Cuma, Nisan 11, 2008

Ilkbahar anime sezonu 2008

Aslindabu sezonda cikan daha bir suru anime var bunlar benim ilk bolumlerini izleyebildiklerim. Daha ayrintili bilgi icin Anime database ' e gidebilirsiniz.















TO LOVE- RU: Hikayemiz ortaokul lise caglarinda olan ve okulun en akilli, kibar ve guzel kizina asik olan delikanlinin etrafinda donuyor. Sevdigi kiza ne zaman neler hissettigini soylemek istese basina abuk sabuk olaylar geliyor. Gene kalbini " nerede ise" acacagi bir gunun sonunda kuvette neden bunlar benim basima geliyor seklinde dusunurken birden uzayli bir kiz kuvete isinlaniyor. Bu kizcagiz kendi gezegeninden kacan icat yapmayi seven sirin bir kiz. Tabii ki bu kizin oraya cikmasi bir cok komik olayi fisekliyor. Benim dusuncem ; izlemicem, super ecchi , hikaye biraz degisik hatta komik taraflari bile vardi ama surekli kizlarin memelerinin zipladigi, ve donlarinin gorundugu bir animeyi izlemem icin bayagi komik olmasi lazim (bkz. Umisho)

KURENAI: 7 yaslarinda bir kizi buyuk japon stili saray gibi evinden iki kadin kaciriyor. Minik kiz hic bir sikayeti yok, anladigim kadari ile babasi biraz obses olmus bu kiz ile, karisi oldugunden beri belki. Neyse bu iki kadin bu minik kizi 15 yasinda tek basina yasayan bir oglana teslim ediyorlar. Oglan kizi koruyacagina soz veriyor ve evine aliyor. Macera, drama birazda komedi var gibicesine, bunu biraz takip edicegim. eger bu salak oglan bu yedi yasindaki kiza asik olursa ve kizi opmeye filan kalkarsa tabii ki diziyi izlemeyi birakicam. One yaa demeyin ne yazik ki bu bazen animelerde oluveriyor.
CHI'S SWEET HOME: bunu 0-33 arasi herkes izleyebilir. ben 33 yasinda oldugum icin 33 de sinir cizdim. yavru bi kedicik annesinden ayriliyor, evini ararken kendisi gibi minik bi cocuk ile karsilasiyor ve olaylar heyecan ile gelisiyor. tabii ki aslinda hic heyecan yok, ama kedi super sirin, ve kedilerin davranislarini guzel yansitan bir anime. her bolum 2.5 dakika. basindaki sarkiyida atarsniz 1.5 dakka. gulumsemek icin guzel bi mola dimi :) cizim guzel, fikir guzel, sanirsam bu daha once manga idi ama tam emin degilim, sirin bisi kedi severlerin cok begenecegi bir yapim :)
KANOKON: Ya konusunu anlatmasam olur mu, bu ecchi otesi, tilki- kiz (kitsune) kendinden bir sinif asagida olan ufak tefek bir oglana asik oluyor, ama cocuga bir tecavuz etmedigi kaldi, aslinda onu da yapicakti da erkek kardesi girdi sinifa. tarzim degil deyip siradaki animeye geciyorum
BUS GAMER: Lise ogrencisi uc oglani sirket yoneticileri cagirip bizim adimiza bir oyunda ekip halinde yer alin diyorlar. Once beraber calismak konusunda biraz isteksiz olsalar bile sonunda kazanacaklari parayi dusunerek oyuna katiliyorlar. Oyun bir binada bekleyen baska uc kisilik bir ekipten "Bus Game" adli cdyi almak. Cd yi ele gecirdikten sonra da bir sonraki oyunda cd yi korumakla yukumluler. Yorum: cizim hosuma gitmedi, hikaye hic ilginc degil, cok bilindik karakterler, kisacasi, cikkk izlemicem.

ALLISON AND LILLIA: bu anime bana ghibli filmlerini hatirlatti. gayet temiz bir cizgi filme benziyor. gene lise caglarinda caliskan bir oglan, yazin hala okulda agaclarin altinda kitap okumayi seviyor. yasadigi gezegen dunyaya benzesede dunya degil, ulkesi komsu ulke ile savas halinde. efenim bu ojulda ole pineklerken, bahceye bir ucak konuyor, yakin arkadai allison suruyormus megerse ucagi. allison orduda pilot ama daha cok tamir bakim olaylari ile ilgileniyor. bunlar bizim oglanin motosikleti ile dolanirken yasli bi amca beni evime bi atabilirmisiniz diyor. bular oki diyip amcanin evine gidiyorlar. orda bi cayimi icin diyor amca bunlarda amca geyik bayagi diye taaam diye oturuyorlar. amca bunlara ben cok degerli bir hazinenin yerini biliyorum diyor, ama hazine dusman devletin sinirlari icinde, tam adamcagiz ayrintili bilgi vericekken amcayi devletden birisi sen vergini tam odememissin diye apar topar alip goturuyor. bizimkiler ya bu adami resmen kacirdilar gozumuzun onunde diyerek peslerine dusuyorlar. amcayi ucaga atip goturduklerini anlatinca, bunlarda orda bulunan bir ucaklar amcanin pesine takiliyorlar. bakalim haftaya ne olucak. cizim guzel, hikaye ne cok degisik, ne cok bilindik, su an icin mantigi asan bi olayda olmadi yani izlememem icin hic bi sebep yok. :)
DRUAGA NO TO:AEGIS OF URUK: ilk bolum parodi o yuzden hala konun ne oldugunu bilmiyorum ama cizim cok guzel, yazarlarin espri anlayislari bayagi iyi. I am intrigued :) heheh bakalim bir sonraki bolumler nasil.
ITAZURANA NO KISS: Lise caglarinda bir kizcagiz asik oldugu olana hislerini acar ancak oglan kizi feci bi sekilde reddeder. uzgun bi sekilde evine donen kizcagiz babasi ile konusurken arkadaslari gelir. O sirada minik bir deprem yeni aldiklari evin cokmesine sebep olur. Babasinin bir arkadasi illaha bizim eve gelin bizde kalin der. Bu arkadasin evine gittiklerinde asik oldugu oglanin da orda yasadigini gorur ve olaylar gelismeye devam eder. Tam benim tipim olan bir anime belli ki Shoujo bu donem yakisikli ve kendini begenmis super oglanlara asik kizlarin hikayelerine takilicaz belli ki :)
ZETTAI KAREN CHILDREN: uc kiz var, bunlarin super gucleri var "esper" deniyor bu kizlara, konusu yok gibi bisi, super sacma be gicik hic sevmedim, komik gibi gorunuyor ama komik degil. Ilgilenenler anime database den daha cok bilgi alabilirler.
BLASSREITER: motosikler yascisi olan bir adam yaris esnasinda robot insan karisimi bir yaratigin saldirisina maruz kalir ve felc olur. Bu yaratiklar sehrin bir cok yerinde ortaya cikarlar ve ozel bir ekip bunlari etkisiz hale getirmekle yukumludur. felc kalan adamin eskiden calistigi bir ogrenci bu ekibe dahildir. bu arada felc olan adama bi kadin yaklasir ve ona bir hap verir. bu hap motosiklet surucunu robot gibi bisi yapar. bu da meccha denen tip bi anime robot filan var icinde, gene tarzim diil diyorum. cizim filan cok guzel ama konusu beni hic cekmedi.
SOUL EATER: shinigami olan bir kiz silahi ile insanlari olduren yaratiklari avlar ve silahi bu yaratiklarin ruhlarini yer. tabi bu anlattiklarim byagi sacma geliyor ama ilginc bi anime bu, cizim degisik ve bayagi basarili, konusu enteresan ve komik. uyumadan once izlemek icin ideal gibicesine.
WAGAYA NO OINARISAMA: daha izleyemedim uhuu, ama cizimi guzel gibi
SPECIAL A: gene bir lisedeyiz, bu lisenin A sinifindaki ogrenciler okulun en basarili 6-7 ogrencisi, bu yuzden ayri bi sinifta ogrenimlerine devam ediyorlar. okulun en basarili ogrencisi yakisikli ve, akilli ve sportif bir oglan ve bu oglan ile yarisan iki numarali ogrencide bu animenin kahramani.

Pazartesi, Nisan 07, 2008

Yeni anime sezonu basliyor

Izledikten sonra yeni animeler hakkindan daha uzun bir yazi yazicagim, ama blog a bir cok kisi 2008 ilkbahar sezonu animeleri icin gelenler var onlar icin bir link veriyim
Anime database
bu web sitesinde sol tarafta "calender" diye bir link var ordan japonyada yayinlanacak animeleri gorebilirsiniz. :)

Pazar, Nisan 06, 2008

Japon kumaslari

Bunlar benim mutluluk kaynagim , henuz hangisi ile ne yapicagimi bilmiyorum.

Perşembe, Nisan 03, 2008

Hayat opucugu


Bugun is yerimde beni kayit ettileri bir ilk yardim dersine katildim, uc saat surdu, once off buda nerden cikti dedim, ama sonra iyi ki katilmisim hem eglenceli hemde kendime biraz daha guvenim geldi. TRT de surekli cikan minik filmler vardi, iste birini elektrik carpmis napicaz filan, yok birisi bogulmus napicaz. ben sapik gibi bunlari izler dururdum. en sonunda praktis yapabilicegim bir ortam yaratilmis oldu. Hayat opucugu nasil verilir, kalp masaji ne kadar uzun yapilir, sonra mini elektrosok makinasi nasil ne zaman kullanilir filan ogrendik. hatta minik bir sertifika bilem aldik. yalniz gosterdikleri filmlerdeki tipler cok komikti, bole hintli tipl tombulcana bir amca kendine konusuyor, yerde yatan mankeni sarsiyor, beni duyuyormusun filan diye. ben tabiii kikir kikir guldum. neyse ki hocamiz beni azarlamadi. hehe, ole eglendim bugun. fakat kalp masaji cok uzun ve yorucu. bileklerim agridi, yahuu.
karsiniza bir firsat cikarsa mutlaka bu dersi alin, ne zaman nerde ihtiyacimiz olucagini kimse bilemez dimi?
muah

Çarşamba, Nisan 02, 2008

Muptela

Bu aralar kafayi kafa hastaliklarina taktim, gecen cuma kardesim disleksiklik hakkinda bir yazi yolladi. Butun gun bos vakitimde disleksiklik ile ilgili yazi okudum. Hatta bu konuda ciddi arastirma yapma gazina geldim. sonra borderline sendromu geldi aklima, hadi onun uzerine yazilanlari oku dur bakalim. biraz once aspergers syndrome'unu okuudm, tiklere gectim, tourette sendromunu dolanip geri geldim. her turlu anormallik cok ilgimi cekiyor. hastaliklar bunlarin basinda tabii. doktorami bitki hastaliklari uzerine yapmam tesaduf degil sanirsam :)
bugun sole bir yarim saatimi de nette psikolojik sorunlarini yazip tavsiye bekleyenleri okuyarak gecirdim. napalim burda gonul abla bulamadim bunun ile idare ediyorum. turkiyede olsam en sevdigim kose olan dr h dumen 'in tavsiye kosesini okurdum. Nasil komik, kac kere gulmekten yarildim. tabii bazilarini okurken insan uzuluyor ama neyse ki dr dumen in hep soyleyecegi komik bisiler var.
zaten bu kadar stres alinda yasarken ne kadar gulsek kar dimi?
muah

