Cumartesi, Mayıs 03, 2008

biraz gec oldu ama :)


once sevgili kardesimin 23 nisan fotosunu koyayim dedim bloguma tabii 23 nisan gunu, ama tabii ki o gun vakit yetersizliginden fotoyu hazrilayamadim, kismet bugune imis, idare edin artik :)
benim kardis ortada kamerya " beni maymuna benzettiniz Allah belanizi......" der gibi bakan oglancik. nasil sinirli atletik bi cocuktu, yerim ben onu :)
evet bu hafta neler oldu
dis hekimine gittim (disci denilmesine kiziyorlar). geceleri dis gicirdattigim icin ozel kalip yaptiricaktim, adam benim dis etlerime takildi. megerse dis etlerin saglikli degilmis. eger ficalarken dislerini kaniyorsa hemen doktora gidin. paraniz yoksa biriktiremeye baslayin, ve biriktiriken gunde 3 defa fircalayip , mutlaka ve mutlaka dis ipi ile temizleyin. yoksa dis temizleyen ablalar benimkini oyduklari gibi butun dis etlerine cirt cirt cirt o sivri aletleri batirirlar. bunu niye anlatiyo manyak mi demeyin , 20nci yas dislerimi ameliyatla aldirdim, kanal tedavisi yaptirdim hicbirinde bu kadar canim yanmadi. dis etlerinize iyi bakin anacigim. DIs etleri hastalaninca disleri tutmazmis, bir yandan da kemik kayibi olurmus, en sonunda disler dusermis. Korku filmi gibi, kadin bana bunlari anlatinca bes yasinda ki cocuk gibi korktum. tabii ki herkes ile bunu paylasmak istedim. simdi dislerim temiz, is yeri icin ayri bi dis ipi aldim filan, hersey yolunda maasallah
muah canlar

Cumartesi, Nisan 26, 2008

Dinledigim podcastler


Bol bol gulmek icin; Modern Sabahlar Radyo ODTU de uc gencin sabahlari 7-10 arasi yaptiklari super komik bir program. Genelde gazetelerdeki minnacik uyduruk haberleri okuyup dalga geciyorlar. Moraliniz bozuk ise Ege, Fahir ve Oktay ile takilin, butun dertlerinizi unutun.
Dusunduren, gulduren, aglatan podcast; This American Life adindan da anlasilacagi gibi amerika da yapilan bir program , her hafta belgesel tadinda bir kac konu uzerine bir iki insanin hikayesini onlarin agzindan dinliyorsunuz. Uyurken dinlenilicek gibi degil. Surekli ayy bi sonra ki cumle ne olucak diye merakla dinliyor insan. Ayrica bir cok amerikalinin aksine olaylara degisik acidan bakmayida cok iyi beceriyorlar.
yok-ki eminim sen seversin bu programi :)
Ciddi psikyatri podcasti;
Psychcast: Expert Interviews Sikca update edilen bir podcast degil, ama konuklar uzman olduklari konularda bayagi enteresan bilgileri paylastiklari guzel bir program yalniz mikrofonlari biraz kalitesiz, telefon kullandiklari icin bazen dinlemesi biraz zor oluyor.
Geyik psikoloji programi; My three shrinks adinda anlasilacagi gibi 3 ruh ve sinir sagligi doktorunun geyik muhabbetinden olusan bir program. onlari dinlerken bir yandan da yeni bisiler ogreniyorum. Uykudan once icin ideal bir program :)
elbette, tabii ki animeleri irdeyen bir podcaste ihtiyacim var. DInledigim 15 yasindaki bir suru gerizekalidan sonra Anime Pulse'i bulunca cok sevindim. Yolda dinlemek icin ideal, cogu zaman begendigimiz programlar ayni cikiyor, aynen benim gibi ecchinin cilkini cikarmis olan animeleri sevmiyorlar. aferim cocuklar, devammmmmmm.
Japoncayi ufak ufak ogrenmek icin Survival phrases -Japanese; arada bir dinliyorum, cok kisa programlar zaten. her gun bes dakika ayirip bisiler ogrenmek mumkun.
Bu podcastler araba kullanirken, spor yaparken, labda calisirken, bilgisayar basinda istatistik hesaplarken beni yalniz birakmiyorlar. Sanirsam konusan insalarin sesleri en guzel muzik :)

