Pazartesi, Temmuz 27, 2009

Thai temple in Tampa


Thai temple in Tampa
Originally uploaded by offgenemi
Dun bu tapinagin yararina yapilan yemekleri yemeye gittik taa Tampaya, Stefanim olsa daha guzel olurdu ama o kadar sicak bir gundu ki gelmedigine onun adina sevindim, biraz daha serin bi zamanda gideriz belki :)
simdi bu tapinagin uyeleri gonullu olarak bir suru malzeme alip, parasini kendi ceplerinden verip ustune birde bu guzel yemekleri pisiriyorlar! bir cok yemek 3-5 dolar arasinda degisiyor, ve bayagi bol kepce kendileri, ben hem ogle hem aksam yemegini 8 dolarda halletmis oldum. Pumpkin curry sen ne guzel bisisin yahu.
fotoda gorunen coconut custard diye bisi. ilk agziniza aldiginizda soganli yumusakca bisi gibi geliyor, sonra cocnut in tatli lezzeti ortaya cikiyor. gavurlarin dedigi gibi biraz "acquired taste". ama guzeldi.
Thai yemekelri dogal olarak bol acili, Jodie nin annesi icten ice pisti bu mamalari yerken. ben yok bu aci degil dedim kadincagiz bir lokma aldi " ayy bir daha senin dedigini yemem" dedi, hehhhe benim aci reseptorleri biraz arizali tabiii
ikizlerde geldiler, off yerim ben onlari, bugunde onlara kumas aldik, cici elbiseler yapicaz ondan
hadi bakalim saglicakla kalin

Cumartesi, Temmuz 25, 2009

Sakura yemis kaplari


sakura-plates
Originally uploaded by offgenemi
yemis kaplair ne guzel bi isim tamlamasi yav, evet origami yapacagim geldi, koptum bes milyon tane yaptiktan sonra bir tanesini mobile' e donusturdum geri kalanini stef e verdim simdi yen icin daha fazla yapiyorum, baska isteyen varsa soleyin anacigim.

bu haftasonu sarasotaliyim, sacimi filan boyadim iyice anneanneye benzemeye baslamistim, aksam ikizleri gorucem Gogce teyzelerinin genc oldugunu dusunsunler dimi?
kirmizi oje surdum ama gene uclair gitti, sonra tirnaklardan silerken gene geberttim parmaklarimi. o pis asetone yakti her tarafimi. kas filan alirken gene iskence yaptim kendime, kadin olmak zor ya, psi erkekler hic boyle seylerle ugrasmiyorlar. hem" ben senin dogal halini seviyorum " diyip sonra dergilerde hayvan gibi makyajli kadinlara " bak ne guzel " diyolar. gerci stef demiyo, bir defa oyle bisi dedi, hemen kizin yuzune biyik cizdim. bakti cok olgun bi sekilde karsiliyorum, bir daha hic oyle abidik yorumlarda bulunmadi.
simdi ben kendimi sanatima veriyim :)

Pazartesi, Temmuz 20, 2009

canim kirmizi oje ceker

guzzelce surdum kirmizi ojelerimi eme uclar hemen gitti, dokulmeye basladi. kil oldum, illa gidip 7 dolarlik orly almam gerekicek. bir daha ki cvs ziyaretimizde alirim artik.kisa uzun butun tirnaklarda guzel duruyor kirmizi oje ama boyle alev gibi, kan gibi olucak :) ne yazik ki Stefan bir cok erkek gibi bu ojelere cok yabanci, hic ilgilenmiyor. bugun ellermi ne hallere soktum gene de begenmedi, dogal hali guzel filan gibi beylik laflar etti. neyseki erkekler icin suslenmiyorum :)

meyva acisindan cok guzel gunler yasiyoruz, her hafta alisveris yaparken en asagi 3 cesit meyva buluyorum, hepside super leziz, domates bile lezzetli, ee mevsimi tabii. bu aksam avocadolu turk usul salata yaptim ohhh ne guzeldi. resmen tikindim.

