Pazar, Mart 30, 2008

sarasota da bir haftasonu

askim benim memlekete geldiiiiii. persembe aksamnindan beridir beraber yedik ictik, gezdik ohh beee. tabi minik kuzularimi ozledim, kokom ve sukim ama napalim gelecek haftasonu gorusecegiz insallah.
benim is yerinden arkadaslarim basmati rice ve bal ile bira yaptilar, ctesi toplanip onu ictik. tabii ben gene icemedik, anacim aci napiyim icemiyorum, eskiden guzel icerdim simdi o yetenegim uctu. oyunlar oynadik. yedik ictik. yemekler nefisti. yen guzel tavuklar yapmis, turk usulu kofte yapip domes sosundan pisirdi filan acaip guzeldi. stef alman bakkalindan sosis aldi. millet bayildi onlara. ekmek, ketcap, hardal hep alman dukkanindan alindi. ekmek bayagi guzeldi. hepsi bitti ama.
size tavsiyem eger bole guzel yemekler varsa peynir tabagi yapmayin, uc kilo filan kup sekilde kesilmis peynir var su anda evde. dondurduk. yen fondue yapalim dedi, bakalim ne zaman yapicaaaz.
fotolarin hepsi yen de bana yolladigindan bir iki foto yuklerim buraya
muahhhhh
g

Pazartesi, Mart 24, 2008

piknik guzeldi ama ceketim nerde :(

ctesi gunu, memet'in serefine okulumuzun golunun kenarinda kahvalti- piknik yaptik. daha guzeli sizlere nasip olsun. yedik ictik, stef le ben kactik. gene cok mesgul gecti haftasonu, aslinda ctesi gecesi turk gecesi vardi, biz evde oturduk. ben stef'e anti tarnish jewelry pouch yapmasini gosterdim, kendim bir kac tane diktim, kumas kestim filan. Sonra, "Perfume " filmini izledik. 10 sene once kitabini okumus ve cok sevmistim. film kitabi bayagi iyi takip etmis, ama tabii kitabi cok guzeldi. hic bir film kitap kadar guzel olamaz nede olsa.

pazar gunu gec kalktim, basladim calismaya, aldigim kimonolari sokuyordum. aklim sira hepsini sokup utuleyip, hafta boyunca yaptigim ciceklerin fotolarini cekip bavulumu hazirlayip 10nda uyucam. ama tabii ki bole olmadi, bir tane kimonoyu, diken kisi hem dikis makinasi ile , hem de el ile dikmis. bir de minnacik dikmis. butun gun sok sok sok ugrastim. gozum cikti. tabii ki aksam ustu yapilan mangal i kacirdim, utu filan hak getire. saat 11 de zor bela uyumak uzere odama gittim. sabah arabaya gidince bi baktim, ceketim yok. salak gibi piknik yerinde unutmusum. galiba orda kaldi, uhuuuuu hep boyle sevdigim seyleri kayip ediyorum.
bu arada bugun yasadigim 11955nci gun. ;)

Çarşamba, Mart 19, 2008

suki loves daddy's ass

gene bi koptum, napiyim anacim mesguldum. gene calismam lazim. yakinda ucucam.
ama suki nin bu resmi cok sirin maasallah, babasini cok seviyor
muah

Salı, Mart 11, 2008

Saat 2:30 A.M. space shuttle launch


Bugun stef in dogumgunu ( Iyi ki dogdun askim!). Tam bugune bir uzay mekigi ucusu tesaduf edince evimizde oturamadik. Stef bir arkadasi ile Gainesville den sarasotaya geldi, ben Jodie ile onlara katildim gece 11 de titusville de space center in karsisinda idik. saat 2 :30 am de ucus gerceklesti. tabii benim gibi beceriksiz bir fotocu anca bole bisi cekebilir. hava cok bulutlu oldugu icin bizde cok fazla goremedik, ama gokyuzu gene gunes dogmus gibi aydinlandi. jodie ve sara bayildilar, stef ile ben gene mest olduk. keske agca burda olsaydi, ne guzel fotolar cekerdi canim kardesim (maasallah).
geri donmek icin yola ciktik ama anacigim o minnacik sehir nasil kalabalik, sehirden cikmamiz 4 u buldu. highway de ne yazik ki dolu idi, milim milim ilerledi yol. sabah 8 de sarasotada idik, yamulmus bir halde kendimi koltuga attim. ohh be sag salim geldik Allah' a sukur.
eger sansiniz olursa gece ucuslarini kacirmayin, super guzel bir goruntu, insanoglu arada bir cok guzel, anlamli basarilara da imza atabiliyor demek ki. kolay gelsin NASA...