Pazar, Nisan 20, 2008

Baş Baş Deja

Fotodaki guzel kiz sevgili Deja. Sahipleri (ebeveynleri) biyolojik bebeklerini karsilayacaklari icin Deja yi bize emanet ettiler. Weimaraner cinsi 2 yasinda yaramaz, bayai heyecanli bir kiz. Ben guzel bir fotosunu cekemedim hepsinde boyle gezinip duruyor. SOn bir kac senedir National Geographic kanalinda cikan DOg Whisperer programini izleyip " bende kopek gezdirmek istiyorum" diye miziklaniyordum, Allah bu firsati ayagima yolladi, hemde en guzel ( asil!?!) buldugum kopek evimizde bi hafta kalicak diye cok sevindim. Kendi evinde de bir kedi ile yasadigi icin Deja bizim kedileri cok sevimli buldu ( bizim derken Mackey ve elsa dan bahsediyorum). ama kediler onu hic sevmedi, hislamaktan , tukurmeye, pence atmaktan, cirmalamaya kadar her turlu nefret gosterisini sergilemekten hic cekinmediler. zavalli elsa 1 hafta boyunca benim odamdan cikmadi. aksamlari eve geldigimde dejayi kafesinden cikayip bahcede "ihtiyac" gidermesini sagladim, sonra 15 dakkalik yuruyuslere ciktik. daha cok o beni yurutuyormus gibi gorundugu icin yuruyusler kisa surdu. buyuk oldugu icin bayagi guclu bir kopek cektim mi goturuyor. arada bogulurum filan hic dusunmuyor. benim bayagi kosturmam gerekti. bu kadar saglikli egsersiz yeterli diye eve atiyordum kendimi ama deja hic durmuyor sabahlara kadar ortalikta fink atiyordu. cuma gunu ben kacip gainesville e geldim. iki gun daha kalmis bizim evde simdi kendi evine gitti.
bu kisa ziyaretten bana cikan dersler.
1) buyuk kopekleri evde beslemeye kalkma, kedilerin hosuna gitmeyebilir.
2) sadece " ayy bayiliyorum bu kopek cinsine " diye tipine bakip kopek secme, karakterini degerlendir.
3) kopek cok kucukken dislerini fircalamaya alistir, yoksa stef kesinlikle izin vermez
sanirsam bizim Sivas Kangali en guzeli. ilerde kocaman bahceli bir evim olursa ( ciftlik gibicesine bi ev ole sehir yakinlarinda 3 metre karelik bir bahce degil yani) heyecanli filan demem alirim kopek, onlara guzel evler yapariz isitmali , klimali filan guzelce yasarlar. Hemen hayalini kurdum dimi?
:)
muah

Cumartesi, Nisan 19, 2008

Yazilacak cok sey var aslinda

Aklimda cok sey var bloguma yazicam bunu da diyorum ama vaktim yok. barim neler hakkinda yazmak istiyorum onun bir listesini yapayim :)
1) en sevdigim anime listesi
2) gecen hafta evimizde misafir olan Deja
3) boyadigim ipek kumaslarin katalogu
4) yeni anime listesinin devami
5) psikolojik hastaliklar
6) dinlemekten hoslandigim podcastler
7) kedi hizmetkarlarina ogutler
simdilik akilma gelenler bunlar birgun oturup yazicam hepsini insallah
iyi haftasonlari diliyorum herkese
bu arada acalyacim oglunun merdivenlerden inisi butun hafta gozumun onunde idi. insan morali bozukken o video yu izleyip gulmeli
muahhh

Cuma, Nisan 11, 2008

Ilkbahar anime sezonu 2008

Aslindabu sezonda cikan daha bir suru anime var bunlar benim ilk bolumlerini izleyebildiklerim. Daha ayrintili bilgi icin Anime database ' e gidebilirsiniz.















TO LOVE- RU: Hikayemiz ortaokul lise caglarinda olan ve okulun en akilli, kibar ve guzel kizina asik olan delikanlinin etrafinda donuyor. Sevdigi kiza ne zaman neler hissettigini soylemek istese basina abuk sabuk olaylar geliyor. Gene kalbini " nerede ise" acacagi bir gunun sonunda kuvette neden bunlar benim basima geliyor seklinde dusunurken birden uzayli bir kiz kuvete isinlaniyor. Bu kizcagiz kendi gezegeninden kacan icat yapmayi seven sirin bir kiz. Tabii ki bu kizin oraya cikmasi bir cok komik olayi fisekliyor. Benim dusuncem ; izlemicem, super ecchi , hikaye biraz degisik hatta komik taraflari bile vardi ama surekli kizlarin memelerinin zipladigi, ve donlarinin gorundugu bir animeyi izlemem icin bayagi komik olmasi lazim (bkz. Umisho)