dun pek iyi hissetmedim, ve sarasotaya bir gun gec geldim, trafik benim yonumde gayet guzeldi hehehe diger yon icin ayni seyi soyleyemeyecegim.

yeni stamenler geldi taaa avustralyadan, cok sirinler bende yapmak istiyorum bunlardan yaaa
yeni cicekler yaptim birine lazy sue deniyo digeri bildigimiz gelincik. en sevdigim ciceklerdendir gelincik, hic koparilmaya gelmez oyle yol kenarinda sirin sirin buyurler, incecik, dantel gibi petaller... bana hepsi ODTU kampusunu hatirlatiyorlar.

kendimi anime dunyasina adiyim en iyisi
muah

Cumartesi, Temmuz 11, 2009

uyku ve anime

daha cok anime izlemek istiyorum ama uykum var, evet uykum var ne guzel dimi? uyku ne buyuk bir nimet, ilacsiz uyuyabilmek ne guzel. gereksiz yere herkese uyku ilaci veren doktorlari kiniyorum burdan. Uc gun uyuyamadim onlarin yuzunden :) meditasyon gercek ilaci imis durmadan calisan bir beynin. bol meditasyon, beynimi bosaltiyor, ohhh sacma sapan ruyalarda geziyorum ( ozellikle Yen in ikiz kizlarinin oldugu ruyalar, bezlerini degistirirken uyaninca, niye uyandim ne guzel ruya goruyordum diye hayiflaniyorum)

yeni sezon animeler basladi benim begendiklerim Canaan (super gucleri olan bir kiz ajanimsi bisi galiba ve karisik bir hikaye) , Sora no manimani (cocukluk arkadaslarinin lisede astronomi klubunde bulusmas, komik) , Bakemonotagari ( normal gorunen ama agirligi bes kilo olan bir kizi tedavi etmek isteyen daha once vampir olmus ve iyilestirilmis bir oglanin hikayesi, enteresan) ve Taishou Yakyuu Musume ( beysbol Japonyaya ilk gittiginde hala kimono ile dolasan kizlarin bu oyunu oynama cabalari).
Bir iki tane daha yeni cikicak olan var onlari izleyince sene rapor yazarim efenim. Baska bir iki tane daha izledim mesela Needless, cok fena, ilk okul cocugu ile ayni zekada olan koca meme hastasi gencler icin yapilmis, hic sansi yok benim icin. sonra sapik otesi olan bir anime var adini bile hatirlamiyorum, akliniza gelebilicek butun japon anime fetisleri var bu animede tabii ki erkeklere yonelik. biraz hastalikli sapik duzeyde ondan aman deyim kalsin dedim, aslinda komik bir tarzi vardi yazik oldu napalim.
Bir kac animeyide bitirdim, meselaEden of east cok guzeldi, konusu bir harika, tavsiye ederim. sonra simdi K-ON u bitirmek uzereyim, fena diil cerez niyetine. Hatsukoi Limited ilk ask ile ilgili cok guzel bi anime idi. hem gulerim hem aglarim, zaten aka boka agliyorum ya. rideback, cok guzel yapilmis bir anime, hikayeside fena diil ama bu alet hakkaten olsa cok guzel olurdu. sanirsam Ozicik bunu begenir. Tetsuwan Birdy Decode 2 aynen birinci sezon gibiydi hatta daha guzel. Ichigo Mashimaro encoreaynen onceki dizi gibi pek ahim sahim diil, yani bir yenilik bisi yo. ayni espriler baydi.
evet simdilik bi kadar, yarin erken uyanma ihtimalim var. belki bu sabah ki gibi tenis oynarim, tabii ki wii de hehehe