Pazar, Mart 30, 2008

sarasota da bir haftasonu

askim benim memlekete geldiiiiii. persembe aksamnindan beridir beraber yedik ictik, gezdik ohh beee. tabi minik kuzularimi ozledim, kokom ve sukim ama napalim gelecek haftasonu gorusecegiz insallah.
benim is yerinden arkadaslarim basmati rice ve bal ile bira yaptilar, ctesi toplanip onu ictik. tabii ben gene icemedik, anacim aci napiyim icemiyorum, eskiden guzel icerdim simdi o yetenegim uctu. oyunlar oynadik. yedik ictik. yemekler nefisti. yen guzel tavuklar yapmis, turk usulu kofte yapip domes sosundan pisirdi filan acaip guzeldi. stef alman bakkalindan sosis aldi. millet bayildi onlara. ekmek, ketcap, hardal hep alman dukkanindan alindi. ekmek bayagi guzeldi. hepsi bitti ama.
size tavsiyem eger bole guzel yemekler varsa peynir tabagi yapmayin, uc kilo filan kup sekilde kesilmis peynir var su anda evde. dondurduk. yen fondue yapalim dedi, bakalim ne zaman yapicaaaz.
fotolarin hepsi yen de bana yolladigindan bir iki foto yuklerim buraya
muahhhhh
g

Pazartesi, Mart 24, 2008

piknik guzeldi ama ceketim nerde :(

ctesi gunu, memet'in serefine okulumuzun golunun kenarinda kahvalti- piknik yaptik. daha guzeli sizlere nasip olsun. yedik ictik, stef le ben kactik. gene cok mesgul gecti haftasonu, aslinda ctesi gecesi turk gecesi vardi, biz evde oturduk. ben stef'e anti tarnish jewelry pouch yapmasini gosterdim, kendim bir kac tane diktim, kumas kestim filan. Sonra, "Perfume " filmini izledik. 10 sene once kitabini okumus ve cok sevmistim. film kitabi bayagi iyi takip etmis, ama tabii kitabi cok guzeldi. hic bir film kitap kadar guzel olamaz nede olsa.

pazar gunu gec kalktim, basladim calismaya, aldigim kimonolari sokuyordum. aklim sira hepsini sokup utuleyip, hafta boyunca yaptigim ciceklerin fotolarini cekip bavulumu hazirlayip 10nda uyucam. ama tabii ki bole olmadi, bir tane kimonoyu, diken kisi hem dikis makinasi ile , hem de el ile dikmis. bir de minnacik dikmis. butun gun sok sok sok ugrastim. gozum cikti. tabii ki aksam ustu yapilan mangal i kacirdim, utu filan hak getire. saat 11 de zor bela uyumak uzere odama gittim. sabah arabaya gidince bi baktim, ceketim yok. salak gibi piknik yerinde unutmusum. galiba orda kaldi, uhuuuuu hep boyle sevdigim seyleri kayip ediyorum.
bu arada bugun yasadigim 11955nci gun. ;)

Çarşamba, Mart 19, 2008

suki loves daddy's ass

gene bi koptum, napiyim anacim mesguldum. gene calismam lazim. yakinda ucucam.
ama suki nin bu resmi cok sirin maasallah, babasini cok seviyor
muah

Salı, Mart 11, 2008

Saat 2:30 A.M. space shuttle launch


Bugun stef in dogumgunu ( Iyi ki dogdun askim!). Tam bugune bir uzay mekigi ucusu tesaduf edince evimizde oturamadik. Stef bir arkadasi ile Gainesville den sarasotaya geldi, ben Jodie ile onlara katildim gece 11 de titusville de space center in karsisinda idik. saat 2 :30 am de ucus gerceklesti. tabii benim gibi beceriksiz bir fotocu anca bole bisi cekebilir. hava cok bulutlu oldugu icin bizde cok fazla goremedik, ama gokyuzu gene gunes dogmus gibi aydinlandi. jodie ve sara bayildilar, stef ile ben gene mest olduk. keske agca burda olsaydi, ne guzel fotolar cekerdi canim kardesim (maasallah).
geri donmek icin yola ciktik ama anacigim o minnacik sehir nasil kalabalik, sehirden cikmamiz 4 u buldu. highway de ne yazik ki dolu idi, milim milim ilerledi yol. sabah 8 de sarasotada idik, yamulmus bir halde kendimi koltuga attim. ohh be sag salim geldik Allah' a sukur.
eger sansiniz olursa gece ucuslarini kacirmayin, super guzel bir goruntu, insanoglu arada bir cok guzel, anlamli basarilara da imza atabiliyor demek ki. kolay gelsin NASA...

Cumartesi, Mart 08, 2008

sag salim geldik

sevgili Yok-ki ve esi dun beni aradilar, "aman dikkatli ol, yollarda cok kaza var, yagmur feci yagiyor" . nasil duygulandim, Yogi de babasi aramis cunku tornado watch var bu gece gainesville e gitme diye. benide arkadaslarim aradi, sevenim varmis demek ki :))))))
baslangicta yolda bisi yoktu hatta biraz bostu normale gore, ortalarda yagmur bastirdi, modern sabahlari kapadim, ve dualarima basladim. boyle bir yagmuru Turkiyede gormek olanaksiz, oyle bisi olsa kesin heryer tikanir, sular tasar sehir sistemi coker. yagmurdan arabanin ucunu gormuyorsunuz, hangi serittesiniz, yolda misiniz zor bela yanlarda arada bir gordugunuz sari cizgi ve serit reflektorlerine dikkat ederek direksiyonu kullaniyorsunuz. ben dua disinda hic bir sey kullanamiyorum vallahi. bir yandan da simsekler cakiyor. tam bir korku filmi. neyse bu en fazla yarim saat surdu. benim gittigimi yonde cok kaza yoktu Allah a sukur. bu asfalt yollari nasil yapiyorlar acaba, yolda su birikintisi hemen hemen hic yoktu. darisi turkiyenin basina.
uzun lafin kisasi ben de Yogi de sag salim geldik, Yogi daha gec geldi , o bir kac kaza gormus cogu kaymis arabalarmis. Polisler herkese ceza yaziyormus. Burda polislerin kotasi var her ay belirli miktarda ceza yazmalari gerekiyor. ayin sonuna dogru bir bakiyorsunuz her taraf polis dolu. herkese ceza yaziyorlar. Turkiyede de oyle yapsinlar, kimse trafik kurallarina uymuyor, bir gunde 3 ceza alirlarsa akillari baslarina gelir. Istanbulda araba kullanmayi ogrenmis bir kac Turk arkadasim burda boyle ceza faturalari ile karsilasti. insallah bir gun herkesin trafik kurallarina uydugu, trafik kazalarinin cok ender oldugu gunleri gorecegim.
muah canlarim

Cuma, Mart 07, 2008

paketle, evde yicem

icimden alakasiz bir baslik atmak geldi :) bugun aksam gene yollara dusup sevdicegime gidicegim. orda da feci yagmur yagiyor sanirim, Jimmus yazmis blogunda. umarim yollar guvenlidir ve kazasiz belasiz sag salim gider geliriz. cogul kullandim, Yogi de bu haftasonu G-town ' da olucak.
sali sabahi uzay mekigi ucucak , ama sabahin 2nde, bakalim eger ertelenmez ise gidicez insallah. gece ucusunun resmini cekip gostermistim daha once. bayagi satafatli bisi. gene gormek isterim dogrusu.
aklimda bloga yazicak bir suru sey vardi, hepsini unuttum. kusura bamyayin
muah

Salı, Mart 04, 2008

Izlemicem kardesim

Sevgili jodie ile bugun azicik taklastik. (taklastik acaba amasyaca mi?) bu hafta illahi "meet the spartans" a gidelim dedi. bende "olurum daha iyi dedim", kustu bana. cogu zaman filmin kotu oldugunu biliyorsam sinemada izlemek nasil iskence oluyor bana. kotu filmlerde bagira bagira konusmak istiyorum ee sinemada konusulmuyor, icimde kaliyor diyeceklerim. meet the spartans sanirsam parodi tipli bir film , herkesle butun filmlerle dalga geciyor yani amerikada yasamiyorsaniz filmdeki bir cok sakayi "anlamak" ?!?!!? zor. sakalarda oyle ahim sahim bisi degil.
ondan hic izlemek istemiyorum napiyim.
bu inadimdan oturu Titanik filmini izlemedim. hala da izlemeye hic niyetim yok. acikli oldugunu bildigim, sonunun nasil biticegini bildigim filmi izlemenin ne manasi var ? daha once ki versiyonlarini izledim zaten. ondan izlemicem efendim :)
bu inadima ragmen gencligimde en yakin arkadaslarimdan Ayca ile "the ghost" filmine gitmistik. ne patrick swayze i severim nede demi moore'i. salak bi ask filmi iste, bir ton tipsiz adamla dolu bi film. yok beni zorla goturdu, bende butun film boyunca konusmustum. hele de sonunda o siyah golge gibi bisiler cikti ay ne komikti yarilmistim.
gittigime pisman oldugum baska bi filmde "legends of fall", hani anthony hopkins, brad pitt filan fesman oynuyor. tam bir eski turk filmi hikayesi, yok kizi kardesi seviyor ama kiz ona asik, kardes oluyor bilmem de. o filme de ayca ile gitmistik, filmin en komik kismi karanlik sinemada yerimizi arayip buldugumuzda ohh hemen oturalim diye kendimi koltuklara attigimizda "birimiz" tanimadigi bir adamin kucaginda bulmustu kendini. hala guluyorum :)
iste bu gecmis olaylardan ders aldim ve bi daha bile bile lades demicem dedim, ve istemedigim filmlere gitmiyorum. tabii askim Stef'imden once hoslandigim bi kac oglan icin bir iki sacma filme gitttim. neyse ki ne izledigimi hatirlamiyorum. Ask demek ki hafizayi formatliyor guzelllll
Jodie ayrica "I am Legend" a gitmek istiyor , oda korku gibicesine, biraz odum b....ima karisabilir. O olmaz ise "CLoverfield" a gidelim diyor, hem korkunc film hemde salak bir film. sanirsam I am Legend a gidicem. aslinda evde izlemek istiyordum ( isiklar acik, karsimda laptop, stef ve iki kedim dizimin dibinde iken), sinemada nereye saklanicam simdi. acaip korkucam, boynum tutulacak, yaktin beni jodie
iyi gunler efendim, muah

Perşembe, Şubat 28, 2008

En uzun Turkce sozcuk

bugun nerden aklima geldi ise acaba simdi osmanli ailesi ne yapiyordur diye bir vikipedi arastirmasina daldim ciktigimda en uzun Turkce kelimeyi okuyordum
"Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine"
benim okumam biraz zaman aldi, Allah sonradan Turkce ogrenenlerin yardimcisi olsun
Bu sayfanin kaynaklarina bakarken Turk dil kurumunun sayfasindan Turkceye yabanci dillerden giren kelimeleri buldum. bak bak bitmez, cok eglenceli :)

