Cumartesi, Haziran 27, 2009

Suki'nin gozleri


Suki's eyes
Originally uploaded by offgenemi
Normalde hep bos bos bakmasina ragmen bu fotoda canim kizim, bir tanem ne sinirli bakmis gene abisine cekmis :)
cumartesi sabahi oglen olmak uzere, penceremin perdesini cektim gunes isigi evime girsin diye. bugun temizlik, is guc yapiyim diyorum, bissuru dergi kitap aldim dogumgunum serefine ( daha dogrusu canim dogumgunumde geliyo hem her sene ben kendime hediye almaz miyim diye japonyadan kitap dergi ismarladim hehehe, cok seviyorum Gogceyi naapiyim). bir yandan modern sabahlar podcastlerini dinlerim bir yandan ortalik toplarim , biraz wii fit, biraz yemek, biraz dikis al sana guzel bir cumartesi.
hava gene acaip sicak. biliyorum floridada yasiyorum sikayet etmemem lazim ama hakkaten sicak ya, dun yagmur yagi kosa kosa dukakna girdim. ciktigimda aa yagmur durmus dedim ama bir gunes cikmis, etraf buhar, resmen bugulanmis balik gibi pistim, zor yetistim arabamin ACsine. valla insan yavas yavas pisiyor burda.
ve yagmur yagmaya basladi hadi bakalim is basina.....

Perşembe, Haziran 25, 2009

Beraber ve solo sohbetler

TRT Ankara radyosunda haftaici hergun Turkiye saati ile 18-20 arasinda Eastern Time ile 11-13 arasinda yayinlaniyor. Eger Ankara disinda iseniz internet uzerinden bu programi dinleyebilirsiniz. TRT nin butun tv ve radyo programlari internette! Ve yayin cok kaliteli yani ikide bir kesilmiyor. ufak bir program kurmaniz gerekebilir hali hazirda sizde yoksa.
Ankara radyosunda baska bir suru guzel program var, benim dinledigim kadari ile az muzik bol sohbet seklinde genelde bu yayinlar. ama en sevdigim ve hergun dinledigim beraber ve solo sohbetler. Programin bloguna olan link sag tarafta bulabilirsiniz. tabii ki radyo ODTUde Modern Sabahlar programini yapan ekibin eseri bu programda. Doya doya 2 saat dinleyin hergun, su an icin podcastleri yok. ondan canli dinlemek zorundasiniz :)
muah

Cumartesi, Haziran 20, 2009

cumartesi cabuk bitti...

Iki arkadasimiza gule gule demek icin bir araya geldigimiz parti yemek yiyerek basladi, ingilizce argo egitimi ile sonuclandi. Gecenin 3-4 gibi eve geldik, uyuduk kalktik bir daha uyuduk, yani bir partiye gitmek insani boyle mi yorar? resmen yaslanmisim. Gerci Stef de uyudu ama en azindan o raki filan icti, ben butun gece su ictim (taam bir iki kutu mountain dew da ictim), yani aksamdan kalma da degilim, yok anacim, dans ettim zipladim filan her taraflarim agriyordu sabah. cok erken yaslandim ben. belki de kendimi yasli hissetmem dogumgunumun yaklasmasindan kaynaklaniyordur. eskiden iple cekerdim, simdi off gene geldi, off offfff diye ic cekiyorum.
neyse ki aksam beraber yemek yedik, dragonfly 'a gidip ayi gibi sushi yedik. yani icine ne koyuyorlarsa o sushiler dunyanin en guzel sushileri yedikce yiyesin geliyor. Ordan atlayip bizim eve geldik, bir kacimiz wii oynadi digerleri fotograflara bakti. Guzel fotograf cekebilmek cok guzel bir sey. O an ki bakis acini, duygularini bir saniyeye sigdirmak cok guzel olsa gerek. eskiden ailecek hic fotograf cekmezdik, megerse digital makinalarin cikisini bekliyormusuz :) ailecek sardirdik, ama en iyimiz tabii ki kardiss Aachii.
saat 12 yi gecti, cumartesi bitti pazar gunu yapilacak bir isimiz var mi acaba?
muah

Pazartesi, Haziran 15, 2009

Mini Yen


ver very funny
Originally uploaded by offgenemi
Maasallah, ayy bu kizlari yicem cok sirinler. gene bizimkileri ziyarete gittim, bi baktim bu sirinlik muskasi karpuz ve hindistan cevizinin ortasina oturmus, uslu uslu annesini izliyor. Bu arada anneleri bir chicken pot pie yapti, yanii acaip guzeldi. Butun tepsiyi yiyebilirdim :)
Kiz kardesi o sirada banyo yaptigi icin fotosunu cekemedim.
Bugun Joann's a gittim, tesaduf simplicity modelleri bugun icin 2 dolar, hemen bissuru bebek kiyafeti aldim hehe. bu hinzirlara dikicem elbiseler.
Bende isterim bunlardan bana ne !