Cumartesi, Mart 08, 2008

sag salim geldik

sevgili Yok-ki ve esi dun beni aradilar, "aman dikkatli ol, yollarda cok kaza var, yagmur feci yagiyor" . nasil duygulandim, Yogi de babasi aramis cunku tornado watch var bu gece gainesville e gitme diye. benide arkadaslarim aradi, sevenim varmis demek ki :))))))
baslangicta yolda bisi yoktu hatta biraz bostu normale gore, ortalarda yagmur bastirdi, modern sabahlari kapadim, ve dualarima basladim. boyle bir yagmuru Turkiyede gormek olanaksiz, oyle bisi olsa kesin heryer tikanir, sular tasar sehir sistemi coker. yagmurdan arabanin ucunu gormuyorsunuz, hangi serittesiniz, yolda misiniz zor bela yanlarda arada bir gordugunuz sari cizgi ve serit reflektorlerine dikkat ederek direksiyonu kullaniyorsunuz. ben dua disinda hic bir sey kullanamiyorum vallahi. bir yandan da simsekler cakiyor. tam bir korku filmi. neyse bu en fazla yarim saat surdu. benim gittigimi yonde cok kaza yoktu Allah a sukur. bu asfalt yollari nasil yapiyorlar acaba, yolda su birikintisi hemen hemen hic yoktu. darisi turkiyenin basina.
uzun lafin kisasi ben de Yogi de sag salim geldik, Yogi daha gec geldi , o bir kac kaza gormus cogu kaymis arabalarmis. Polisler herkese ceza yaziyormus. Burda polislerin kotasi var her ay belirli miktarda ceza yazmalari gerekiyor. ayin sonuna dogru bir bakiyorsunuz her taraf polis dolu. herkese ceza yaziyorlar. Turkiyede de oyle yapsinlar, kimse trafik kurallarina uymuyor, bir gunde 3 ceza alirlarsa akillari baslarina gelir. Istanbulda araba kullanmayi ogrenmis bir kac Turk arkadasim burda boyle ceza faturalari ile karsilasti. insallah bir gun herkesin trafik kurallarina uydugu, trafik kazalarinin cok ender oldugu gunleri gorecegim.
muah canlarim

Cuma, Mart 07, 2008

paketle, evde yicem

icimden alakasiz bir baslik atmak geldi :) bugun aksam gene yollara dusup sevdicegime gidicegim. orda da feci yagmur yagiyor sanirim, Jimmus yazmis blogunda. umarim yollar guvenlidir ve kazasiz belasiz sag salim gider geliriz. cogul kullandim, Yogi de bu haftasonu G-town ' da olucak.
sali sabahi uzay mekigi ucucak , ama sabahin 2nde, bakalim eger ertelenmez ise gidicez insallah. gece ucusunun resmini cekip gostermistim daha once. bayagi satafatli bisi. gene gormek isterim dogrusu.
aklimda bloga yazicak bir suru sey vardi, hepsini unuttum. kusura bamyayin
muah

