Pazar, Haziran 05, 2011

Etsy dukkanimin kapanisi

merhaba, cok uzun zamandir yazmadim. hem mesguldum, hem yorgundum :)
bu yaz bir cok sey olucak (insallah). o yuzden buyuk ihtimalle etsy dukkani bir sureligine kapanacak. bu yuzden dukkani bosaltmak istiyorum. etsyde yeni kupon yapma opsiyonlari verildi bende 30% fiyati ucuzlatan bir kupon yaptim
etsy check out sirasinda bu kuponu yazarsaniz yuzde 30 indiriminiz olucak
30PERCENTOFF

iyi alisverisler

muah
g

Cumartesi, Mayıs 14, 2011

new etsy coupon from gochemoche


Hi,
I made new coupon
FLOWERS15OFF
this one of for 15% off. dont forget to enter the code
it will be valid till may 26th 2011
I posted an etsy screenshot showing where you should enter the coupon
have fun shopping!
g

Perşembe, Ocak 06, 2011

anacigim yapmis


From my mom
Originally uploaded by offgenemi
kumas manyakliginin ve obsesyonun hangi ebeveynimden aldigimi bu fotograflardan anlayabilirsiniz :) bu super sirin cantacigi anacim yapmis, kimselere vermicem benim olucak hehhhehehee

iyice kopmusum

kis geldi havalar sogudu diye mi, yoksa butun aksam facebook oyunlari onadigim icin mi neyse bayagi boslamisim buralari. en sonunda facebook oyunlarini gunde toplam 10 dakika ayirigim restaurant city e indirdim. farmville bay bay oldu. is gibi hergun calis, ek bic sula filan baydim. alin ciftliginiz sizin olsun dedim sildim, stefan azicik kiziyor " geri gelicennnn" diyor ama yok anacim bitti. gerci bu younu silince facebook bitti artik yapicak hic bisi yok. ben farmville oynamadan once ne yapiyordum diyorum, haa ciceklerimi yapiyormusum, dikis dikiyor musum filan. simdi just dance oyunumda var hehe onu oynayim barim :)
wii de bulduk bu oyunu, dans ederek egsersiz yapmis olucam. cunku iki gecede on cicek yapiyorum yani bu olayda oyle cok beni tutucak bisi diil. orgu, dikis, resim filan dort kolla saldiricam hehehhehhehe uretkenlikten bayilicam
hadi bakalim insallah
muah

Çarşamba, Ekim 27, 2010

Seattle

Is icin geldim amerikanyanin obur ucuna. Yol biraz uzun, hava 15 derece kadar daha soguk (32 den 14C'ye) ama olsun gene de sevdim bu sehri. biraz ankaranin denizlisi gibi bisi :) atakulesi var mesela (space needle), hava soguk aynen ankara gibi :) ne biliyim benzettim iste :)
dun aksam kotu bi mahallelerde yurudum sandim, turk restauranti bulucam diye, megerse kotu mahalle diilmis. ben mal gibi korktum tabii. zaten o istanbul cafe kapanmis stefan internetten arastirdi buldu, ben teleonda homurdanirken. genelde sehir disina cikinca, biraz daha sadece o sehirde bulabilicegim mekanlarda yemek yemeyi sveiyorum ama dun gece bosverrrrr diyip subway yedim. her zaman oldugu gibi yaniiiiiii dedirten bi sandovicti. ben dondugum icin, yedim artik. sonra iki saat uyumaya calistim cenem agrirken. bu TMJ olayi beni sinir etti, neyse ona hic girmeyim.
Mass spectrometry programi ogrenmek icin geldim tiiii buralara. normalde sabah 9 aksam 6 arasi ders alan herkes gibi uyumam lazim. ama bi damla uykum gelmiyor. guzelce dinledim dersleri. inekligin doruklarindayim :) soru sorup duruyorum, hatta bu derslere gelmeden once odev verdikleri makaleleri filan okudum. maaasallah diyim tututtutuu
dersler 6 da bittigi icin dogru duzgun seattle gezdigim filan yok :)ama bugun iki cok eski arkadasimla bulustum, bi tane ogle yemeginde bi tane daha aksam yemegine. tabii ki iki super arkadasimda beni super yerlere yemege goturduler :) ohhhh yidim yidim, Thai ve Afgan yemekleri. Thai yemeklerine olan hastaligimi herkes biliyor. ama Afgan yemegi daha once hic yememistim, cok guzeldi. hatta borek gibi bisi yedik. ucgen ucgen cok guzeldi. tika basa doydum. simdi isanllah usuyerek kalori yakiyorumdur diye hayal kurucam. butun gun ders dinmeketen beynim kaynatiyordur kalorileri, hem sinif hem disarsi soguk bu sayede vucudum surekli kalori yakiyor, heralde 10 kilo vermis bi halde donerim ben geri dimi?
oyle sekerler ben uyumaya calisiyim bari
muah
g

