Eylül 11, 2008

Crapsicles

sevgili bilgisayarim yavas yavas bana veda etmeye basladi. arada mavi ekran veriyor sesler titriyo flan, durup dururken agirlasiyor. ahhh ahhh seni cok sevmistim ben canim benim. ilk goz agrim (laptop manasinda), catalkaram cingenem. beni acik daha idare et oldu mu
muah
bu hafta yen ve johan in baby showeri oldugu icin biraz mesgulum. hediyeleri filan aldik. yarin ve ctesi evlerine yardima gidicem, kizcagiz alti aylik hamile olmasina ragmen yarin doguracak gibi gorunuyor. zavallim, hayirlisi ile saglikli bebisler dogurur insallah.
saygilar selamlar efenim

Pazartesi, Eylül 01, 2008

"Yatcaz kalkcaz" X 3 - ben geri gelicem

son yazdigimdan beri olanlarin ozeti
stef blogumu post ettikten bir dakka sonra geldi. Galli Jodie den aldigim esyalari essekler gibi tasidik. hatta acilip yatak olan koltugu tasiyamadik. daha dogrusu ben tasiyamadim, napiyim ellerim cok kucuk! maasallah stefan'im koltugu yuvarliyarak cikardi.
ertesi gun ikimizde gainesville e donduk. pztesi (dun) amerikanyada tatil idi, Allah razi olsun, ihtiyacim vardi. iki tane film izledik "death at funeral" ve "no country for old man". birinci film ismi bunalim gibi gelsede aslinda komik olan bir ingiliz filmi. ikincisini oskarlardan hatirlarsiniz, bayagi zamandir izlemek istiyordum ama ya bunalimsa (there will be blood seklinde) diye korkup izlememistim. biraz sinir bozucu, gerilim tarzinda bir film ama kesinlille sIkIcI degil. simdi labda johann adamin taklidini yaptiginda gulebilicegim. johan ve kardesi filmlerden tanidigimiz bazi manyak karakterlerinin ( mesela buffolo bill; kuzularin sessizligi) taklidini cok iyi yapiyorlar. bir sure sonra bu karakterler komik olmaya basliyor. benim gibi herseyden korkan biri icin espri, kahkaha en iyi ilac.
pazar aksami yok-ki agirladi bizi, her zaman ki gibi eglendik, yedik, onlar icti ben gene yedim :)
belimi mobilya tasirken biraz acittigim icin uslu durup gobek atmadim. oturdugum yerde ziplayip nargile ufledim. babaanneme amerikanyada nasil nargile icmeye basladigimi soyledigimde "hmmm kizlar artik erkeklerin yaninda nargile icebiliyor mu?" diye sasirmisti. babaannem super bi kadin, surekli olarak kendini guncelleyen bir insan, ayip, tu kaka, yaziklar olsun yerine espri yapar, canim benim :)
3 gun tatil yapinca gece erken yatip sabahin kor karanliginda kalkip sabah trafiginde sarasotaya gelicegime gece yola cikip geldim. iyi yaptim, simdi sarasotadayim, guzelce uyuyup ise erken gidicem sonra uykulu uykulu gezmicem :)
herkese mutlu bir hafta diliyorum
muahhh
g

Perşembe, Ağustos 28, 2008

sunshine'i beklerken


teal'in turkcesi ne?
Originally uploaded by offgenemi
yoldan gelen birini beklerken aklimi kaybediyorum. ne zaman gelicekler diye saate bakmaktan dakikalar gecmiyor. cocuklugumdan beri boyleyim. babam yolculuktan geldigi zaman benim icin cok eglenceli oluyordu ondan mi acep? aslinda beni rahatsiz eden hala gelmemis olmalari, bisi mi oldu, nerde acaba, arasammi, yok aramayim araba kullaniyor diye vesveselenmekten baska bisi yapamiyorum.
bir yandan da acim , ee simdi cocukcagiz benim esyalari tasimaya geliyor, naber hayatim ben aksam yemegi yedim sen ac ac gez mi diyim. zaten stefan'im ben yemiyorsam yemek yemez. tam bir osmanli erkegidir :) bu aksam heralde gece on da filan yemek yicez, aciiiiiiimmmmmm
konuyu degistirerek kendimi oyaliyim. bugun labda hic bisi olmadi, sadece jodie nin yerine kimin gecicegi belli oldu. oglen erik'len yemek ustune dedikodu yaptik. dedikodu cok eglenceli, kim ne derse desin. surekli bir bulmaca cozuyor gibi hissediyorum. ozellikle bizim ki gibi kucuk yerler ideal. ne yazik ki ikide bir insanlar is degistiriyor, yerlerine hic tanimadigim baska biri geliyor. hadiii butun networkleri yeniden kur, ugras dur.
haftalardir salak bir deneyle ugrasiyorum. beni deli etmek icin elinden geleni ardina koymadi. her ufak basamakta basima bela oldu. bu deneyi bitirip atsam super olucak.. soyle guzel bir data analizi yapsam ohh ne guzel olur. hakkaten ben istatistik olayini cok seviyorum, verin bilgisayari ve datayi analiz edip ne demek istedigini anlayip, anlatayim. dedikodu kadar eglenceli, cunku bu da bulmaca gibi.
oy 15 dakka oldu stef hayirlisi ile gelse sag salim
muahhh

Salı, Ağustos 26, 2008

ev ve totoro


ev ve totoro
Originally uploaded by offgenemi
saat nerede ise 11 ben telefonu yeni kapadim. neyse bugun haberler hep normal- guzel duzeyinde, en kotu gunumuz boyle olsun diyelim. arabamin adini totoro koymustum, bole evin kenarindaki palmieylerle bir fotosunu cektim. aslinda florida daki bu palmiye olayi beni baydi. yani tropik bir yerde yasadigimizi unutmayalim diye surekli her yere bu agaclari dikiyolar. duzgun bir golgesi filan da yok. ama bunlari sevdim, biraz yamuklar, egikler. karakterli palmiye bunlar. "kömüşler"
biraz once insanlar google dan ne arayip sayfama gelmisler diye baktim "kömüşler" kelimesi direk , en bi once benim sayfaya yonlendiriyor. ekrana guzelce bir puskurdum gulerken. bisi icerken insan kesinlikle bisiler okumamali, komik olabilir!
muah

Pazartesi, Ağustos 25, 2008

yorgun olmam lazim ama

... degilim. bu arada yandaki benim yeni evin fotosu. balkonun sineklik ile kapali olmasi super , hic cikmiyorum ama :)
dun gece guzelce uyuyamadim. ne kadar gevseme teknigi kullandiysamda bir turlu uykuya dalamadim. en sonunda yuz ustu yattim, uzanirken. koko gelip sirtima oturdu ( 9kg). ben biraz bunun yumusak gobusunu kasiyinca hemen sirtima masaj yapti, guzel oglum benim. bir de ayak ovmasini becerebilse ama patilerle zor iste
umarim herkesin isleri yolunda gitmistir bugun
:)

Cumartesi, Ağustos 23, 2008

Ofis

Bizim Galli Jodie ulkesine geri dondukten sonra amerikanyadaki anilari ile ilgili ufak bir presentasyon vericekmis. Bende kamerami getirmis bulundugum icin hadi senin fotograflarini cekiyim labda filan diye butun binada dolasip foto cektik. En sonunda kendi masamin fotosunu cektim. eminim herkes meraktan catlamistir simdiye kadar " ayy gogce nin ofisindeki masasi nasildir acaba " diye . Buyrun size bu gorsel soleni hediye ediyorum :P

Cuma, Ağustos 22, 2008

Koko simsekleri sevmiyor

Pztesi aksami Weather Channel i izleyip ertesi gunun ne kadar korkunc gecicegini dusunerek uykuya daldim, uyandigimda, ne yagmur ne camur ne de ruzgar vardi. Fay bizi es gecip, atlantikte bir tur atip benimle gainesville bulusmaya karar verdi. Gainesville cok bi degisiklik yok, normal her zaman gordugumuz yagmur, Allah'a sukurler olsun.
simdilik bu kadar...

Çarşamba, Ağustos 13, 2008

fotograf makinam diger evimde kaldi

bu hafta unutmayacaktim getiricektim makinami, evimin fotosunu cekicektim , belkim sarasotadaki guzel gokyuzunu filan ama yok unuttum iste. simdi jelimin kosmasini bekliyorum. evet inek proteinler kosuyorlar jelin icinde, sonra onlari boyayip fotolarini cekiyorum, sonra cenemizi ovalayip, kasimizi cakip, kafamizi kasiyarak ne anlama geldigini tartisiyoruz. son uc haftadir ugrastigim deney oyle kil bisi ki bir turlu sonuclar istedigimiz gibi cikmadi. allem ettik kallem ettik,emme inadim inat kicim iki kanat seklinde hic bir sey duzgun cikmadi. aksamin bes bucugunda gene deney yapiyorum, herkes gitti. zaten ise en erken gelenlerden biri idim. taktim ipodumu kulagima zeki muren dinleyerek mutlu mutlu basladim gune bir yandan deney yaptim. bir sure sonra hintli lab arkadasim icin hoparlore taktim. sarkilari dinlerken isk=ask ve isik= asik ve dost= dost kelimelerinin hintce/ urdu ve turkcede ne kadar benzedigini fark ettik. kizcagizi Turk sanat muzigine bogdum adeta. sanat gunesi labimizi piril piril yapti derken, johan gelip "heheh gene acimikli sarki mi dinliyorsun" diyerek hevesimi kirdi. yarin azeri uzun havalarini dinleyimde gorsun acikli sarki nasil oluyormus.
kendinize iyi bakin
muah

Pazartesi, Ağustos 11, 2008

yasasin anime

hafta ici aksamlari genelde bir planim olmadigi icin anime izliyorum. simdi bedava kablolu tv de var genede anime izliyorum. japonca beni mutlu ediyor, oyle guzel bir dil ki, masal dinliyor gibi izliyorum yarattiklari acaip dunyalari. bu aksam izledigim genius party den bir demet anime idi. birisi icip icip bu animeleri yazmis yonetmis galiba. bazilari hakkaten ole kafan gelen sacmaliklarin bir butunu gibi. derin anlamlari var mi bilmiyorum , aslinda dusunmuyorum. boyle seyleri dusunme istegim, hevesim yok. ama hayalgucu ole mi? beni aliyor kendi hayatimdan, tamami ile farkli baska yerlere goturuyor, hemde ucarak! ruyalarda ucmak cok eglenceli dimi? superman gibi super kahramanlari hep bu yetenekleri yuzunden kiskandim. hafif olma duygusu, islanmadan yuzmek gibi bisi... simdi uykuya...