Salı, Mart 04, 2008

Izlemicem kardesim

Sevgili jodie ile bugun azicik taklastik. (taklastik acaba amasyaca mi?) bu hafta illahi "meet the spartans" a gidelim dedi. bende "olurum daha iyi dedim", kustu bana. cogu zaman filmin kotu oldugunu biliyorsam sinemada izlemek nasil iskence oluyor bana. kotu filmlerde bagira bagira konusmak istiyorum ee sinemada konusulmuyor, icimde kaliyor diyeceklerim. meet the spartans sanirsam parodi tipli bir film , herkesle butun filmlerle dalga geciyor yani amerikada yasamiyorsaniz filmdeki bir cok sakayi "anlamak" ?!?!!? zor. sakalarda oyle ahim sahim bisi degil.
ondan hic izlemek istemiyorum napiyim.
bu inadimdan oturu Titanik filmini izlemedim. hala da izlemeye hic niyetim yok. acikli oldugunu bildigim, sonunun nasil biticegini bildigim filmi izlemenin ne manasi var ? daha once ki versiyonlarini izledim zaten. ondan izlemicem efendim :)
bu inadima ragmen gencligimde en yakin arkadaslarimdan Ayca ile "the ghost" filmine gitmistik. ne patrick swayze i severim nede demi moore'i. salak bi ask filmi iste, bir ton tipsiz adamla dolu bi film. yok beni zorla goturdu, bende butun film boyunca konusmustum. hele de sonunda o siyah golge gibi bisiler cikti ay ne komikti yarilmistim.
gittigime pisman oldugum baska bi filmde "legends of fall", hani anthony hopkins, brad pitt filan fesman oynuyor. tam bir eski turk filmi hikayesi, yok kizi kardesi seviyor ama kiz ona asik, kardes oluyor bilmem de. o filme de ayca ile gitmistik, filmin en komik kismi karanlik sinemada yerimizi arayip buldugumuzda ohh hemen oturalim diye kendimi koltuklara attigimizda "birimiz" tanimadigi bir adamin kucaginda bulmustu kendini. hala guluyorum :)
iste bu gecmis olaylardan ders aldim ve bi daha bile bile lades demicem dedim, ve istemedigim filmlere gitmiyorum. tabii askim Stef'imden once hoslandigim bi kac oglan icin bir iki sacma filme gitttim. neyse ki ne izledigimi hatirlamiyorum. Ask demek ki hafizayi formatliyor guzelllll
Jodie ayrica "I am Legend" a gitmek istiyor , oda korku gibicesine, biraz odum b....ima karisabilir. O olmaz ise "CLoverfield" a gidelim diyor, hem korkunc film hemde salak bir film. sanirsam I am Legend a gidicem. aslinda evde izlemek istiyordum ( isiklar acik, karsimda laptop, stef ve iki kedim dizimin dibinde iken), sinemada nereye saklanicam simdi. acaip korkucam, boynum tutulacak, yaktin beni jodie
iyi gunler efendim, muah

Perşembe, Şubat 28, 2008

En uzun Turkce sozcuk

bugun nerden aklima geldi ise acaba simdi osmanli ailesi ne yapiyordur diye bir vikipedi arastirmasina daldim ciktigimda en uzun Turkce kelimeyi okuyordum
"Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine"
benim okumam biraz zaman aldi, Allah sonradan Turkce ogrenenlerin yardimcisi olsun
Bu sayfanin kaynaklarina bakarken Turk dil kurumunun sayfasindan Turkceye yabanci dillerden giren kelimeleri buldum. bak bak bitmez, cok eglenceli :)