KURENAI: 7 yaslarinda bir kizi buyuk japon stili saray gibi evinden iki kadin kaciriyor. Minik kiz hic bir sikayeti yok, anladigim kadari ile babasi biraz obses olmus bu kiz ile, karisi oldugunden beri belki. Neyse bu iki kadin bu minik kizi 15 yasinda tek basina yasayan bir oglana teslim ediyorlar. Oglan kizi koruyacagina soz veriyor ve evine aliyor. Macera, drama birazda komedi var gibicesine, bunu biraz takip edicegim. eger bu salak oglan bu yedi yasindaki kiza asik olursa ve kizi opmeye filan kalkarsa tabii ki diziyi izlemeyi birakicam. One yaa demeyin ne yazik ki bu bazen animelerde oluveriyor.
CHI'S SWEET HOME: bunu 0-33 arasi herkes izleyebilir. ben 33 yasinda oldugum icin 33 de sinir cizdim. yavru bi kedicik annesinden ayriliyor, evini ararken kendisi gibi minik bi cocuk ile karsilasiyor ve olaylar heyecan ile gelisiyor. tabii ki aslinda hic heyecan yok, ama kedi super sirin, ve kedilerin davranislarini guzel yansitan bir anime. her bolum 2.5 dakika. basindaki sarkiyida atarsniz 1.5 dakka. gulumsemek icin guzel bi mola dimi :) cizim guzel, fikir guzel, sanirsam bu daha once manga idi ama tam emin degilim, sirin bisi kedi severlerin cok begenecegi bir yapim :)
KANOKON: Ya konusunu anlatmasam olur mu, bu ecchi otesi, tilki- kiz (kitsune) kendinden bir sinif asagida olan ufak tefek bir oglana asik oluyor, ama cocuga bir tecavuz etmedigi kaldi, aslinda onu da yapicakti da erkek kardesi girdi sinifa. tarzim degil deyip siradaki animeye geciyorum
BUS GAMER: Lise ogrencisi uc oglani sirket yoneticileri cagirip bizim adimiza bir oyunda ekip halinde yer alin diyorlar. Once beraber calismak konusunda biraz isteksiz olsalar bile sonunda kazanacaklari parayi dusunerek oyuna katiliyorlar. Oyun bir binada bekleyen baska uc kisilik bir ekipten "Bus Game" adli cdyi almak. Cd yi ele gecirdikten sonra da bir sonraki oyunda cd yi korumakla yukumluler. Yorum: cizim hosuma gitmedi, hikaye hic ilginc degil, cok bilindik karakterler, kisacasi, cikkk izlemicem.

ALLISON AND LILLIA: bu anime bana ghibli filmlerini hatirlatti. gayet temiz bir cizgi filme benziyor. gene lise caglarinda caliskan bir oglan, yazin hala okulda agaclarin altinda kitap okumayi seviyor. yasadigi gezegen dunyaya benzesede dunya degil, ulkesi komsu ulke ile savas halinde. efenim bu ojulda ole pineklerken, bahceye bir ucak konuyor, yakin arkadai allison suruyormus megerse ucagi. allison orduda pilot ama daha cok tamir bakim olaylari ile ilgileniyor. bunlar bizim oglanin motosikleti ile dolanirken yasli bi amca beni evime bi atabilirmisiniz diyor. bular oki diyip amcanin evine gidiyorlar. orda bi cayimi icin diyor amca bunlarda amca geyik bayagi diye taaam diye oturuyorlar. amca bunlara ben cok degerli bir hazinenin yerini biliyorum diyor, ama hazine dusman devletin sinirlari icinde, tam adamcagiz ayrintili bilgi vericekken amcayi devletden birisi sen vergini tam odememissin diye apar topar alip goturuyor. bizimkiler ya bu adami resmen kacirdilar gozumuzun onunde diyerek peslerine dusuyorlar. amcayi ucaga atip goturduklerini anlatinca, bunlarda orda bulunan bir ucaklar amcanin pesine takiliyorlar. bakalim haftaya ne olucak. cizim guzel, hikaye ne cok degisik, ne cok bilindik, su an icin mantigi asan bi olayda olmadi yani izlememem icin hic bi sebep yok. :)
DRUAGA NO TO:AEGIS OF URUK: ilk bolum parodi o yuzden hala konun ne oldugunu bilmiyorum ama cizim cok guzel, yazarlarin espri anlayislari bayagi iyi. I am intrigued :) heheh bakalim bir sonraki bolumler nasil.
ITAZURANA NO KISS: Lise caglarinda bir kizcagiz asik oldugu olana hislerini acar ancak oglan kizi feci bi sekilde reddeder. uzgun bi sekilde evine donen kizcagiz babasi ile konusurken arkadaslari gelir. O sirada minik bir deprem yeni aldiklari evin cokmesine sebep olur. Babasinin bir arkadasi illaha bizim eve gelin bizde kalin der. Bu arkadasin evine gittiklerinde asik oldugu oglanin da orda yasadigini gorur ve olaylar gelismeye devam eder. Tam benim tipim olan bir anime belli ki Shoujo bu donem yakisikli ve kendini begenmis super oglanlara asik kizlarin hikayelerine takilicaz belli ki :)
ZETTAI KAREN CHILDREN: uc kiz var, bunlarin super gucleri var "esper" deniyor bu kizlara, konusu yok gibi bisi, super sacma be gicik hic sevmedim, komik gibi gorunuyor ama komik degil. Ilgilenenler anime database den daha cok bilgi alabilirler.
BLASSREITER: motosikler yascisi olan bir adam yaris esnasinda robot insan karisimi bir yaratigin saldirisina maruz kalir ve felc olur. Bu yaratiklar sehrin bir cok yerinde ortaya cikarlar ve ozel bir ekip bunlari etkisiz hale getirmekle yukumludur. felc kalan adamin eskiden calistigi bir ogrenci bu ekibe dahildir. bu arada felc olan adama bi kadin yaklasir ve ona bir hap verir. bu hap motosiklet surucunu robot gibi bisi yapar. bu da meccha denen tip bi anime robot filan var icinde, gene tarzim diil diyorum. cizim filan cok guzel ama konusu beni hic cekmedi.
SOUL EATER: shinigami olan bir kiz silahi ile insanlari olduren yaratiklari avlar ve silahi bu yaratiklarin ruhlarini yer. tabi bu anlattiklarim byagi sacma geliyor ama ilginc bi anime bu, cizim degisik ve bayagi basarili, konusu enteresan ve komik. uyumadan once izlemek icin ideal gibicesine.
WAGAYA NO OINARISAMA: daha izleyemedim uhuu, ama cizimi guzel gibi
SPECIAL A: gene bir lisedeyiz, bu lisenin A sinifindaki ogrenciler okulun en basarili 6-7 ogrencisi, bu yuzden ayri bi sinifta ogrenimlerine devam ediyorlar. okulun en basarili ogrencisi yakisikli ve, akilli ve sportif bir oglan ve bu oglan ile yarisan iki numarali ogrencide bu animenin kahramani.