Salı, Ağustos 05, 2008

Gur gur gurle

Bua ksam da yerde yaticam, yagmur yagiyor, seller akiyor, arap kizi camdan bakiyor, gogce yerde yatiyor :)
yerde yatmak dert diil de bir turlu tam yerlesemedigim icin icim rahat etmiyor. ne yazik ki basladigim isi bitirmeden rahat edememe gibi kotu bir huyum var. bu ev hale yola gelinceye kadar benim icim rahat etmicek. en azindan bugun evde sut, yag, tuz gibi genel gida maddeleri var. kucuk adimlar, kucuk adimlarla sonunda normal bir ofis/ ev yapicam . hadi bakalim hayirlisi . simdi ben en iyisi anime izleyim, shounen ai olan antique bakery :)

Cumartesi, Ağustos 02, 2008

Yeni ofisim

evet tasinma olayina giristim, elimden geldiginde tasiyabildigim, herseyi eve tasidim. geri kalan mobilya cinsi zamazingoyu master johann ile tasicagiz. ve bu macera bitmis olucak. aslinda gainesville tanidigim herkes en asagi 3-4 kere ev degistirdigi icin tasinma olayinda uzman haline gelmisler. ben hala vir vir cir cir ediyorum, henuz alisamadim. guvenli olsun diye ikinci katta bir daire sectim. tabi in cik o merdivenlerden benim gibi "atletik" birinin asiri isinmasina sebep oldu. neys, internet baglandi, elektrik, su acildi. geriye yatagim kaldi oda gelsin hatta gelmesine de gerek yok, belim agridigi icin yerde yatmam daha faydali olabilir :)
bu yeni ev benim ofis/ studyom gibi bisi olucak. nede olsa aksamlari surekli gochemoche icin calistigim icin, ofis sayilir. bu evde kedi olmadigi icin evi bir sekilde pozitif enerji ile costurmaliyim. ondan kelli bitki, cicek almam gerekiyor. dunyanin en kotu bahcevani oldugum icin en az su isteyen cinsten bitkiler bulayim. yen ve johan da bir suru var, ikiside super cicek bakan cinsten, orkide bilem yasattilar hatta cicek acti. gerci onlar malezyada evlenmeye gittiklerinde bir ay butun bitkilerine ben baktim, hic biri olmedi. sanirsam sulamanin buyuk bir etkisi var ;P napiyim hep sulamayi unutuyorum. halbuki kedilerin hic bir ihtiyacini unutmam ama zavalli bitkilerde laylaylom gezinip yanlarindan geciyorum. belki evin icinde olurlarsa daha cok sansim olur. stef icin feslegen, kendim icin kisnis , maydonoz , kekik ve nane.
hadi bakalim herkese iyi haftasonlari
muah

Çarşamba, Temmuz 30, 2008

Konusuz posta

Soylemesi ayip Hd televizyonumuz var, bazen en uyduruk programlari bile sadece HD oldugu icin izlerken yakaliyorum kendimi. Ayni seyi izledigim animelerdede fark ettim. HD versiyonlarini izlersem birden bire o dizinin hastasi oluyorum. Eski cizgi filmleri sirf bu yuzden izleyemiyorum piksel piksel hersey gorunuyor. Halbuki Heidi, Esteban, Cicek kiz, Seker kiz Candy, Georgie, Voltran'i yeniden izlemek isterim ama dijital olarak yenilenmis versiyonlari cikincaya kadar beklemek zorundayim :)
Gecen gun aklima geldi benim dinleyerek buyudugum masallar mesela "uc domuzcuk", "kirmizi baslikli kiz", "hansel ve gratel" bilinen, okunan masallar mi olucak. Eger cocuklar bu masallari okuyor olmaz ise cok uzulurum. benim cocuklugumun buyuk bir kismi bunlari dinleyip, okuyarak gecti. 2-3 yaslarinda iken kardis ile ben yataginda yan yatmis anneannemin salladigi kalcasinda uzanip bu masallari dinlerdik. Tahmin edebiliceginiz gibi anneannem heybetli bir kadindi, kirilan bacagi iyilesmedigi icin yataginda gecirirdi zamanini. biz dogmadan once ilkokul ogretmenligi yaptigi icin bizimle nasil ilgilenicegini cok iyi bilirdi. Soyledigi hersey aklima islemis, gene de seni cok ozluyorum anneannecigim muah

Salı, Temmuz 29, 2008

Tasin tasin yoktur isin

Evet tasinacak bir ev buldum insallah anlasmayi gainesville gitmeden once imzalayip, interneti filan baglatip hayirlisi ile tasinicam insallah. Tasinmak icin en gerekli malzeme tabii ki kutu, neyse ki is yerimizde tonla kutu var. 4-5 kutu aldim hah bunlar fazla bile gelicek derken hepsini doldurdum bile :( yarin daha cok kutu almam gerekicek, su baglatmam lazim, vs vs vs. bu arada Galli Jodie bizim enstitude yaptigi calismayi Cardiff de sunucak, ona burdan bol sans diliyorum :) ilk presentasyonu ondan biraz heyecanli, ahh genclik ne guzel :)

Perşembe, Temmuz 17, 2008

Kaos

Su an odami tanimlayan en uygun kelime "kaos". Persembe gecesi hazirlandigim icin hersey karma karisik oluyor. Bu aralar tasinacak yeni bir ev bakiyorum, gerci amerikada ev bakmak kolay, su, elektrik baglatmakta kolay. Ama isten cikip bu evleri gormek icin kosturmak imkansiz. Emekliler sehri sarasotada hersey 5-6 gibi kapaniyor. ogle tatilinde ev gormeye gidip kostur kostur gidip bir sonraki ev icin randevu aliyorum filan. Sanirsam yarin nereye tasinacagima karar vericem bakalim hayirlisi.
kendinize iyi bakin, muah

Cumartesi, Temmuz 12, 2008

It always rains in sunny Florida

Evet butun hafta yagmurlu gecti. Master Johann dan ogrendigim kadari ile Tampa dunyanin Yildirim baskenti imis. Surekli simsek cakiyor , suntadan yapilan bu binalar resmen titriyor. Sonra yildirim dusuyor yangin cikiyor. bir yandan yagmurda golf oynayanlar nanay kente gidiyor. 30 yasina gelinceye kadar simsek, yildirim filan hic korkmadim, hatta korkan zavalli iki arkadasimla acaip dalga gecerdim ( evet igrenc bir insanim). Simdi onun cezasini cekiyorum galiba.
Florida bayagi nemli ve sicak oldugu icin burda yasayanlar bortu bocege bir sure sonra alisiyor. Turkiyede gorup kalp krizi gecireceginiz elimin yarisi kadar hamam bocekleri burda cirit atiyor. Aksam eve geldiginizde kapinizda kertenkeleler, cesitli boylarda kurbagalar, kocaman guveler filan bulmak gayet normal. Ama bizim evin baska bir ozellligi var oda bu sapik manyak yilanlar. Gecen hafta kocaman bir tane gene kapinin onunde idi. hadi onu stef kovdu (oklava ile) ama bir kac gun sonra yavru bir yilan salonun ortasinda coreklenmis bir halde buldu. Onu da kavanoza koyup evin arkasindaki golete havale etti. Gerci iki yilanda zehirli olmayan cinsten ama gene de sinir oluyorum. Tabii hemen evin etrafini naftalin ile kapladik, yilanlar sevmiyormus naftalini. Neyse hayatimda bu heyecanli olayi sizlerle paylasmak istedim. Annemin dedigi gibi "en buyuk derdin bu olsun".
muah

Cumartesi, Temmuz 05, 2008

yeni yeni yepyeni


tsumami kanzashi brooch
Originally uploaded by offgenemi
dogumgunum sebebi ile bir suru hediye geldi. paket acmak kadar eglenceli bisi varmi? buyuk ihtimalle var ama su an benim en buyuk eglencem bu :)
mesela bu fotoyu yeni isik kutum ile cektim. eskisini ben yapmistim, bayagi uzun bir sure bana dayandi. belki sarasotaya gotururum onu ama bu yeni olani ikide bir oynamiyor, yan taraflarinda cirkin gri golgeler yok, yani memnunum. bir kac tane de back drop ile geldi. ohh ne ala mualla.
sonra uc tane japon el isi kitabi geldi heheheh sadece kitaplara bakmak eglenceli. insallah iclerindeki projeleri yapmak icin vaktim olur :)
sonracigima bir tanede kedilerimi fircalamak icin furminator geldi. nasil guzel bisi. kedilerinde hosuna gitti, bir gun nasil tuy urettiklerini gosteririm insallah bir fotolarini cekmek aklima gelir.
herkese mutlu haftasonlari diliyorum

Pazartesi, Haziran 30, 2008

Dipped in red


Dipped in red set
Originally uploaded by offgenemi
Sevdicegim New Orleans yollarinda iken, ben ctesi aksami biricik oglumun serefine verilen parti icin hazrilanmaya basladim. dolma sarmak bekledigimden cabuk bitti oturdum film Iledim. JUNO yu netflix e eklemistim ama Dexter'i izlemekten ona sira gelmedi. Sirin bir film ama o kadar da ahim sahim degil. Hele de aksam ki parti icin beni heyecanlandirmak yerine iyice uykumu getirdi. Neyseki yok-ki evinde sangria ile karsilandim. iki bardak beni kendime getirdi. birde yemek yiyince, basladik ziplayip oynamaya. Babamin bana yolladigi "acaip hayvanlara benziyirsen" sarkisi ozel istek aldi (hemide ABD li gelinim istedi) , sarki esliginde, maymunlar, yilanlar, kuslar, kediler, goriller, filler halinde dans ettik. Kurtlar dokuldu, kuduruldu, sallandi, titretildi, sonra ben bayildim, koltuga attim kendimi, zaten sesim de kisilmisti, hadi kaldir poponu evine kedilerine don dedim.
arada birde boyle kudurmak guzel, tabii stefanim olaydi, oda egleneydi ama napalim, Konferans ta onu baska eglenceler bekliyor olabilir :) simdilik bu kadar, Goche sarasotadan bildiriyor...

Perşembe, Haziran 26, 2008

Turk yemekleri partisi

Dun sabah bizim ikizlere hamile olan Yen bana email atmaya basladi. dolma yapalim mi, haaa kfote de yapalim, turk pilavi ve coban salatasi da yapalim diye. bende tabii ki hamile bir arkadasimin kalbini kiracagima kafami kirarim diyerek hemen almasi gerekenleri siraladim. Aslan yavrusu yen hepsini buldu getirdi. Bir saatin icinde, dolmalari sardik, ocaga koyduk, kofteleri yuvarladik, pilavi yaptik, salatayi hazirladik, kofteleri pisirdik, dolma hazir oldu, sofraya oturup hepsini yedik. Sizlerin caniniza degsin, ben normalde bu yemekleri cok sevdigim halde o kadar tembelim ki kendim icin hic bir sekilde yapmiyorum. ancak arkadaslarim icin yapiyorum ondan sonrada "ayy mutlaka stefanim icinde yapayim bir tencere " derken nedense ertesi sabah unutuyorum.
dun aksam bu yemekleri hazirlarken gainesvillede arkadaslarimla yemek yaptigim zamanlar geldi aklima. memet ve arpat' in evinde yaptigimiz kofteler, bizim evde pisirdigimiz icli kofte, lahmacun, hunkar begendi, ece nin bizler icin yaptigi mantilar, daha bir kac hafta once yok-ki nin evinde yedigimiz etler. cok eglendim ama kiloda aldim :) napiyim, bazi insalar beceriksiz olur, yemek yapamaz hatta nefret eder, bende ole bisi yok. e istah da var, etrafimda super yemek yapan insanlarla dolu, ondan kimse kusura bakmasin, yemek ile olan askim bir sure daha devam edicek
muah