Çarşamba, Şubat 27, 2008

ingiltere gecesi

Bir kac haftadir Galli Jodie ile sinemaya gitmek istiyorduk, ama benim hastaligim yuzunden nasip olmadi. Bu aksma en sonuna kararli bi sekilde hazirlandik. Ben isten cikmadan once Juno hangi sinemada diye baktim aha! bizim yakinimizda olan sinemadan kalkmis. Jodie hemen atladi " benim evin yakininda dollar theater var. onun yaninda da british pub var oraya gidelim dedi. Oki dedim. atladik gittik. Daha once hic ingiliz yemegi yemedim. Bir defa Irish lokantaya gitmistim Fort Lauderdale de idi sanirim , artik acliktan midir bilmiyorum acaip lezzetli gelmisti hersey. ingilizden pek fazla bisi beklemiyordum , ne de olsa tv de gordugumuz hep yemeklerinin ne kadar tiksinc oldugu ; blood puding filan yok yani ben bile yiyemem. Neyse gittik, aynen bizim borekler gibi bi yemek geldi, ici etli patates sogan turp ve havuclu. guzelce doldurmuslar puff yufkayi getirdiler. adini unuttum ne yazik ki. acaip bir ismi vardi. yemegin ardindan gene ingilterede gecen "Sweeney Todd" filmini izledik. muzikalmis, johnny depp ve helena b carter gene super ama biraz cok sarki vardi. ole ciyak ciyak bagirip bir yandan da ingiliz aksani ile konusurlarsa ben direk hic bisi anlamiyorum. ondan sarki soylemeleri baydi. Birde kan sevmeyenler icin soyleyim ikinci yarisi safi kan banyosu kendinizi hazirlayin. ama korkunc filan degil, biliyorsunuz artik ben korkmadiysam kimse korkmaz.
bu gece florida bilem soguk hatta baktim istanbul daha sicak burdan. gicik oldum soguk olmasaydi cikista dondurma alabilirdik. bu arada bunlar biraz eski filmler olduklari icin film 2 dolardi hehehehe.
evet bir ingiliz ile ( taam Galli), ingiliz lokantasina gidip, ingilterede gecen bir film izledim. Jodie disinda hala hicbirini sevmiyorum ;) yok is yerinde baska bir iki tane sirinlik muskaligina aday adaylari var bakalim gelecek gunler neye gebe
muahhh

Salı, Şubat 26, 2008

oscar geldi de gecti bile

ben oscarhakkinda yazarim diye hazirlaniyordum. ama su an hic bir heyecani kalmadi. O kadar program hazirliyorlar en fazla 24 saat heyecani suruyor sonra gecip gidiyor iste. sen de niye oscar izliyorsun , bu oduller hep yalan diyeceksiniz. biliyorum hatta hic bir zaman benim en cok begendigime film aktor filan kazanmamistir ama genede izliyorum hastalik gibi bisi. Turkiye de iken sabahin 3unde uyanip izlerdim. neys neys
oscar gecesinden alinan dersler
1- No land for old man izlenecek
2- michael clayton izlenecek
3- Juno izlenecek
4- en iyi yardimci kadin oyuncu odulunu almak icin guzel giyinmenize gerek yok , hatta kadife yatak ortusunu evde iki dakkada tutturmus gibi giyinip de gelebilirsiniz.
5- bu sene kirmizi rengi bayagi moda olucak
6- fransiz film izlenecek ( edith teyzenin filmi adi hem uzun hemde fransizca)

kendime boyle ev odevleri veriyorum su film izlenecek filan diye. yani hic bir konuda bu kadar titiz calismiyorum, mutlaka o senenin en onde gelen filmlerini izlemem lazim yoksa sanki sinifta kalicam.
Pazar gunu Notes on a Scandal'i izledik. bayagi guzel bi filmmis. zaten iki kadin da super oyuncular. izleyip te sIkIlmak mumkun degil, ama tabi konusu oldukca sapikca dusunce ve eylemler ile dolu. cocuklarinizla izlemeyin isterseniz.
gerci bugun amerikali arkadaslarimla konusuyordum 7-10 yaslarinda nerde mayak film varsa izlemisler hepsi korku filmi. benim izlemem kesinlikle yasakti. ve bende bu yasaktan cok memnundum cunku odum patliyordu korku filmlerinden. hala da hic keyif almam, sanirsam en sevmedigim film cinsi korku filmidir. nasil gereksiz bisi. sanki hayatimizda yeteri kadar stres kaynagi yokmus gibi birde uydurmasyonlari izleyip korkutuyoruz kendimizi. benim catlak bir arkadasim vardi. bir kere vampirli bir filme gitmistik. filmin ortasinda bizimki bana dondu " ondeki kizin boynuna atlicam" dedi. kizim sonra kalpten gider kiz filan diye zor bela ikna ettim. simdi ayni seyi biri bana yapicak diye rahat film izleyemem. en son "ring" filmini izledim sinemada. geberiyordum korkudan ne lanet bisi idi ya. iste arkadas kurbani oldum. sonra orjinali izledim hic korkunc degil. bir ara gulmek icin bayagi asyadan gelen korku filmlerini izledik. bana kalsa ben hepsinden korkardim ama neyse ki Yen ve Johan yanimda idi. Johan da filmi didik didik edip korkmama izin vermedi. Allah razi olsun
evet anilar kusagimiz simdilik burda sona erdi, kendinize iyi bakin efenim
muah

Pazartesi, Şubat 18, 2008

Hasta pasta

Evet bu hafta icimden gelmesine ragmen cok yazamadim, ufak bir rahatsizligim oldu. insallah aticam bu mikropu yarina kadar. hastalaninca hemen iyilesmek istiyorum, iste ilaci aldim hadi bakalim sonuc nerde diye dolaniyorum. neyse bu gerzek hastaliktan kurtulursam cok sevinecegimmmmmmm

fotoda suki ve babasi yer aliyor. suki babacinin dizinin dibinde uyuya kalmis nasil sirin bisi dimi? Maasallah :)

Gecen haftasonu kizimi hergun gordum ohhh, bu haftasonu insallah HOUSE MD nin biriktirdigimiz bolumlerini izleyebiliriz. pazar gunude yok-ki evine cay icmeye davet etti , Maasallah cok sirin bir yeni eve tasinmislar. O kadar pozitif bir enerjisi var ki insanin cani kalkip gitmek istemiyor, ama ertesi gun hepimiz calisacagimiz icin kalkmak zorunda kaldik. Gule gule otururlar insallah.
bu arada Stef , Jodie ve Johann maasallah ve insallah i ogrendiler. cok komik normal konusurken kullaniyorlar. heheheeh yavas yavas hepsini donderecegimmmmmmmm
simdilik bu kadar
muah

Pazar, Şubat 17, 2008

Kapiyi kirasim geldi

ctesi gunu erkenden kalkip haftasonu alisverisini yapmak uzere evden ciktik, 3 dukkana gidip gereken herseyi aldik filan. torbalarimizi yuklenip kapimizi acmak uzere anahtari kilite yerlestirdim, kapi acilmiyor, anahtar dondukce donuyor , kapi hala acilmiyor. 5-10 telefon sonrasi, seri katile benzeyen dislerinin bir kac tanesi kaybetmis, kirli sakalli gozleri bos bos bakan tuhaf "handyman" kapimizda belirdi. bu amca daha once banyoda bisileri tamir etmisti ondan gorundugu kadar korkunc olmadigini biliyorum ama gene de iyi ki Stef yanimda dedim. kiliti matrap ile paramparca edip kapiyi acti. yeni kilit takti ve gitti. ama bu amcayi bekleken yillardir ben su vermedigim halde yasamayi basaran cicek (ot) lerimi olu yapraklardan temizlemeye karar verdim. adam gelinceye kadar butun cicekleri resmen yoldum. sanirsam sadece kumastan yaptigim cicekleri oldurmuyorum :)
iyi pazar gunleri diliyorum
muah

Salı, Şubat 12, 2008

yagmur bastirdi


Macha and Suki
Originally uploaded by offgenemi
bugun isten ciktiktan sonra arkadasim gabby ile bulusacagim, hava acaip bozdu felaket bir yagmur yagiyor. aksi gibi outlet mall da bulusacagiz bu mall de acik yani bir guzel islanicagim. mecburen kiyafet almak zorunda kalabilirim ;)
fotodakiler kizim Suki ve torunum Macha. Bu Macha resmen elimizde buyudu arada annesigil sehir disina ciktiginda babaannesi ve dedesine kalmaya geliyor. Cok sevimli bir yavru kedi idi. simdi yakisikli bir delikanli oldu. Bu arada simdi fark ettim Suki Macha nin halasi. tovbe kafayi yiyorum galiba. Bu fotolari sirf oglum icin cektim, kendisi Ingilterede, yavrusunu gorsun diye bir ton fotosunu cekip flickr e koydum. seytan ruhlu bir anneyim...
bugun uzun zamandir kullanmadigim french press denen zalim aleti kullandim. nasil agir, nasil nalet bisi. birde soguk odada calistirmak zorundayiz, motumuz donaraktan kullandik, sevgili Galli Jodie bana yardim etti. Bir yandan da Ingiliz argolarini ogretti. "Piece of piss" = "piece of cake", "muccer"= buddy gibicesine.
bazi gunler bana Galce ogretiyor ama zor bir dil, merhaba =SHWMAE (Shav-mai), nasilsin= Maen Iawn (Mayn yavn). hala ezberliyemedim gule gule kolay = Hoyle (hoyl) tek aklima kalan bu.

Çarşamba, Şubat 06, 2008

there will be blood

gunduz labaratuar aksam etsy gunler birbirini kovaliyor. dun aksam kostur kostur geldim gainesville e.kizim aradi, bir kac arkadasimiz sinemaya gitmek istiyormus, there will be blood filmine. acikcasi stef de ben de arkadaslarimizla vakit gecirmek icin gittik filme. enteresan bir konusu olmasina ve super aktorlerle benzenmis olmasina ragmen, biraz uzun bir film. ses ve muzik cok artistik amaclarla kullanilmis. yani karakterleri daha iyi anlamamiz acisindan. daniel day lewis akilli, pislik bir adami gene sahane oynamis. ama bazi noktalarda film o zaman yavas ilerliyor ki Allah im ne zaman biticek bu iskence diyor insan , ben 3 kere filan saatime baktim sonr ayarim saat gecmek bilmedi. film birde ole sak diye bitti. bu da yeni moda. filimler ole sak diye tam hersey aciklanmadan bitiyor. "Broken flowers", "children of men" hep bole sakkadanak tum gizli noktalar aciklanmadan bitti. Japon filmlerindede ayni seyler oluyor ozellikle Asano Tadanobu filmlerinde. neys.
hava bugun gunesli Allah a sukurler olsun, dun hava kapali idi, yagmurda yagmadi dogru duzgun, gokyuzundeki bu sIkIntI resmen boynuma agri olarak giriyor. dun i defa iboprufena ldim gece de kas gevsetici alip yattim. bugun boynum kaymak gibi maasaallah.
simdi ev icin alisveris yapicagiz. kendinize iyi bakin anacigim
muah