Pazartesi, Nisan 07, 2008

Yeni anime sezonu basliyor

Izledikten sonra yeni animeler hakkindan daha uzun bir yazi yazicagim, ama blog a bir cok kisi 2008 ilkbahar sezonu animeleri icin gelenler var onlar icin bir link veriyim
Anime database
bu web sitesinde sol tarafta "calender" diye bir link var ordan japonyada yayinlanacak animeleri gorebilirsiniz. :)

Pazar, Nisan 06, 2008

Japon kumaslari

Bunlar benim mutluluk kaynagim , henuz hangisi ile ne yapicagimi bilmiyorum.

Perşembe, Nisan 03, 2008

Hayat opucugu


Bugun is yerimde beni kayit ettileri bir ilk yardim dersine katildim, uc saat surdu, once off buda nerden cikti dedim, ama sonra iyi ki katilmisim hem eglenceli hemde kendime biraz daha guvenim geldi. TRT de surekli cikan minik filmler vardi, iste birini elektrik carpmis napicaz filan, yok birisi bogulmus napicaz. ben sapik gibi bunlari izler dururdum. en sonunda praktis yapabilicegim bir ortam yaratilmis oldu. Hayat opucugu nasil verilir, kalp masaji ne kadar uzun yapilir, sonra mini elektrosok makinasi nasil ne zaman kullanilir filan ogrendik. hatta minik bir sertifika bilem aldik. yalniz gosterdikleri filmlerdeki tipler cok komikti, bole hintli tipl tombulcana bir amca kendine konusuyor, yerde yatan mankeni sarsiyor, beni duyuyormusun filan diye. ben tabiii kikir kikir guldum. neyse ki hocamiz beni azarlamadi. hehe, ole eglendim bugun. fakat kalp masaji cok uzun ve yorucu. bileklerim agridi, yahuu.
karsiniza bir firsat cikarsa mutlaka bu dersi alin, ne zaman nerde ihtiyacimiz olucagini kimse bilemez dimi?
muah