Perşembe, Haziran 19, 2008

Çözeriz, Aşarız


Bu aksam ustu Ankaradaki evi aradim, anneme "Nasilsin, iyi misin" demek icin. Babam acti telefonu onunla konustuk. Tabii ki babacigim hemen problemlerimi sordu, ve hepsine care buldu. Bir cocugun annesi ve babasindan duyabilecegi en guzel sozler "Çözeriz, Aşarız". en azindan benim icin boyle. bir anda butun sIkIntIlarImIn agirligi kayboldu. Ama iste buna kafayi taktim dedim, ona soyle cozum getiririz dedi, ya bu dedim, o kolay ben hallederim dedi. Herseyi cozdu (Maasallah). nerede ise 33 yasindayim bu aksam ustu gene anaokulundan eve gelmis kucuk Gogce gibi hissettim kendimi :) Ev odevlerimi yaparken babama butun gun okulda ne oldu ise anlatirdim. Tabii ki o zaman da vesveseli bir cocuktum hala oyleyim. 5-6 yaslarinda iken dertlerim cok daha farkliydi , genelde birisine sinirlenmis olurdum. Babam hemen bol bol mizah ogeleri ile dolu bir intikam plani yapardi. Bende cok buyuk keyif alirdim. Tabii ki baskalarinin kalbini kiracak popom olmadigi icin bu planlarin yuzde 99.5 i hayata gecmedi. Gerceklesen o bir tek plani da belki baska bir gun anlatirim ;P
muah

Salı, Haziran 17, 2008

Organize dusunceler

Biricik askim Stefan'im civanim evin her tarafini cok guzel organize eder. ozellikle mutfakta ve kilerimsi dolabin icindeki yiyecekler super marketlere tas cikarircasina duzenli her sey goz onunde Keske benim kafamin icine girip ole duzenlese dusuncelerimi. fikirlerim, ogrendiklerim, hayallerim ziplayip hoplayip bu konudan o konuya atliyor. Bu arada giz karindasim Achii guzel fotolar cekmis gene isterseniz bir bakin hele. Bir suru sanat fotosu cekiyor kardis, dedim ben bunlari ofisime asamam, benim icin ozel cicek bocek kedi filan fotosu cekicek. bekliyorum hala :)
pazar gunu arkadaslarla turkiye-cek macini izledik. kalpten gidiyorduk, cok eglendik. bir yandan da kizimin yaptigi Sakizli muhallebileri ve yok-ki nin yaptigi enginarli "dip"' i indirdik mideye ohh ellerinize saglik. uzun zamandir mac izleyip boyle eglenmemistim, guzel oldu bu gazla belki biraz futbola olan ilgim artar.
bu hafta oglum geliyorrrr, heheh haftasonu gorursem kendisini bol bol dedikodu yapariz. oyle sekerler simdilik bas bas

Salı, Haziran 10, 2008

calismak ve uyumak


dipped in red barrette
Originally uploaded by offgenemi
gozlerim yorgun , uyumaliyim dimi? evet uyumaliyim. bir saat daha cicek yapabilirim ama uyusam daha iyi olur dimi
evet haklisin daha iyi olur, cok akillisin heheh
muah

Çarşamba, Haziran 04, 2008

Siz ekiz misiniz?

Bugun dilimi tutturan bir haber aldim, sevgili arkadaslarim Y & J 'in ikiz bebekleri olucak! Inanamadim, onlarda inanamamis zati. Bebegin gelisiminde herhangi bir hastalik var mi diye doktora gitmislerdi, hemsire evet ikizler iyi durumda diyince bizimkilerin agzi acik kalmis. Ben acaip sevindim, buyuk ihtimalle tek yumurta ikizi olucaklar, bende onlari sevicem hehehe. Saka olsun diye kizin annesine ucuzumuz olucak dediler, kadincagiz abartmiyorum 5 dakika bagirdi. ben kalbine inicek sandim, sonra ikiz olucak dediler, bu sefer komsuya pencereden bagirmaya basladi kizimin ikiz bebekleri olucak diye.
Insallah bende annemi babami, ve stef in annesigili bole sevindiririm bir gun. Ikiz olmasa bilem mutlu olurlar eminim :)
Maasallah Maasallah, Allah bu sevimli cifti her turlu nazardan korusun, sevenin daha cok nazari degermis dimi ;P

Pazartesi, Haziran 02, 2008

Kömüşler gibi uyudum


Sibling love-2
Originally uploaded by offgenemi
Bir kac saat once gene uykusuzdum ya, heheh uyudum. Babam butun gun bir kac is pesinde kosturup aksam ustu bir iki saat uykudan sonra yari acik sismis gozleri ile "Kömüşler gibi uyudum" derdi. Bende aynen oyle hissediyorum simdi :) Tabiii biz babama hemen cay verirdik ayilsin diye ben portakal suyu ictim, moderen Kömüş Goche ;P

arabada dus

haftasonu cok heyecanli gecmis olsa gerek gece uyuyamadim, ara ara uyandim, tabiii sabah araba kullanirken uykum geldi, neyseki hep yanimda su var, aldim siseyi usulca kafamdan asagi doktum uykum geldikce. guzelce temiz pak is yerine varmis oldum ;P
haftasonunda sevgili kizimin dogumgunu kutlamalari vardi, springe gittik, stef le ben bol bol yuzduk, herkes guzelce yandi ama canini acitmayan cinsten. ciktik hamburger yedik herkes evlere dagildi . ertesi gun de yemege gittik ohhh dun de doyduk Allah'a sukur.

Çarşamba, Mayıs 28, 2008

saat 5:55

aksam ustu... aslinda bir manuscript okumam lazim ama cok bayici bisi, birsuru kisaltma var BHKML#$X filan gibi isimler var, nasil hatirliyor millet bunlari. ney bunlari okurken uykum geliyor tabii ki, bende mental health news e gidip psikolojik problemleri hakkinda danisan insanlarin yazilarini okuyorum. anaaaaa ne gadden cok manyak var dunyada diyip kendimi normal hissediyorum :)yarin dis hekimi randevum var gecici crown (vallahi turkcesini bilmiyorum) zibirini cikarip gercegini takicaklar. umarim adam disliklerimi yapmaya baslar. zaten 3-4 hafta aliyomus yapilmasi, benim disler dumduz olucak bunlari beklerken. bilmiyorum daha once bahsettim mi , dislerimi gicirdatirim geceleri, heyvanlar gibi hemde. artik dislerim duzlesmeye basladi ondan dislik yaptirmam lazim.
bu arada guzel bir haber aldim, sevgili master'im J in hanimi hamile, maasallah. bundan sonra onlari tamami ile farkli bir hayat bekliyor, cok merak ediyorum nasil birisi olucak :)
bir yandan da yeni ev bulmam lazim benim kaldigim oda bebek odasi olucak cunku. aslinda bebegi benim masanin altindaki bosluga sikistirabiliriz, bende "live-in-nanny" olurum. daha once bu fikri tartismistik, begenmislerdi. ama sanirim kendi cocugum icin uykusuz kalmayi yeglerim ;)
ondan kendime yeni bir ev bulmam akillica olucak. ama ev bulmak cok eglencesiz bir is ustelik benimle gezicek arkadasimda yok burda. bakalim kararsiz kazim sana ne lazim goche bu isi hayirlisi ile halledicek mi?
muah

Salı, Mayıs 20, 2008

sali mi carsamba mi?


etsy-ab 060
Originally uploaded by offgenemi
o kadar cok bilgi var ki kafam da hangisini tutucam bilemiyorum. Mass Spectrometry hakkinda ders aliyorum, cok uzun zamandir bu dersi almak istiyordum en sonunda muradima erdim. Hocam Maasallah super sirin, hem cok iyi bir ogretmen hem komik. uzun zamandir ilk kez bir derste uyumadim, Maasallah Maasallah, Maasallah.
ama bu sehri (West Palm Beach) hic sevmedim, her taraf insaat, tuhaf bir yer. Orta halli bir yer yok, ya cok kotu ya cok iyi. tamam ben biraz paranoyak bir insanim ama gordugum diger florida sehirlerinden farkli.
hafta ortasindan sevgiler

Pazar, Mayıs 18, 2008

IQ normal seviyesine geri dondu

dun canim yavrucumla yazdim blogumu , biraz cok modern sabahlar dinledik galiba, orda Ege nin dalga gectigi karakterlerin dilinden yazdik, vallahi biz yazarken cok eglendik, okuyanlar bu kizin basina gunes mi gecti demis olabilir :)
ama basimiza gunes gecmis olabilir, bugun stefe gibi hepimiz yaniyorduk, yazimi okuyan erkek pek yok ondan rahat yaziyorum, sutyen lastiginin omzumu nasil acittigini anlatamam, halbuse dun hic bisi yoktu bugun azdi inek.
sabah yen, johann, stef, kizim ben kahvalti icin country pancakes denen bir yere gittik. "bizim pancakeler bayagi buyuktur " filan yaziyordu her yerde ama masaya siparislerimiz geldiginde ciddi olduklarini anladim. zaten masaya otomatikman ekmek yerine ustu cikolata parcalari erimis misir keki getirdiler, aman cok yemeyelim tikaniriz diyerek kendimizi bir parcadan sonra tuttuk. bana dort tane pancake getirdiler yuh! nasil bir insan bu kadar hamur yiyebilir. ben yiyemiyorsam baska kim yiyebilir bilmiyorum. bir bucuk bitirebildim gerisi eve geldi, su an ordeklere yem olmak uzere buzdolabindadirlar.
su an west palm beachteyim. thermo dan ders almak icin geldim bir kac gun burda kalicam. bayagi yoruldum floridanin bir ucundan obur ucuna araba kullanirken, gerci 3-4 saat aliyor cok uzun bir yolculuk degil, ama butun yol ayni. bana biraz Amasyayi hatirlatti, bir suru ciftlik, inekler agaclarin altinda pinekliyor, acik araziler, gene inekler, atlar vs.
yolda gene bana modern sabahlar ve anime pulse eslik etti. Allah sizden razi olsun, belki bir gun hepsine kebap ismarlamak nasip olur, Tokat kebabi Ali Kayadan butun Amasya ayaklarimizin altinda :)

Cumartesi, Mayıs 17, 2008

Aile tatili


Sevgili kizim ve sevgilim beni ziyarete geldi. o kadar cok zor uyandim ki kelimeler kifayetsiz kalir. hemen starbucks's gidip en sevdigimiz kahveleri aldik, keyifimiz yerine geldi. alman bakkalina gitmek uzere yollara dustuk, kizim ve sevgilim alisveris yaptilar. sevgilim her zaman aldigi mamalardan aldi, kizim ise iki somun ekmek aldi, keyifli yolculugumuza devam ettik.
Sarasotanin guneyinde Nokomis adli bir plaja gittik. kisa bir sure sprey gunes kremi surdukten sonra okyanus atttik kendimizi. Yukselen dalgalarda oynarken keyifimizi kaciracak bir olay oldu. Kizimin gozunde unuttugu Coach marka gozlugu inanilmaz buyuk bir dalga carpinca denizde kayboldu. Kahretmesin neden bole seyler hep bizim basimiza geliyor derken dilimizi isirip, canimiza gelicegine malimiza gelsin deyip guzel gunumuze devam ettik. plaja uzun yuruyusler , guneslenme, ve bol bol yuzmenin sonunda artik eve gitmenin zamani gelmisti. eve geldikten sonra sevgilimin sirtinin cok ama cok garip bir sekilde yandigini fark ettik, kocaman bir "O" harfi disinda butun sirti kipkirmizi idi. anlasilan gunes kreminin spreyi duzgun calismamisti, zavalli sevgilim bayagi bir aci cekti. sirtina aloe vera surmek zorunda kaldik.
tabi karnimiz aciktigi icin St Armands beldesinde deniz kiyisinda balik yemege gittik. manzara bir harikaydi, yemegimizi hemen bitirip dondurma yemek uzere StArmand's in sokaklarinda yurumeye basladik. Ben Jerry's onunde bu foto kalibini gorunce dayanamadik, hemen kizimla bir foto cektiriverdik. Sevgilimin sirti kotulestigi icin eve erken donduk.
Bir iki tane keyifsiz olay olsada genel olarak gunumuz guzel gecti, bakalim yarin bizi neler bekliyor...