Pazar, Ekim 10, 2010

Mutlu kutlu

bu sabah (ki bugun pazar) erkenden kalkip Thai Temple'a gittim. tabii ki Y&J cifti ve sevgili kizlari ile beraber. Thai Temple dua diil gida amaci ile gittik :) pumpkin curry enfes bisi, sonra curry puff ondan da guzel. gerci bugun icinde mung bean olan bi curry puff verdiler ama olsun, gende guzeldi. Amasyada yedigim yagliya en yakin sey, tadi filan hic benzemesede kalori miktarinda basa bas gidiceklerine eminim.
bu ikizi bebislerle vakit gecirmeyi cok seviyorum ya, bu nasi bi ask yani. onlar da aunt g diye pesimde geziyorlar, ben bulutlardayim :)
yedigim thai yemekler yetmemis gibi usutne asya bakkalina gittik. heralde ben onceki hayatimda japon, cin gibi bisiydim, cunku yemeklerini bu kadar sevmem normal diil :) tampada turk bakkali var daha hic gitmedim. tabii turk mallari pahali, cin bakkali ucuz :)meyva sebze de satiyorlar taze taze. bende yiyorum, turk bakkallari o kadar gelismis diil valla. mesela kayisi, dut filan yok. gidicem 15 dolara peynir alicam, filan cikista 100 dolar vericem, biraz yamuluyor insan.. cin bakkali normal amerikan bakkalindan ucuz bazen :)
kanzashilerimi yaptigim yapistiric bitti, ismarlicam dukkandada kalmamis iki hafta beklemem lazim. bu arada bende dikis ve orgu islerine kendimi veriyim dedim. orgu olayina ankarada cok basladim, tabii ki iyi diilim :) ama atki filan yapabilirim o yuzden gene bi atki ormeye basladim bakalim ne olucak :)
muah

Cumartesi, Ekim 09, 2010

yuzumdeki agri

biktim valla, temmuz ayindan beri disim agriyo dedim, once kanal tedavisi dediler, sonra yuz bin kere bahsettigim dis gicirtdatmasini, ve cenemde olan agriyi kaale alarak TMJ var dediler. ee tedavi ne diyince heheh TMJ uzmanina git, bu ne ya!TMJ uzmanida kardioloji uzmani gibi her sehirde bes tane olan bisi diil olsa bile burdaki aptal sigorta yuzunden bir suru para verip (evet sigortam oldugu halde) bi dis hekimi bulucam, adamin "aa ameliyat yapmamiz lazim" diyebilir, bende guzelce hayir sekerim dicem, amerikada ameliyat yaptirabilmek icin once bi evimin arsamin olmasi lazimki onu satip ameliyati oluyim. burda saglik sigortasi sistemi oyle uyduruk, oyle can sIkIcI ki. Allah kimseyi buralarda doktorlara hastahanelere dusurmesin.
evet biraz asabim tepemde, cunku biraz once corn flakes kahvalti ettim, gene cenem disim basim boynum agridi. her yemek sonrasi agri. ama istah kapali diil tabii ki :) hayir "ay agrilarimdan istahim kesildi" diye bisi soylemem mumkun degil. benim istah telas ettigimde kesilir. yoksa ameliyat, atesli hastalik, 20.ci yas dislerinin cekilmesi gibi durumlar simdiye kadar yemek yememe engel olamadi. hatta bazen daha beter aciliyor :)
gece disimi gicirdatiyorum, yillardir yapiyorum bunu, ama amerikanyalara gelip doktora yapmaya basladigimdan beri azdi, uyanirken disimi gicirdattigim icin disimi kirdim, gece gicirdatirken gene baska bi disi kirdim filan, bana dis verin kiriyim. dis hekimi yeni "crown" takti disimin tepesine, tam oturmadi, bi hafta sehir disinda idim, geri gelicneye kadar o crown u cok guzel duzelttim tam oturdu agzima :)
gecen sene splint denen bi alet aldik (600$ ve sigorta odemiyor nede olsa daha seksi olmak icin aldim ben bu disligi) her gece takiyorum. bas agrilarima filan iyi geldi, ama bu cene agrisi basladi, hangisi neyi baslatti ucunu kacirdim, bildigim tek bisi var, bu agri gitmiyor. 4ncu aya girdik. agri kesici (ibuprofen) almaktan midem delinicek.
en son tavsiye sicak soguk kompres, bakalim stefanin yaptigi microdalgada isinan kumas boyunlugu isitiyorum onu yuzume koyuyorum, sonra buz torbasi. 2 gece yaptim bakalim ne kadar devam edicem. agridan nefret ediyorum House MD nin niye bu kadar pis bi herif oldugunu anladim, iyi kalpli olmak mumkun degil :D
muah

Çarşamba, Eylül 22, 2010

Saat 12:08

Dead like me dizini izliyordum birden Alzheimer hastasi olan bi teyze
"K-K-K-Katy, beautiful Katy,
You're the only g-g-g-girl that I adore;
When the m-m-m-moon shines,
Over the c-c-c-cowshed,
I'll be waiting at the k-k-k-kitchen door."
sarisini soyledi. bu sarkiyi genc amerikalilar (benim yasitlarim, evet kendime genc diyorum)
annem bize bu sarkisi biz 4-5 yasinda iken soylerdi, bi sure sonra ezberledik, ingilizce ogrenince tabii manasini anladik filan :) cok severdik anne bi daha soyle filan :)
annem bu sarkiyi uydurdu sandimdi, hani benim amerikanyali arkadaslar bilmeyince megersem birinci dunya savasi sirasinda populer olan bi sarki imis, google nin yalanciyim, cok iyi okumadim acikcasi heheh, sarki bu dizlerden daha uzun
neyse heyecanlandim gercek bi sarki oldugunu gorunce:)
sarkiyi kekeleyerek soyluyordunuz bu ara hani anlasilmadi ise :)
saat 12:11, goche uyucak insallah