Çarşamba, Şubat 27, 2008

ingiltere gecesi

Bir kac haftadir Galli Jodie ile sinemaya gitmek istiyorduk, ama benim hastaligim yuzunden nasip olmadi. Bu aksma en sonuna kararli bi sekilde hazirlandik. Ben isten cikmadan once Juno hangi sinemada diye baktim aha! bizim yakinimizda olan sinemadan kalkmis. Jodie hemen atladi " benim evin yakininda dollar theater var. onun yaninda da british pub var oraya gidelim dedi. Oki dedim. atladik gittik. Daha once hic ingiliz yemegi yemedim. Bir defa Irish lokantaya gitmistim Fort Lauderdale de idi sanirim , artik acliktan midir bilmiyorum acaip lezzetli gelmisti hersey. ingilizden pek fazla bisi beklemiyordum , ne de olsa tv de gordugumuz hep yemeklerinin ne kadar tiksinc oldugu ; blood puding filan yok yani ben bile yiyemem. Neyse gittik, aynen bizim borekler gibi bi yemek geldi, ici etli patates sogan turp ve havuclu. guzelce doldurmuslar puff yufkayi getirdiler. adini unuttum ne yazik ki. acaip bir ismi vardi. yemegin ardindan gene ingilterede gecen "Sweeney Todd" filmini izledik. muzikalmis, johnny depp ve helena b carter gene super ama biraz cok sarki vardi. ole ciyak ciyak bagirip bir yandan da ingiliz aksani ile konusurlarsa ben direk hic bisi anlamiyorum. ondan sarki soylemeleri baydi. Birde kan sevmeyenler icin soyleyim ikinci yarisi safi kan banyosu kendinizi hazirlayin. ama korkunc filan degil, biliyorsunuz artik ben korkmadiysam kimse korkmaz.
bu gece florida bilem soguk hatta baktim istanbul daha sicak burdan. gicik oldum soguk olmasaydi cikista dondurma alabilirdik. bu arada bunlar biraz eski filmler olduklari icin film 2 dolardi hehehehe.
evet bir ingiliz ile ( taam Galli), ingiliz lokantasina gidip, ingilterede gecen bir film izledim. Jodie disinda hala hicbirini sevmiyorum ;) yok is yerinde baska bir iki tane sirinlik muskaligina aday adaylari var bakalim gelecek gunler neye gebe
muahhh

Salı, Şubat 26, 2008

oscar geldi de gecti bile

ben oscarhakkinda yazarim diye hazirlaniyordum. ama su an hic bir heyecani kalmadi. O kadar program hazirliyorlar en fazla 24 saat heyecani suruyor sonra gecip gidiyor iste. sen de niye oscar izliyorsun , bu oduller hep yalan diyeceksiniz. biliyorum hatta hic bir zaman benim en cok begendigime film aktor filan kazanmamistir ama genede izliyorum hastalik gibi bisi. Turkiye de iken sabahin 3unde uyanip izlerdim. neys neys
oscar gecesinden alinan dersler
1- No land for old man izlenecek
2- michael clayton izlenecek
3- Juno izlenecek
4- en iyi yardimci kadin oyuncu odulunu almak icin guzel giyinmenize gerek yok , hatta kadife yatak ortusunu evde iki dakkada tutturmus gibi giyinip de gelebilirsiniz.
5- bu sene kirmizi rengi bayagi moda olucak
6- fransiz film izlenecek ( edith teyzenin filmi adi hem uzun hemde fransizca)

kendime boyle ev odevleri veriyorum su film izlenecek filan diye. yani hic bir konuda bu kadar titiz calismiyorum, mutlaka o senenin en onde gelen filmlerini izlemem lazim yoksa sanki sinifta kalicam.
Pazar gunu Notes on a Scandal'i izledik. bayagi guzel bi filmmis. zaten iki kadin da super oyuncular. izleyip te sIkIlmak mumkun degil, ama tabi konusu oldukca sapikca dusunce ve eylemler ile dolu. cocuklarinizla izlemeyin isterseniz.
gerci bugun amerikali arkadaslarimla konusuyordum 7-10 yaslarinda nerde mayak film varsa izlemisler hepsi korku filmi. benim izlemem kesinlikle yasakti. ve bende bu yasaktan cok memnundum cunku odum patliyordu korku filmlerinden. hala da hic keyif almam, sanirsam en sevmedigim film cinsi korku filmidir. nasil gereksiz bisi. sanki hayatimizda yeteri kadar stres kaynagi yokmus gibi birde uydurmasyonlari izleyip korkutuyoruz kendimizi. benim catlak bir arkadasim vardi. bir kere vampirli bir filme gitmistik. filmin ortasinda bizimki bana dondu " ondeki kizin boynuna atlicam" dedi. kizim sonra kalpten gider kiz filan diye zor bela ikna ettim. simdi ayni seyi biri bana yapicak diye rahat film izleyemem. en son "ring" filmini izledim sinemada. geberiyordum korkudan ne lanet bisi idi ya. iste arkadas kurbani oldum. sonra orjinali izledim hic korkunc degil. bir ara gulmek icin bayagi asyadan gelen korku filmlerini izledik. bana kalsa ben hepsinden korkardim ama neyse ki Yen ve Johan yanimda idi. Johan da filmi didik didik edip korkmama izin vermedi. Allah razi olsun
evet anilar kusagimiz simdilik burda sona erdi, kendinize iyi bakin efenim
muah