Cumartesi, Temmuz 04, 2009

basin batin Batman

en sonunda aylardir izlemek istedigimiz Batman dar knight filmini izledik, aman ne kotu bor filmmis, basima buz torbalari koydum film bitince, o kadar cok sey patladi, kursunlar atildi ki basim sisti. hikaye desen yok, hikaye anlatimi ondan kotu. tam bir essek kacti palan doktu tarzinda bir filmmis. bu batmani oynayan adama Machinist'ten sonra sinir olmustum, daha da bir tiksindim.
neyse guzel olay ise, kumaslarimi boyadim, birazini kestim bile, bu sefer elimi kesmedim heheh, en son kumas kesme maceramda parmagimin ucunu soyle yandan biraz almistim, yeni iyilesti, bir daha kesmem insallah, cok kaniyo namussuz.
Stef'im yikanan kiyafetlerimi katliyor, ne romantik bir goruntu :) bana kalsa katlamam, cunku askiya asiyorum tabi askiya asmam bir kac gun aliyor ama olsun:)
Suki ve Koko cok miskin, hele Koko iblisi butun gun uyudu. artik yasli bir kedi mi oldu acep, nerde ise 8 yasinda.
Basim agriyor, ibuprofen de ise yaramadi, yagmur yagicak galiba, boyl e zamanlarda daha bir tutuluyor boynum, yada Batman in etkileir hala suruyor. barim bu aksam dexter veya house izleyelimde bu kotu filmin etkilerinden kurtulalim :)
muah

Cumartesi, Haziran 27, 2009

Suki'nin gozleri


Suki's eyes
Originally uploaded by offgenemi
Normalde hep bos bos bakmasina ragmen bu fotoda canim kizim, bir tanem ne sinirli bakmis gene abisine cekmis :)
cumartesi sabahi oglen olmak uzere, penceremin perdesini cektim gunes isigi evime girsin diye. bugun temizlik, is guc yapiyim diyorum, bissuru dergi kitap aldim dogumgunum serefine ( daha dogrusu canim dogumgunumde geliyo hem her sene ben kendime hediye almaz miyim diye japonyadan kitap dergi ismarladim hehehe, cok seviyorum Gogceyi naapiyim). bir yandan modern sabahlar podcastlerini dinlerim bir yandan ortalik toplarim , biraz wii fit, biraz yemek, biraz dikis al sana guzel bir cumartesi.
hava gene acaip sicak. biliyorum floridada yasiyorum sikayet etmemem lazim ama hakkaten sicak ya, dun yagmur yagi kosa kosa dukakna girdim. ciktigimda aa yagmur durmus dedim ama bir gunes cikmis, etraf buhar, resmen bugulanmis balik gibi pistim, zor yetistim arabamin ACsine. valla insan yavas yavas pisiyor burda.
ve yagmur yagmaya basladi hadi bakalim is basina.....

Perşembe, Haziran 25, 2009

Beraber ve solo sohbetler

TRT Ankara radyosunda haftaici hergun Turkiye saati ile 18-20 arasinda Eastern Time ile 11-13 arasinda yayinlaniyor. Eger Ankara disinda iseniz internet uzerinden bu programi dinleyebilirsiniz. TRT nin butun tv ve radyo programlari internette! Ve yayin cok kaliteli yani ikide bir kesilmiyor. ufak bir program kurmaniz gerekebilir hali hazirda sizde yoksa.
Ankara radyosunda baska bir suru guzel program var, benim dinledigim kadari ile az muzik bol sohbet seklinde genelde bu yayinlar. ama en sevdigim ve hergun dinledigim beraber ve solo sohbetler. Programin bloguna olan link sag tarafta bulabilirsiniz. tabii ki radyo ODTUde Modern Sabahlar programini yapan ekibin eseri bu programda. Doya doya 2 saat dinleyin hergun, su an icin podcastleri yok. ondan canli dinlemek zorundasiniz :)
muah

Cumartesi, Haziran 20, 2009

cumartesi cabuk bitti...