Çarşamba, Nisan 02, 2008

Muptela

Bu aralar kafayi kafa hastaliklarina taktim, gecen cuma kardesim disleksiklik hakkinda bir yazi yolladi. Butun gun bos vakitimde disleksiklik ile ilgili yazi okudum. Hatta bu konuda ciddi arastirma yapma gazina geldim. sonra borderline sendromu geldi aklima, hadi onun uzerine yazilanlari oku dur bakalim. biraz once aspergers syndrome'unu okuudm, tiklere gectim, tourette sendromunu dolanip geri geldim. her turlu anormallik cok ilgimi cekiyor. hastaliklar bunlarin basinda tabii. doktorami bitki hastaliklari uzerine yapmam tesaduf degil sanirsam :)
bugun sole bir yarim saatimi de nette psikolojik sorunlarini yazip tavsiye bekleyenleri okuyarak gecirdim. napalim burda gonul abla bulamadim bunun ile idare ediyorum. turkiyede olsam en sevdigim kose olan dr h dumen 'in tavsiye kosesini okurdum. Nasil komik, kac kere gulmekten yarildim. tabii bazilarini okurken insan uzuluyor ama neyse ki dr dumen in hep soyleyecegi komik bisiler var.
zaten bu kadar stres alinda yasarken ne kadar gulsek kar dimi?
muah

Pazar, Mart 30, 2008

sarasota da bir haftasonu

askim benim memlekete geldiiiiii. persembe aksamnindan beridir beraber yedik ictik, gezdik ohh beee. tabi minik kuzularimi ozledim, kokom ve sukim ama napalim gelecek haftasonu gorusecegiz insallah.
benim is yerinden arkadaslarim basmati rice ve bal ile bira yaptilar, ctesi toplanip onu ictik. tabii ben gene icemedik, anacim aci napiyim icemiyorum, eskiden guzel icerdim simdi o yetenegim uctu. oyunlar oynadik. yedik ictik. yemekler nefisti. yen guzel tavuklar yapmis, turk usulu kofte yapip domes sosundan pisirdi filan acaip guzeldi. stef alman bakkalindan sosis aldi. millet bayildi onlara. ekmek, ketcap, hardal hep alman dukkanindan alindi. ekmek bayagi guzeldi. hepsi bitti ama.
size tavsiyem eger bole guzel yemekler varsa peynir tabagi yapmayin, uc kilo filan kup sekilde kesilmis peynir var su anda evde. dondurduk. yen fondue yapalim dedi, bakalim ne zaman yapicaaaz.
fotolarin hepsi yen de bana yolladigindan bir iki foto yuklerim buraya
muahhhhh
g

Pazartesi, Mart 24, 2008

piknik guzeldi ama ceketim nerde :(

ctesi gunu, memet'in serefine okulumuzun golunun kenarinda kahvalti- piknik yaptik. daha guzeli sizlere nasip olsun. yedik ictik, stef le ben kactik. gene cok mesgul gecti haftasonu, aslinda ctesi gecesi turk gecesi vardi, biz evde oturduk. ben stef'e anti tarnish jewelry pouch yapmasini gosterdim, kendim bir kac tane diktim, kumas kestim filan. Sonra, "Perfume " filmini izledik. 10 sene once kitabini okumus ve cok sevmistim. film kitabi bayagi iyi takip etmis, ama tabii kitabi cok guzeldi. hic bir film kitap kadar guzel olamaz nede olsa.

pazar gunu gec kalktim, basladim calismaya, aldigim kimonolari sokuyordum. aklim sira hepsini sokup utuleyip, hafta boyunca yaptigim ciceklerin fotolarini cekip bavulumu hazirlayip 10nda uyucam. ama tabii ki bole olmadi, bir tane kimonoyu, diken kisi hem dikis makinasi ile , hem de el ile dikmis. bir de minnacik dikmis. butun gun sok sok sok ugrastim. gozum cikti. tabii ki aksam ustu yapilan mangal i kacirdim, utu filan hak getire. saat 11 de zor bela uyumak uzere odama gittim. sabah arabaya gidince bi baktim, ceketim yok. salak gibi piknik yerinde unutmusum. galiba orda kaldi, uhuuuuu hep boyle sevdigim seyleri kayip ediyorum.
bu arada bugun yasadigim 11955nci gun. ;)

Çarşamba, Mart 19, 2008

suki loves daddy's ass

gene bi koptum, napiyim anacim mesguldum. gene calismam lazim. yakinda ucucam.
ama suki nin bu resmi cok sirin maasallah, babasini cok seviyor
muah

Salı, Mart 11, 2008

Saat 2:30 A.M. space shuttle launch


Bugun stef in dogumgunu ( Iyi ki dogdun askim!). Tam bugune bir uzay mekigi ucusu tesaduf edince evimizde oturamadik. Stef bir arkadasi ile Gainesville den sarasotaya geldi, ben Jodie ile onlara katildim gece 11 de titusville de space center in karsisinda idik. saat 2 :30 am de ucus gerceklesti. tabii benim gibi beceriksiz bir fotocu anca bole bisi cekebilir. hava cok bulutlu oldugu icin bizde cok fazla goremedik, ama gokyuzu gene gunes dogmus gibi aydinlandi. jodie ve sara bayildilar, stef ile ben gene mest olduk. keske agca burda olsaydi, ne guzel fotolar cekerdi canim kardesim (maasallah).
geri donmek icin yola ciktik ama anacigim o minnacik sehir nasil kalabalik, sehirden cikmamiz 4 u buldu. highway de ne yazik ki dolu idi, milim milim ilerledi yol. sabah 8 de sarasotada idik, yamulmus bir halde kendimi koltuga attim. ohh be sag salim geldik Allah' a sukur.
eger sansiniz olursa gece ucuslarini kacirmayin, super guzel bir goruntu, insanoglu arada bir cok guzel, anlamli basarilara da imza atabiliyor demek ki. kolay gelsin NASA...