Pazar, Şubat 03, 2008

Alman usulu manti

Cumartesi gunu Stefcigim manti yapalim dedi. tamam dedim, nasilsa hamuru ben acmicam. Internettten bir tarif buldum. ingilizceye simultane ceviri yaparak Stef e hem hamuru actirdim hemde icini yogurttum. Tabi kareleri kesmeye geldik, Stef karelerin buyuklugunu sordu bende 3 santim dedim elindeki cetvele bakarak. kendi islerime daldim . bir on dakka sonra bi baktim bizimki elinde cetvel ile kesiyor hamuru. tabi gulmeye basladim. oda siz nasil yapiyorsunuz peki dedi, ole goz karari dedim, tabii basini salladi. sonra kiymalari koyduk icine ve bukmeye basladik. tabii hamur cabuk kuruyor burda, Stef sebebinin AC oldugunu soyledi bu havalandirma evin havasini kurutuyormus. Haa o zaman bir daha ki sefere etrafa islak havlular asalim. Sonra bizim oglan basladi "ben corbasini pisiriyim" demey bende yok canim o iki dakkalik is otur yardim et dedim. oda yuzunu cocuk gibi asip (babamin degimi ile ordek dudak yapip) " ben artik bunu yapmak istemiyorum " dedi. ben hhahhhahhh yerlere yattim. sebebide buktuklerimizin mukemmel gorunmemesi. hamur yapismadigi icin abuk sabuk bukmemiz gerekti. tabiii ki oturdu ve bana yardim etti bitirdik. Kizimizi davet ettik, ilk kurban olarak oda begendi Allah a sukur. demek ki bundan sonra bol bol manti yapabiliriz. zavalli stef ;)
haftasonu cok calistim , maasallah. yapilmadik is kalmadi. ama hala cok isim var, hem gunduz isimde (bilimadami) hem gece isimde (1 kisilik "sweat shop"). Allah hepimize kolaylik versin
muah

Cumartesi, Şubat 02, 2008

Sabahin kor karanligi

gokyuzu kapkara iken uyandim, abuk sabuk bi ses duydum, bi baktim stef den hic nefes alma sesi filan gelmiyo, hemen "STef" dedim oda uyandi ( evet tamamen paranoyak bi insanim). ne oldu filan iste acaip bi ses var filan. sonra uyuyamadik. heheheee. erkenden kahvalti ettik filan. dun de ayni sey oldu sabahin 6:30 nda uyandim ve uyuyamadim ise 8 15 de gittim ki duyulmus degil. neyse saat 5 de serefimle isten cikip yola dusebildim. her zaman fosur fosru uyuyabildigim bu memlekette ilk kez Turkiyedeki gibi cin gibi uyandim hayirdir insallah diyorum.
ikea ya gittik sonunda heheheh inanilmaz seytani planim gerceklesti. ole cok bisi almak istemiyordum sadece seviyorum orda dolasmayi. koko ve suki icin bi kedi cadiri aldik. Nasil sevdiler, kavga ediyorlar kim icinde oturacak filan diye. stefe bir kutu aldik, dun gece gelir gelmez tak tak civi cekic sesleri ile kurdu. simdi ciceklerimi onun icine koyucaz. biri cicek aldigi zaman kolaylikla bulucagiz. yasasin
simdi bir suru is halletmek icin disari cikiyoruz
muah

Perşembe, Ocak 31, 2008

nerde benim yeni programlarim

beni taniyanlar bilir gainesville sarasota hattini sag salim tamamlayabilmemin en onemli etkenlerinden bir tanesi Modern Sabahlarin yeni bolumleri dinleyerek araba surmemdir. ancak ve ancak son iki gundur yeni podcast yuklenmedi. uhuu nerdesiniz. pztesi ye kadar uc tane program yuklenmesi lazim yoksa sistemim bozuluyor. acaip uykum geliyo, kendime samar atiyorum, parmaklarimi isiriyorum, en son yuzume su dokmeye basladim.
aslinda butun bu problemler gece gec uyumamdan kaynaklaniyor. tavuk gibi erken uyusam gunduz uykusuz dolasmam. ama yok inatla 12 de yatip anca 1 de uyuyabiliyorum sonra erken kalk olmuyor tabii. Allah'tan bir amerikali arkadasim bana rahatlama cdsi verdi. o cd deki dalga sesleri , teyzenin konusma sekli o kadar rahatlatici ki ben mayisip uyuyorum. tabii ki bir sure sonra bu sesten de sIkIldIm. simdi yeni cdler ariyorum. cddeki ses boyle annem yada babam bana masal okuyomus gibi olmali. misil misil uyumaliyim yatagimda ;)
muah

Çarşamba, Ocak 30, 2008

araba cdsi

Muzik konusunda oldukca sabirsiz bir insanim, her sarkidan bir sure sonra fenalik gelir. boghk hayatta dinleyemem derim ve o sarki adeta mimlenir. gene cdlerimden sIkIldIm, mecburen yeni cdler yapmam lazim. nasil zor, bir turkce, bir japon, bir iki ingilizce, fransizca, ispanyolca sonra tekrar turkce filan diye siranin gitmesi lazim cunku belli bir zaman sonra belirli bir ulkenin sarkilarindan da fenalik geliyor. evet biliyorum cok simarigim napiyim yillarca kiz kardesim araba kullanirken sadece garbage in I am only happy when it rains i dinleyerek odtuye gidip geldim. dogal olarak bir sure sonra aslinda cok hos olan bu sarkiya allerjik tepki vermeye basladim
neys
yarin guzel bir gun olucak insallah, minik sevgilim stef gelicek, ben onu alicam, gezicez. hiihiiiihii sonra cuma aksami insallah Gainesville e gidicez . hihiihiiiii ferdi tayfurun "yagmur demem camur demem yollarina dusuyorum" diye super bi sarkisi vardi onun gibi ne romantik.
ole canlarim simdilik bu kadar

Pazartesi, Ocak 28, 2008

Perşembe, Ocak 24, 2008

Yeni anime sezoni baslarken

Sanirsam gecen hafta animelerden bahsedicegimi soylemistim iste yazdimmm


Persona: Trinity soul
Foto da gorunen uc kisi kardesler. Enbuyukleri bir polis sefi, gayet ciddi bi abi, iki kucuk erkek kardesleri yaninda yasamak uzere evine tasiniyorlar. Abi bu arada cok ciddi bir sekilde bazi cinayetleri arastiriyor, aslinda cinayetten cok ruhlari sanki alinmis gibi olesine kalmis kurbanlarin durumunu arastiriyor. Bu daha cok esrarengiz tarda bir anime, biraz tuhaf, ee bende tuhaf severim. Onun disinda ki butun elementler gayet sIkIcI bir sekilde bilindik animeleri takip ediyor ama bir umuttur diye bir kac bolum izleyecegim


Zoku Sayonara Zetsubou Sensei

Aslinda bu serinin ikinci sezonu, ilk donemi gayet komikti. Catlak, depressif bir ogretmen ve kendisini aratmayacak sekilde kafadan kontak ogrencilerini anlatan bir anime. isten eve gelince kafa bosaltmak icin ideal. Tabii ki bayagi tuhaf, ama bir o kadar da eglenceli. Butun sezonu ve sonraki sezonlari izlemek icin can atiyorum :)
ShigofumiBu biraz korku animesi kategorisini zorlayan bir yapim. Olen insanlarin 'diger taraftan' yazdiklari mektuplari ileten bir 'melegin' hikayesi. Oldurulen insanlar mektup yazinca biraz korkmaya basliyoruz tabii. temkinli bi sekilde izleyecegim, yani uyumadan once en son izledigim anime olmamasina ozen gosterecegim :)

They are my noble Masters

Iki kardes evde teror estiren babalarindan kacip yeni bir hayat kurmaya karar veriyor. Fakat kalicak ev ve evin parasini odeyecekleri isi bulmakta gucluk cekerken bayilan bir kizcagiza yardim etmeye karar veriyorlar. Bu genc kiz zengin bir ailenin uyesidir ve bu iki kardese acidiklari icin bir haftaligina usaklik yetilerini denemeye karar verirler, blah blah blah. evet gene tipik bir anime, zengin kizlara usaklik eden oglan, evet hemde komik. napalim bir kac bolum izleycegim eger Hayate den cok farkli degilse, bay bayyyyy

Hatenkou Yuugi
Buyucu bir kiz yakisikli iki erkekle seyahat ediyor. karsilarina cikan insanlar olaylar filan fesman. Biraz cocuksu basladi ama ucuncu bolumde biraz acikli bisiler oldu ondan dikkatimi cekti hmmm izleyecegimmmmdir.

Buda ilk sezonunu kahkahalara bogularak izledigim bir anime. Konusu ise karakterleri ve IQlari birbirininden oldukca farkli olan uc kiz kardesin gunluk hayatlari. Tavsiye ederim :)

Ookami to Koushinryou
Kahramanimiz Lawrence adinda bir seyyar tuccar, bir koyde kurt oldugunu iddia eden, aynen kurt gibi kulaklari ve kuyrugu olan bir kiz ile tanisir ve beraber yolculuk etmeye baslarlar. Cizim cok guzel, konu fena diil bakalim ne cikicak.

Iste boyle, her gece anime izlemeye calisiyorum, tv de pek bisi olmadigi icin bu bayagi kolay oluyor :) umarim ilerde japoncayi daha iyi ogrenmem kolaylasir bu hobim sayesinde
muah

Pazartesi, Ocak 21, 2008

Tanri Misafiri



Sevgili oglumun kedi oglu Macha bizde idi, bende hemen noel baba kiyafetini hemen giydirdim tabii.
Bugun Emel ve Yildo nun dogumgunu her ikisinin dogumgunlerini kutluyorum, nice mutlu saglikli yaslara...
Hava biraz soguktu bugun, hatta Stef isiticiyi calistirdi. Cicek acan cayimi yaptim. Bu cicek acan cay yaptik, tadi da guzeldi. hatta su an soguk olmasina ragmen iciyorum. Ilgilenenler linki takip edip bir tane edinebilir. Ama tam olarak acilmasini gorebilmek icin cam bir caydanlik gerekiyordu, onu da buldum, TJMaxx saolsun. Insallah kirmam.
Oyle sekerler dona dona gidiyorum simdi uyumaliyim ki sabah erken kalkayim
muah

Cumartesi, Ocak 19, 2008

Kumas Muptelasi


Feci bir kumas hastaligim var, her cins, renk renk kumaslarim olsa sabahtan aksama kadar desenlerine bakar neler yapabilecegimi dusunur kendi kendime eglenirim. ama bu japon ustalarin yaptiklari kumaslari gorunce carpildim. cocuk dogurma istegim bes bin kat artti. O kadar sirin kumaslar var ki yarin bir gun bir daha yapilmaz diye deli gibi alip biriktirmek istiyorum. mesela Kokka super bir yer. bu site ingilizce sol taraftaki linklere girip kumaslara bir goz atin nasil sirinler.
Ingilizce blogum da bu kumaslara nasil ulasilir filan yaziyorum. benim gibi manyak olanlar rahatca girip baksin :)
hava soguk bugun gainesville de , hirka filan giydim, elbisemin altina kalin corap filan. bole bir kac gun kis havasinda gezerim. pztesi gunes cikar gene. gene terleriz.
muah

Perşembe, Ocak 17, 2008

Gule Gule

Bugun bir haber aldim, kotu mu iyi mi bilmiyorum. Yakinimdakiler bilir, Sevgili Halacigim beynindeki aniden ortaya cikan iki tumor sebebi ile hasta yatiyordu. Hatta kendi vucudunda hapisti. Yazin Turkiyeye gittigimde gordugumde cok moralim bozulmustu, benim tanidigim enerjik, canli insan gitmis... Doktorlar 7 ay omur bictiler. Dun gece vefat etmis, 15 ayi doldurmustu. Birisi oldugu zaman, uzulmek gerekir, ama icimden aglamak gelmiyor. ben gecen yaz halami gordugumde onu kaybettigimi anladim ve agladim. simdi geride biraktigi insanlar icin uzuluyorum. Mesela cocuklari, esi, babam. Babam icin zor olucak bu iki gun, keske yaninda olabilseydim. Neyse ki kardesim yaninda olucak.
Halam da gitti, Allah kalanlara uzun, saglikli, mutlu omurler versin.