Cumartesi, Haziran 13, 2009

Bebek gibi uyumak

Sonunda uyudum , ohhh be, normal bir insanim , en azindam bu aksama kadar. Su an calistigim is yerine ilk basladigimda bir uyku problemim vardi. Aslinda her zaman benim istedigim zaman uyuyamama gibi bir problemim var. Ozellikle geceleri soyle bes dakkada uykuya dalan insanlara nasil ozenirim... cocukken de boyle degildim ben, uc kardes ayni odada uyurduk, ben perdenin arkasindan cikicak sapik katiller, yatagin altindan cikicak olan canavarlar derken uyuyamazdim.
Ozi ile Aachi horrr bes dakkada uyurdu. Bazen arkadaslarimda kalirdim yada onlar bizde kalirdi, ben butun gece konusmak isterdim onlar horr gene uyurlardi. hadii sabaha kadar evden gelen bin turlu sesi dinle. tabii hayalgucu bayagi guclu olan bri insan olarak bu seslerin uzaylilardan tutun, evimizin onunde dikilen bir katile kadar herseyden geldigini dusunurdum.
uyku sirasinda da huzur yok bana, disimi gicirdatirim, kabuslar gorurum. uyandigimda sanki butun gece kosmusum gibi uyanirim. yanii hadi simdi uyku vakti denilmesi en gicik oldugum sey. Aachi cocukken "ahhh keske yemek olmasa, hap icsek" dermis bende ayni seyi uyku icin soyleyebilirim. ne yazik ki beyin benimle ayni fikirde degil. dogru duzgun uyumayinca beyin direk iflas ediyor, unutkanlik, halusinasyonlar, fiziksel agri, depresyon derken liste uzadikca uzuyor.

carsamba ve persembe geceleri bir saat filan uyuyunca ve gunduz manyak gibi canli filan olunca asabim bozulmaya basladi. dun ise gitmedim, cunku dikkatime guvenmiyorum, araba kullanmak istemedim iki gun uyumadiktan sonra :) neys, melatonin haplari tek basian hic bi ise yaramiyor. egsersiz yapiyordum , hadi ya uyumam lazim yoruldum filan diye, megerse uyku saatine yakin yapmamam gerekiyormus , ee benim vaktim yok yahuu. simdi sabah uyanip yapmaya calisicam.
sonracigima rahatlama , gevseme mp3'u buldum. onu dinledim, ve tataaaaa uyudummmmmm. hadi bakalim, benim bundan bir kac cesit bulmam lazim, cunku bir sure sonra bunlardan da sikiliyorum.
simdi bi diet mountain dew iciyim, keyifim yerinde :)


Bu arada buraya link filan koydugum Modern Sabahlar programini belki fark etmissinizdir. Radyo ODTU de yayinlanan bir program, okula giderken dinlerdik arabada, tabii sonra labda dinlemeye devam ederdim, podcastlerini hemen indirmeye basladim 2006 dan beri bu sekilde dinliyorum. Cok komik bu adamlar, araba surerken dinliyorum genelde, kac defa kaza yapmamak icin kahkahalarimi zaptetmek zorunda kaldim :) yani arabada tek basima otururken haahhhaaaa diye gulup etrafimdaki insanlara manyak imaji vermemi filan es geciyorum.
simdi ayni ekip Ankara Radyonunda (TRT) Turkiye saati ile 18-20 arasinda bir program yapiyorlar (beraber ve solo sohbetler), ve bu 2 saat boyunca belki 2 defa sarki calisiniyor gerisi sirf konusma. FL saati ile 11 de ben aciyorum internetten dinliyorum. O kadar mutluyum ki, yillardir "cansiz" podcastten dinledigim icin br turlu bunlar soru sordugunda arayamiyordum. bu programa hemen hemen hergun email atiyorum, ve hergun bu mailler okunuyor :) bu program daha cok yeni ondan cok mail atan yok , bende acaip kullaniyorum bu durumu :)
yandaki linklerde bu radyo programinin bloguna link var. gerci programi dinlemezseniz pek bi manali gelmiyor:) ondan dinleyin! unutmadan soyleyim TRTnin internet yayini basarili, yani yayin hic kesilmiyor, (radyo ODTU bu tas sana!) ses cok net, benden yildizli pekiyi aldilar bilmiyorum...

Çarşamba, Haziran 10, 2009

OĞUZ KAĞAN

Gecen gun aklima geldi bende aradim buldum, aslinda dusununce Stef Oguz Kagan's acaip benziyor :) yahşi yiğit bu Stefan ;)

"Oğuz-Han'ın vücudu güçlü ve korkunç hayvanlara benzetilirdi":

Dede Korkut masallarında da büyük kahramanların yürüyüşü arslanlara benzetilmiş ve vücut yapıları da korkunç hayvanlar gibi anlatılmışlardı. Oğuz-Kağan destanında da az da olsa bunları görmüyor değiliz. Uygurların Oğuz destanı Oğuz-Kağan'ın şeklini şöyle anlatıyordu:

Öküz ayağı gibi idi sanki ayağı
Kurdun bileği gibi idi sanki bileği.
Benzer idi omuzu ala samurunkinejavascript:void(0)
Göğsü de yakın idi koca ayınınkine!