Salı, Mayıs 13, 2008

Allah's sukur :)

Maasallah annemin ameliyati iyi gecti, arayan soran herkese cok tesekkur ederim. Umarim onumuzdeki gunlerde de durumu daha iyiye gider. kiz kardesim fotolarini bile yolladi bana sagolsun gorunce biraz daha rahatladim. tekrar maasallah diyim vede baska konulara geciyim.
evet bu hafta ingiltere kralicesi Turkiyeyi ziyaret ediyor benim Gainesville deki evide Gallerden jodie ziyaret etti :P hemen gobek atmasini ogrenerek Turklere adapte oldu. tabii ki spring' e gittik, bol bol yemek yedik. sonra Jodie nin israri uzerine "I am Legend" filmini izledik. benim gibi korkak tavuksaniz sakin izlemeyin. Zaten kopegin basina bisi gelicek diye cok korktum, filmin ortasinda gozlugumu cikardim hic bisi goremeyim diye, bir yandan gene soruyorum " Kopege bisi oldu mu?"Ctesi gecemi karartti film hala goruntuler aklimda, sevmiyorum korku filmlerini yav.
Cok film izlemem lazim, netflixden aldigim filmler birikti, vakit lazim vakittttt
muah

Cuma, Mayıs 09, 2008

gene cok birikti

yazilacak cok sey var. oncelikle annem pztesi ameliyat olucak tiroid bezini alicaklar umarim basarili gecer. orda olamamak cok can sIkIcI. herseyi kardeslerimin ustune atmisim gibi hissediyorum. kardis ile ben evli olmadigimiz ve ogrenci oldugumuz icin bir cok defalar annem veya babaannelerimiz icin hastahanelerde kaldik. yani bu isi maasallah cok iyi biliyoruz. ama tabiii yorucu bir is, gecenin bir vakti hasta uyanip tuvalete filan gitmek isterse hemen bakanin da uyanip onlara eslik etmesi gerekiyor. annem dizlerini degistirdigi zaman zavalli Agchi uykusuzluktan olmus. umarim bu ameliyat kolay olur herkes icin ve iyi sonuc verir.
haftasonu bunlari dusunup delirebilirdim, ama daha onceden galli kiz jodie yi gainesville e cagirmisim, aksama da yok-ki nin dogumgununu kutayacakgiz, bakalim bu tip ufak dikkat dagitici olaylarla pztesi gununun stressini azaltmaya calisicam. Allah hasta olan herkese sifa versin
muahhhh

Pazartesi, Mayıs 05, 2008

pazartesi guzel geciyor

normalde pztesi gunler acaip yorgun olurum, ama dun gece iyi uyumusumki simdi dipdiriyim maasallah. gene kostur kostur gecti gunum, hala yapicagim ufak tefek bir iki isim var. sonra hoppa eve. stefanim yemegimi paketlyip koydu yanima, aksama onu yicem ohhhhh nasil mutluyum. eve gidip ne yemek yapicam diye dusunmekten nefret ediyorum, zaten vakitim yok, musteriler ozel siparislerini beklerler hemen cicek bukmem lazim. bir yandan da anime izlerim bir bakalim saat 12 olmus hadi bakalim yat asagi.
bugun ole kisa yaziyorum,
ciao

Cumartesi, Mayıs 03, 2008

biraz gec oldu ama :)


once sevgili kardesimin 23 nisan fotosunu koyayim dedim bloguma tabii 23 nisan gunu, ama tabii ki o gun vakit yetersizliginden fotoyu hazrilayamadim, kismet bugune imis, idare edin artik :)
benim kardis ortada kamerya " beni maymuna benzettiniz Allah belanizi......" der gibi bakan oglancik. nasil sinirli atletik bi cocuktu, yerim ben onu :)
evet bu hafta neler oldu
dis hekimine gittim (disci denilmesine kiziyorlar). geceleri dis gicirdattigim icin ozel kalip yaptiricaktim, adam benim dis etlerime takildi. megerse dis etlerin saglikli degilmis. eger ficalarken dislerini kaniyorsa hemen doktora gidin. paraniz yoksa biriktiremeye baslayin, ve biriktiriken gunde 3 defa fircalayip , mutlaka ve mutlaka dis ipi ile temizleyin. yoksa dis temizleyen ablalar benimkini oyduklari gibi butun dis etlerine cirt cirt cirt o sivri aletleri batirirlar. bunu niye anlatiyo manyak mi demeyin , 20nci yas dislerimi ameliyatla aldirdim, kanal tedavisi yaptirdim hicbirinde bu kadar canim yanmadi. dis etlerinize iyi bakin anacigim. DIs etleri hastalaninca disleri tutmazmis, bir yandan da kemik kayibi olurmus, en sonunda disler dusermis. Korku filmi gibi, kadin bana bunlari anlatinca bes yasinda ki cocuk gibi korktum. tabii ki herkes ile bunu paylasmak istedim. simdi dislerim temiz, is yeri icin ayri bi dis ipi aldim filan, hersey yolunda maasallah
muah canlar

Cumartesi, Nisan 26, 2008

Dinledigim podcastler


Bol bol gulmek icin; Modern Sabahlar Radyo ODTU de uc gencin sabahlari 7-10 arasi yaptiklari super komik bir program. Genelde gazetelerdeki minnacik uyduruk haberleri okuyup dalga geciyorlar. Moraliniz bozuk ise Ege, Fahir ve Oktay ile takilin, butun dertlerinizi unutun.
Dusunduren, gulduren, aglatan podcast; This American Life adindan da anlasilacagi gibi amerika da yapilan bir program , her hafta belgesel tadinda bir kac konu uzerine bir iki insanin hikayesini onlarin agzindan dinliyorsunuz. Uyurken dinlenilicek gibi degil. Surekli ayy bi sonra ki cumle ne olucak diye merakla dinliyor insan. Ayrica bir cok amerikalinin aksine olaylara degisik acidan bakmayida cok iyi beceriyorlar.
yok-ki eminim sen seversin bu programi :)
Ciddi psikyatri podcasti;
Psychcast: Expert Interviews Sikca update edilen bir podcast degil, ama konuklar uzman olduklari konularda bayagi enteresan bilgileri paylastiklari guzel bir program yalniz mikrofonlari biraz kalitesiz, telefon kullandiklari icin bazen dinlemesi biraz zor oluyor.
Geyik psikoloji programi; My three shrinks adinda anlasilacagi gibi 3 ruh ve sinir sagligi doktorunun geyik muhabbetinden olusan bir program. onlari dinlerken bir yandan da yeni bisiler ogreniyorum. Uykudan once icin ideal bir program :)
elbette, tabii ki animeleri irdeyen bir podcaste ihtiyacim var. DInledigim 15 yasindaki bir suru gerizekalidan sonra Anime Pulse'i bulunca cok sevindim. Yolda dinlemek icin ideal, cogu zaman begendigimiz programlar ayni cikiyor, aynen benim gibi ecchinin cilkini cikarmis olan animeleri sevmiyorlar. aferim cocuklar, devammmmmmm.
Japoncayi ufak ufak ogrenmek icin Survival phrases -Japanese; arada bir dinliyorum, cok kisa programlar zaten. her gun bes dakika ayirip bisiler ogrenmek mumkun.
Bu podcastler araba kullanirken, spor yaparken, labda calisirken, bilgisayar basinda istatistik hesaplarken beni yalniz birakmiyorlar. Sanirsam konusan insalarin sesleri en guzel muzik :)

Pazar, Nisan 20, 2008

Baş Baş Deja

Fotodaki guzel kiz sevgili Deja. Sahipleri (ebeveynleri) biyolojik bebeklerini karsilayacaklari icin Deja yi bize emanet ettiler. Weimaraner cinsi 2 yasinda yaramaz, bayai heyecanli bir kiz. Ben guzel bir fotosunu cekemedim hepsinde boyle gezinip duruyor. SOn bir kac senedir National Geographic kanalinda cikan DOg Whisperer programini izleyip " bende kopek gezdirmek istiyorum" diye miziklaniyordum, Allah bu firsati ayagima yolladi, hemde en guzel ( asil!?!) buldugum kopek evimizde bi hafta kalicak diye cok sevindim. Kendi evinde de bir kedi ile yasadigi icin Deja bizim kedileri cok sevimli buldu ( bizim derken Mackey ve elsa dan bahsediyorum). ama kediler onu hic sevmedi, hislamaktan , tukurmeye, pence atmaktan, cirmalamaya kadar her turlu nefret gosterisini sergilemekten hic cekinmediler. zavalli elsa 1 hafta boyunca benim odamdan cikmadi. aksamlari eve geldigimde dejayi kafesinden cikayip bahcede "ihtiyac" gidermesini sagladim, sonra 15 dakkalik yuruyuslere ciktik. daha cok o beni yurutuyormus gibi gorundugu icin yuruyusler kisa surdu. buyuk oldugu icin bayagi guclu bir kopek cektim mi goturuyor. arada bogulurum filan hic dusunmuyor. benim bayagi kosturmam gerekti. bu kadar saglikli egsersiz yeterli diye eve atiyordum kendimi ama deja hic durmuyor sabahlara kadar ortalikta fink atiyordu. cuma gunu ben kacip gainesville e geldim. iki gun daha kalmis bizim evde simdi kendi evine gitti.
bu kisa ziyaretten bana cikan dersler.
1) buyuk kopekleri evde beslemeye kalkma, kedilerin hosuna gitmeyebilir.
2) sadece " ayy bayiliyorum bu kopek cinsine " diye tipine bakip kopek secme, karakterini degerlendir.
3) kopek cok kucukken dislerini fircalamaya alistir, yoksa stef kesinlikle izin vermez
sanirsam bizim Sivas Kangali en guzeli. ilerde kocaman bahceli bir evim olursa ( ciftlik gibicesine bi ev ole sehir yakinlarinda 3 metre karelik bir bahce degil yani) heyecanli filan demem alirim kopek, onlara guzel evler yapariz isitmali , klimali filan guzelce yasarlar. Hemen hayalini kurdum dimi?
:)
muah

Cumartesi, Nisan 19, 2008

Yazilacak cok sey var aslinda

Aklimda cok sey var bloguma yazicam bunu da diyorum ama vaktim yok. barim neler hakkinda yazmak istiyorum onun bir listesini yapayim :)
1) en sevdigim anime listesi
2) gecen hafta evimizde misafir olan Deja
3) boyadigim ipek kumaslarin katalogu
4) yeni anime listesinin devami
5) psikolojik hastaliklar
6) dinlemekten hoslandigim podcastler
7) kedi hizmetkarlarina ogutler
simdilik akilma gelenler bunlar birgun oturup yazicam hepsini insallah
iyi haftasonlari diliyorum herkese
bu arada acalyacim oglunun merdivenlerden inisi butun hafta gozumun onunde idi. insan morali bozukken o video yu izleyip gulmeli
muahhh

Cuma, Nisan 11, 2008

Ilkbahar anime sezonu 2008

Aslindabu sezonda cikan daha bir suru anime var bunlar benim ilk bolumlerini izleyebildiklerim. Daha ayrintili bilgi icin Anime database ' e gidebilirsiniz.