Çarşamba, Ocak 16, 2008

iyi uykular

gece yarisi oldu, sanirsam yorgunum ama babaannemin dedigi gibi "sankim akrep var" hic gidesim yok. ama iste de ahh yatagim olsa da guzelce yatip uyusam diyorum.
bugun iste degisik bir gundu. ilk kez bir amerikan senatoru gormus oldum. ama ogle enteresan bi tarafi yoktu. adam bizimle oturup pizza yedi. en azindan alcak gonullu, tabii bu benim uydurmasyon gozlemim. asil o sirada odaya gelen tatli tabagi ile ilgilendim. ve amerikada aci badem kurabiyesine en cok benzeyen kurabiyeyi buldum. heheh publix de almond pastry diye satiliyormus. super bi isim vermisler dimi.
bu aralar bir cok izledigim anime bitti bi ara dusuncelerimi yazmam lazim. ne kadar cok anime izlersem o kadar zor begeniyorum. neyse insallah yarina
muah

Pazartesi, Ocak 14, 2008

Artik iyiyim

Sukurler olsun o lanet agri yarim saat sonra gecti. guzelce uyudum kalktim sabahin besinde ve yollara dustum. modern sabahlar her zaman ki gibi bana eslik etti. onlarin programi hafta da iki gun benim icin pztesi sabah 6-9 am arasi cuma gunu de 5-8 pm arasi :). kendime yeni birde cd yaptim Mika'dan "big girls you are beautiful" dinleyerek geldim. feci uykum geliyor yolda bazen, kendime tokat atiyorum, parmaklarimi isiriyorum filan. bugun alnimdan asagi su doktum. gozlerime soguk su deyince uyandim guzelce. starbucks dan bir tazo chai latte, hoppidi ise hazirim. bugun gene deney deney ustune kosturuyoruz. aksam biraz erken cikabilicem. hergun 6 da cikiyorum ayol fenalik geldi. etrafta kimse yok bir ben , bir kac daha enayi dunyayi kurtaricagiz sanki.
eve geliyorum bu sefer cicek basina otur gece 12 de hadi artik uyu diye kendimi zorlayip yatiyorum ertesi sabah 7 de kosturma yeniden baslicak.
feci halde ikea ya gidip organize olmak icin ivir zivir almam lazim. taaam biliyorum gitmek icin bahane ariyroum napiyim cok seviyorum. ilk goruste ask boyle oluyor iste
hadi muahhh , hepinize saglikli haftalar dilerim

Pazar, Ocak 13, 2008

Basim agriyor basim agriyor

Basina kurban olayim, gidip pazara varayim, basina baslik alayim.
Boynumdan gelen bu bas agrisindan nefret ediyorum. Yakaliyor beni birakmiyor. ilac aldim umarim ise yarar. bu gece duzgun uyumam lazim ki yarin duzgun bi sekilde araba kullanabiliyim.
su an CSI izliyoruz, televizyon izlemek ne guzel bisi yahuu. cok seviyorum vallahi. dun aksam House MD izleme bahanesi ile evime cagirdim milleti ama en sonunda guzelce sabaha kadar oturup gevezelik yaptik. demek ki gevezelik yapmayi televizyondan daha cok seviyorum.
basim agriyo, offff hadi iyiles artik

Çarşamba, Ocak 09, 2008

Ozet


Herkes Christmas kutlarken ben evde yalniz oturacaktim. Neyse ki imdadima sevgili kizim yetisti. Annesini gurbet elde yalniz komadi :) Sabah bes e kadar konustuk, sonra 9 da uyanip japonyadaki asako ile sohbet ettik. Sonra Stef in ailesi ile internet de konustuk "bayramlastik". Ardindan romantik bir plaja gitti, hava cok guzeldi herkes plajda idi. Guzelce yuruduk sahil boyunca. Eve gelip karnimiz doyurduktan sonra kizim yollara dustu. Ben komusler gibi uyudum. Neyse ki o uykusu gelmeden Gainesville'e varmis icim rahatladi. Yeni yil da Gainesville ben gittim. Ne de olsa cogu arkadasim orda. Amerikanya ya geldigimden beri dertlestigim, guldugum , sakalastigim, dedikodu yaptigim iblis oglum Arpat Gainesville den ayrilacagi icin butun haftasonu boyunca arkadaslarimla gezip eglendim. yeni yil gecesinde de bir araya geldik, yedik yedik sistik. disari ciktik, dans ettik, pestilimiz cikti evlere donduk. Ertesi gun de uzun zamandir gormedigim Asakocugumu gordum. Asako Yunanli Nick ile evlenicek. Nick in annesi ve babasi gelmisti. Iki dakikada 4 tane ortak kelime bulduk. Kurabiye, ekmek, corek, canta. Bu arada teyzenin yaptigi puacalar, corekler kurabiyeler hakkaten guzeldi. Kendimi Turkiyede hissettim.

Bir yil daha bitti, gitti , uctu, kacti :)

Gecen sene kotu olmasada biraz zor bir sene idi, ama ne demisler beni oldurmeyen guclendirir.
Eski bir arkadas okyanusun obur ucuna gitti,
Okyanusun obur ucundan biricik askim Stef geldi.
Hayat devam ediyor...

Cumartesi, Aralık 22, 2007

Med cezir

Stefcigim Alamanyaya gitti beri sosyal hayatim biraz uyuzlasti. Ne de olsa butun arkadaslarim Gainesville de ya da mezun olup dunyanin dort bir yanina dagildilar. Ama dun Sara ve SIbel ile Tampada bulustuk. Sole keyifli bir aksam gecirdik. Tampa da adini bu aralar cok duydugum Bern's isimli bir restorant var, burda cok guzelmis yemekler hele tatlilar bi harika imis. Gece nin 9 bucuguna randevu bulabildik. balkonlarda gevezelik yapip aynen uctuk yemege. Herkes tam takir giyinmis biz haric :) Eeee gencler genelde karsi cinsten birileri ile gelmis, bizim ogle bir derdimiz yoktu tabiii. Heyvanlar gibi yidik, Modern sabahlar deyimi ile "et yidikh". Sonrada aslinda doymus olmamiza ragmen ust kata cikip tatli yidikh :) gobekler sismis bir halde eve geldik ohhh beee dunya varmis.
bugunde keyifli denize nazir bir balkon kahvaltisi yaptik, gunu ziplayan bir cift yunus baligi gorerek tamamlayip yollara dustuk, simdi evdeyim. 24 saat bilem surmeyen bir gezi beni sarj etti. ama daha guzel sarj olmak icin discovery channelda guzel belgesel izleyerek bir guzel uyudum. uyandigim da sevgili 8-9 kiloluk Koko karnima oturmus tv izliyordu. Senin de keyfin yerinde Koko.
Amerikanya da da tatil havasi var Noel tatili sag olsun. Herkesler baska bir yerlere gidiyor nasil sehirler bosaliyor anlayamiyorum vallahi. Bu kadar insan nereye gidiyor di mi? :)
herkese iyi bayramlar, iyi tatiller, iyi noeller :)
muah

Pazartesi, Aralık 17, 2007

en sonunda

bugun sevgili babacim " kizim bloguna da bisi yazmamissin neler yapiyorsun" dedi emailinde o zaman dank etti , cok ihmal ettim burayi ozur ;)
stef alamanyaya gitti beri feci halde calismaktayim, bana acaip yardim ediyordu (maasallah) butun isler bana kaldi deliriyorum. butun haftasonu arada cikip mutfak alisverisi yapmak disinda hep calistim. calisirken de dizi izledim. Heroes denen naneye fena tutuldum. biliyorum tam bir atmasyon kespasyon ama ayy bende bole olsam super insan filan diye hayal dunyalarina daliyorum hemen. ne guzel netflix den birinci dvd yi aldim aa guzelmis gelecek dvdlerinide aliyim dedim sonra netflix uyelerinin internetten bazi dizi ve filmleri izleyebilecegini hatirladim ve basladim izlemeye, ctesi sabah 5 e kadar izledim bitiremedim, pazar gunu en sonunda birinci sezon bitti ikiye basladim. en son komik bir anime izleyip uyudum bu gece vakitlice uyumma lazim yarina uzun bir deney var. sabah 8 de iste olmam lazim uhuuuuu
birazdan Yen gelicek oda bir haftadir italyada idi umarim yorgundur ve de uyur. cunku hic gevezelik edicek halim yok. bazen insanlarla ilgi gostericek enerjim olmuyor, bole "ay ole mi . eee baska neler yaptin" diye yalandan ilgi gostermek cok zor geliyor. ozellikle pztesi aksami sole yatip tv mi izlesem. aksam yemeginde thai yemegi yicem yasasin en sevdigim yemek dunyada.
ole sekerler muahhhh
g

Pazar, Aralık 02, 2007

cilgin bir parti


iki uc defa haftasonu katildigimiz bir partiden fotolar koymaya calistim bloguma ama hepsini sildim :) bayagi eglendik en kotu gunumuz boyle olsun. bu parti boyunca yaptigim gozlemlerin sonunda anladim ki ben ve arkadaslarimin yas ortalamasi 15'in ustunde degil. hepimizde dunyanin en cocuk ruhlu yaratiklariz :) Allah'tan boyleyiz yoksa bu kadar eglenemezdik. en sonunda amerikan filmlerinde gordugum milletin birbirine bir sprey vasitasi ile fiskirttigi zibiri kullandim hani cocuklar oynarlar ip x sakiz karisimi bisi
neys simdi kacmam lazim sabah erken kalkicam
muah

Cumartesi, Kasım 24, 2007

yasasin uzun tatil

bildiginiz gibi haftasonlari roy orbison in "i drove all night" sarkisi gibicesine gainesville gelip gidiyorum. bu hafta sukran gunu tatili sayesinde iki gun evvel geldim ve de ohhh cok guzel dinlendim. house un 5-6 yeni bolumunu izledik. the illusionist filmini izledim. stef 16 tane ucgen canta dikti. gelen kizlar benim ignelere cicek sapladilar ( bir gun fotosunu cekip gosteriyim) yani hem eglenceli hemde uretken bir tatil oldu, simdiye kadar. maasallah
bu arada butun ogretmenlerin gunu kutlu olsun :) annem , anneannem, ve teyzem ogretmen oldugu icin unutmadigim bir gun :)
evet daha uzun araliklarla yaziyorum ama genelde is yuzunden. tabii ki isyerinde blog yazicak vaktim yok. eve gelincede etsy deki dukkan ile ilgili yapmam gerekenleri yaparken bir bakiyorum 11 olmus hadi uyu bakalim.
alakasiz bisi oldu ama ben iki dakka once aycoregi tarifi aradim nette, ingilizce bir adi var mi acaba ay coreginin. muah

Pazar, Kasım 18, 2007

dondum abiiii


ayyyy anamlar, gainesville su an ankara ve istanbuldan daha soguk. sabah uyandim kedicikler ac miyavliyor. hemen mama verdim, ve kendime cay yaptim. stef benim icin heater i acti. belki birazdan hareket edicek kadar isinirim.