Destana göre Oğuz'un elleri ve pençesi ayının büyük ve güçlü pençesini andırıyordu. Ama kurdun bileği başka idi. Kurt yeryüzündeki hayvanlar içinde koşma bakımından en dayanıklı hayvandı. Bir türlü yorulma bilmezdi. Bileği ince idi. Fakat o ince bilekli kurdun pençesi korkunçtu. Bir samur büyüklüğündeki kıllı omuzlar ve ayının göğsü gibi gergin ve şişkin ğögüsler Oğuz-Kağan'ın bir insan olarak ne derece güçlü olduğunu anlatmağa yarayan sözlerdi.

"Oğuz-Kağan'ın vücudu niçin "tüylü" idi":

Eski Türkler "ilk insanın tüylü olduğuna inanırlardı." Altaylarda yaşayan birçok efsanelerde bu konu ile ilgili sayısız örneklere rastlıyoruz: "Tüylere kaplı olan ilk insan Tanrı'ya karşı günah işlemiş ve bundan dolayı da tüyleri dökülmüştü. Tüyleri dökülünce de insanoğlu bir türlü hastalıktan kurtulamamış ve ölümsüzlüğü elinden kaçırmıştı. (Bir söylenişe göre) Tanrı insanı yaratırken şeytan gelmiş ve insanın üzerine tükürerek her tarafına pislik içinde bırakmıştı. Tanrı da insanın dışını içine içini de dışına çevirmek zorunda kalmıştı. Bu suretle insanın içinde kalan şeytanın pisliği ve tüyler insanoğlunun ruhunu ve ahl'kını kötü yapmıştı. İnsanın gerçi dışı Tanrı yapısı idi ve güzeldi ama; içi şeytan tarafından kirletilmiş ve şeytana benzer bir özelliğe bürünmüştü". Bu sebeple Oğus destanında bu çok eski Türk inançlarının izlerini de buluyoruz. Çünkü Oğuz-Kağan bizim gibi tüysüz değil; her tarafı kıllarla dolu ve fevkal'de bir yaratıktı:

Bir insan idi fakat tüyleri dolu idi
Vücudu kıllı idi çok uzun boylu idi.
Güder at sürüleri tutar atlara biner
Daha bu yaşta iken çıkar avlara gider.
Geceler günler geçti nice seneler doldu.
Oğuz da büyüyerek bir yahşi yiğit oldu!

Pazar, Haziran 07, 2009

bu haftasonu da bitmek uzere...


new headbads for summer
Originally uploaded by offgenemi
yok-ki ve esi sagolsun bu sabah guzelce kahvalti ettikten sonra, bissuru Wii oynadik, megersem ben bir bowling dehasi imisim haberim yokmus. bunun yaninda golf, tennis, beysbol gibi nice sporda hala felaketim :) simdi bu diger sporlari calisiyim barim. bir dahaki gorusmemizde stef'a yuk olmayayim.
haftasonu cok cabuk gecti, pazartesi hemen yarin yav! camasirlar yikaniyor, onlar daha katlanip bavula tikistirilicak. stef'im annemin arpa sehriyesi corbasindan yapti, ellerine saglik olsun., tabiii bi kazan filan var corbadan, artik hergun iceriz, mideme pek iyi geldi dogrusu.
kediciklerimide ozlicemmm ben yaaa. iki hafta cok uzun dimi? evlendikten sonra ayri oturmak biraz fena imis. hakkaten ates dustugu yeri yakiyormus
herkese mutlu saglikli, guzel haberlerle dolu yeni haftalar dilerim!

Pazar, Mayıs 31, 2009

Masal gibi bir haftasonu- Maasallah!