TO LOVE- RU: Hikayemiz ortaokul lise caglarinda olan ve okulun en akilli, kibar ve guzel kizina asik olan delikanlinin etrafinda donuyor. Sevdigi kiza ne zaman neler hissettigini soylemek istese basina abuk sabuk olaylar geliyor. Gene kalbini " nerede ise" acacagi bir gunun sonunda kuvette neden bunlar benim basima geliyor seklinde dusunurken birden uzayli bir kiz kuvete isinlaniyor. Bu kizcagiz kendi gezegeninden kacan icat yapmayi seven sirin bir kiz. Tabii ki bu kizin oraya cikmasi bir cok komik olayi fisekliyor. Benim dusuncem ; izlemicem, super ecchi , hikaye biraz degisik hatta komik taraflari bile vardi ama surekli kizlarin memelerinin zipladigi, ve donlarinin gorundugu bir animeyi izlemem icin bayagi komik olmasi lazim (bkz. Umisho)

KURENAI: 7 yaslarinda bir kizi buyuk japon stili saray gibi evinden iki kadin kaciriyor. Minik kiz hic bir sikayeti yok, anladigim kadari ile babasi biraz obses olmus bu kiz ile, karisi oldugunden beri belki. Neyse bu iki kadin bu minik kizi 15 yasinda tek basina yasayan bir oglana teslim ediyorlar. Oglan kizi koruyacagina soz veriyor ve evine aliyor. Macera, drama birazda komedi var gibicesine, bunu biraz takip edicegim. eger bu salak oglan bu yedi yasindaki kiza asik olursa ve kizi opmeye filan kalkarsa tabii ki diziyi izlemeyi birakicam. One yaa demeyin ne yazik ki bu bazen animelerde oluveriyor.
CHI'S SWEET HOME: bunu 0-33 arasi herkes izleyebilir. ben 33 yasinda oldugum icin 33 de sinir cizdim. yavru bi kedicik annesinden ayriliyor, evini ararken kendisi gibi minik bi cocuk ile karsilasiyor ve olaylar heyecan ile gelisiyor. tabii ki aslinda hic heyecan yok, ama kedi super sirin, ve kedilerin davranislarini guzel yansitan bir anime. her bolum 2.5 dakika. basindaki sarkiyida atarsniz 1.5 dakka. gulumsemek icin guzel bi mola dimi :) cizim guzel, fikir guzel, sanirsam bu daha once manga idi ama tam emin degilim, sirin bisi kedi severlerin cok begenecegi bir yapim :)
KANOKON: Ya konusunu anlatmasam olur mu, bu ecchi otesi, tilki- kiz (kitsune) kendinden bir sinif asagida olan ufak tefek bir oglana asik oluyor, ama cocuga bir tecavuz etmedigi kaldi, aslinda onu da yapicakti da erkek kardesi girdi sinifa. tarzim degil deyip siradaki animeye geciyorum
BUS GAMER: Lise ogrencisi uc oglani sirket yoneticileri cagirip bizim adimiza bir oyunda ekip halinde yer alin diyorlar. Once beraber calismak konusunda biraz isteksiz olsalar bile sonunda kazanacaklari parayi dusunerek oyuna katiliyorlar. Oyun bir binada bekleyen baska uc kisilik bir ekipten "Bus Game" adli cdyi almak. Cd yi ele gecirdikten sonra da bir sonraki oyunda cd yi korumakla yukumluler. Yorum: cizim hosuma gitmedi, hikaye hic ilginc degil, cok bilindik karakterler, kisacasi, cikkk izlemicem.

ALLISON AND LILLIA: bu anime bana ghibli filmlerini hatirlatti. gayet temiz bir cizgi filme benziyor. gene lise caglarinda caliskan bir oglan, yazin hala okulda agaclarin altinda kitap okumayi seviyor. yasadigi gezegen dunyaya benzesede dunya degil, ulkesi komsu ulke ile savas halinde. efenim bu ojulda ole pineklerken, bahceye bir ucak konuyor, yakin arkadai allison suruyormus megerse ucagi. allison orduda pilot ama daha cok tamir bakim olaylari ile ilgileniyor. bunlar bizim oglanin motosikleti ile dolanirken yasli bi amca beni evime bi atabilirmisiniz diyor. bular oki diyip amcanin evine gidiyorlar. orda bi cayimi icin diyor amca bunlarda amca geyik bayagi diye taaam diye oturuyorlar. amca bunlara ben cok degerli bir hazinenin yerini biliyorum diyor, ama hazine dusman devletin sinirlari icinde, tam adamcagiz ayrintili bilgi vericekken amcayi devletden birisi sen vergini tam odememissin diye apar topar alip goturuyor. bizimkiler ya bu adami resmen kacirdilar gozumuzun onunde diyerek peslerine dusuyorlar. amcayi ucaga atip goturduklerini anlatinca, bunlarda orda bulunan bir ucaklar amcanin pesine takiliyorlar. bakalim haftaya ne olucak. cizim guzel, hikaye ne cok degisik, ne cok bilindik, su an icin mantigi asan bi olayda olmadi yani izlememem icin hic bi sebep yok. :)
DRUAGA NO TO:AEGIS OF URUK: ilk bolum parodi o yuzden hala konun ne oldugunu bilmiyorum ama cizim cok guzel, yazarlarin espri anlayislari bayagi iyi. I am intrigued :) heheh bakalim bir sonraki bolumler nasil.
ITAZURANA NO KISS: Lise caglarinda bir kizcagiz asik oldugu olana hislerini acar ancak oglan kizi feci bi sekilde reddeder. uzgun bi sekilde evine donen kizcagiz babasi ile konusurken arkadaslari gelir. O sirada minik bir deprem yeni aldiklari evin cokmesine sebep olur. Babasinin bir arkadasi illaha bizim eve gelin bizde kalin der. Bu arkadasin evine gittiklerinde asik oldugu oglanin da orda yasadigini gorur ve olaylar gelismeye devam eder. Tam benim tipim olan bir anime belli ki Shoujo bu donem yakisikli ve kendini begenmis super oglanlara asik kizlarin hikayelerine takilicaz belli ki :)
ZETTAI KAREN CHILDREN: uc kiz var, bunlarin super gucleri var "esper" deniyor bu kizlara, konusu yok gibi bisi, super sacma be gicik hic sevmedim, komik gibi gorunuyor ama komik degil. Ilgilenenler anime database den daha cok bilgi alabilirler.
BLASSREITER: motosikler yascisi olan bir adam yaris esnasinda robot insan karisimi bir yaratigin saldirisina maruz kalir ve felc olur. Bu yaratiklar sehrin bir cok yerinde ortaya cikarlar ve ozel bir ekip bunlari etkisiz hale getirmekle yukumludur. felc kalan adamin eskiden calistigi bir ogrenci bu ekibe dahildir. bu arada felc olan adama bi kadin yaklasir ve ona bir hap verir. bu hap motosiklet surucunu robot gibi bisi yapar. bu da meccha denen tip bi anime robot filan var icinde, gene tarzim diil diyorum. cizim filan cok guzel ama konusu beni hic cekmedi.
SOUL EATER: shinigami olan bir kiz silahi ile insanlari olduren yaratiklari avlar ve silahi bu yaratiklarin ruhlarini yer. tabi bu anlattiklarim byagi sacma geliyor ama ilginc bi anime bu, cizim degisik ve bayagi basarili, konusu enteresan ve komik. uyumadan once izlemek icin ideal gibicesine.
WAGAYA NO OINARISAMA: daha izleyemedim uhuu, ama cizimi guzel gibi
SPECIAL A: gene bir lisedeyiz, bu lisenin A sinifindaki ogrenciler okulun en basarili 6-7 ogrencisi, bu yuzden ayri bi sinifta ogrenimlerine devam ediyorlar. okulun en basarili ogrencisi yakisikli ve, akilli ve sportif bir oglan ve bu oglan ile yarisan iki numarali ogrencide bu animenin kahramani.

Pazartesi, Nisan 07, 2008

Yeni anime sezonu basliyor

Izledikten sonra yeni animeler hakkindan daha uzun bir yazi yazicagim, ama blog a bir cok kisi 2008 ilkbahar sezonu animeleri icin gelenler var onlar icin bir link veriyim
Anime database
bu web sitesinde sol tarafta "calender" diye bir link var ordan japonyada yayinlanacak animeleri gorebilirsiniz. :)

Pazar, Nisan 06, 2008

Japon kumaslari

Bunlar benim mutluluk kaynagim , henuz hangisi ile ne yapicagimi bilmiyorum.

Perşembe, Nisan 03, 2008

Hayat opucugu


Bugun is yerimde beni kayit ettileri bir ilk yardim dersine katildim, uc saat surdu, once off buda nerden cikti dedim, ama sonra iyi ki katilmisim hem eglenceli hemde kendime biraz daha guvenim geldi. TRT de surekli cikan minik filmler vardi, iste birini elektrik carpmis napicaz filan, yok birisi bogulmus napicaz. ben sapik gibi bunlari izler dururdum. en sonunda praktis yapabilicegim bir ortam yaratilmis oldu. Hayat opucugu nasil verilir, kalp masaji ne kadar uzun yapilir, sonra mini elektrosok makinasi nasil ne zaman kullanilir filan ogrendik. hatta minik bir sertifika bilem aldik. yalniz gosterdikleri filmlerdeki tipler cok komikti, bole hintli tipl tombulcana bir amca kendine konusuyor, yerde yatan mankeni sarsiyor, beni duyuyormusun filan diye. ben tabiii kikir kikir guldum. neyse ki hocamiz beni azarlamadi. hehe, ole eglendim bugun. fakat kalp masaji cok uzun ve yorucu. bileklerim agridi, yahuu.
karsiniza bir firsat cikarsa mutlaka bu dersi alin, ne zaman nerde ihtiyacimiz olucagini kimse bilemez dimi?
muah

Çarşamba, Nisan 02, 2008

Muptela

Bu aralar kafayi kafa hastaliklarina taktim, gecen cuma kardesim disleksiklik hakkinda bir yazi yolladi. Butun gun bos vakitimde disleksiklik ile ilgili yazi okudum. Hatta bu konuda ciddi arastirma yapma gazina geldim. sonra borderline sendromu geldi aklima, hadi onun uzerine yazilanlari oku dur bakalim. biraz once aspergers syndrome'unu okuudm, tiklere gectim, tourette sendromunu dolanip geri geldim. her turlu anormallik cok ilgimi cekiyor. hastaliklar bunlarin basinda tabii. doktorami bitki hastaliklari uzerine yapmam tesaduf degil sanirsam :)
bugun sole bir yarim saatimi de nette psikolojik sorunlarini yazip tavsiye bekleyenleri okuyarak gecirdim. napalim burda gonul abla bulamadim bunun ile idare ediyorum. turkiyede olsam en sevdigim kose olan dr h dumen 'in tavsiye kosesini okurdum. Nasil komik, kac kere gulmekten yarildim. tabii bazilarini okurken insan uzuluyor ama neyse ki dr dumen in hep soyleyecegi komik bisiler var.
zaten bu kadar stres alinda yasarken ne kadar gulsek kar dimi?
muah