Cumartesi, Eylül 04, 2010

nerdesin be goche!

hakkaten ne oldu bana ya, hic bisi yapmiyorum, yani internette. eskiden blogumu yazardim, etsyde bisiler yapardim, fotolairmi flickre yuklerdim, simdi hic birini yapliyorum, bir yorgunluk geldi ustume. is yerinde mi cok yorgunum, ruhum mu yorgun bilemedim, enerji yok bende :)

Pazartesi, Temmuz 26, 2010

En sonunda

buyuk ihtimalle size cok kisa bi seymis gibi geldi ama ben bu pasaport olayini evlendigimden beri kafama takmistim. ve yeni cipli pasaportlarin cikis zamanini surekli gazetelerden takip ediyordum, hatta konsoloslugumuza iki de bi email attigimda olmustu. Kisaca kafayi bu pasaport nanesi ile bozdum :) Burokratik islemlerin mantigini anlamadigim icin, ve ne yazik ki bu tip yerlerde herkese ayni muamele gosterilmedigi icin her devlet kapisina gittigimde (Turk, Alman yada Amerikan) bi stress oluyorum.
daha once anlattim hangi belgeleri goturdum filan ve tam uzun bir bekleme sonunda pasaport basvurumu yaptiktan sonra, son derece kibar ve caliskan gorevli ( hakkaten yole idi dalga gecmiyorum) pasaportumu iki hafta icinde alabilicegimi soylemisti. ben burda yasamiyorum dedigimde vekaletname onerisi verdi fakat Turk vatandasi olmayanlar vekaletname alamayacagi icin ve benim NYC de yasayan yakin bir arkadasim olmadigi icin boynu bukuk evime dondum. Ikinci bi NYC yolculugu hem yorucu hem masrafli. Florida-NYC arasi ucak biletleri 280 dolardan basliyor 500 dolara kadar cikiyor. havaalani -konsolosluk taksi minibus masrafi 50-100 dolar. ustune yemek , havaalanina gitmek icin benzin masrafi derken en az bana 500 dolara mal olucak bi yolculuk oluyor. ve eminim hic kimse "ayy 500 dolarim olsada soyle sokaklara ativersem, amerikan ekonomisine stimulus olur" demiyordur. basvurumdan 2 sonra pasaportumun basilip postaya verildigien dair e-pasaporttan haber geldi, 10 gun sonra pasaportumun NYC'de oldugunu ve gelip alabilicegimi belirten bi email aldim. Hemen hem e-konsolosluga hemde e-pasaporta email attim. yetkilere eskiden pasaportlarimizi konsolosluga sertifikali posta ile yolladigimizi, bi ay icinde konsoloslugumuzun paspaortu bize geri yolladigini anlattim. adam basi ikinci bi defa 500 dolar harcamak yerine 50 dolar harcayip pasaportumuzu posta ile alsak nasil olur dedim. ben onlara kullanabilicekleri parasi odenmis bi zarf yolluyacagim eski pasaportum ile beraber. Acikcasi, yok valla buraya sahsen gelmen lazim gibi bi email bekliyordum. once e-konsolosluktan haber geldi; bir dilekce yazin fotografinizi koyun, noter tastigi yaptirin imzaniz icin, eski pasaportunuzu yollayin, parasi odenmis bi express zarf ile, biz size yenisini yollayacagiz. tabii ki dans etmeye basladim! is yerinde bedava noter var sag olsun yapti tastigi :) arkasindan e-pasaporttan cevap geldi "Haklisiniz" dediler :) konsoloslugunuza basvurun size gerekli belgeleri bildiricekler :) devletim bana haklisiniz dedi :)hala siritiyorum :), bu kural degisikligini uzerime alindim.eminim benim gibi yazan baskalari da vardir belki bazi gorevlilerde soylemislerdir bu sahsen gelip alma zorunlulugunun sacmaligini, ama ben kendi uzerime aliyorum :)
10 gun icinde geldi pasaportum. yeni pasaport biraz bos :) arkadasinda nufus kagidi kopyasi yok, yani sikayet etmiyorum ama alismisim o nufus kagidi kopyasina :) ama en sonunda elime gecti ya ohh be dunya varmis.
bugun facebook ta bi arkadas sordu ne kadar surdu diye kisaca onu yaziyim
6 haziran 2010 da randevu almisim, 25 hazirandan randevum var diye gidip basvurmusum, 27 haziranda pasaportum basilmis, temmuz basi pasaport NYC'a gelmis, 14 haziranda zarfim NYC konsoloslugunun eline gecmis. 24 temmuzda zarf evime gelmis. yani basvurum ile pasaportumun elime gecmesi tam bir ay ki daha hizli olabilirdi eger ben zarfi hemen yollasaydim .
Simdi sosyal guvence kartim, ve ehliyetim ile ugrasicam. yani isim degistirmek basa bela ki bu kadar olur. hindistanda bile kadinlar kocalarinin soyadini almak zorunda diilmis, insallah bizim ulkemizde de bu kural degisir, pek yakinda olucagini sanmiyorum ya neyse. simdi yeni soyadima alismam lazim, halbuse ben eski soyadimi cok seviyordum :(
gerci bu sacmaliklar la ugrasmak insanin evliligini kuvvetlendirebiliyor :) bir daha soyadimi degistirmek mi asla filan diyebiliriz :)
bilim insanlari icin daha da bi bela bu, simdiye kadar yazdigim makalelerde "Kayihan et al." olarak aniliyorum bundan sonra soyadimi degitirirsem ve Crynen et al olursam her kesin kafasi karisicak. "Sahne ismi" olarak kayihan i kullanicam bakalim olucak mi?
oyle iste sonunda aldim pasaportumu, kinami yakiyim :)
muah