Pazartesi, Kasım 12, 2007

kedi olsam


herhalde hemen hemen herkes bi ara ahh su kedinin yerinde ben olsaydim, kivrilip sicacik bir kosede uyusaydim demistir.
bende su an oleyim. butun gun bu mod icinde labdan laba gezdim, kosturdum. aksi gibi soguk odada (4 derece) calismak zorundaydim. dondum anacim dondum. ankarada filan hava cok sogumus, ordaki sevdiklerimin neler hissettiklerini anladim efendim. ama boyle zamanlarda nasil oluyorsa floridada yasamama ragmen donuyorum diye sinirleniyorum. sinirlenince isiniyorum, ve usumeye gerek kalmiyor :) iyice sacmalamaya basladim, uykusuzluk vurdu. modern sabahlar bilem uykuma engel olamadi bu sabah, taaa gainesville den sarasotaya dogru direksiyon sallarken. neyseki bu gece gerzek "air matresse" da degil, normal bir ekiz yatakta yaticam. gavurlar tek kisilik yataga ikiz diyor ne alaka bana sormayin. karnim ac neyse ki stef bana dun aksam yemegiden artanlardan bir kutu hazirladi. onu isitip yiyim bari. alman bakkalinda "gyro" baharati bulduk ne alaka ise onunla tavuk yapti guzel oldu vallahi. yaninada yogurt ve pilav ohhhh. sonrada koko ve suki gibi kivrilir yatarim artik. bu arada kedi satolari maasallah cok guzel dimi :)
muah

Cumartesi, Kasım 03, 2007

uzun zamandir yazamadim

isyerimdeki interneti bole ozel isler icin kullanmak istemedigim icin ve yeni tasindigim evde gelecek persembeye kadar internet olmayacagi icin blogumdan canim internetimden uzak kaldim. facebook ta zaman oldurmeyi pek seviyorum oysa. neyse gelecek hafta insallah hayatim daha bir duzene girmis olucak. gece cok gec saat oldu, stef master tezini verdi , gecti onun kutlamalasi vardi. lab arkadaslari ve hocasi ile beraber yemek yedik sonra karaoke tabiii ki. bagirmaktan sesim kisildi. cok seviyorum, bir gun turk arkadaslarimla gitmek istiyorum
ole simdilik bu kadar
muah

Cuma, Ekim 19, 2007

on the road again


bu aksam eve donerken, gainesville bir kac mil kala metallica dan " on the road" calmaya basladi. normalde metallicaya sinir olmama ragmen bu sarkiyi cok severim. kardiscigimin sayesinde tekrar bulustuk kendisi ile.
evet bu ormantiklikten sonra aklima gelmisken soyledim modern sabahlarin ekim 15 ve 16nci bolumleri harika. yani en azindan ben ole dusundum. kafein zehirlenmesinden de gulmus olabilirim. yollarda uyumayim diye garip bir kafein diyetine sokuyorum kendimi, sadece araba kullanirken
hadi ciao

Pazar, Ekim 14, 2007

HOUSE MD - en sonunda burdasin

tv de en sevdigim program sanirsam House MD. iki bolumu DVR a cekmistik. ole bir bolum izleyemiyorum, iki tane birden olmali. aksam kizimiz ece geldi. hep beraber izledik sezonun ilk iki bolumunu. bu diziyi izledikten sonra oyle bir tatmin duygusu yayiliyor ku. bole ahhh ne guzeldi, ozlemisiz , diyerekten siritik bir halde oturduk. yalniz dizinin seyrine dalip acaip cay icmisim. bu cayda hint cayi, ve icen bir daha uyuyamiyor. acaba ise mi gotursem? yada pztesi yollara dustugum zaman icsem. saat 6 bucuk oldu hala burdayim. bu gece cok eskiden tanidigim sirin bir kiz beni facebook ta buldu. butun aileyi cok severim, hepsinin fotolarini gordum. nasil nostalji yaptim evde simdi uyumam lazim yoksa stef cok uzulecek. garibanim sabah erken kalkip tez yazicak. ben horul horul uyuyor olucam sanirim
muah

Perşembe, Ekim 11, 2007

bebislere bayiliyorum


fotodaki 12 yasindan beri bir turlu kopamadigim arkadasim A'in kizi damla. turkiyeden ayrilirken onu geride birakmak cok zor geldi, maasallah, nasil sirin bir yaratik. burda olsa kicindan ayrilmazdim herhalde.
cocuklara bayiliyorum, ama bir yandan genelde uslu cici cocuklari seviyorum. azicik simariklik yapsalar sinirleniyorum. acaba kendi cocuguma da bu sekilde mi davranicam. hic bir fikrim yok. ama gercekten hayirlisi ile cocuklarim olsun istiyorum. eskiden 10 tane evladim olsun bole minibuse bir iki uc... diye sayarak doldurayim isterdim. ama hayatin gercekleri 2 cocuk ile de mutlu olabilecegimi isaret etti, bakalim belli olmaz ;P

Salı, Ekim 02, 2007

karinca gibicesine

oncelikle beni araba kullanirken hic yalniz birakmayan modern sabahlar ekibine tesekkur ederim. cuma ve pztesi gunu toplam 6 saat arabba kullandim, tek basima oldugumda genelde acaip uykum geliyor. ama bu uc delikanli konusmaya baslayinca uyku aklima gelmiyor. daha once neler denedim, robin williams, chris rock stand- up showlari. hepsi de ninni gibi geldi. ama modern sabahlar beni tam " zimbamsi" yapiyor. maasallah.
su an gene uykum var, cunku saat 11 e geliyor vede bugun erken yatmam lazim , butun gun uykulu gezdim. yarin karisik bir deneyler yapicagiz galiba. patronumla evde is konusmuyoruz pek ama belki sorarim :)
herkese iyi geceler
muah

Pazartesi, Eylül 24, 2007

yeni hayat


tasindim ben. aslinda tam bir tasinma olmadi daha cok gice benziyor, bir ufak bavul bir kac canta ve torbalarla sarasotaya geldim. sevgili Yen ve Master J evlerini actilar bana sag olsunlar bende onlari cok sevdikleri kadayif ve lokum ile odullendirdim. ama gainesvilledeki evimi ozluyorum. sevdicegim ve sevgili kedilerim orda, arkadaslarim orda ama is burda napalim. kalktik geldik buralara. gainesville e aslinda yakin aslinda erken kalkip gidip gelebilirim ama arabama ve bana yazik olur degmez. gerci istanbulda hemen hemen herkez 2 saat sabah 2 saat aksam isten eve gelmek ile geciriyormus. belkide normal birseydir bu ben unuttum ole yasamayi.
sabah erkenden kalktim dus aldim, bilgisayarimin basina gectim. kahvalti ettim filan guzel guzel.
yeni is , ilk baslarda biraz zor olucak, ama napalim calisicagiz
muah sekerler

Perşembe, Eylül 20, 2007

home home sweet home

Oncelikle gecmis olsun dileklerini ileten herkes cok tesekkur ederim. ellerim cok buyuk bir hizla iyilesiyor, etrafimdaki herkes bana yardimci oluyor, maasallah cok sansli hissediyorum kendimi :) sag olun var olun :)
en sonunda gectigimiz pztesi gece yarisi gainesville e ayak bastim, tabii ki atlantadan kalkan delta ucagi 2 saat rotarli kalkti, artik o saatlerde hastalanmaya basladigim icin, sessiz kaldim bu sefer, etrafimdaki insanlarda bezmisler artik, geyik yapip duruyorlardi, hep beraber gulduk filan. hatta ucaga binicegimiz kapida bekleyen anonscu kiz bilem komedyendi, ucaktaki hostesde geyik bir teyze idi. tabii ki bavulum kayboldu, ben seviniyorum bazen, eve geliyor bavul diye, ben tasimiyorum heheh, zaten elim henuz iyilesmedigi icin bavul filan tasiyamam.
yolculuk o kadar uzun ve sIkIcI ki, insan vardigi yere sanki 40 senedir gormedigi memleketi gibi davraniyor. bende bole Allah's sukur vardim en sonunda diye cok mutlu oldum. halbuse gainesville icin olmuyorum. ama sevdicegim vede dedede minik kediciklerimiz (kuculde cebime gir misali) herhalde bu mutlulugun asil sebebiydi. haftasonu gene ayrilicagiz, uhuuu. para kazanmak icin gurbet ellerde calisicagim, adeta bir mardin munih hatti sadece bizim hat 2.5 saat :)
simdi cicek yapmaya geri donuyorum
muahhh

Perşembe, Eylül 13, 2007

Sag olun var olun


benden gecmis olsun dileklerini esirgemeyen herkese cok tesekkur ederim. Dikislerim alindi, ellerim maasallah iyi durumda, fizik tedaviye de gerek yokmus. Guven Hastahanesinden Dr Sinan bey e cok tesekkur ederim, ellerinize saglik doktor bey.
Bu arada endoskopi veya kolonoskopi olursaniz size bu islemin videosunu veriyorlar, izlemek garip ama eglenceli bir duygu. Kendimi Dr HOUSE MD gibi hissettim.
Ankara da havalar serinledi, ondan pek rahatim, gainesville oyle olmayacak biliyorum. Bakalim Istanbul nasil.
Bu arada Turkiyede bu sefer 5 hafta kaldigim icin bir cok diziyi izleme sansi buldum. 84 yasinda bir teyze (kendisi aile dostumuzdur) gecen gun otururken "Ben jonun yakisikli olmadigi dizileri izlemeyi sevmiyorum" dedi. cok hosuma gitti, cunku bende ayni fikirdeyim. gavuristan dizilerinde en azindan duzgun adamlar koyarlar bizim dizilerin cogu ole hic bir ozelligi olmayan adamlarla dolu. Mesela "Ertelenmis Hayatlar", "Yersiz yurtsuz", "Senden baska", "Sila" vs. hepsi ole sanki sokaktan bulup cevirdikleri adamlari bas rol oyuncusu yapmis. "Genco" ve " Dudaktan kalbe" dizilerinin jonleri fena diil, ama birinin yuzu kildan gorunmuyor, bakimsiz, digeri ise goz kenari kirisiklari yuzunden 40 yasinda gorunuyor halbuki 25- 30 yasinda bir genci oynuyor (yani ufak bir botoks yaptirmasi lazim). Haa "zoraki koca" yi da unutmamak lazim ama ordaki jonumuzde "bakimli" olmayi biraz abartmis, karisi rolunu oynayan kizdan daha cok sac bakimi kullandigina eminim. Birde "Fikrimin ince gulu" dizisi var, tam bir burusuk suratli yasli bir adami jon yapmis, adamcagizin sesi ve oyunculugu guzelde ben niye izleyeyim sacina aklar yagmis adamin ask hikayesini, adam Sener Sen gibi sevimli de degil.
Birde dizilerin hepsi super acikli tek komik olan Senden Baska ve Zoraki koca. fakat bu dizileri umarim lastik gibi uzatmayip tadinda birakirlar. Yersiz yurtsuz tam bir kemalettin tugcu romani gibi, surekli dayak, aci, olum, ihanet var. Birde asiret eklediler ohh tam oldu.
Bu dizileri izlerken anladim ki ben macera tipi, polisiye dizileri seviyorum, ama oncelik sitcom tarzindaki diziler, hayatimizda yeteri kadar stress var , ondan beni guldurecek dizileri tercih ediyorum. Bu konuda da en basarili Senden baska oldu. eski turk filmlerini andiran konusu, balik etli bayan oyuncusu ve onun sevgilisini oynayan oglan basarili.
Evet gevezeligim tuttu simdilik bu kadar diyelim. Bu arada fotoyu amasyada kalede cektim aslinda bayramda koyucaktim ama nasip bugune imis.
muah