Pazar, Mart 30, 2008

sarasota da bir haftasonu

askim benim memlekete geldiiiiii. persembe aksamnindan beridir beraber yedik ictik, gezdik ohh beee. tabi minik kuzularimi ozledim, kokom ve sukim ama napalim gelecek haftasonu gorusecegiz insallah.
benim is yerinden arkadaslarim basmati rice ve bal ile bira yaptilar, ctesi toplanip onu ictik. tabii ben gene icemedik, anacim aci napiyim icemiyorum, eskiden guzel icerdim simdi o yetenegim uctu. oyunlar oynadik. yedik ictik. yemekler nefisti. yen guzel tavuklar yapmis, turk usulu kofte yapip domes sosundan pisirdi filan acaip guzeldi. stef alman bakkalindan sosis aldi. millet bayildi onlara. ekmek, ketcap, hardal hep alman dukkanindan alindi. ekmek bayagi guzeldi. hepsi bitti ama.
size tavsiyem eger bole guzel yemekler varsa peynir tabagi yapmayin, uc kilo filan kup sekilde kesilmis peynir var su anda evde. dondurduk. yen fondue yapalim dedi, bakalim ne zaman yapicaaaz.
fotolarin hepsi yen de bana yolladigindan bir iki foto yuklerim buraya
muahhhhh
g

Pazartesi, Mart 24, 2008

piknik guzeldi ama ceketim nerde :(

ctesi gunu, memet'in serefine okulumuzun golunun kenarinda kahvalti- piknik yaptik. daha guzeli sizlere nasip olsun. yedik ictik, stef le ben kactik. gene cok mesgul gecti haftasonu, aslinda ctesi gecesi turk gecesi vardi, biz evde oturduk. ben stef'e anti tarnish jewelry pouch yapmasini gosterdim, kendim bir kac tane diktim, kumas kestim filan. Sonra, "Perfume " filmini izledik. 10 sene once kitabini okumus ve cok sevmistim. film kitabi bayagi iyi takip etmis, ama tabii kitabi cok guzeldi. hic bir film kitap kadar guzel olamaz nede olsa.

pazar gunu gec kalktim, basladim calismaya, aldigim kimonolari sokuyordum. aklim sira hepsini sokup utuleyip, hafta boyunca yaptigim ciceklerin fotolarini cekip bavulumu hazirlayip 10nda uyucam. ama tabii ki bole olmadi, bir tane kimonoyu, diken kisi hem dikis makinasi ile , hem de el ile dikmis. bir de minnacik dikmis. butun gun sok sok sok ugrastim. gozum cikti. tabii ki aksam ustu yapilan mangal i kacirdim, utu filan hak getire. saat 11 de zor bela uyumak uzere odama gittim. sabah arabaya gidince bi baktim, ceketim yok. salak gibi piknik yerinde unutmusum. galiba orda kaldi, uhuuuuu hep boyle sevdigim seyleri kayip ediyorum.
bu arada bugun yasadigim 11955nci gun. ;)

Çarşamba, Mart 19, 2008

suki loves daddy's ass

gene bi koptum, napiyim anacim mesguldum. gene calismam lazim. yakinda ucucam.
ama suki nin bu resmi cok sirin maasallah, babasini cok seviyor
muah

Salı, Mart 11, 2008

Saat 2:30 A.M. space shuttle launch


Bugun stef in dogumgunu ( Iyi ki dogdun askim!). Tam bugune bir uzay mekigi ucusu tesaduf edince evimizde oturamadik. Stef bir arkadasi ile Gainesville den sarasotaya geldi, ben Jodie ile onlara katildim gece 11 de titusville de space center in karsisinda idik. saat 2 :30 am de ucus gerceklesti. tabii benim gibi beceriksiz bir fotocu anca bole bisi cekebilir. hava cok bulutlu oldugu icin bizde cok fazla goremedik, ama gokyuzu gene gunes dogmus gibi aydinlandi. jodie ve sara bayildilar, stef ile ben gene mest olduk. keske agca burda olsaydi, ne guzel fotolar cekerdi canim kardesim (maasallah).
geri donmek icin yola ciktik ama anacigim o minnacik sehir nasil kalabalik, sehirden cikmamiz 4 u buldu. highway de ne yazik ki dolu idi, milim milim ilerledi yol. sabah 8 de sarasotada idik, yamulmus bir halde kendimi koltuga attim. ohh be sag salim geldik Allah' a sukur.
eger sansiniz olursa gece ucuslarini kacirmayin, super guzel bir goruntu, insanoglu arada bir cok guzel, anlamli basarilara da imza atabiliyor demek ki. kolay gelsin NASA...

Cumartesi, Mart 08, 2008

sag salim geldik

sevgili Yok-ki ve esi dun beni aradilar, "aman dikkatli ol, yollarda cok kaza var, yagmur feci yagiyor" . nasil duygulandim, Yogi de babasi aramis cunku tornado watch var bu gece gainesville e gitme diye. benide arkadaslarim aradi, sevenim varmis demek ki :))))))
baslangicta yolda bisi yoktu hatta biraz bostu normale gore, ortalarda yagmur bastirdi, modern sabahlari kapadim, ve dualarima basladim. boyle bir yagmuru Turkiyede gormek olanaksiz, oyle bisi olsa kesin heryer tikanir, sular tasar sehir sistemi coker. yagmurdan arabanin ucunu gormuyorsunuz, hangi serittesiniz, yolda misiniz zor bela yanlarda arada bir gordugunuz sari cizgi ve serit reflektorlerine dikkat ederek direksiyonu kullaniyorsunuz. ben dua disinda hic bir sey kullanamiyorum vallahi. bir yandan da simsekler cakiyor. tam bir korku filmi. neyse bu en fazla yarim saat surdu. benim gittigimi yonde cok kaza yoktu Allah a sukur. bu asfalt yollari nasil yapiyorlar acaba, yolda su birikintisi hemen hemen hic yoktu. darisi turkiyenin basina.
uzun lafin kisasi ben de Yogi de sag salim geldik, Yogi daha gec geldi , o bir kac kaza gormus cogu kaymis arabalarmis. Polisler herkese ceza yaziyormus. Burda polislerin kotasi var her ay belirli miktarda ceza yazmalari gerekiyor. ayin sonuna dogru bir bakiyorsunuz her taraf polis dolu. herkese ceza yaziyorlar. Turkiyede de oyle yapsinlar, kimse trafik kurallarina uymuyor, bir gunde 3 ceza alirlarsa akillari baslarina gelir. Istanbulda araba kullanmayi ogrenmis bir kac Turk arkadasim burda boyle ceza faturalari ile karsilasti. insallah bir gun herkesin trafik kurallarina uydugu, trafik kazalarinin cok ender oldugu gunleri gorecegim.
muah canlarim

Cuma, Mart 07, 2008

paketle, evde yicem

icimden alakasiz bir baslik atmak geldi :) bugun aksam gene yollara dusup sevdicegime gidicegim. orda da feci yagmur yagiyor sanirim, Jimmus yazmis blogunda. umarim yollar guvenlidir ve kazasiz belasiz sag salim gider geliriz. cogul kullandim, Yogi de bu haftasonu G-town ' da olucak.
sali sabahi uzay mekigi ucucak , ama sabahin 2nde, bakalim eger ertelenmez ise gidicez insallah. gece ucusunun resmini cekip gostermistim daha once. bayagi satafatli bisi. gene gormek isterim dogrusu.
aklimda bloga yazicak bir suru sey vardi, hepsini unuttum. kusura bamyayin
muah

Salı, Mart 04, 2008

Izlemicem kardesim

Sevgili jodie ile bugun azicik taklastik. (taklastik acaba amasyaca mi?) bu hafta illahi "meet the spartans" a gidelim dedi. bende "olurum daha iyi dedim", kustu bana. cogu zaman filmin kotu oldugunu biliyorsam sinemada izlemek nasil iskence oluyor bana. kotu filmlerde bagira bagira konusmak istiyorum ee sinemada konusulmuyor, icimde kaliyor diyeceklerim. meet the spartans sanirsam parodi tipli bir film , herkesle butun filmlerle dalga geciyor yani amerikada yasamiyorsaniz filmdeki bir cok sakayi "anlamak" ?!?!!? zor. sakalarda oyle ahim sahim bisi degil.
ondan hic izlemek istemiyorum napiyim.
bu inadimdan oturu Titanik filmini izlemedim. hala da izlemeye hic niyetim yok. acikli oldugunu bildigim, sonunun nasil biticegini bildigim filmi izlemenin ne manasi var ? daha once ki versiyonlarini izledim zaten. ondan izlemicem efendim :)
bu inadima ragmen gencligimde en yakin arkadaslarimdan Ayca ile "the ghost" filmine gitmistik. ne patrick swayze i severim nede demi moore'i. salak bi ask filmi iste, bir ton tipsiz adamla dolu bi film. yok beni zorla goturdu, bende butun film boyunca konusmustum. hele de sonunda o siyah golge gibi bisiler cikti ay ne komikti yarilmistim.
gittigime pisman oldugum baska bi filmde "legends of fall", hani anthony hopkins, brad pitt filan fesman oynuyor. tam bir eski turk filmi hikayesi, yok kizi kardesi seviyor ama kiz ona asik, kardes oluyor bilmem de. o filme de ayca ile gitmistik, filmin en komik kismi karanlik sinemada yerimizi arayip buldugumuzda ohh hemen oturalim diye kendimi koltuklara attigimizda "birimiz" tanimadigi bir adamin kucaginda bulmustu kendini. hala guluyorum :)
iste bu gecmis olaylardan ders aldim ve bi daha bile bile lades demicem dedim, ve istemedigim filmlere gitmiyorum. tabii askim Stef'imden once hoslandigim bi kac oglan icin bir iki sacma filme gitttim. neyse ki ne izledigimi hatirlamiyorum. Ask demek ki hafizayi formatliyor guzelllll
Jodie ayrica "I am Legend" a gitmek istiyor , oda korku gibicesine, biraz odum b....ima karisabilir. O olmaz ise "CLoverfield" a gidelim diyor, hem korkunc film hemde salak bir film. sanirsam I am Legend a gidicem. aslinda evde izlemek istiyordum ( isiklar acik, karsimda laptop, stef ve iki kedim dizimin dibinde iken), sinemada nereye saklanicam simdi. acaip korkucam, boynum tutulacak, yaktin beni jodie
iyi gunler efendim, muah

Perşembe, Şubat 28, 2008

En uzun Turkce sozcuk

bugun nerden aklima geldi ise acaba simdi osmanli ailesi ne yapiyordur diye bir vikipedi arastirmasina daldim ciktigimda en uzun Turkce kelimeyi okuyordum
"Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine"
benim okumam biraz zaman aldi, Allah sonradan Turkce ogrenenlerin yardimcisi olsun
Bu sayfanin kaynaklarina bakarken Turk dil kurumunun sayfasindan Turkceye yabanci dillerden giren kelimeleri buldum. bak bak bitmez, cok eglenceli :)