Çarşamba, Temmuz 14, 2010

washington DC

buraya gelicegim ilk ortaya ciktiginda bana wasingtona gidicen demislerdi megerse washingtondan bi sata uzaklikta olan Frederick ten bahsediyolarmis, burasi aslinda maryland eyaleti altinda bir yolculukta iki eyaletten gecmis olucam, en azindan taksi ile fredericke giderken misir obeliksine benzeyen washington dikitini gordum :) tepesinde kirmizi isik vardi.
burda is ile ilgili bi toplanti vardi ona geldim. eycus buycus yollardan dolanip bi otele gitti,, verdik sunumlarimizi geri donduk. tabii her yere taksi ile gititm, alismamisim ameriakda taksi cok pahali diye binmiyorum ama NY ve washingtonda bindim aynen ankara istanbul gibi, ama her binis 20 dolar bu nasil bisi anlamadim, NYC cok daha ucuzdu taksi acisindan, neyse, soforum donuste yunanli bi amca cikti, aa Turk musun filan geyik yaptik, izmire gitmis, o ne guzel sehir filan diye ovdu. bende dedim benim otele yakin bi yerde duzgun bi restaurant var mi? aaa burda bi yunan restaurani var ama ahci Turk demesin mi? hemen yeirni gosterdi aksam yemegi ciin ciktim yola. iki yokus bi inis "Greek Aroma"'a geldim. Patron is basinda, hemen Turk oldugumu sofor amcanin yolladigini soyeldim, cok iyi davrandi sag olsun bi doner ismarladim burdaki adi ile 'gyro platter'.valla frederick md 'e yolunuz dusersen greek aromaya gidin, hakkaten cok guzeldi. bizim doner gibi diil ama gyro kategorisinde yedigim en lezzetli gyro idi. digerlerinden daha ince kesmis, ve yogurt sosu da cok guzeldi, icinde nane sarimsak vardi ohh yerm valla. ben boyle guzelce karnimi doyururken bana bi tabak revani getirmesin mi? gonlunden kopmus. aha nasil ben bunu yicem derken bo lokma aldim, aynen feriha babaannemin yaptigi guzelim revaniler gibi, ne cok severdim, yumusak kiyir kiyir, agizda eriyen cisnten ben boyle nostalji yaparken bi uyandim revani bitmis :) valla buraya geldigime deydi dimi? sarasotada boyle gyro ve revani bulmak imkansiz. ee restauranta yurudugum icin butun kalorileride harcamis oldum, yarin sabah 4de kalkarak daha cok kalori kaybedicem. sabah beni havaalanina bakalim yunanli amca mi yoksa haitili abi mi? takso soforleri ile konusmayi ozlemisim :) isin komigi aynen babam gibi burda ne ekiyorlar gibi sorular soruyorum :)
muah

Pazartesi, Temmuz 12, 2010

kendime mektup

4 Mart 2010da yazmisim bunu, arada bir kendime mektuplar yazarim, kimsenin okumadigi kose yazisi gibi bisi, bu eglenceli.

Bugun gene baydim ,iGoogle’da uyduruk oyunlar oynayabilirim ama ondanda sIkIlIcam. Eve gitsem ne olucak, bilgisayarda vakit gecirmek icin anime izlicem, podcast dinlicem, cicek yap, hadi tiopla ortaligi, iPod elinde odana git, karanliga bakarak kotu dusunceleri aklindan uzaklastir*. Gitmiyor, yada yenisi geliyo. Birde beklenmedik tak tuk sesler geliyo komsulardan. Acaba komsudan mi geliyo bu sesler yoksa benim mutfaktan mi?Evde birileri mi var?Ayyy uykum var, uyuma! Mutfakta birisi var! kimse yok yahu, obsesyonumu besleme, rahatla, birazedan gozunu kappa, bir dakka bi acip bakicam ne olur ne olmaz. Inanilmaz bir sessizlik biri odaya girmis olabilir. Actim baktim bi degisiklik yok. Y acaba gorus acimin disina mi saklandi bu pezevenk? Sanmam yok kimse , birinin burda olmasi icin hic bi sebep yok, rahatla, nasil bulasik yikiyosun onu dusun. Uyuz hayyeller kur, yurume hayali. Yavru fil annesinin kuyruguna hortumunu dolamis yuruyor. Sis icinde, yavas yavas, bir iki kus ucuyor, sessiz, sis cok yavas acilmaya basliyor. Guzel cimler ortaya cikiyor, bir gol, biraz agaclar, etrafini sis yuzunden goremeyen yavru fil bunlari gorunce kaslari biraz gevsiyor. Biraz daha gevsek tutuyor annesinin kuyrugunu. Gunes cikti, tepede siritiyor. Eeee uykum kacti, bunun beni rahatlatip uyutmasi lazimdi simdi ben kucuk filin basina neler gelebilicegini dusunuyorum. Taam beyaz odaya gidiyoruz. Bu beyaz odanin ici beni sinir eden insanlarla dolu. Bunlarin hepsini supurmem lazim. Ohhh bak nasil temizleniyor, biraz toz kalkti ama olsun. Simdi bana ettikleri o sinir bozucu laflari duvardan siliyim. Ovala, ovala guzelce ovala. Hmmm buda uykumu getirmedi. Biraz rahatladim ama uyku yok. Ogle uykusuna yatirilmis cocuk gibiyim, benim uyumaya niyetim yok. Aachi cocukken “ ahh yemek olmasa” dermis, ben uyku olmasa diyorum. Uyku gunduz yada 3-4 am dan 10-11 am’e kadar olsa cok guzel olurdu. Ama nerde o gunler. Evet son silahim; gozlerini kappa, dikkatini hoparlorden gelen cok kisik sese ver. O kadar kisik kid aha cok beyaz gurultu gibi. Gozler kapali ama sanki tavana bakiyormussun gibi gozlerini dik Beynini birak istedigini dusunsun. Garip goruntuler geliyor aklima, kirmizi goruntuler, acaip goruntuler, birisinin resimlerini goruyorum. Her resime bakmak icin 1 saniye var. Zirt gecti, bi tane daha. Hmmm dusuncelerim erimeye basladi. Dikkat daginik uyuyorum galiba… iyi geceler…