Cumartesi, Mart 08, 2008

sag salim geldik

sevgili Yok-ki ve esi dun beni aradilar, "aman dikkatli ol, yollarda cok kaza var, yagmur feci yagiyor" . nasil duygulandim, Yogi de babasi aramis cunku tornado watch var bu gece gainesville e gitme diye. benide arkadaslarim aradi, sevenim varmis demek ki :))))))
baslangicta yolda bisi yoktu hatta biraz bostu normale gore, ortalarda yagmur bastirdi, modern sabahlari kapadim, ve dualarima basladim. boyle bir yagmuru Turkiyede gormek olanaksiz, oyle bisi olsa kesin heryer tikanir, sular tasar sehir sistemi coker. yagmurdan arabanin ucunu gormuyorsunuz, hangi serittesiniz, yolda misiniz zor bela yanlarda arada bir gordugunuz sari cizgi ve serit reflektorlerine dikkat ederek direksiyonu kullaniyorsunuz. ben dua disinda hic bir sey kullanamiyorum vallahi. bir yandan da simsekler cakiyor. tam bir korku filmi. neyse bu en fazla yarim saat surdu. benim gittigimi yonde cok kaza yoktu Allah a sukur. bu asfalt yollari nasil yapiyorlar acaba, yolda su birikintisi hemen hemen hic yoktu. darisi turkiyenin basina.
uzun lafin kisasi ben de Yogi de sag salim geldik, Yogi daha gec geldi , o bir kac kaza gormus cogu kaymis arabalarmis. Polisler herkese ceza yaziyormus. Burda polislerin kotasi var her ay belirli miktarda ceza yazmalari gerekiyor. ayin sonuna dogru bir bakiyorsunuz her taraf polis dolu. herkese ceza yaziyorlar. Turkiyede de oyle yapsinlar, kimse trafik kurallarina uymuyor, bir gunde 3 ceza alirlarsa akillari baslarina gelir. Istanbulda araba kullanmayi ogrenmis bir kac Turk arkadasim burda boyle ceza faturalari ile karsilasti. insallah bir gun herkesin trafik kurallarina uydugu, trafik kazalarinin cok ender oldugu gunleri gorecegim.
muah canlarim

Cuma, Mart 07, 2008

paketle, evde yicem

icimden alakasiz bir baslik atmak geldi :) bugun aksam gene yollara dusup sevdicegime gidicegim. orda da feci yagmur yagiyor sanirim, Jimmus yazmis blogunda. umarim yollar guvenlidir ve kazasiz belasiz sag salim gider geliriz. cogul kullandim, Yogi de bu haftasonu G-town ' da olucak.
sali sabahi uzay mekigi ucucak , ama sabahin 2nde, bakalim eger ertelenmez ise gidicez insallah. gece ucusunun resmini cekip gostermistim daha once. bayagi satafatli bisi. gene gormek isterim dogrusu.
aklimda bloga yazicak bir suru sey vardi, hepsini unuttum. kusura bamyayin
muah