Çarşamba, Şubat 27, 2008

ingiltere gecesi

Bir kac haftadir Galli Jodie ile sinemaya gitmek istiyorduk, ama benim hastaligim yuzunden nasip olmadi. Bu aksma en sonuna kararli bi sekilde hazirlandik. Ben isten cikmadan once Juno hangi sinemada diye baktim aha! bizim yakinimizda olan sinemadan kalkmis. Jodie hemen atladi " benim evin yakininda dollar theater var. onun yaninda da british pub var oraya gidelim dedi. Oki dedim. atladik gittik. Daha once hic ingiliz yemegi yemedim. Bir defa Irish lokantaya gitmistim Fort Lauderdale de idi sanirim , artik acliktan midir bilmiyorum acaip lezzetli gelmisti hersey. ingilizden pek fazla bisi beklemiyordum , ne de olsa tv de gordugumuz hep yemeklerinin ne kadar tiksinc oldugu ; blood puding filan yok yani ben bile yiyemem. Neyse gittik, aynen bizim borekler gibi bi yemek geldi, ici etli patates sogan turp ve havuclu. guzelce doldurmuslar puff yufkayi getirdiler. adini unuttum ne yazik ki. acaip bir ismi vardi. yemegin ardindan gene ingilterede gecen "Sweeney Todd" filmini izledik. muzikalmis, johnny depp ve helena b carter gene super ama biraz cok sarki vardi. ole ciyak ciyak bagirip bir yandan da ingiliz aksani ile konusurlarsa ben direk hic bisi anlamiyorum. ondan sarki soylemeleri baydi. Birde kan sevmeyenler icin soyleyim ikinci yarisi safi kan banyosu kendinizi hazirlayin. ama korkunc filan degil, biliyorsunuz artik ben korkmadiysam kimse korkmaz.
bu gece florida bilem soguk hatta baktim istanbul daha sicak burdan. gicik oldum soguk olmasaydi cikista dondurma alabilirdik. bu arada bunlar biraz eski filmler olduklari icin film 2 dolardi hehehehe.
evet bir ingiliz ile ( taam Galli), ingiliz lokantasina gidip, ingilterede gecen bir film izledim. Jodie disinda hala hicbirini sevmiyorum ;) yok is yerinde baska bir iki tane sirinlik muskaligina aday adaylari var bakalim gelecek gunler neye gebe
muahhh

Salı, Şubat 26, 2008

oscar geldi de gecti bile

ben oscarhakkinda yazarim diye hazirlaniyordum. ama su an hic bir heyecani kalmadi. O kadar program hazirliyorlar en fazla 24 saat heyecani suruyor sonra gecip gidiyor iste. sen de niye oscar izliyorsun , bu oduller hep yalan diyeceksiniz. biliyorum hatta hic bir zaman benim en cok begendigime film aktor filan kazanmamistir ama genede izliyorum hastalik gibi bisi. Turkiye de iken sabahin 3unde uyanip izlerdim. neys neys
oscar gecesinden alinan dersler
1- No land for old man izlenecek
2- michael clayton izlenecek
3- Juno izlenecek
4- en iyi yardimci kadin oyuncu odulunu almak icin guzel giyinmenize gerek yok , hatta kadife yatak ortusunu evde iki dakkada tutturmus gibi giyinip de gelebilirsiniz.
5- bu sene kirmizi rengi bayagi moda olucak
6- fransiz film izlenecek ( edith teyzenin filmi adi hem uzun hemde fransizca)

kendime boyle ev odevleri veriyorum su film izlenecek filan diye. yani hic bir konuda bu kadar titiz calismiyorum, mutlaka o senenin en onde gelen filmlerini izlemem lazim yoksa sanki sinifta kalicam.
Pazar gunu Notes on a Scandal'i izledik. bayagi guzel bi filmmis. zaten iki kadin da super oyuncular. izleyip te sIkIlmak mumkun degil, ama tabi konusu oldukca sapikca dusunce ve eylemler ile dolu. cocuklarinizla izlemeyin isterseniz.
gerci bugun amerikali arkadaslarimla konusuyordum 7-10 yaslarinda nerde mayak film varsa izlemisler hepsi korku filmi. benim izlemem kesinlikle yasakti. ve bende bu yasaktan cok memnundum cunku odum patliyordu korku filmlerinden. hala da hic keyif almam, sanirsam en sevmedigim film cinsi korku filmidir. nasil gereksiz bisi. sanki hayatimizda yeteri kadar stres kaynagi yokmus gibi birde uydurmasyonlari izleyip korkutuyoruz kendimizi. benim catlak bir arkadasim vardi. bir kere vampirli bir filme gitmistik. filmin ortasinda bizimki bana dondu " ondeki kizin boynuna atlicam" dedi. kizim sonra kalpten gider kiz filan diye zor bela ikna ettim. simdi ayni seyi biri bana yapicak diye rahat film izleyemem. en son "ring" filmini izledim sinemada. geberiyordum korkudan ne lanet bisi idi ya. iste arkadas kurbani oldum. sonra orjinali izledim hic korkunc degil. bir ara gulmek icin bayagi asyadan gelen korku filmlerini izledik. bana kalsa ben hepsinden korkardim ama neyse ki Yen ve Johan yanimda idi. Johan da filmi didik didik edip korkmama izin vermedi. Allah razi olsun
evet anilar kusagimiz simdilik burda sona erdi, kendinize iyi bakin efenim
muah

Pazartesi, Şubat 18, 2008

Hasta pasta

Evet bu hafta icimden gelmesine ragmen cok yazamadim, ufak bir rahatsizligim oldu. insallah aticam bu mikropu yarina kadar. hastalaninca hemen iyilesmek istiyorum, iste ilaci aldim hadi bakalim sonuc nerde diye dolaniyorum. neyse bu gerzek hastaliktan kurtulursam cok sevinecegimmmmmmm

fotoda suki ve babasi yer aliyor. suki babacinin dizinin dibinde uyuya kalmis nasil sirin bisi dimi? Maasallah :)

Gecen haftasonu kizimi hergun gordum ohhh, bu haftasonu insallah HOUSE MD nin biriktirdigimiz bolumlerini izleyebiliriz. pazar gunude yok-ki evine cay icmeye davet etti , Maasallah cok sirin bir yeni eve tasinmislar. O kadar pozitif bir enerjisi var ki insanin cani kalkip gitmek istemiyor, ama ertesi gun hepimiz calisacagimiz icin kalkmak zorunda kaldik. Gule gule otururlar insallah.
bu arada Stef , Jodie ve Johann maasallah ve insallah i ogrendiler. cok komik normal konusurken kullaniyorlar. heheheeh yavas yavas hepsini donderecegimmmmmmmm
simdilik bu kadar
muah

Pazar, Şubat 17, 2008

Kapiyi kirasim geldi

ctesi gunu erkenden kalkip haftasonu alisverisini yapmak uzere evden ciktik, 3 dukkana gidip gereken herseyi aldik filan. torbalarimizi yuklenip kapimizi acmak uzere anahtari kilite yerlestirdim, kapi acilmiyor, anahtar dondukce donuyor , kapi hala acilmiyor. 5-10 telefon sonrasi, seri katile benzeyen dislerinin bir kac tanesi kaybetmis, kirli sakalli gozleri bos bos bakan tuhaf "handyman" kapimizda belirdi. bu amca daha once banyoda bisileri tamir etmisti ondan gorundugu kadar korkunc olmadigini biliyorum ama gene de iyi ki Stef yanimda dedim. kiliti matrap ile paramparca edip kapiyi acti. yeni kilit takti ve gitti. ama bu amcayi bekleken yillardir ben su vermedigim halde yasamayi basaran cicek (ot) lerimi olu yapraklardan temizlemeye karar verdim. adam gelinceye kadar butun cicekleri resmen yoldum. sanirsam sadece kumastan yaptigim cicekleri oldurmuyorum :)
iyi pazar gunleri diliyorum
muah

Salı, Şubat 12, 2008

yagmur bastirdi


Macha and Suki
Originally uploaded by offgenemi
bugun isten ciktiktan sonra arkadasim gabby ile bulusacagim, hava acaip bozdu felaket bir yagmur yagiyor. aksi gibi outlet mall da bulusacagiz bu mall de acik yani bir guzel islanicagim. mecburen kiyafet almak zorunda kalabilirim ;)
fotodakiler kizim Suki ve torunum Macha. Bu Macha resmen elimizde buyudu arada annesigil sehir disina ciktiginda babaannesi ve dedesine kalmaya geliyor. Cok sevimli bir yavru kedi idi. simdi yakisikli bir delikanli oldu. Bu arada simdi fark ettim Suki Macha nin halasi. tovbe kafayi yiyorum galiba. Bu fotolari sirf oglum icin cektim, kendisi Ingilterede, yavrusunu gorsun diye bir ton fotosunu cekip flickr e koydum. seytan ruhlu bir anneyim...
bugun uzun zamandir kullanmadigim french press denen zalim aleti kullandim. nasil agir, nasil nalet bisi. birde soguk odada calistirmak zorundayiz, motumuz donaraktan kullandik, sevgili Galli Jodie bana yardim etti. Bir yandan da Ingiliz argolarini ogretti. "Piece of piss" = "piece of cake", "muccer"= buddy gibicesine.
bazi gunler bana Galce ogretiyor ama zor bir dil, merhaba =SHWMAE (Shav-mai), nasilsin= Maen Iawn (Mayn yavn). hala ezberliyemedim gule gule kolay = Hoyle (hoyl) tek aklima kalan bu.

Çarşamba, Şubat 06, 2008

there will be blood

gunduz labaratuar aksam etsy gunler birbirini kovaliyor. dun aksam kostur kostur geldim gainesville e.kizim aradi, bir kac arkadasimiz sinemaya gitmek istiyormus, there will be blood filmine. acikcasi stef de ben de arkadaslarimizla vakit gecirmek icin gittik filme. enteresan bir konusu olmasina ve super aktorlerle benzenmis olmasina ragmen, biraz uzun bir film. ses ve muzik cok artistik amaclarla kullanilmis. yani karakterleri daha iyi anlamamiz acisindan. daniel day lewis akilli, pislik bir adami gene sahane oynamis. ama bazi noktalarda film o zaman yavas ilerliyor ki Allah im ne zaman biticek bu iskence diyor insan , ben 3 kere filan saatime baktim sonr ayarim saat gecmek bilmedi. film birde ole sak diye bitti. bu da yeni moda. filimler ole sak diye tam hersey aciklanmadan bitiyor. "Broken flowers", "children of men" hep bole sakkadanak tum gizli noktalar aciklanmadan bitti. Japon filmlerindede ayni seyler oluyor ozellikle Asano Tadanobu filmlerinde. neys.
hava bugun gunesli Allah a sukurler olsun, dun hava kapali idi, yagmurda yagmadi dogru duzgun, gokyuzundeki bu sIkIntI resmen boynuma agri olarak giriyor. dun i defa iboprufena ldim gece de kas gevsetici alip yattim. bugun boynum kaymak gibi maasaallah.
simdi ev icin alisveris yapicagiz. kendinize iyi bakin anacigim
muah