Cuma, Eylül 07, 2007

bugun fakrli bir cuma


oncelikle cenk in sorusunu cevaplayayim dedim, pamuklu kumaslarimi equilter dan aliyorum genelde. umarim send eistedigin gibi kumaslar bulursun.
evet simdi gelelim ankarada gecen haftama. oncelikle sevgili gaye hocaefendi ile gorustum, oglu uygar kocaman olmus, cok akilli , annesini uzlemeyen yakisikli bir cocuk olmus, darisi acalyanin oglunun basina :)
gectigimiz hafta boyunca iki gunde bir hastahane ye geldim. elimde karpal tuneli sendromu olduguna dair ciddi suphelerim vardi. Dr Sinan bey teshisimin dogru oldugunu soyledi :) ne kadar ileri gittigini anlamak icin sanirsam emg denen bisi yaptilar. basitce bilegime elime koluma ufak elektrik akimlari verip tepkime baktilar. sag el sinirlerim iyi durumda degil ondan bugun ameliyat olucagim, iki elimden de. basit bir operasyon, gece burda kalip kalmayacagim belli degil. ama hazir internet bulmusken hop atladim heheheh :)
midem kaziniyor ama yemek yemem ve su icmem filan yasak. uhuuu acim. yarin ve pazar gunude rejim yapicam . pztesi mide ve bagirsaklarima bakicaklar. yani tatilim biraz zulum ile geciyor :) ne yapalim saglikli yasamak icin katlanicagiz.
ole simdilik bu kadar muahhh

Cuma, Ağustos 31, 2007

internetsizlik

amasyadan ankaraya geçtim. ama burda net yok. ühüüü şu an bir internet kafedeyiz kardeşim ile birlikte. evet aşağıdaki fotoda babaannem var. kendisi maaşallah superdir canım benim.
amasyada bol bol gezdim. Borabay gölüne gittik, kaleye çıktık, Çakallara çıktık ve de Tokat kebabı yedik pek güzeldi, Ali Kaya bu işi iyi biliyor . yolunuz Amasyaya düşerse tavsiye ederim :)
ankara geldiğim halde arkadaşlarımı göremedim. Nigar evleniyordu, kına gecesi, ev hazırlıkları, düğün filan vardı. evimizde bayağı kalabalıktı. gelin alma olayı tuhaftı. feci ağladilar, Nigar sarıldığı adamdan ayrılamadı, birileri gelip ellerini çekip ayırdılar. sonra başka birisine sarıldı ondan ayırdılar filan fesman. Bizde kardiş ile baka kaldık. neyse ki aşağı indiğinde mütakbel kocasını görünce hemen gülümseyip kollarına koştu. tabii geriye bıraktığı insanlar hala ağlıyordu.
bu hafta sevgili gaye hocamı arıyacağım. ayça (super komik insan) ile haberleşicem.
hadi muah muah

Cuma, Ağustos 24, 2007

Amasya ya hosgeldik


Pztesi Amasyaya geldim, sevgili memleketim her zaman ki gibi cok sirin. En sevdigim dondurmadan, kaymaktan yedim. babam bana Amasya yemekleri kitabi almis onu gavuristan a goturucem insallah. Ilkokul binamiz rektorluk olmus, babamda benim okudugum okulda okumustu, babaannemde. bayagi eski bir bina anlayacaginiz. Bugun disari cikip foto cekicegiz galiba. dun yagmur yagdigi icin hava serin guzel. babaanneciklerimle kahvalti ediyorum. eski gunleri anlatiyorlar bana , bende yuz kere dinledigim hikayeleri bir daha dinlemeye bayiliyorum. eski fotograflara baktim, bir iki akraba ziyareti yaptim, iki evliyamizi ziyaret ettim. kisaca tam bir tatil havasinda oyalaniyorum. bugun Hangel yiyecegiz, Hangel Azeri yemegidir. Rahmetli dedem (kendisi cerkez idi) babamlar ilk kez sofraya getirdiginde " Bu ne boyle deve hamuru gibi" demis. Biraz sonrada " ver bakalim su deve hamurundan bir tabak daha" diyerek begendigini ifade etmis :) tarifine bakip buda ne yahu demeyin, bir kere yiyen tadina doyamaz. bizim evde hangel manti gibi beklenir. Bu arada bize terekeme ve karapapakli denildiginide ogrenmis oldum guzel oldu.
hadi ciao

Cumartesi, Ağustos 18, 2007

Istanbul-istavrit


En sonunda gecen hafta pazar vardim Istanbul'a. Kizkardesimin evinde kaliyorum, butun aile burda toplandi. Keyifimiz yerinde, aile islerini halletmekten hic bir arkadasim ile bulusamadim, ozur ederim. Her gun 4-5 saat yuruduk, hava felaket sicak ( Florida ile karsilastirinca o kadar sicak degil ama burda klima yok). Deliler gibi su iciyorum, bazi dukkanlarda guzel calisan klimalar var onlarin onunde dikiliyorum.
bugun kardesimin dogumgunu idi, onun icin bogaz gezisi yaptik bende bu fotoyu cektim. Bindigimiz gemi/ motor/ tekne sallandigi icin vede feci bir ruzgar oldugu icin cok net olmamis olabilir, kusura bamyayin ;P
muah

Cuma, Ağustos 10, 2007

Uctum uctum ucamadim

evet bugun guzelce hazirlandim, hersey tamam. havaalanina erkenden gidip check in yaptim. sevdicegime bas bas dedim vede bekliyorum. bekliyorum. bekliyorum, ucak gelmiyor. 1 saat 200 dakika sonra bizi ucaga almaya basladilar bu arada benim atlantadan giden ucagim kacti. guzel bir supriz oldu, sevgili yok-ki de bugun ucuyordu benim ucagin gec kalmasindan dolayi beraber uctuk, 1,5 saat ucakta konustuk. atlantaya varinca deli gibi terminal T yi aradim. sinirlerim bozuldu, ucak gitti tabii ama bir umut kostum baktim ucak yok. delta da calisan kadina durumumu anlattim. her zaman ki gibi domuz gibi davrandi teyze. beni 2 saat sonra kalkan bir ucaga atti. o ucakta yarim saat gec kalinca THY 5 ucagi uctu gitti. tam beste vardim chicagoya ama bizim ucak buralarda degildi artik. tabii deltaya ben napicam dedim. bana git THY e sor belki seni baska bir ucaga atarlar dediler. sizin yuzunuzden geciktim diyorum, bizim yapabilecegimiz bisi yok diyo p.... ler. neys thy e gittim, onlar sIkma canini yarin ki ucaga binersin yalniz kos deltadan otel icin voucher al dediler. heme gittim. delta daki baska bir cadi vede biyikli teyze kesin hava bozulugu vardir diyor biz odemeyiz. bu aksam sen git turkiyeye diyor. teyze ucak yok sapuk musun? neyse ki bana ordaki latin bir abi yardimci oldu, Allah razi olsun. o salak teyzeyi dinlemedi, ved e bana oteli ayarladi. birde THY den biletini git simdi al, yarina yer kalmayabilir dedi. Allah tuttugunu altin etsin abicim dedim. THY e kostum. Orda baska altin yurekli bir Turk abi vardi, her isimi halletti. THY i guzelce ovdum.
simdi oteldeyim, yemegimi odama ismarladim, hayatimda ilk kez. o kadar yorgunum ki parmagimi kaldiricak enerjim yok. yemek yiyip hop yaticam.
kendinize iyi bakin, umarim jimmus ve yoki-ki nin yolculuklari iyi gecmistir
muah

Salı, Ağustos 07, 2007

Yorgunum dostum

cok yakin bir zamanda ucuyorum, ucuyorum, ama daha once bir suru sey yapmam lazim. nerede ise 2 sene evvel Turkiyeye giderken yanimda ne foto makinami ne nufus cuzdanimi almadan gitmistim bu sefer cok dikkatli olmam lazim. sevgili almanim bana liste yap dedi yaptim bakalim ise yaricak mi?
muahhh uykum varrrrrrrrmmmmmmmm

Cuma, Ağustos 03, 2007

Kumas kumas daha cok kumas


evet ismarladigim kumaslar geldi, ama bu da yetmiyor, hergun daha fazla kumas almak istiyorum. aldigim kumaslar her zaman ki gibi japon tarzi, cantalar yapicam bunlardan. elimde olsa dukkanin butun asya bolumunu satin alirim.

dun yagmur camur altinda tampa gittik. minicik bir araba kiraladik, cok sirin hem stef hem ben rahatca sigdik once cok sevdim. ama yola cikinca arabanin kotu taraflari ortaya cikti. oncelikle yan camlarin tam aynalara baktigim bolumu bugulaniyordu, zaten anormal yagmur yagdigi icin aynalar hic bir ise yaramadi. zavalli stef arabada yoga haraketleri ile arkaya bakip araba geliyor mu diye kontrol edip beni yonlendirdi. o olmasa heralde kesin kaza yapardim. sonra araba minnacik oldugu icin yanimizdan kamyon filan gectikce savrulduk, ve yolun kenarinda biriken sular kaymamiza neden oldu. sonra arabanin sofor kapisi sadece anahtar ile kilitleniyor. bagajda ayni sekilde. dedim alman ve japon amcalar sizin muhendisliginize kurban olayim. niye ise amerikan arabalarinin mantigi benim mantigima uymuyor, kullanisli degiller bir tuhaf.
neys bugunluk bu kadar.
muah

Perşembe, Temmuz 26, 2007

bugun persembe imis.

surekli evde oldugum icin hangi gun nedir filan unutuyorum. geceleri erken uyumak icin benadryl almaya basladim. ama bir ise yaramiyor, aslinda sole ise yariyor, bes yerine 3 de uyuyorum, ama sabah kalkamiyorum gene. neys bugun azicik calisma ortamimi toparladim. sonracigima diplomami buldum. siparis odasinda ki ucusan kagitlari toparladim. ayy cok uretkenim bugun maasallah. bole elime geleni cope atmak bazen cok hosuma gidiyor. normalde hic bir seyi atmadigim icin heralde.
Ole baska bisi yok sanirsam
ciao

Pazartesi, Temmuz 23, 2007

I C H I M A M E: Ume Kanzashi

Bir gun bende boyle gercek kanzahsi yapicagim. Ozel siparis, dukkani doldurma derken istedigim gibi gercek kanzashi yapamiyorum. kozaman yapicam sonra kendi nikahimda bunlardan takicam. hehehehehhe
ay dusunmek bile bana bole hos hisler veriyor, evet deliyim heheheh

Pazar, Temmuz 22, 2007

Kapadokya, Ataturk ve alman mamasi


Dun aksam sibel yemege geldi, stef bize alman yemegi yapti. adini hic sormayin cok uzun. emme tadina da doyamadik. Sibel ( kendisi Turk damak tadina ters dusen hic bir seyi yemez) bile bayildi, cok mutlu olduk :)
arkasindan History Channel da gosterilen "Cities of the underworld" programinin Kapadokya bolumunu izledik. Cok guzel bir belgesel, firsati yakalarsaniz kacirmayin. Gainesville de yasiyan ve de bu belgeseli izlemek isteyen varsa bir daha izleyebilirim (Dvr dan silmedik). bunun uzerine bir de Ataturk belgeseli izleyelim dedi Stef. Bende Alman yapimi bir belgesel indirmistim, oki dedim. Belgesel bir guzel cikti, ben gene aglamakli oldum. tam bir sulu gozum, hele Ataturk konusunda cok zayifim. Belgesel biraz da Turkler ile Almanlarin birbirleri ile olan ortakliklarindan bahsediyor (Acalya sana da bir tane yollayim istersen), Stef in de pek hosuna gitti. Bu arada Stef de Ataturk hayrani oldu :D cok mutluyuz.
bu arada bu belgeselleri izlerken cay ictik tabii, ben bu hint cayindan demledim. sonuc: uykusuzluk, sabah kadar uyumadim, su an saat nerede ise 8 hala uykum yok, canim corba istiyor, tarhana corbasi olsaydi keske
muah