Perşembe, Temmuz 08, 2010

basit dizayn

bu tokalari yeni ciat ettim, belki benden ocne baskasi icat etmistir ama valla ben onlari gormedim :)
pasaportum gelmsi NYC konsolosluguna, gidip kendim alicaktim, bi ihtimal daha var diyip bi email attim bugun bi cevap aldim, dilekce verirsem fotografli ve noter onayli, eski pasaportumu yollarsam, ve birde adresi yazilmis odenmis bi zarf yollarsam paspaortumu bana yollucaklarmis
ALLAH RAZI OLSUN, ALLAH TUTTUGUNUZU ALTIN ETSIN!
yani sirf pasaport icin hic NYC a gitmek istemiyorum. Bir gunlugune gitmem lazim sabah 6 ucagini yakalamam lazim sarasotadan ucak yok o saatte tampaya gitmem lazim filan, yani bir suru bas agrisi. halbuse posta ile hal olsa? dimi,bakalim olucak mi, insallah diyelim, pasaport elime gecinceye kadar inanmiyorum :)
Kandiliniz mubarek olsun :)

Pazar, Haziran 27, 2010

Cipli pasaport macerasi

Uzun zamandir ortalarda yoktum biliyorum, yazicak bir suru sey vardi ama iste bi denk gelmedi, ama gecen hafta yeni cipli pasaport basvurusu yaptim onu bi yaziyim dedim, cunku web sitelerindeki bilgiler yeterli olmayabilir vatandaslarimiza benim tecrubelerini aktariyim sizler benim gibi cekmeyin :)
gecen sene evlendim biliyorsunuz, otomatikman soyadim degisti ama ben nufus kagidimi yenilemeyemeden yurtdisina ciktim, bu sene pasaportumun suresi bitti ondan cipli yeni pasaportlara basvurmak Allah'in emri oldu.
Ben floridada yasadigim icin basvurumu New York konsolosluguna yapmam gerekiyor. Iyi guzel e-konsulate diye bi web siteleri var, ordan girdim nufus kagidi formunu indirdim, nufus kagidimi degistirmem lazim pasaport basvurusu yapmadan once, email attim dediler 45 dakka 1 saat surer nufus kagidi iyi guzel randevu aliyim onun icin, cunku e-konsulate oyle diyor randevu alin diye, ama randevu sitesi calismiyor, email attim, randevuya gerek yok dediler. Bu web sitesinde yazilan seylerin NY konsoloslugunda gecerli olmamasi surekli donen bi hikaye olucak, simdiden soyleyim
Nufus kagidi yenilemek icin
4 fotograf (amerikada cekilen pasaport fotosunu kabul ettiler, yani Turkiyeden vesikalik getirmenize gerek yok)
Nufus kagidi yenileme formu
4 dolar
pasaportun fotokopisi (ayrintilare-konsoloslukta)
evlilik cizdanima bakmadilar bile. aldim nufus kagidimi, bu arada kutugum almanyaya gitmemis :) Turkiyede yeni hane acmislar benim icin ohhh