Bu haftasonu Saraostada kaldim, gene uyuz iki gun geciricegimi zannederken, kocacigim aradi, ben ctesi geliyorum dedi, ben tabii havalara uctum, yigidim aslanim gel dedim :)
bir yandan benim Johan'in annesigil de geliyormus, nasil tatli insanlar kusura bakmasin hic diyip Stef buralara dogru direksiyon sallarken ben sabahin 9nda Johanlarin evinde bittim , tabi ikizlerde orda canlarim bnim yirim ben onlari. sonra hep beraber "farmer's market" a gittik, ahim sahim bisi diil, bizim bildigimiz sebze meyva pazarlari bes bin basar ama olsun, napalim elimizde olanla yetinicez diyerekten dustuk yollara. Florida ya agustos sicaklar geldi bile siril siklam terledim bu pazari dolasirken, tabi taze ve ucuz sebze ve meyvalara bayildim, hemen sampanya mangosu, minik muzlar (ne yazik ki alanya muzlarindan diil), kirmizi domates, turuncu tomates (salcalik domatesin turuncusunu hayal edin, tadi amerikan domatesi yavanliginda ne yazik ki), mor dolma biber ( cig yedim bi enteresanlik yok), taze zencefil , mantar, pizza alti (kepekli ve beyaz) aldim ve hemen whole foods'a gittik. ordan da mozzarella alip ogle yemegi icin stef ile bulustuk. Phillippe's seafood gibi ismi olan bir yere gittik, cok guzel balik, deniz urunleri cinsi yemekleri var. ohhh yedik anacim. sonra antik asya(cin) esyalar satan bir dukkana gidip arkadasindan "gelato" yiyip eve geldim. stefan Wii oynayip rekorlar kirarken ben biraz kestirdim. tabii ki romantik adam stedan internetten gunes batisinin saatini buldu, ona gore aksam yemegi zamanlamasi yaptik. tabii ki alman restaurantida shinitzel yendi, hemen plaja gidildi. sandalyemizi acip beyaz kumlarla el ele tutusarak gunesin batisini izledik. tabii gunese bakmaktan gozlerim yamuldu, stefan ise "hmmm tam zamaninda batti, ne kadar dakik"diyerek gene alman oldugunu ispatladi, ben yerimde durabilen bir insan olmadigim icin hadi gunes batti kalk kalk herif! diye kaldirdim, evde feci bi wii maratonu yaptik, tabii pis herif butun hafta calismis beni acaip morartti, bende aaa kosede bocek var kocaman diye dikkatini dagitip bir kac defa beni cok yuksek farklarla yenmesine engel olsamda butun gece pis pis siritmasindan kurtulamadim. bende bu hafta calisiyimda gor!
bugun gene rken kalkip Sibelcim ve sevgili annecigi ile bulusmak uzere tampa ya gittik. ikea da bulusup gezdik yemek yedik, burdaki isvec koftelerinin inek ve domuz etiyle yapildigini ogrendik, biraz alisveris yapip eve geldik. tabii aymulduk ikimizde, artik havuza gidicek halimiz bilem kalmadi. Stefim yollarda simdi, hayirlisi ile varir insallah. ben de oturdum wii fit yaptim. 30 dakka sonra ara verdim. ici jel gibi bsii ile kaplanmis ayaklari yumusatmak icin kullanilar bir coraplar var. onlari giydim , oyy ayaklarim bayram etti, nasil mutlular simdi.

Perşembe, Mayıs 28, 2009

oy oyyyy

Hay Wii yi icat edenlerin yeri cennet olsun, tuttuklari altin olsun (oldu bu galiba), Allah butun dualarini kabul etsin (iyi niyetli olanlari)! yani benim gibi tam anlami ile tembel otesi olan insani, "ayy dur, bak 15 dakka oldu, bak simdi 20'e tamamlayim, dur 25 olsun diye bayagi bir egsersiz yaptirdi ya... bilmiyorum bu adamlar dahi.
yalniz degilim, askim birtanem Stef'im de bayildi, o da sabah aksam oynuyor, insallah vericez bu kilolari, cocuklarimiz evlilik resimlerimize bakip " aaa inanmiyorum anne ne kadar degismissin " dicek, ve bu iltifat olucak hhehhhehhe
gene gittim Yen'lerde bebislerle oynadim. artik iyice kocaman oldular (6 ay), bugun fis fis kayikci oynadik, cocuklarla Turkce konusuyorum , geceleri Cince sarki dinliyorlar kulaklar alissin diye. bol salyali ve gulumseme dolu aksamdan sonra eve geldi, tabii Yen gene nefis curry yapmisti , ohhh yedim anacim, ama eve gelince wii fit yaptim bak!
bu hafta 30 dakka ile basliyip yavas yavas arttiricam, tabii yazdigimiz projelerin bir sonu gelirse, icim disim proje oldu yaa. Benim ilgilendigim konular genelde bitki filandi simdiye kadar (2 sene oncesine kadar) ama simdi aktif olarak beyin konusunun yanindan gecen her alanda bir proje yazdigimiz icin bir cok makale okumak zorunda kaldim. en son sigara icenler konusunda bir proje yazdik sunu soyleyim, hala sigara iciyorsaniz beyniniz normalden daha kucuk, hatta onemli bolgelerin aktivitesi de daha dusuk, yani su anda zeki olabilirsiniz ama birde sigara icmeseniz super zeka olabilirsiniz. akciger filan kapkara onu biliyordumda, beyin niye ise beni daha cok etkiledi.
evet bu guzel haberden sonra bana uyku duslemek duser. sabah duzgun bir zamanda kalkip yoga yapabilsem keske, ama uyaninca o yataktan kazinmam gerekiyor adeta.
muah

Pazartesi, Mayıs 18, 2009

Ilk dans


First dance
Originally uploaded by offgenemi
Sevgili super fotografcimiz Enginden ilk fotograflar geldi, hepsi birbirinden guzel ama bu kesinlikle basilip evimizin bas kosesine konulacaklardan :)

Çarşamba, Mayıs 13, 2009

Taksilerin mersedes oldugu yer- tatli vatan Almanya!