Salı, Mart 04, 2008

Izlemicem kardesim

Sevgili jodie ile bugun azicik taklastik. (taklastik acaba amasyaca mi?) bu hafta illahi "meet the spartans" a gidelim dedi. bende "olurum daha iyi dedim", kustu bana. cogu zaman filmin kotu oldugunu biliyorsam sinemada izlemek nasil iskence oluyor bana. kotu filmlerde bagira bagira konusmak istiyorum ee sinemada konusulmuyor, icimde kaliyor diyeceklerim. meet the spartans sanirsam parodi tipli bir film , herkesle butun filmlerle dalga geciyor yani amerikada yasamiyorsaniz filmdeki bir cok sakayi "anlamak" ?!?!!? zor. sakalarda oyle ahim sahim bisi degil.
ondan hic izlemek istemiyorum napiyim.
bu inadimdan oturu Titanik filmini izlemedim. hala da izlemeye hic niyetim yok. acikli oldugunu bildigim, sonunun nasil biticegini bildigim filmi izlemenin ne manasi var ? daha once ki versiyonlarini izledim zaten. ondan izlemicem efendim :)
bu inadima ragmen gencligimde en yakin arkadaslarimdan Ayca ile "the ghost" filmine gitmistik. ne patrick swayze i severim nede demi moore'i. salak bi ask filmi iste, bir ton tipsiz adamla dolu bi film. yok beni zorla goturdu, bende butun film boyunca konusmustum. hele de sonunda o siyah golge gibi bisiler cikti ay ne komikti yarilmistim.
gittigime pisman oldugum baska bi filmde "legends of fall", hani anthony hopkins, brad pitt filan fesman oynuyor. tam bir eski turk filmi hikayesi, yok kizi kardesi seviyor ama kiz ona asik, kardes oluyor bilmem de. o filme de ayca ile gitmistik, filmin en komik kismi karanlik sinemada yerimizi arayip buldugumuzda ohh hemen oturalim diye kendimi koltuklara attigimizda "birimiz" tanimadigi bir adamin kucaginda bulmustu kendini. hala guluyorum :)
iste bu gecmis olaylardan ders aldim ve bi daha bile bile lades demicem dedim, ve istemedigim filmlere gitmiyorum. tabii askim Stef'imden once hoslandigim bi kac oglan icin bir iki sacma filme gitttim. neyse ki ne izledigimi hatirlamiyorum. Ask demek ki hafizayi formatliyor guzelllll
Jodie ayrica "I am Legend" a gitmek istiyor , oda korku gibicesine, biraz odum b....ima karisabilir. O olmaz ise "CLoverfield" a gidelim diyor, hem korkunc film hemde salak bir film. sanirsam I am Legend a gidicem. aslinda evde izlemek istiyordum ( isiklar acik, karsimda laptop, stef ve iki kedim dizimin dibinde iken), sinemada nereye saklanicam simdi. acaip korkucam, boynum tutulacak, yaktin beni jodie
iyi gunler efendim, muah

Perşembe, Şubat 28, 2008

En uzun Turkce sozcuk

bugun nerden aklima geldi ise acaba simdi osmanli ailesi ne yapiyordur diye bir vikipedi arastirmasina daldim ciktigimda en uzun Turkce kelimeyi okuyordum
"Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine"
benim okumam biraz zaman aldi, Allah sonradan Turkce ogrenenlerin yardimcisi olsun
Bu sayfanin kaynaklarina bakarken Turk dil kurumunun sayfasindan Turkceye yabanci dillerden giren kelimeleri buldum. bak bak bitmez, cok eglenceli :)

Çarşamba, Şubat 27, 2008

ingiltere gecesi

Bir kac haftadir Galli Jodie ile sinemaya gitmek istiyorduk, ama benim hastaligim yuzunden nasip olmadi. Bu aksma en sonuna kararli bi sekilde hazirlandik. Ben isten cikmadan once Juno hangi sinemada diye baktim aha! bizim yakinimizda olan sinemadan kalkmis. Jodie hemen atladi " benim evin yakininda dollar theater var. onun yaninda da british pub var oraya gidelim dedi. Oki dedim. atladik gittik. Daha once hic ingiliz yemegi yemedim. Bir defa Irish lokantaya gitmistim Fort Lauderdale de idi sanirim , artik acliktan midir bilmiyorum acaip lezzetli gelmisti hersey. ingilizden pek fazla bisi beklemiyordum , ne de olsa tv de gordugumuz hep yemeklerinin ne kadar tiksinc oldugu ; blood puding filan yok yani ben bile yiyemem. Neyse gittik, aynen bizim borekler gibi bi yemek geldi, ici etli patates sogan turp ve havuclu. guzelce doldurmuslar puff yufkayi getirdiler. adini unuttum ne yazik ki. acaip bir ismi vardi. yemegin ardindan gene ingilterede gecen "Sweeney Todd" filmini izledik. muzikalmis, johnny depp ve helena b carter gene super ama biraz cok sarki vardi. ole ciyak ciyak bagirip bir yandan da ingiliz aksani ile konusurlarsa ben direk hic bisi anlamiyorum. ondan sarki soylemeleri baydi. Birde kan sevmeyenler icin soyleyim ikinci yarisi safi kan banyosu kendinizi hazirlayin. ama korkunc filan degil, biliyorsunuz artik ben korkmadiysam kimse korkmaz.
bu gece florida bilem soguk hatta baktim istanbul daha sicak burdan. gicik oldum soguk olmasaydi cikista dondurma alabilirdik. bu arada bunlar biraz eski filmler olduklari icin film 2 dolardi hehehehe.
evet bir ingiliz ile ( taam Galli), ingiliz lokantasina gidip, ingilterede gecen bir film izledim. Jodie disinda hala hicbirini sevmiyorum ;) yok is yerinde baska bir iki tane sirinlik muskaligina aday adaylari var bakalim gelecek gunler neye gebe
muahhh