pasaport icin e-pasaporttan randevu almistim (o site calisiyor), zaten e-konsulate da gidin e-pasaportan alin randevuyu diyorlardi. iyi guzel aldim saat 11 de randevum var, bekliyorum. Benden once saat 10 ve 10:30 da randevusu olanlarin randevularini kaale almadiklarinda suphelenmeye basladim. Cok kibar bir memur hepimizin ordaki sira numaralarindan almasini tavsiye etti bizde aldik. Ama biraz mantiksiz dimi? saat 11 de randevum varsa niye numara aliyorum. Burokrasinin mantigi yok diye aldim bekliyorum. Saat 12 oldu, ne zaman kibar memura baksak bekleyin bakicam size diyor, bizde bekliyoruz, cunku baktik kendisi hakkaten kosa kosa surekli calisiyor yani icerde cay icip keyif yapmiyor, bizde bekledik. en sonunda benim siram geldi, gittim bu sefer biraz daha yasli bi memur geldi, "haa sen yeni pasaport alican, bunu biz sadece ogleden sonralari ve ozel bazi gunlerde yapiyoruz" dedi, "nasil yani?" dedim ve nasil e-konsolosluk ve e-pasaportu okudugumu ve randevu aldigimi soyledim. Bu memur "haa o emniyetin yaptigi bir sistem bizim burda ayri sistemimiz var, yepyeni bi sistem bu, kendimiz ogleden sonraya randevu veriyoruz ve sen o listede yoksun" dedi. "ee ben floridadan geliyorum bu sitelerde ne dendi ise onu yaptim simdi nolucak" dedim, bekleyin dedi. itiraf etmem gerekiyorki bu "bekleyin" sozu beni hic rahatlatmadi hatta panik etti. nasil yani dedim, herkes sizin durumunuzda bekleyin dedi ve kagitlarimi bana verdikten sonra kayboldu. tabii dogal olarak biraz sinirlendim. ekonsolosluga surekli email atiyorum bir tanesinde bile bu yeni sitemden bahseden kimse olmadi? e-pasaportta emailimiz var neden onlari alip bize haber vermediler? bugun pasaport basvurusu bile yapamicak miyim? gibi sorular beynimde ucmaya ari gibi vizildamaya basladi, yanimda bekleyen diger vatandas daha sakin oldugu icin bende sakinlesmis gibi davraniyim bari dedim bekledim, yarim saat sonra kibar memur belirdi, ikimizi cagirdi, kagitlarmizi aldi. butun islemlerimizi halletti, ve butun bu sure boyunca bir defa bile kaba konusmadi, sanki musteriymisiz gibi davrandi. kendisine burdan tekrar tesekkur etmek istiyorum.
Pasaport basvurusunu yaptim, e-kosnoloslukta evinize postalicaz diyorlar, epasaportta bizden gelip alicaksiniz diyorlar, tabii ki NY'a yeniden gidip almam gerekiyor. vekaletname verip baskasinada aldirabilirim (40-50$), ama bu insanin Turk olmasi lazim zira vekaletname icin tabii ki TC kimlik numarasi lazim. Benimde NYC daki tek arkadasimin Japon olmasi NY'a yeniden gitmem manasi geldi, en azindan basvurumu aldilar diye sevinerek ciktim :)
Ayni zamanda Malezyali iki arkadasim kendi konsolosluklarina gittiler, orda fotolari cekildi, basvuruyu yaptilar, ogleden sonra 2de pasaportu aldilar. evet Malezyanin pasaportlari 8-9 senedir cipli. yani arkadaslarim cipli pasaportlarini sak diye aldilar. bir daha NY'a gitmelerine gerek kalmicak.
E-konsulate'da dogru olan bi bilgi pasaport ve uzatma ucretleri idi. bes senelik yeni bi pasaport icin (umumi) 190 dolar verdik.
e-konsoloslukta pasaport icin 4 fotoya gerek var diyor, e-pasaportda yurtidisindakilerin 1 fotoya ihtiyaci var diyor, NYC konsoloslugu ise 3 fotografa ihtiyac oldugunu soylediler. email attigimda bana iki demislerdi heralde o son gun icinde bu rakam uc olmus ehh normal heralde.
simdi yeni pasaport basvurusu icin neler gerekti;
3 pasaport fotografi (sears da 4 tanesi 20$ en azindan isigi filan dogru bi odada cekiyorlar diye paraya kiydim)
1 adet yeni pasaport basvuru formu
190$ (yeni pasaport ve 5 yil sure icin)
nufus cuzdaninin asli
pasaport ve nufus cuzdani bana kac paraya mal oldu;
190+4=194$ NYC Turk Konsoloslugu
300$ Jetblue Tampa-JFK gidis donus bilet
40$ pasaport fotograflari
30-40$ havalanindan konsolosluga gidis donus ulasim masrafi
50$ yemek masrafi (havaalinda ki yemeklerin fiyatini herkes tahmin edebiliyor heralde)
300$ ikinci NY ucusu
40$ ikinci NY yolcugununun ulasim masrafi
50$ ikinci yolculugun yemek masrafi
Toplam= 1014$

TESEKKURLER!
Yurtdisindaki yasayan vatandaslarinin sokaga aticak bir suru parasi oldugunu dusunup bize boyle guzel hizmet sunan kim oldugunu bilmedigim insanlara tesekkur ederim :)

Ben pasaport basvurusu yaptim diye sevinirken yanimdaki Japon, Malezyali ve Yunanli arkadaslarim bana nasil yani bi daha mi gelicen? posta ile yollayamiyorlar mi? filan gibi mantiksiz sorular sordular :) Olur mu? once pasaportumu iptal etmleri lazim , eger pasaportu simdi iptal ederlerse ben amerikada pasaportsuz kalirim, hemde 20 gun gibi uzun bi sure icin. tabii ki imkansiz, ee Japon vatandasinada vekaletname veremeyecegime gore yeniden gitmem lazim :) zaten is yerimde surekli burda oturup calisiyorsun arada bir amerikanin diger ucuna gidip ayaginin uzerinde don diyordu, bu sekilde onlarida mutlu etmis olucam :)
hahaha
en azindan Almanya Ingiltereyi yendi, yoksa bu haftasonu biraz acimikli olucakti,
sevgiler efenim

Pazar, Mayıs 23, 2010

Simit


Simit 2
Originally uploaded by offgenemi
Maasallah :) diyerek baslayim ne olur ne olmaz. stefan kafasina simit, puaca gibi Turkiyede yedigimiz mamalari ogrenmeye taktigi icin bu haftasonu simit yemek zorunda kaldim, aaahhh cok acikli dimi :)
ne yazik ki simitler cok lezzetli hemen baska simit yapiminin durdurulmasi kararini aldik yoksa besyuz kilo olucaz :)
sadece her pazar gibi ozel gunlerde yicez heralde :P
muah
g

Pazar, Nisan 25, 2010

Paskalya coregi


Paskalya coregi
Originally uploaded by offgenemi
evet maasallah diyelim once, Stefan Turk menusune Paskalya coregini ekledi heheh, mahlep te bulmustuk :) guzel oldu, eline saglik Stef :)

Cumartesi, Nisan 24, 2010

Kutuphaneden evimize!