Iki arkadasimiza gule gule demek icin bir araya geldigimiz parti yemek yiyerek basladi, ingilizce argo egitimi ile sonuclandi. Gecenin 3-4 gibi eve geldik, uyuduk kalktik bir daha uyuduk, yani bir partiye gitmek insani boyle mi yorar? resmen yaslanmisim. Gerci Stef de uyudu ama en azindan o raki filan icti, ben butun gece su ictim (taam bir iki kutu mountain dew da ictim), yani aksamdan kalma da degilim, yok anacim, dans ettim zipladim filan her taraflarim agriyordu sabah. cok erken yaslandim ben. belki de kendimi yasli hissetmem dogumgunumun yaklasmasindan kaynaklaniyordur. eskiden iple cekerdim, simdi off gene geldi, off offfff diye ic cekiyorum.
neyse ki aksam beraber yemek yedik, dragonfly 'a gidip ayi gibi sushi yedik. yani icine ne koyuyorlarsa o sushiler dunyanin en guzel sushileri yedikce yiyesin geliyor. Ordan atlayip bizim eve geldik, bir kacimiz wii oynadi digerleri fotograflara bakti. Guzel fotograf cekebilmek cok guzel bir sey. O an ki bakis acini, duygularini bir saniyeye sigdirmak cok guzel olsa gerek. eskiden ailecek hic fotograf cekmezdik, megerse digital makinalarin cikisini bekliyormusuz :) ailecek sardirdik, ama en iyimiz tabii ki kardiss Aachii.
saat 12 yi gecti, cumartesi bitti pazar gunu yapilacak bir isimiz var mi acaba?
muah

Pazartesi, Haziran 15, 2009

Mini Yen


ver very funny
Originally uploaded by offgenemi
Maasallah, ayy bu kizlari yicem cok sirinler. gene bizimkileri ziyarete gittim, bi baktim bu sirinlik muskasi karpuz ve hindistan cevizinin ortasina oturmus, uslu uslu annesini izliyor. Bu arada anneleri bir chicken pot pie yapti, yanii acaip guzeldi. Butun tepsiyi yiyebilirdim :)
Kiz kardesi o sirada banyo yaptigi icin fotosunu cekemedim.
Bugun Joann's a gittim, tesaduf simplicity modelleri bugun icin 2 dolar, hemen bissuru bebek kiyafeti aldim hehe. bu hinzirlara dikicem elbiseler.
Bende isterim bunlardan bana ne !

Cumartesi, Haziran 13, 2009

Bebek gibi uyumak

Sonunda uyudum , ohhh be, normal bir insanim , en azindam bu aksama kadar. Su an calistigim is yerine ilk basladigimda bir uyku problemim vardi. Aslinda her zaman benim istedigim zaman uyuyamama gibi bir problemim var. Ozellikle geceleri soyle bes dakkada uykuya dalan insanlara nasil ozenirim... cocukken de boyle degildim ben, uc kardes ayni odada uyurduk, ben perdenin arkasindan cikicak sapik katiller, yatagin altindan cikicak olan canavarlar derken uyuyamazdim.
Ozi ile Aachi horrr bes dakkada uyurdu. Bazen arkadaslarimda kalirdim yada onlar bizde kalirdi, ben butun gece konusmak isterdim onlar horr gene uyurlardi. hadii sabaha kadar evden gelen bin turlu sesi dinle. tabii hayalgucu bayagi guclu olan bri insan olarak bu seslerin uzaylilardan tutun, evimizin onunde dikilen bir katile kadar herseyden geldigini dusunurdum.
uyku sirasinda da huzur yok bana, disimi gicirdatirim, kabuslar gorurum. uyandigimda sanki butun gece kosmusum gibi uyanirim. yanii hadi simdi uyku vakti denilmesi en gicik oldugum sey. Aachi cocukken "ahhh keske yemek olmasa, hap icsek" dermis bende ayni seyi uyku icin soyleyebilirim. ne yazik ki beyin benimle ayni fikirde degil. dogru duzgun uyumayinca beyin direk iflas ediyor, unutkanlik, halusinasyonlar, fiziksel agri, depresyon derken liste uzadikca uzuyor.