Evlenme olayini basari ile atlattik, gelen, arayan , email atan, telgraf ceken, ve cicek yollayan hatta sadece aklinda geciren herkese cok tesekkur ederiz :) muah muah
evet, ertesi gun erkenden uyanip ayilar gibi otelin kahvalti bufesini gocurttukten sonra Esenbogaya geri donduk. Ucakta ne oldu bitti pek hatirlamiyorum , uyandigimda havaalaninda bavullarimizi bekliyorduk, pasaportlarimiza bakarlarken Stefan ilk kez benim icin "karim" dedi. Tabi ben hic bisi anlamadim, ehefrau gibi bisi galiba neyse sonra havaalanindan cikip taksi aradik, butun taksiler mersedes, hava sicak, ben yorgunum :)
ilk gun genel olarak uyuyarak gecirdim. ertesi gun Stef beni alistirma turlarina cikardi. Super Anneanne nam-i diger Oma ile tanistim en sonunda. Almancayi sirin bir dil haline getirme yetisi var kendisinin. Stefan in amigurumi yetisi belli ki Oma dan gelmis, yemek pisirme yetiside ondan. cok guzel bir tartlar yapmisti ruyalarima giricek bunlar. zaten Almanyada genel olaral pastahane mamalari super. bugun markette yogurtlarin yaninda profiterol buldum evet aynen bu isimle cikolata sosu filan ile tas tamam. buraya tasinirsak ayvayi yedim demektir
Stef in "koyu" tabii koye pek benzemiyor, super sirin evlerin bulundugu, herkesin bahcesini ozenlde duzenledigi, super bi mahalle. daha once alman evlerini sevdigimi filan hic dusunmemistim, bu gelisimde hepsine hasta oldum. acaip sirinler. kendimi Heidi cizgi filminde gibi hissediyorum
dun partimiz vardi, bol et, bol kek. oglen yemeginde ayi gibi turta, kek filan yedim, sonra aksam yemegi yedim, hava serindi,ama stef ile ben boyle serin havalari ozleyecegimizi biliyoruz ondan ohhh ne guzel diye oturduk herkesle disarda. bu sefer 5 yasindaki bir cocukla ayni dili konusmamamiza ragmen cok guzel oynadik. fotograf makinasi ile yakalamaca mesela tavsiye ederim :)
tabii bu yemekleri eritmemiz lazim ondan bugun bi satoya gittik. ismini sormayin tam yazilisini hatirlamiyorum, ama cok sirin bi sato idi. harry potter havasi vardi bu satoda. Osmanliya ait kiliclar vardi. osmanliya ok ve yaylarin ne kadar uzaklara gittigini soylediler, dhaa dogrusu soylemisler, stefan cevirdi herseyi. tabii bu satoyu ole duz bi araziye yapmamislar, tutmuslar bir vadinin ortasina dikmisler. inerken guzel aa manzara sahane sekeirm seklinde indik. geri donerken, nerden geldik bu salak satoya filan diye soylenerek ciktik. kekler pastalar tamami ile eridi gitti.
luxemburga gittik geri geldik vallahi heheh hakkaten stef okurken filan benzin ucuz diye Luxemburg a gidermis. bugunde aynisini yaptik, sato ve Trier gezisinden sonra oraya da gittik. marketten alisveris yaptik ve eve donduk. gunun en heyecanli anlari autobahn da gecti. onceleri "aaa ne super hiz limiti yok" diyordum, bugun ise tamami ile tam tersi fikirdeyim. hiz siniri konmali. ruhumu teslim ediyordum yav. korkudan uyuyamadim, bir yandan da feci uyku bastirdi yamuldum
simdi evdeyiz yarin bizi baska maceralar bekliyor. stefan bize hediye gelen kinder surprise yumurtalari ile oynuyor. neden mi boyle bisi hediye geldi ? hic bir fikrim yok :)

Perşembe, Nisan 30, 2009

part 3

hmm nerde kaldim en son, sanirsam kan verme olayinda kaldim. evet Hifzisihaya yakin olan bir saglik ocagina gittik, hayatimda gordugum en kotu "laboratuar" (cay ocagi?!?!) da kanimizi aldilar. sonra hifzisihada ben kan verdim. stef in sonuclarini aldik. benim sonuclari alamadan is gunu bitti. insallah pztesi alabiliriz. bu arada turist vizesini almisim heyooo!
Istanbula gitmek istiyoruz, bakalim Stef orayi begenicek mi? Kardis Istanbulda askerligini yapiyor, belkim onu bilem ziyaret edebiliriz. nasil ozledim kardisleri, canlarim benim.
hala jet lag gibi bisi var ustumde ogleden sonralari uyuyup semiriyorum. hava cok guzel... Belki Ist. de guzel fotolar cekebilirim :)