Library Sale
Originally uploaded by offgenemi
Dun gece geldim Gville'e yorgunum filan, Stef dedi yarin Kutuphanenin satisi var. Her sene iki defa kutuphaneler ellerindeki yada bagislanan bir suru kitabi satiyo ve cogu kitap 1-2 dolar.
Dedim, erken kalkarsak gideriz, cunku en iyi kitaplar kapiliyor, sona kalan dona akliyor. tabii Stef uyandi erkenden, ne olduysa bende kalktim, atladik gittik, park yer bul filan girdik, icerisi anormal kalabalik, bol bol itiserek filan kitaplara bakmaya basladik. Stefan uzay, mekanik dizayn filan gibi benim hic ilgilenmedigim konularda kitap aradigi icin benden ayrildi ilk bes dakika icinde. Bende cantami doldurmaya basladim, hep bi bahce bitkilerine bakmak icin bi kitabim olsun istemistim 2.5 dolardi galiba buldum bi tane, bi istatistik kitabi, bu yaz vericegim ders icin, bir iki japon tarihi ve kulturu kitabi, derken bi baktim "art treasury of Turkey" diye bi kitap Smithsonian basmis, sonra araba oturuken baktim megerse 1066 da basilmis bu kitap Cevdet Sunay ufak bis yazi yazmis basinda filan, kitap benden yasli, ay ne guzel bi duygu dimi?
tabi bol bol hapsirdim, kitaplar tozlu ve ben bu toza ozel bi allerjim var, genede uzaklasamiyorum
boyle kitaplara bakarken cok eski katlanan ufak kartpostallarin oldugu bi sepet buldum. nostalji!!! annem annesi , teyzesi ve kuzeni ile 2oli yaslarda amerikaya tatile gelip 3 ay gezmisti, o zaman aldiklari bu tip kartpostallari Ankarada anneannemin evinde bi cekmecede saklarlardi. Aachi ile acip acip bakardik onlara :)
sonra baska bi kutuda empresyonist ressamlarin ufak kitaplarini buldum, bu sefer Amasyaya gittim. Bi ilkokul yaslarinda iken, annem ve babam ctesi pazar oglene kadar uyurlardi ve ses cikarmak yasakti tabii :) Ozi bizim kadar erken kalkmiyordu yada cok kucuktu heralde. Aachii ile ben sessiz ugrasmamiz gereken bisi arardik ve genelde resimli kitaplara bakardik. en sevdigimiz kitap emresyonist ressamlari tanitan bi kitapti, sokaktan "simit alan" sesleri gelir, biz Emine ablanin yataginda, uzerimize battaniye cekip bu kitaba bakar, "ben bunu begendim" filan gibi konusurduk. iste bu kitaplardan bi tanesini gordum bugun ki kitaplarin arasinda :) nostalji!
oyle iste guzel bi sabah ti allerjime ragmen kitaplari seviyorum
muah

Çarşamba, Mart 17, 2010

Bogurtlenli yogurt

bu meyvali yogurtlari cok seviyorum, cikolata kurabiye dondurma gibi gidalardan uzak durmami sagliyor :) ama bogurtlen baska bisi, niye ise hastasiyim, zaten bogurtlen karamuk filan gibi "berry" cinsi meyvalara bayilirim, cocukken cilek allerjim vardi, kollarim kipkirmizi olurdu, burda bakiyorumda o kadar allerji yapiyo artik, ama cilekler dana buyuklugunde olmasina ve mukemmel kokmalarina ragmen sasi tadlari ile hayal kirikligi yaratiyor :) bende kendimi meyvali yogurta veriyorum. ilk geldigim senelerde cok recel yaptim, cilek ve seftali receli, ama bu recelleri yememin bana ne faydasi var diye dusunup biraktim recel olayini :) Bu recel-peynir doneminde Yen ve Johan'i bizim visne receli ile tanistirdim, ikiside hastasi oldu hala arap bakkalinda aliyorlar kavanoz kavanoz :)fistik ezmesi ile cok guzel oluyormus (boghk fistik ezmesi).
yarin aksam insallah ikizlere bakicam gerci sadece sut icirip uyutucam. ebeveynlerin sistemine gore kizlar yataklarina yatiriliyor, ve kapi guzelce kapaniyor, kizlar biraz agliyo, bazen bi saat bisiler konusup (bebek konusmasi) guluyolar ama kimse yanlarina gitmiyor :) ancak cok bagirip kendilerini yirtarlarsa gidip bakiyorlar. bu sistemi neredese ise 2 aylikken filan oturttular, maasallah diyelim, darisi yok-ki nin tatarcaninin basina :)
burda saatler geri alindi gene, ya bu uygulama ne zaman biticek? zaten yamuk olan uyku duzenim bozuluyor, yemek saatlerim sasiriyor, neden bi saat gunesten faydalanicaz, butun gun ofisimin isigi acik zaten disarisi piril piril olsa bile, binalari oyle karanlik yapiyorlar ki herkes kullaniyor lambalari. kiz kardesim Turkiyede son kez saatleri geri aldiklarini iddia etti, bakalim gormeden inanmam.
cioa