Cumartesi, Temmuz 21, 2007

Uyku mu o da ne?

evet gene uykusuz bir gece, sabah bes e kadar oturmaktan ben sIkIldIm. saat su an 1:50 ama bir damla uykum yok hatta dunyayi ele gecir deseler cikip gidicem. aksam 4 de gelinlik denemeye gittik. solutions bridal bu sefer, cok suslu bir yer, cok kibarlar, elimizi soguk sudan sicak suya degdirmediler. gelinlik secincede sampanya verdiler, ama igercek sampanya oldugunu sanmiyorum, tadi cok guzeldi. sekerliydi filan hehehe. bizde soka girdik biraz nasil olduda aldik filan diye, ama napalim kismetmis, cok begendik bu gelinligi. darisi yok-ki ve jimmus'un basina :)
tabii ki benim guzel kizima da en kisa zamanda daha guzel gelinlikler giymek nasip olur insallah.

bu arada flickr de benim fotolara yorumlar filan yapiyorlarmis benim haberim yok. en cok yorumudu sevgili koko'nun resimleri almis. maasallah kedicim pek sevimli, dusundum koko icin 100 milyon dolar verseler verir miyim onu, yok vermem canim benim maasallah ogluma.
evet ben anime izlemeye baslayim, bir yandanda vegan bir hatun icin pamuklu kumastan cicek yapicam
muah

Perşembe, Temmuz 19, 2007

Hadi Gelinlik bakalim


Dun aksam ustu Jay's Bridal'a gittik arkadasim Sibel ile. Cok eglendik, hatta gaza geldik butun hafta gelinlikci gezicez. Daha once Jimmus icin gitmistik, gene eglenceli idi ama Jimmus ne istedigini bilen alisveriscilerden, belirledigi modeller vardi aklinda onlari denedi iki tanesini begendi.Sevgili Sibel'in aklinda belirli bir model olmadigi icin, her modelden bir tane alip hepsini canla basla denedi. Begendigimiz gelinliklerin sayisi 5-6 yi buldu, orda calisan kiz hepsini begendiniz dedi filan oda sasti. Neyse ki en son giydigi 2 tane en favorilerimiz oldu ondan kelli onlarin fotolarini bastirdik filan. bakalim baska ne modeller begenicez. Bu sene bole gelinlik bakarak gecicek, sevgili yok-ki icin de gidicegim alisverise. Hepsi de guzel kizlar, onlara gelinlik giydirmek barbielerle oynamak gibi.
Yalniz gelinlikler cok agir, yani dun resmen gym e gitmis kadar olduk. Beli sakat olan arkadaslarima hafif gelinlik tavsiye ederim.
aliverise cikmak cok eglenceli, ama boyle guzel bir gun icin cikmak daha eglenceli. Sibel ile cok alisverise gitmisligimiz var. yeni kot pantalon almam lazim, sinirim bozuk ayakkabi alalim, is gorusmem var takim elbise alalim gibi genelde bunalim yada zoraki sebeplerden kaynaklanan alisverislerdi bunlar. dun ise mutlu bir gun icindi, bu aklima gelince birden cok mutlu oldum.
evet simdilik bu kadar muah

Çarşamba, Temmuz 18, 2007

Kumaslar ve ben

Bu feci hastalik ben daha miniminnacik bir cocukken basladi sanirsam. 10 yasinda iken sevgili halam kardescigim ile bana almanyada iki bebek getirmisti. Benimkinin cok sik paltosu bilem vardi. Tabii bir iki ay sonra ben bu bebege elbise yapmaya karar verdim vede anneannemin bana verdigi kumas parcalarindan etek filan yapmistim. O zaman bu korkunc dongu basladi. Kumas hastasi oldum, barbilere mayo yapmak icin 10 bin liraya kumas almistim, nasil icime oturmusdu, cunku fiyatini sormadan kestirdim vede odemek zorunda kaldim. tabii ki annem yanimda idi, oda fark etmis ama hic bisi solememis, bana hayat dersi olsun diye.
Neyse bu kotu ani beni durdurmadi, nede olsa suc guzel kumaslarda diil bende idi. Kumas dukkanlarina bayilirim. Butun kumaslara bakip dokunup top top kumas almak isterdim hmmm
DUn equilter.com a gittim. Gene bir suru kumas aldim. bu ucgen cantalari yapmak icin. tabii bana kalsa kendime yukatalar yaparim. evime yastiklar yaparim, dikerim de dikerim.

birazdan arkadasim gelicek, kendisine gelinlik bakicaz. Bu hafta iki tane bole pahali dukkana gidicegiz. benim icimde bir damla bole gelinlik denem hevesi filan yok. arkadaslarimla bakmayi seviyorum, cunku basitce alisveris yapmayi seviyorum heheh :) ama kendim icin bir bakayim filan gibi bir heves yok. ama japon gelin kiyafetini giyerim bak. hehehe. onlarda pahali ama olsun gelin kimonosu deger. gerci cokta pahali diil. neys onlardan alirim, zaten kirmizi bana beyazdan daha cok yakisiyor.uzak dogu kulturunde kirmizi senlik eglence manasina geliyor o yuzden gelinler kirmizi giyiyor. benim gibi beyaz tenli birisine kirmizi cok daha fazla yakisir. bu da kimono giymek icin bahane. bu konuyu baska bir gun irdelerim
muah

Cuma, Temmuz 13, 2007

sevimli cuma


pztesi yorgun du , cuma sevimli oldu, butun gun telefon basinda gecti hala aramam gereken insanlar var, bugun guzel bir haber aldim, hayirlisi. umarim bu guzel haberler daha sik gelir :)
aksama postahaneye gitmem lazim. foto cekmem lazim, dun gene sabah 5 e kadar calistim. ciceklerimi taktim tokalara, "hot glue" denen nesneyi hem seviyorum hemde nefret ediyorum. parmaklarin yandi ama dun oturup hem ayak hemde e tirnaklarina oje surdugum icin o kadar canim sikilmadi. ellerim bole pariltili gornuyor, hemen keyifim yerine geliyor. kadin olmak ne tuhaf bisi, azicik suslensem hemen mutlu oluyorum. cildim icin kremler almak, makyaj malzemelerine bakip denemek, parfum sikmak insanin moralini nasilda duzeltiyor. hele sevimli bir t-shirt buldu isem, altina sirin bir etek, birde rahat ayakkabi ohhh mutluluktan ucuyorum. deliyim biliyorum. gecen hafta havuza gitmek uzere yola ciktigimda flip flopum kopmustu ( japonlarda bu nazar vardi ama parmak arasi terlik kendini feda etti demek). mecburen gidip ayakkabi aldim hehe, iki dakkada iki parmak arasi aldim, tamda istedigim renklerde. ama hala daha cok ayakkabi almak istiyorum, her renk her tarz. gecen tv de jimmy choo ayakkabilarinin sahibinin ayakkabi dolabini gosterdiler, kiskancliktan catladim. bende isterem bana ne.
yarin belki tjmaxx e giderim belki guzel bir ayakkabi bulurum, dogumgunumde gelen hediye kartini kullanirim. hmmmmm dusunmesi bilem guzel.
muah

Pazartesi, Temmuz 09, 2007

yorgun pazartesi

Haftasonu erken kalktim, ama geceleri gene gec uyudum. bu st John's wort duzenli kullanmam gerekicek sanirim. her zaman "telase memuru" olarak adlandirildim bizim evde ama bununda bir sonunun gelmesi lazim, uykusuzluk tehlikeli bisi nede olsa.
Sevgili Kardis bana bir test yollamis, acaba daha cok sag beyninizi mi yoksa sol beyninizi mi kullaniyorsunuz deyo. klikleyin vede bir yapin bu testi bencileyin. ben sag beynimi daha cok kullaniyormusum. ee bu ne demek derseniz testi yapan amcalar yazmis. mantik yolumu kimse anlamazmis, butunden parcalara bakan bir bakis acim varmis filan fesman. hem bilgilendiren bir test hemde eglendiren hadi bakalim
muah

Perşembe, Temmuz 05, 2007

Uykusuz Her Gece

Saat 7:30 hala uykum yok. butun gece uyuyamadim. gevseme egzersizlerim basarisizlikla sonuclandi. aklima surekli abidik gubidik, korku filmlerini andiran hayaller gelip durdu. cogu zaman hayal gucumun zenginligi ile keyif catarim ama geceleri bu hayalgucu dusmanim haline geliyor. bugu yapmam gereken bir ton is var. gavurlarin dedigi gibi " i have to run some errands". burda ole minibus filan olmadigi icin, havanin ya igrenc yapis yapis sicak, yada yagmurlu oldugu icin bankaya filan arabaniz yokken gitmeniz zor. mesela bugun gene kapali. kesin aksam ustu indirecek.
sonra trafik cezasini oducem, bu kazadan oturu verilen. sonra kiralik araba alicaz. sonra evin kirasini yatiricaz. ayyyy simdiden yoruldum hehehe cok tembelim dimi ?
sali gecesi bir parti vardi. sevgili kizim ve ben heyvanlar gibicesine tepindik. bizden genc olan bissuru insan vardi, hepsi disari cikip sigara icti. O zaman fark ettim, Turkler cok sigara iciyor, amerikan partilerinde sigara icen o kadar az ki. Zaten burda dumansiz ortama cok alistim, Turkiyeye gittigim zaman bogazima bisiler oluyor, oksurup duruyorum.
Annem ve babam cok sigara icerdi, bende nefret ettim sigaradan. Orta okul -lise yillarinda cok yakin arkadaslarim olan Ayca ve Betul' un sigara ictigini ogrendigim zaman ikisini okul koridorlarinda kovalayip dovmustum :) Biraz asabiymisim hehehe. Tabii ki sigara filan birakmadilar. Betul' u son yillarda gormedim ama Ayca hala iciyor (muah seker). SOnra oz kardesim basladi sigara icmeye. Neyseki hem annem hem kardesim birakti sigarayi. Azerbeycan da sadece "kotu" kadinlar sigara icermis sokakta. Bazi arkadaslarimda Turkiyede sokakta yururken sigara icmezdi. Ayipmis, hanimlarin sokakta yururken sigara icmesi. Ama erkekler fosur fosur icebiliyor. Cogu insan "cool" oldugunu dusundugu icin basliyor bu merete galiba. Bu mentaliteyi de hic bir zaman anlamadim. Bence depresyon havasi veriyo. ahh ben acilarin cocuguyum gibicesine. Birde bu adam/ kadin pis kokuyordur havasi veriyor :)
stef ariyo ciao

Pazartesi, Temmuz 02, 2007

ucak bileti


guzel bir dogumgunu kutlamasi yaptiktan sonra, bugun dinlendim, arkadaslarimla bulustum filan. eve geldim hadi bilet ara dedim. anam biletler cok pahali. igrenc fiyatlari neyse ya sabir ya selamet diyip girisicem bu ise. bir suru yere telefon etmem gerekiyor. pis delta ile ucmak istemiyorum hep sefil ediyorlar adami. yada benim sansima o denk geliyor. san fran e giderken bile agzimiza mictilar. donuste maasallah hic problem olmadi. bakalim kismet, simdilik stef benimle gelmiyor. bakalim hayirlisi
muah