Salı, Nisan 28, 2009

Simdi evlilik belgeleri

hmmm burokrasi maceralarimiz devam ediyor. bugun kurtulusta bir saglik ocagina gidip kan testlerini yaptilarim dedik, aaa megersem tasinmis, yav web sitenize yazsaniza! neyse cok uzakta degildi biraz yuruduk vardik. giristeki yardim etmeye hic meyilli olmayan genc kizimiza soyledik kan testi yaptiricaz diye. " saat 11 den once gelmeniz lazim" dedi. ee kani bugun alin, testi yarin yaparsiniz dedim " o zaman kani nerde saklicazzz" diye dahice bir aciklama yapti, anlasilan aksam 4:30 dan sonra calismak istemiyorlar diye bu isi ertesi gune biraktik.
efenim cankayada evlenmek istiyorsaniz ikametgahiniz da orda olmali, ondan ikametgahimi tasimak icin eski adi SSK ishani olan Ankara'nin en igrenc binasina gittim. Yani koca devlet burolarini koymak icin daha igrenc bir yer secemezdi. Koskoca Ankarada baska bina yok demek ki. Orda calisanlara acidim. stef ile gaza gelip asansore binmek yerine merdivenleri ciktik (7 kat!!!) ve indik. benim isim nispeten cabuk halloldu, cabucak uzaklastik ordan.
yarin pasaport cevrilmesi, noterde onaylanmasi, sonra evlenme beyan formlarinin noter onayi, sonra kan testi ve sanirsam sonra evlenmeye cok yakiniz. hatta belki basvuru olayini gerceklestirebiliriz.

Pazartesi, Nisan 27, 2009

Vize anıları

simdi benim tecrubelerimi isteyenler kullanir diyerekten yaziyorum anacigim. onceden soyleyeyim, hakkaten hic bir sekilde uzman degilim sadece Almanya vizesi icin basvururken benden neler istendi filan onlari anlaticagim.
simdi ben tabii gitmeden bir hafta once telefon ile randevu aldim sanirsam 23 lira ucreti var bunun. biliyorsunuz ben ABD de calisiyorum, bende Turk vatandasiyim diye Turkiyeden basvurmam gerekir sandim. Megerse Amerikadan basvurmam gerekiyormus. tabii bunu randevu alirken ogrendigim icin, ve ucak biletlerim coktan alindigi icin ben gene pasa pasa geldim Ankaraya. Getirdigim belgeler;
1- Vukuatli nufus kayit ornegi ve fotokopisi
2- Gecerli Pasaport ve fotokopisi
3- ABD'de calisma iznimin kayitlari ve fotokopisi
4- Calistigimin yerin tatile izin verdigine dair belge
5- Isyerimden bana odenen maasa dair belge
6- Ucak biletleri
7- Seyahat sigortasi (25 lira) ve fotokopisi
8- Stef'in Amerika vize izni fotokopisi
9- Stef'in ailesinden davetiye ve fotokopisi
10- Turkiyedeki malvarligim :) ve fotokopisi
11- Basvuru formu (bedava internette ama bazilari para ile satiyor)
12- Biyometrik fotograf
13- TC kimlik numarasi
14- Kibarlik
15- Guleryuz
Alman Buyukelciligindeki gorevliler cok kibarlar. Kapida duran gorevliden , icerdeki konustugum memura kadar. Ilk once UPS zarfini aliyorsunuz (13 lira), iceri girip numara aldiktan sonra baska bir gorevli evraklarimi duzenledi , bu gorevli fotokopi unuttuysaniz ucret karsiliginda (35 kurus) fotokopi cekiyor.
Sonra siranizi bekliyorsunuz. Benim iceri girmem ile cikmam toplam 45 dakika surdu, zannettigimden cok daha kisa idi eve giderken Nimet Firindan puaca alip Stefe goturdum beraber kahvalti yaptik
Simdi sigortayi sabah 7 :30 da aldim, bu ofisler saat 6, 6 bucuk gibi aciliyormus. bes dakika surmedi, tabii pek sira yoktu.
Evet en sonunda ogrendim ki Almanya'ya aile ve ya arkadas ziyareti icin giderken Amerikadan vize almam gerekiyormus. Yani Miamideki Alman konsolosluguna gitmem gerekirmis. Su an henuz vize alip almadigimi bilmiyorum, insallah alirim tabii. Bir tuhaf oldum tabii, hani Amerikada yabanciyim biliyorum ama simdi orda yasadigim icin Turkiyede yabanciyim :) ne tuhaf dimi?
Hazirladigim belgeler Amerikan vizesi kadar vardi, ama Alman buyukelciligindeki gorevliler cok daha kibar. Mevsimden dolayi sanirsam islerim cok cabuk bitti. Bakalim pasaport ne zaman gelicek. o zaman ABD buyukelciligi daha hizli ertesi gun postaya veriyorlar genelde. Bana soylendigine gore 3-10 is gunu arasinda bir sure aliyormus.
Haa yaninizda getirdiginiz Euro nin bozuk olmasi lazim yani 100 euro ile gelip bozmalarini beklemeyin. Ben bozuk goturdum ama bazilari oyle yapmadi galiba, onlarla konuslarken duydum.
Bugun evlilik basvurusu icin vesikalik aldim. Cankaya Nufus mUdurlugunu aradim, gereken belgelerin listesini aldim, herkese orda da cok kibardi. Sonra hizimi alamadim sekerbank i filan aradim onlarda cok kibardi. bugun cok calistim diye ogleden sonra kendimi jet lag uykusunun kollarina biraktim ohhhhh 2 saat.