Pazar, Mart 14, 2010

Army of cherry blossoms


Army of cherry blossoms
Originally uploaded by offgenemi
canli renkler moralimi duzeltiyo, bu sene kis briaz uzun surdu floridada, zaten uc kazagim var giy yika filan canim cikti. stefan persembe dogumgununu kutlamak icin sarasotaya geldi, iki gun yagmur ve ruzgar icinde gecti. neyse ki alman bakkalina gittik ordan bir iki bisi aldi da ise yaradi bu gezi.
yandaki cicekleri japon kumasindan yatim, bu kumas biraz ozel, biraz puturklu gibicesine bi kumas genelde rayondan yapiliyor, ve yikayamiyorsunuz sadece kuru temizleme yapilabiliyor ama o kadar guzel sanli renkleri var ki bayiliyorum, oyle gaza gelip elimdeki cogu kumasi kullanarak bu cicekleri yaptim, nasil sirinler ama :)
Modern sabahlari dinliyorum bun lari yazarken, Stefan "hadi bakalim" ne demek dedi. simdi ben bunu nasil aciklayim, self motivation sentence deyip ciktim isin icinden :) iyi ki cevirmenlik meslegim degil, sonum iyi olmazdi
dun Yok-ki nin baby shower'i yapildi, maasallah hava cok guzeldi, "Et yiddik" dedik ve gunesli havada guzelce sohbet ettik. Atay'in uyarilarina ragmen krem filan surmedigim icin aksam eve gelince icten icten yanmaya basladim, simdi kirmizi pembe bir surat ile dolaniyorum :) pztesi is yerinde hava aticam :) ne kadar peynir beyazi cilti insan varsa benim is yerimde. demek ki ilim bilim ile ugrasanlar plajda yanmayi sevmiyor :)
oyle, iste bi hafta daha bitti, suki yanimda yatiyo, anasinin kuzusu, Koko da sabah sirtimi cignedi sag olsun, cok iyi bi evlat oldu bu oglan.
simdi cok calismam lazim, bir suru yapilacak is var, "hadi bakalim "diyip kendimi motive ediyim
muah

Cumartesi, Mart 06, 2010

Keyifim yerine geldi mi ne?

dun burnum tikali, "kan kokuyir" seklinde dolasiyordum, bu sabah 9 da gerzek Ac sistemim yuzunden sicak odamda uyandim. Bu AC biraz salak , ben mesela 15C'ye ayarliyorum, 12 de uyuyorum, hava 16C ise calismiyor bu nane, fakat, sabahakarsi basliyor calismaya ev 22C oluyor hala sapik gibi sicak hava ufluyo, taam guzel sicak sicak uyaniyorsun diyceksiniz ama havayi o kadar kurutuyor ki nefes alamiyorum, bi sinirle ziplayip kalktim. dedim ki bugun pek guzel geçeceğe benzemiyor, cunku hala "kan kokuyir". Yen beni St Armand squarede takilip sonra oglen yemegine gitmek icin cagirmisti. Hadi dedim evden cikayim gideyim. Deniz havasi mi iyi geldi, o sirin bebislerden bi tanesi beni gorunce kolarini acip beni kucagina al hareketi yaptigi icin mi ne bilmiyorum birden nefes almaya basladim. Guzel dolandik, Starbucksdan instant kahve aldim bi dolar indirim yaptilar, ohh sinirim gecti. Sonra denizin dibinde yasamanin farki olan taze deniz urunleri iceren bi ogle yemegi yedik. Kizlari yuruttum, minik bir iskele gibi bir yerde annesigil bir suru foto cekti, bende heheh guldu sirittim :)
Yani simdi keyfim yerinde, eve geldigimde cok iyiydim ama penceleri acip temiz hava ile biraz daha hasir nesir olunca burnum gene tikandi. babam email atmis, burnuna tuz cek demis, istemeye istemeye hazirladim tuzlu su cektim burnuma, Yarabbi bu kokainmanlarnasil yapiyo bu isi, ben burnuma bisi cekemiyorum, bogulucam gibi geliyo, neyse az bisi olksada cektim, hakkaten burun acildi bayagi, tam tesekkullu calismiyor henuz ama en azindan oksijen yetersizliginden uykulu uykulu gezmiyorum ondan burdan babama tekrar tesekkur ediyim :)
simdi kucuk kisa bi hikaye; Bugun Gvilledeki evimizin kapisi calinmis, Stefan kapiyi acinca " biz babtist bir kiliseden geldik, size Isa'yi tanitmak istiyoruz "diyen iki takim elbiseli cocuk ile karsilasmis, bizim ki nefes bi almadan, "kusura bakmayin ilgilenmiyoruz, biz muslumaniz" demis ve kapiyi kapamis. Bana diyor ki babannem boyle bisi dedigimi duysa cok uzulur ama galiba biraz musluman sayilirim bende dimi? diyo :) beni bugun ekstra ekstra gulduren Stefan'i internet yolu ile operim muah
g