Pazartesi, Şubat 18, 2008

Hasta pasta

Evet bu hafta icimden gelmesine ragmen cok yazamadim, ufak bir rahatsizligim oldu. insallah aticam bu mikropu yarina kadar. hastalaninca hemen iyilesmek istiyorum, iste ilaci aldim hadi bakalim sonuc nerde diye dolaniyorum. neyse bu gerzek hastaliktan kurtulursam cok sevinecegimmmmmmm

fotoda suki ve babasi yer aliyor. suki babacinin dizinin dibinde uyuya kalmis nasil sirin bisi dimi? Maasallah :)

Gecen haftasonu kizimi hergun gordum ohhh, bu haftasonu insallah HOUSE MD nin biriktirdigimiz bolumlerini izleyebiliriz. pazar gunude yok-ki evine cay icmeye davet etti , Maasallah cok sirin bir yeni eve tasinmislar. O kadar pozitif bir enerjisi var ki insanin cani kalkip gitmek istemiyor, ama ertesi gun hepimiz calisacagimiz icin kalkmak zorunda kaldik. Gule gule otururlar insallah.
bu arada Stef , Jodie ve Johann maasallah ve insallah i ogrendiler. cok komik normal konusurken kullaniyorlar. heheheeh yavas yavas hepsini donderecegimmmmmmmm
simdilik bu kadar
muah

Pazar, Şubat 17, 2008

Kapiyi kirasim geldi

ctesi gunu erkenden kalkip haftasonu alisverisini yapmak uzere evden ciktik, 3 dukkana gidip gereken herseyi aldik filan. torbalarimizi yuklenip kapimizi acmak uzere anahtari kilite yerlestirdim, kapi acilmiyor, anahtar dondukce donuyor , kapi hala acilmiyor. 5-10 telefon sonrasi, seri katile benzeyen dislerinin bir kac tanesi kaybetmis, kirli sakalli gozleri bos bos bakan tuhaf "handyman" kapimizda belirdi. bu amca daha once banyoda bisileri tamir etmisti ondan gorundugu kadar korkunc olmadigini biliyorum ama gene de iyi ki Stef yanimda dedim. kiliti matrap ile paramparca edip kapiyi acti. yeni kilit takti ve gitti. ama bu amcayi bekleken yillardir ben su vermedigim halde yasamayi basaran cicek (ot) lerimi olu yapraklardan temizlemeye karar verdim. adam gelinceye kadar butun cicekleri resmen yoldum. sanirsam sadece kumastan yaptigim cicekleri oldurmuyorum :)
iyi pazar gunleri diliyorum
muah