Salı, Şubat 26, 2008

oscar geldi de gecti bile

ben oscarhakkinda yazarim diye hazirlaniyordum. ama su an hic bir heyecani kalmadi. O kadar program hazirliyorlar en fazla 24 saat heyecani suruyor sonra gecip gidiyor iste. sen de niye oscar izliyorsun , bu oduller hep yalan diyeceksiniz. biliyorum hatta hic bir zaman benim en cok begendigime film aktor filan kazanmamistir ama genede izliyorum hastalik gibi bisi. Turkiye de iken sabahin 3unde uyanip izlerdim. neys neys
oscar gecesinden alinan dersler
1- No land for old man izlenecek
2- michael clayton izlenecek
3- Juno izlenecek
4- en iyi yardimci kadin oyuncu odulunu almak icin guzel giyinmenize gerek yok , hatta kadife yatak ortusunu evde iki dakkada tutturmus gibi giyinip de gelebilirsiniz.
5- bu sene kirmizi rengi bayagi moda olucak
6- fransiz film izlenecek ( edith teyzenin filmi adi hem uzun hemde fransizca)

kendime boyle ev odevleri veriyorum su film izlenecek filan diye. yani hic bir konuda bu kadar titiz calismiyorum, mutlaka o senenin en onde gelen filmlerini izlemem lazim yoksa sanki sinifta kalicam.
Pazar gunu Notes on a Scandal'i izledik. bayagi guzel bi filmmis. zaten iki kadin da super oyuncular. izleyip te sIkIlmak mumkun degil, ama tabi konusu oldukca sapikca dusunce ve eylemler ile dolu. cocuklarinizla izlemeyin isterseniz.
gerci bugun amerikali arkadaslarimla konusuyordum 7-10 yaslarinda nerde mayak film varsa izlemisler hepsi korku filmi. benim izlemem kesinlikle yasakti. ve bende bu yasaktan cok memnundum cunku odum patliyordu korku filmlerinden. hala da hic keyif almam, sanirsam en sevmedigim film cinsi korku filmidir. nasil gereksiz bisi. sanki hayatimizda yeteri kadar stres kaynagi yokmus gibi birde uydurmasyonlari izleyip korkutuyoruz kendimizi. benim catlak bir arkadasim vardi. bir kere vampirli bir filme gitmistik. filmin ortasinda bizimki bana dondu " ondeki kizin boynuna atlicam" dedi. kizim sonra kalpten gider kiz filan diye zor bela ikna ettim. simdi ayni seyi biri bana yapicak diye rahat film izleyemem. en son "ring" filmini izledim sinemada. geberiyordum korkudan ne lanet bisi idi ya. iste arkadas kurbani oldum. sonra orjinali izledim hic korkunc degil. bir ara gulmek icin bayagi asyadan gelen korku filmlerini izledik. bana kalsa ben hepsinden korkardim ama neyse ki Yen ve Johan yanimda idi. Johan da filmi didik didik edip korkmama izin vermedi. Allah razi olsun
evet anilar kusagimiz simdilik burda sona erdi, kendinize iyi bakin efenim
muah

Pazartesi, Şubat 18, 2008

Hasta pasta

Evet bu hafta icimden gelmesine ragmen cok yazamadim, ufak bir rahatsizligim oldu. insallah aticam bu mikropu yarina kadar. hastalaninca hemen iyilesmek istiyorum, iste ilaci aldim hadi bakalim sonuc nerde diye dolaniyorum. neyse bu gerzek hastaliktan kurtulursam cok sevinecegimmmmmmm

fotoda suki ve babasi yer aliyor. suki babacinin dizinin dibinde uyuya kalmis nasil sirin bisi dimi? Maasallah :)

Gecen haftasonu kizimi hergun gordum ohhh, bu haftasonu insallah HOUSE MD nin biriktirdigimiz bolumlerini izleyebiliriz. pazar gunude yok-ki evine cay icmeye davet etti , Maasallah cok sirin bir yeni eve tasinmislar. O kadar pozitif bir enerjisi var ki insanin cani kalkip gitmek istemiyor, ama ertesi gun hepimiz calisacagimiz icin kalkmak zorunda kaldik. Gule gule otururlar insallah.
bu arada Stef , Jodie ve Johann maasallah ve insallah i ogrendiler. cok komik normal konusurken kullaniyorlar. heheheeh yavas yavas hepsini donderecegimmmmmmmm
simdilik bu kadar
muah