carsamba ve persembe geceleri bir saat filan uyuyunca ve gunduz manyak gibi canli filan olunca asabim bozulmaya basladi. dun ise gitmedim, cunku dikkatime guvenmiyorum, araba kullanmak istemedim iki gun uyumadiktan sonra :) neys, melatonin haplari tek basian hic bi ise yaramiyor. egsersiz yapiyordum , hadi ya uyumam lazim yoruldum filan diye, megerse uyku saatine yakin yapmamam gerekiyormus , ee benim vaktim yok yahuu. simdi sabah uyanip yapmaya calisicam.
sonracigima rahatlama , gevseme mp3'u buldum. onu dinledim, ve tataaaaa uyudummmmmm. hadi bakalim, benim bundan bir kac cesit bulmam lazim, cunku bir sure sonra bunlardan da sikiliyorum.
simdi bi diet mountain dew iciyim, keyifim yerinde :)


Bu arada buraya link filan koydugum Modern Sabahlar programini belki fark etmissinizdir. Radyo ODTU de yayinlanan bir program, okula giderken dinlerdik arabada, tabii sonra labda dinlemeye devam ederdim, podcastlerini hemen indirmeye basladim 2006 dan beri bu sekilde dinliyorum. Cok komik bu adamlar, araba surerken dinliyorum genelde, kac defa kaza yapmamak icin kahkahalarimi zaptetmek zorunda kaldim :) yani arabada tek basima otururken haahhhaaaa diye gulup etrafimdaki insanlara manyak imaji vermemi filan es geciyorum.
simdi ayni ekip Ankara Radyonunda (TRT) Turkiye saati ile 18-20 arasinda bir program yapiyorlar (beraber ve solo sohbetler), ve bu 2 saat boyunca belki 2 defa sarki calisiniyor gerisi sirf konusma. FL saati ile 11 de ben aciyorum internetten dinliyorum. O kadar mutluyum ki, yillardir "cansiz" podcastten dinledigim icin br turlu bunlar soru sordugunda arayamiyordum. bu programa hemen hemen hergun email atiyorum, ve hergun bu mailler okunuyor :) bu program daha cok yeni ondan cok mail atan yok , bende acaip kullaniyorum bu durumu :)
yandaki linklerde bu radyo programinin bloguna link var. gerci programi dinlemezseniz pek bi manali gelmiyor:) ondan dinleyin! unutmadan soyleyim TRTnin internet yayini basarili, yani yayin hic kesilmiyor, (radyo ODTU bu tas sana!) ses cok net, benden yildizli pekiyi aldilar bilmiyorum...

Çarşamba, Haziran 10, 2009

OĞUZ KAĞAN

Gecen gun aklima geldi bende aradim buldum, aslinda dusununce Stef Oguz Kagan's acaip benziyor :) yahşi yiğit bu Stefan ;)

"Oğuz-Han'ın vücudu güçlü ve korkunç hayvanlara benzetilirdi":

Dede Korkut masallarında da büyük kahramanların yürüyüşü arslanlara benzetilmiş ve vücut yapıları da korkunç hayvanlar gibi anlatılmışlardı. Oğuz-Kağan destanında da az da olsa bunları görmüyor değiliz. Uygurların Oğuz destanı Oğuz-Kağan'ın şeklini şöyle anlatıyordu:

Öküz ayağı gibi idi sanki ayağı
Kurdun bileği gibi idi sanki bileği.
Benzer idi omuzu ala samurunkinejavascript:void(0)
Göğsü de yakın idi koca ayınınkine!