Salı, Şubat 12, 2008

yagmur bastirdi


Macha and Suki
Originally uploaded by offgenemi
bugun isten ciktiktan sonra arkadasim gabby ile bulusacagim, hava acaip bozdu felaket bir yagmur yagiyor. aksi gibi outlet mall da bulusacagiz bu mall de acik yani bir guzel islanicagim. mecburen kiyafet almak zorunda kalabilirim ;)
fotodakiler kizim Suki ve torunum Macha. Bu Macha resmen elimizde buyudu arada annesigil sehir disina ciktiginda babaannesi ve dedesine kalmaya geliyor. Cok sevimli bir yavru kedi idi. simdi yakisikli bir delikanli oldu. Bu arada simdi fark ettim Suki Macha nin halasi. tovbe kafayi yiyorum galiba. Bu fotolari sirf oglum icin cektim, kendisi Ingilterede, yavrusunu gorsun diye bir ton fotosunu cekip flickr e koydum. seytan ruhlu bir anneyim...
bugun uzun zamandir kullanmadigim french press denen zalim aleti kullandim. nasil agir, nasil nalet bisi. birde soguk odada calistirmak zorundayiz, motumuz donaraktan kullandik, sevgili Galli Jodie bana yardim etti. Bir yandan da Ingiliz argolarini ogretti. "Piece of piss" = "piece of cake", "muccer"= buddy gibicesine.
bazi gunler bana Galce ogretiyor ama zor bir dil, merhaba =SHWMAE (Shav-mai), nasilsin= Maen Iawn (Mayn yavn). hala ezberliyemedim gule gule kolay = Hoyle (hoyl) tek aklima kalan bu.

Çarşamba, Şubat 06, 2008

there will be blood

gunduz labaratuar aksam etsy gunler birbirini kovaliyor. dun aksam kostur kostur geldim gainesville e.kizim aradi, bir kac arkadasimiz sinemaya gitmek istiyormus, there will be blood filmine. acikcasi stef de ben de arkadaslarimizla vakit gecirmek icin gittik filme. enteresan bir konusu olmasina ve super aktorlerle benzenmis olmasina ragmen, biraz uzun bir film. ses ve muzik cok artistik amaclarla kullanilmis. yani karakterleri daha iyi anlamamiz acisindan. daniel day lewis akilli, pislik bir adami gene sahane oynamis. ama bazi noktalarda film o zaman yavas ilerliyor ki Allah im ne zaman biticek bu iskence diyor insan , ben 3 kere filan saatime baktim sonr ayarim saat gecmek bilmedi. film birde ole sak diye bitti. bu da yeni moda. filimler ole sak diye tam hersey aciklanmadan bitiyor. "Broken flowers", "children of men" hep bole sakkadanak tum gizli noktalar aciklanmadan bitti. Japon filmlerindede ayni seyler oluyor ozellikle Asano Tadanobu filmlerinde. neys.
hava bugun gunesli Allah a sukurler olsun, dun hava kapali idi, yagmurda yagmadi dogru duzgun, gokyuzundeki bu sIkIntI resmen boynuma agri olarak giriyor. dun i defa iboprufena ldim gece de kas gevsetici alip yattim. bugun boynum kaymak gibi maasaallah.
simdi ev icin alisveris yapicagiz. kendinize iyi bakin anacigim
muah

Pazar, Şubat 03, 2008

Alman usulu manti

Cumartesi gunu Stefcigim manti yapalim dedi. tamam dedim, nasilsa hamuru ben acmicam. Internettten bir tarif buldum. ingilizceye simultane ceviri yaparak Stef e hem hamuru actirdim hemde icini yogurttum. Tabi kareleri kesmeye geldik, Stef karelerin buyuklugunu sordu bende 3 santim dedim elindeki cetvele bakarak. kendi islerime daldim . bir on dakka sonra bi baktim bizimki elinde cetvel ile kesiyor hamuru. tabi gulmeye basladim. oda siz nasil yapiyorsunuz peki dedi, ole goz karari dedim, tabii basini salladi. sonra kiymalari koyduk icine ve bukmeye basladik. tabii hamur cabuk kuruyor burda, Stef sebebinin AC oldugunu soyledi bu havalandirma evin havasini kurutuyormus. Haa o zaman bir daha ki sefere etrafa islak havlular asalim. Sonra bizim oglan basladi "ben corbasini pisiriyim" demey bende yok canim o iki dakkalik is otur yardim et dedim. oda yuzunu cocuk gibi asip (babamin degimi ile ordek dudak yapip) " ben artik bunu yapmak istemiyorum " dedi. ben hhahhhahhh yerlere yattim. sebebide buktuklerimizin mukemmel gorunmemesi. hamur yapismadigi icin abuk sabuk bukmemiz gerekti. tabiii ki oturdu ve bana yardim etti bitirdik. Kizimizi davet ettik, ilk kurban olarak oda begendi Allah a sukur. demek ki bundan sonra bol bol manti yapabiliriz. zavalli stef ;)
haftasonu cok calistim , maasallah. yapilmadik is kalmadi. ama hala cok isim var, hem gunduz isimde (bilimadami) hem gece isimde (1 kisilik "sweat shop"). Allah hepimize kolaylik versin
muah