Pazar, Nisan 26, 2009

Geldik

evet sag salim vardik Turkiyeye. ohhh dun ayilar gibi uyudum, toplam 12-13 saat heralde, zor bela 1 de uyandim stefan acindan olucek gidiyim cocuga Nimet Firindan corek borek aliyim diye ttim kendimi disari. Stefan da uyuyormus (hayret!) neyse en sonunda kendimi sokaklara attik. bir iki halletmemiz gereken is vardi onlari hallettik. hava cok guzel serin, hafif yagisli, gunes aciyor, kuslar civildiyor, agaclar ciceklenmis. ayy Turkiyede bahar bir baska guzel cok ozlemisim :) Tabii ben tshirtle gezdim, herkes hala montlarla hirkalarla dolasiyor. heralde bizim isitma sistemimiz bozuldu AC ile yasamaktan.
Ozicik askerde Aachii onu gormeye gitmis, zayiflamis kardesim, kiyamam ben kucuk bebisime.
muah

Cuma, Nisan 10, 2009

baharimsi yaz donemi- yeni animeler

K-ON: muzik klubunun kapanmamasi icin bir uyeye daha ihtiyaci olan 3 lise ogrencisi en sonunda 4.cu uyeyi buluyorlar. iste kizlarin biri akilli, biri catlak, biri saf filan fesman. erkeklerin daha cok sevicegi bir anime.
Sengoku Basara : samurai, japonya tarihi, ve komedinin bulustugu enteresan bir anime , heyecan icinde bir sonraki bolumunu beklicem
Hanasakeru Seishounen: bissuru yakisikli oglanin icinde kosturtugu bir anime galiba. iste zengin bir kiz (babasi kizin hayati icin endiselendigi icin onu bir adada bir kaplan ile buyutmus) babasinin onun icin sectigi 3-4 erkek ile tanisicak, bakalim ne gibi bir sacmalik bu
Hayate no Gotoku!!- 2: hayate nin yeni sezonu, uykudan once izlemek icin mukemmel bor anime
Examurai_Sengoku: hic bisi anlamadim bu animeden, bir sur adam birbirini dovuyor, eski japonyada. hic zahmet edipte izlemeyin
Cross_Game: ayni gun dogduklari icin olsa gerek cok iyi arkadas olan bir kiz ve bir oglan var. bunlar ilkokulda sanirim. herkes ikisinin ciktigini saniyor, kiz oglana biraz yaziyor, ama cocuk azicik salak anlamiyor. tam jeton dusuyor, ertesi gun kiz oluyor. hadi bakalim simdi kizin kucuk kizkardesi ile bu cocuk ayni okula gidicek galiba, ve ikiside beysbol konusunda yetenekli
Higepiyo: sakalli, icmeyi ve yemeyi seven iricene bir ordek " yavrusu", komik!
Shangri-La: hapishaneden yeni cikan kahramanimiz ilerde lideri olucagi grubuna geri donuyor. bu grup biraz mafya gibi bisi anladigim kadari ile. yasadiklari zaman dunya biraz sicmis durumda, carbon kredisi filan odeniyor, binalar yikik uzerinde bitkiler buyumeye baslamis ve heryer venedik gibi sular altinda
Eden of the East: bu guzel bi anime, simdi, dunyanin merkezini beyaz saray olarak benimsemis liseli bir japon kiz, beyaz sarayin bahcesindeki havua bozuk para etmaya calisirken tabii ki polisler geliyo, tam o sirada ciplak bir japon oglan elinde silah ile kiza dogru kosmaya basliyor. ehh burdan sonrasinida izleyin canlarim, ben sevdim
Tears to Tiara: simdi bunun hikayesini cok iyi anlamadim ama bir koyun lideri oglan prens diger erkeklerle ava cikmisken koye bir takim kotu adamlar geliyo ve kizkardesini kaciriyorlar. amaclari bu kizi seytan gibi bir seye kurban edip, bu seytanin tekrar dogmasini saglamak. prensesin ozel bir gucleri var ama belli ki kendisini savunmak gibi bir yetisi yok. neyse tabii ki kardesi pesine dusuyor tam kizi seytan yemeden ortamlara daliyor. bakalim ikinci bolumde ne olucak.
Pandora Hearts: bu da karisik bir sey, hic bisi anlamadim, zengin bir ailenin oglu 15 yasina girdigi icin ergenlige giris partisi veriliyor bu partide birden yillardir calismayan bir saat calisiyor ve herkese dev bir tavsan gibi gorunen ama bize kucuk bi kiz gibi gorunen birisi ortaya cikiyor. ayni anda bir suru pelerinli tipler oglani cehenneme gondermeye calisiyor, yani tam bir essek kacti palan doktu. ama tbai merak ediyorum bir iki bolum daha izlerim bakalim.
Guin_Saga:herkesin garip guclerinin oldugu bir krallik Mogol saldirisi altinda ama bunlar bizim bildigimiz mogollar diil tabi. neyse prens ve prenses kacabilsin diye herkes kendini feda ediyor ve bu cocuklari teyzelerinin yanina isinlamaya calisiyorlar ama bir hata yuzunden cocuklar ormanin icine dusuyor. orda tam Mogollar bunlara saldirirken kafasina leopar maskesi takilmis iri yari bir adam cocuklari kurtaruyor ve beraber yolculuk etmeye basliyorlar., bunu da devam ettiricem.
Tayutama:igrenc...
Phantom: bu animede bir oglani kacirdilar ve beynini yikayip mi ne yaptilarsa oglan hitman gibi bisi oldu. ayni kendisi gibi bi kiz var, anca birbirlerinin gozlerine bakiyorlar. azicik bayik ama bir ikinci bolumunu izleyim ondan sonra karar veririm
07-Ghost: oksuz-yetim vede kole olan bir cocuk bi sekilde bir zengin aile tarafindan kurtarilmis ve askeri bir okula gidiyor, cok basarili bir ogrenci hayati surdururken birden babasinin nasil olduruldugunu hatirliyor ve katili ile burun buruna geliyor. bissuru yakisikli adam var izlicez tabii.
Natsu no Arashi: guzel kizlar zaman yolculugu yapabiliyor, tipsiz bi oglanda bunlarla takiliyor. izlemicem...
Ristorante Paradiso: henuz izlemeyedim, ormantik bi havasi var, bayabilir ama dedigim gibi henuz 1. bolumu bilem izlemedim
Saki:majong oynayan kizlar, bu erkekler icin bi anime, beni bayar
Charady no Joke na Mainichi: resmen fikra anlatiyorlar, cok kotu..
Senjou no Valkyria: Gallian Chronicles: askeri okula yazilan bir kizin hikayesi tabii ki yakisikli bi oglan var hemde generalin oglu, vede sirin bir kiz kardesi var filan fesman, bunu sevdim.
Souten Kouro : eski Turk destanlarini seviyorsaniz ( ki ben severim) bu anime super. ilerde hukumdar olucak bir gencin hayatini anlatiyor. bunlar cin hanedanliginin prensleri galiba..., cizim tarzi filan cok guzel. izliciiim.
henuz bakamadigim bir iki tane daha yeni anime var, ama ne yazik ki Nikah-Balayindan dondugumuzde izleyebilicem. :) gecen sezonu bilem bitiremedim daha ayip dimi ?
muah