Pazar, Şubat 03, 2008

Alman usulu manti

Cumartesi gunu Stefcigim manti yapalim dedi. tamam dedim, nasilsa hamuru ben acmicam. Internettten bir tarif buldum. ingilizceye simultane ceviri yaparak Stef e hem hamuru actirdim hemde icini yogurttum. Tabi kareleri kesmeye geldik, Stef karelerin buyuklugunu sordu bende 3 santim dedim elindeki cetvele bakarak. kendi islerime daldim . bir on dakka sonra bi baktim bizimki elinde cetvel ile kesiyor hamuru. tabi gulmeye basladim. oda siz nasil yapiyorsunuz peki dedi, ole goz karari dedim, tabii basini salladi. sonra kiymalari koyduk icine ve bukmeye basladik. tabii hamur cabuk kuruyor burda, Stef sebebinin AC oldugunu soyledi bu havalandirma evin havasini kurutuyormus. Haa o zaman bir daha ki sefere etrafa islak havlular asalim. Sonra bizim oglan basladi "ben corbasini pisiriyim" demey bende yok canim o iki dakkalik is otur yardim et dedim. oda yuzunu cocuk gibi asip (babamin degimi ile ordek dudak yapip) " ben artik bunu yapmak istemiyorum " dedi. ben hhahhhahhh yerlere yattim. sebebide buktuklerimizin mukemmel gorunmemesi. hamur yapismadigi icin abuk sabuk bukmemiz gerekti. tabiii ki oturdu ve bana yardim etti bitirdik. Kizimizi davet ettik, ilk kurban olarak oda begendi Allah a sukur. demek ki bundan sonra bol bol manti yapabiliriz. zavalli stef ;)
haftasonu cok calistim , maasallah. yapilmadik is kalmadi. ama hala cok isim var, hem gunduz isimde (bilimadami) hem gece isimde (1 kisilik "sweat shop"). Allah hepimize kolaylik versin
muah

Cumartesi, Şubat 02, 2008

Sabahin kor karanligi

gokyuzu kapkara iken uyandim, abuk sabuk bi ses duydum, bi baktim stef den hic nefes alma sesi filan gelmiyo, hemen "STef" dedim oda uyandi ( evet tamamen paranoyak bi insanim). ne oldu filan iste acaip bi ses var filan. sonra uyuyamadik. heheheee. erkenden kahvalti ettik filan. dun de ayni sey oldu sabahin 6:30 nda uyandim ve uyuyamadim ise 8 15 de gittim ki duyulmus degil. neyse saat 5 de serefimle isten cikip yola dusebildim. her zaman fosur fosru uyuyabildigim bu memlekette ilk kez Turkiyedeki gibi cin gibi uyandim hayirdir insallah diyorum.
ikea ya gittik sonunda heheheh inanilmaz seytani planim gerceklesti. ole cok bisi almak istemiyordum sadece seviyorum orda dolasmayi. koko ve suki icin bi kedi cadiri aldik. Nasil sevdiler, kavga ediyorlar kim icinde oturacak filan diye. stefe bir kutu aldik, dun gece gelir gelmez tak tak civi cekic sesleri ile kurdu. simdi ciceklerimi onun icine koyucaz. biri cicek aldigi zaman kolaylikla bulucagiz. yasasin
simdi bir suru is halletmek icin disari cikiyoruz
muah

Perşembe, Ocak 31, 2008

nerde benim yeni programlarim

beni taniyanlar bilir gainesville sarasota hattini sag salim tamamlayabilmemin en onemli etkenlerinden bir tanesi Modern Sabahlarin yeni bolumleri dinleyerek araba surmemdir. ancak ve ancak son iki gundur yeni podcast yuklenmedi. uhuu nerdesiniz. pztesi ye kadar uc tane program yuklenmesi lazim yoksa sistemim bozuluyor. acaip uykum geliyo, kendime samar atiyorum, parmaklarimi isiriyorum, en son yuzume su dokmeye basladim.
aslinda butun bu problemler gece gec uyumamdan kaynaklaniyor. tavuk gibi erken uyusam gunduz uykusuz dolasmam. ama yok inatla 12 de yatip anca 1 de uyuyabiliyorum sonra erken kalk olmuyor tabii. Allah'tan bir amerikali arkadasim bana rahatlama cdsi verdi. o cd deki dalga sesleri , teyzenin konusma sekli o kadar rahatlatici ki ben mayisip uyuyorum. tabii ki bir sure sonra bu sesten de sIkIldIm. simdi yeni cdler ariyorum. cddeki ses boyle annem yada babam bana masal okuyomus gibi olmali. misil misil uyumaliyim yatagimda ;)
muah

Çarşamba, Ocak 30, 2008

araba cdsi

Muzik konusunda oldukca sabirsiz bir insanim, her sarkidan bir sure sonra fenalik gelir. boghk hayatta dinleyemem derim ve o sarki adeta mimlenir. gene cdlerimden sIkIldIm, mecburen yeni cdler yapmam lazim. nasil zor, bir turkce, bir japon, bir iki ingilizce, fransizca, ispanyolca sonra tekrar turkce filan diye siranin gitmesi lazim cunku belli bir zaman sonra belirli bir ulkenin sarkilarindan da fenalik geliyor. evet biliyorum cok simarigim napiyim yillarca kiz kardesim araba kullanirken sadece garbage in I am only happy when it rains i dinleyerek odtuye gidip geldim. dogal olarak bir sure sonra aslinda cok hos olan bu sarkiya allerjik tepki vermeye basladim
neys
yarin guzel bir gun olucak insallah, minik sevgilim stef gelicek, ben onu alicam, gezicez. hiihiiiihii sonra cuma aksami insallah Gainesville e gidicez . hihiihiiiii ferdi tayfurun "yagmur demem camur demem yollarina dusuyorum" diye super bi sarkisi vardi onun gibi ne romantik.
ole canlarim simdilik bu kadar

Pazartesi, Ocak 28, 2008

Perşembe, Ocak 24, 2008

Yeni anime sezoni baslarken

Sanirsam gecen hafta animelerden bahsedicegimi soylemistim iste yazdimmm


Persona: Trinity soul
Foto da gorunen uc kisi kardesler. Enbuyukleri bir polis sefi, gayet ciddi bi abi, iki kucuk erkek kardesleri yaninda yasamak uzere evine tasiniyorlar. Abi bu arada cok ciddi bir sekilde bazi cinayetleri arastiriyor, aslinda cinayetten cok ruhlari sanki alinmis gibi olesine kalmis kurbanlarin durumunu arastiriyor. Bu daha cok esrarengiz tarda bir anime, biraz tuhaf, ee bende tuhaf severim. Onun disinda ki butun elementler gayet sIkIcI bir sekilde bilindik animeleri takip ediyor ama bir umuttur diye bir kac bolum izleyecegim


Zoku Sayonara Zetsubou Sensei

Aslinda bu serinin ikinci sezonu, ilk donemi gayet komikti. Catlak, depressif bir ogretmen ve kendisini aratmayacak sekilde kafadan kontak ogrencilerini anlatan bir anime. isten eve gelince kafa bosaltmak icin ideal. Tabii ki bayagi tuhaf, ama bir o kadar da eglenceli. Butun sezonu ve sonraki sezonlari izlemek icin can atiyorum :)
ShigofumiBu biraz korku animesi kategorisini zorlayan bir yapim. Olen insanlarin 'diger taraftan' yazdiklari mektuplari ileten bir 'melegin' hikayesi. Oldurulen insanlar mektup yazinca biraz korkmaya basliyoruz tabii. temkinli bi sekilde izleyecegim, yani uyumadan once en son izledigim anime olmamasina ozen gosterecegim :)

They are my noble Masters

Iki kardes evde teror estiren babalarindan kacip yeni bir hayat kurmaya karar veriyor. Fakat kalicak ev ve evin parasini odeyecekleri isi bulmakta gucluk cekerken bayilan bir kizcagiza yardim etmeye karar veriyorlar. Bu genc kiz zengin bir ailenin uyesidir ve bu iki kardese acidiklari icin bir haftaligina usaklik yetilerini denemeye karar verirler, blah blah blah. evet gene tipik bir anime, zengin kizlara usaklik eden oglan, evet hemde komik. napalim bir kac bolum izleycegim eger Hayate den cok farkli degilse, bay bayyyyy

Hatenkou Yuugi
Buyucu bir kiz yakisikli iki erkekle seyahat ediyor. karsilarina cikan insanlar olaylar filan fesman. Biraz cocuksu basladi ama ucuncu bolumde biraz acikli bisiler oldu ondan dikkatimi cekti hmmm izleyecegimmmmdir.

Buda ilk sezonunu kahkahalara bogularak izledigim bir anime. Konusu ise karakterleri ve IQlari birbirininden oldukca farkli olan uc kiz kardesin gunluk hayatlari. Tavsiye ederim :)

Ookami to Koushinryou
Kahramanimiz Lawrence adinda bir seyyar tuccar, bir koyde kurt oldugunu iddia eden, aynen kurt gibi kulaklari ve kuyrugu olan bir kiz ile tanisir ve beraber yolculuk etmeye baslarlar. Cizim cok guzel, konu fena diil bakalim ne cikicak.

Iste boyle, her gece anime izlemeye calisiyorum, tv de pek bisi olmadigi icin bu bayagi kolay oluyor :) umarim ilerde japoncayi daha iyi ogrenmem kolaylasir bu hobim sayesinde
muah

Pazartesi, Ocak 21, 2008

Tanri Misafiri



Sevgili oglumun kedi oglu Macha bizde idi, bende hemen noel baba kiyafetini hemen giydirdim tabii.
Bugun Emel ve Yildo nun dogumgunu her ikisinin dogumgunlerini kutluyorum, nice mutlu saglikli yaslara...
Hava biraz soguktu bugun, hatta Stef isiticiyi calistirdi. Cicek acan cayimi yaptim. Bu cicek acan cay yaptik, tadi da guzeldi. hatta su an soguk olmasina ragmen iciyorum. Ilgilenenler linki takip edip bir tane edinebilir. Ama tam olarak acilmasini gorebilmek icin cam bir caydanlik gerekiyordu, onu da buldum, TJMaxx saolsun. Insallah kirmam.
Oyle sekerler dona dona gidiyorum simdi uyumaliyim ki sabah erken kalkayim
muah

Cumartesi, Ocak 19, 2008

Kumas Muptelasi


Feci bir kumas hastaligim var, her cins, renk renk kumaslarim olsa sabahtan aksama kadar desenlerine bakar neler yapabilecegimi dusunur kendi kendime eglenirim. ama bu japon ustalarin yaptiklari kumaslari gorunce carpildim. cocuk dogurma istegim bes bin kat artti. O kadar sirin kumaslar var ki yarin bir gun bir daha yapilmaz diye deli gibi alip biriktirmek istiyorum. mesela Kokka super bir yer. bu site ingilizce sol taraftaki linklere girip kumaslara bir goz atin nasil sirinler.
Ingilizce blogum da bu kumaslara nasil ulasilir filan yaziyorum. benim gibi manyak olanlar rahatca girip baksin :)
hava soguk bugun gainesville de , hirka filan giydim, elbisemin altina kalin corap filan. bole bir kac gun kis havasinda gezerim. pztesi gunes cikar gene. gene terleriz.
muah

Perşembe, Ocak 17, 2008

Gule Gule

Bugun bir haber aldim, kotu mu iyi mi bilmiyorum. Yakinimdakiler bilir, Sevgili Halacigim beynindeki aniden ortaya cikan iki tumor sebebi ile hasta yatiyordu. Hatta kendi vucudunda hapisti. Yazin Turkiyeye gittigimde gordugumde cok moralim bozulmustu, benim tanidigim enerjik, canli insan gitmis... Doktorlar 7 ay omur bictiler. Dun gece vefat etmis, 15 ayi doldurmustu. Birisi oldugu zaman, uzulmek gerekir, ama icimden aglamak gelmiyor. ben gecen yaz halami gordugumde onu kaybettigimi anladim ve agladim. simdi geride biraktigi insanlar icin uzuluyorum. Mesela cocuklari, esi, babam. Babam icin zor olucak bu iki gun, keske yaninda olabilseydim. Neyse ki kardesim yaninda olucak.
Halam da gitti, Allah kalanlara uzun, saglikli, mutlu omurler versin.