Cumartesi, Şubat 02, 2008

Sabahin kor karanligi

gokyuzu kapkara iken uyandim, abuk sabuk bi ses duydum, bi baktim stef den hic nefes alma sesi filan gelmiyo, hemen "STef" dedim oda uyandi ( evet tamamen paranoyak bi insanim). ne oldu filan iste acaip bi ses var filan. sonra uyuyamadik. heheheee. erkenden kahvalti ettik filan. dun de ayni sey oldu sabahin 6:30 nda uyandim ve uyuyamadim ise 8 15 de gittim ki duyulmus degil. neyse saat 5 de serefimle isten cikip yola dusebildim. her zaman fosur fosru uyuyabildigim bu memlekette ilk kez Turkiyedeki gibi cin gibi uyandim hayirdir insallah diyorum.
ikea ya gittik sonunda heheheh inanilmaz seytani planim gerceklesti. ole cok bisi almak istemiyordum sadece seviyorum orda dolasmayi. koko ve suki icin bi kedi cadiri aldik. Nasil sevdiler, kavga ediyorlar kim icinde oturacak filan diye. stefe bir kutu aldik, dun gece gelir gelmez tak tak civi cekic sesleri ile kurdu. simdi ciceklerimi onun icine koyucaz. biri cicek aldigi zaman kolaylikla bulucagiz. yasasin
simdi bir suru is halletmek icin disari cikiyoruz
muah

Perşembe, Ocak 31, 2008

nerde benim yeni programlarim

beni taniyanlar bilir gainesville sarasota hattini sag salim tamamlayabilmemin en onemli etkenlerinden bir tanesi Modern Sabahlarin yeni bolumleri dinleyerek araba surmemdir. ancak ve ancak son iki gundur yeni podcast yuklenmedi. uhuu nerdesiniz. pztesi ye kadar uc tane program yuklenmesi lazim yoksa sistemim bozuluyor. acaip uykum geliyo, kendime samar atiyorum, parmaklarimi isiriyorum, en son yuzume su dokmeye basladim.
aslinda butun bu problemler gece gec uyumamdan kaynaklaniyor. tavuk gibi erken uyusam gunduz uykusuz dolasmam. ama yok inatla 12 de yatip anca 1 de uyuyabiliyorum sonra erken kalk olmuyor tabii. Allah'tan bir amerikali arkadasim bana rahatlama cdsi verdi. o cd deki dalga sesleri , teyzenin konusma sekli o kadar rahatlatici ki ben mayisip uyuyorum. tabii ki bir sure sonra bu sesten de sIkIldIm. simdi yeni cdler ariyorum. cddeki ses boyle annem yada babam bana masal okuyomus gibi olmali. misil misil uyumaliyim yatagimda ;)
muah

Çarşamba, Ocak 30, 2008

araba cdsi

Muzik konusunda oldukca sabirsiz bir insanim, her sarkidan bir sure sonra fenalik gelir. boghk hayatta dinleyemem derim ve o sarki adeta mimlenir. gene cdlerimden sIkIldIm, mecburen yeni cdler yapmam lazim. nasil zor, bir turkce, bir japon, bir iki ingilizce, fransizca, ispanyolca sonra tekrar turkce filan diye siranin gitmesi lazim cunku belli bir zaman sonra belirli bir ulkenin sarkilarindan da fenalik geliyor. evet biliyorum cok simarigim napiyim yillarca kiz kardesim araba kullanirken sadece garbage in I am only happy when it rains i dinleyerek odtuye gidip geldim. dogal olarak bir sure sonra aslinda cok hos olan bu sarkiya allerjik tepki vermeye basladim
neys
yarin guzel bir gun olucak insallah, minik sevgilim stef gelicek, ben onu alicam, gezicez. hiihiiiihii sonra cuma aksami insallah Gainesville e gidicez . hihiihiiiii ferdi tayfurun "yagmur demem camur demem yollarina dusuyorum" diye super bi sarkisi vardi onun gibi ne romantik.
ole canlarim simdilik bu kadar