Pazartesi, Nisan 06, 2009

sevgili yapraklarim

iste benim yapraklari anlatan bolum boyle basliyor hehehe :) igrenc bi laf ama sevindirik oldum heheheh
maasallah

stitched jewels


stitched jewels
Originally uploaded by offgenemi
hhhehehheheh, benim agac yapraklarina benzeyen tsumami kanzashi ignelerim bu kitapta... nasil yapildiklarini filan anlatiyor. yeni cika bir kitap dogal olarak, ama cok mutluyum heheh Maasallah :)

Cuma, Mart 27, 2009

Bahar geldi hosgeldi


pink and citrus brooch
Originally uploaded by offgenemi
evet, bahar geldi, hatta buraya yaz bile geldi, disarda biraz dolasinca terlemeye basladik. bugun acaip bir ruzgar var. panera'nin etrafindaki yasli teyzeler amcalar ruzgardan bir kac defa dengelerini kaybettiler :)

dun aykkabilarimi aldim, bugun elbisemi, tabii ki bir iki duzeltme yapilmasi lazim. ama evimde ya simdi ondan mutluyum.
galiba evimin yakinda bulunan havalani sebebi ile surekli olarak bu evin sallandigini hiseediyorum. anam deprem mi oluyor derken alistim. ama bu ara o kadar ucak dustu ki bazen aklima kotu dusunceler gelmiyor degil.
Butun hafta grant yazdik, eee bilim insanlari boyle para istemek zorunda, iste su hastaliga care olabilicek bir molekul uzerine calisicam, lutfen bana bir yuz bin dolar, varsa milyon dolar verin diyoruz. insallah verirler :) bu paranin buyuk bir kismi 4 sene kadar insanlarin maasini karsilayacaklari icin bayagi onemli. malum adi artik super sIkIcI gelen krizzzz. Ben NPR in Planet Money podcastini dinliyorum, bir cok anlamadigim konsepti anlamama yardimci oldu bu podcast. haftada 3 defa :)
haaa ingilizce basicagimiz davetiyeler geldi taam nikaha cok az kaldi ama olsun napalim tarihini cok gec ogrendik :)
mucks