Pazartesi, Ocak 28, 2008

Perşembe, Ocak 24, 2008

Yeni anime sezoni baslarken

Sanirsam gecen hafta animelerden bahsedicegimi soylemistim iste yazdimmm


Persona: Trinity soul
Foto da gorunen uc kisi kardesler. Enbuyukleri bir polis sefi, gayet ciddi bi abi, iki kucuk erkek kardesleri yaninda yasamak uzere evine tasiniyorlar. Abi bu arada cok ciddi bir sekilde bazi cinayetleri arastiriyor, aslinda cinayetten cok ruhlari sanki alinmis gibi olesine kalmis kurbanlarin durumunu arastiriyor. Bu daha cok esrarengiz tarda bir anime, biraz tuhaf, ee bende tuhaf severim. Onun disinda ki butun elementler gayet sIkIcI bir sekilde bilindik animeleri takip ediyor ama bir umuttur diye bir kac bolum izleyecegim


Zoku Sayonara Zetsubou Sensei

Aslinda bu serinin ikinci sezonu, ilk donemi gayet komikti. Catlak, depressif bir ogretmen ve kendisini aratmayacak sekilde kafadan kontak ogrencilerini anlatan bir anime. isten eve gelince kafa bosaltmak icin ideal. Tabii ki bayagi tuhaf, ama bir o kadar da eglenceli. Butun sezonu ve sonraki sezonlari izlemek icin can atiyorum :)
ShigofumiBu biraz korku animesi kategorisini zorlayan bir yapim. Olen insanlarin 'diger taraftan' yazdiklari mektuplari ileten bir 'melegin' hikayesi. Oldurulen insanlar mektup yazinca biraz korkmaya basliyoruz tabii. temkinli bi sekilde izleyecegim, yani uyumadan once en son izledigim anime olmamasina ozen gosterecegim :)

They are my noble Masters

Iki kardes evde teror estiren babalarindan kacip yeni bir hayat kurmaya karar veriyor. Fakat kalicak ev ve evin parasini odeyecekleri isi bulmakta gucluk cekerken bayilan bir kizcagiza yardim etmeye karar veriyorlar. Bu genc kiz zengin bir ailenin uyesidir ve bu iki kardese acidiklari icin bir haftaligina usaklik yetilerini denemeye karar verirler, blah blah blah. evet gene tipik bir anime, zengin kizlara usaklik eden oglan, evet hemde komik. napalim bir kac bolum izleycegim eger Hayate den cok farkli degilse, bay bayyyyy

Hatenkou Yuugi
Buyucu bir kiz yakisikli iki erkekle seyahat ediyor. karsilarina cikan insanlar olaylar filan fesman. Biraz cocuksu basladi ama ucuncu bolumde biraz acikli bisiler oldu ondan dikkatimi cekti hmmm izleyecegimmmmdir.

Buda ilk sezonunu kahkahalara bogularak izledigim bir anime. Konusu ise karakterleri ve IQlari birbirininden oldukca farkli olan uc kiz kardesin gunluk hayatlari. Tavsiye ederim :)

Ookami to Koushinryou
Kahramanimiz Lawrence adinda bir seyyar tuccar, bir koyde kurt oldugunu iddia eden, aynen kurt gibi kulaklari ve kuyrugu olan bir kiz ile tanisir ve beraber yolculuk etmeye baslarlar. Cizim cok guzel, konu fena diil bakalim ne cikicak.

Iste boyle, her gece anime izlemeye calisiyorum, tv de pek bisi olmadigi icin bu bayagi kolay oluyor :) umarim ilerde japoncayi daha iyi ogrenmem kolaylasir bu hobim sayesinde
muah