Destana göre Oğuz'un elleri ve pençesi ayının büyük ve güçlü pençesini andırıyordu. Ama kurdun bileği başka idi. Kurt yeryüzündeki hayvanlar içinde koşma bakımından en dayanıklı hayvandı. Bir türlü yorulma bilmezdi. Bileği ince idi. Fakat o ince bilekli kurdun pençesi korkunçtu. Bir samur büyüklüğündeki kıllı omuzlar ve ayının göğsü gibi gergin ve şişkin ğögüsler Oğuz-Kağan'ın bir insan olarak ne derece güçlü olduğunu anlatmağa yarayan sözlerdi.

"Oğuz-Kağan'ın vücudu niçin "tüylü" idi":

Eski Türkler "ilk insanın tüylü olduğuna inanırlardı." Altaylarda yaşayan birçok efsanelerde bu konu ile ilgili sayısız örneklere rastlıyoruz: "Tüylere kaplı olan ilk insan Tanrı'ya karşı günah işlemiş ve bundan dolayı da tüyleri dökülmüştü. Tüyleri dökülünce de insanoğlu bir türlü hastalıktan kurtulamamış ve ölümsüzlüğü elinden kaçırmıştı. (Bir söylenişe göre) Tanrı insanı yaratırken şeytan gelmiş ve insanın üzerine tükürerek her tarafına pislik içinde bırakmıştı. Tanrı da insanın dışını içine içini de dışına çevirmek zorunda kalmıştı. Bu suretle insanın içinde kalan şeytanın pisliği ve tüyler insanoğlunun ruhunu ve ahl'kını kötü yapmıştı. İnsanın gerçi dışı Tanrı yapısı idi ve güzeldi ama; içi şeytan tarafından kirletilmiş ve şeytana benzer bir özelliğe bürünmüştü". Bu sebeple Oğus destanında bu çok eski Türk inançlarının izlerini de buluyoruz. Çünkü Oğuz-Kağan bizim gibi tüysüz değil; her tarafı kıllarla dolu ve fevkal'de bir yaratıktı:

Bir insan idi fakat tüyleri dolu idi
Vücudu kıllı idi çok uzun boylu idi.
Güder at sürüleri tutar atlara biner
Daha bu yaşta iken çıkar avlara gider.
Geceler günler geçti nice seneler doldu.
Oğuz da büyüyerek bir yahşi yiğit oldu!

Pazar, Haziran 07, 2009

bu haftasonu da bitmek uzere...


new headbads for summer
Originally uploaded by offgenemi
yok-ki ve esi sagolsun bu sabah guzelce kahvalti ettikten sonra, bissuru Wii oynadik, megersem ben bir bowling dehasi imisim haberim yokmus. bunun yaninda golf, tennis, beysbol gibi nice sporda hala felaketim :) simdi bu diger sporlari calisiyim barim. bir dahaki gorusmemizde stef'a yuk olmayayim.
haftasonu cok cabuk gecti, pazartesi hemen yarin yav! camasirlar yikaniyor, onlar daha katlanip bavula tikistirilicak. stef'im annemin arpa sehriyesi corbasindan yapti, ellerine saglik olsun., tabiii bi kazan filan var corbadan, artik hergun iceriz, mideme pek iyi geldi dogrusu.
kediciklerimide ozlicemmm ben yaaa. iki hafta cok uzun dimi? evlendikten sonra ayri oturmak biraz fena imis. hakkaten ates dustugu yeri yakiyormus
herkese mutlu saglikli, guzel haberlerle dolu yeni haftalar dilerim!

Pazar, Mayıs 31, 2009

Masal gibi bir haftasonu- Maasallah!

Bu haftasonu Saraostada kaldim, gene uyuz iki gun geciricegimi zannederken, kocacigim aradi, ben ctesi geliyorum dedi, ben tabii havalara uctum, yigidim aslanim gel dedim :)
bir yandan benim Johan'in annesigil de geliyormus, nasil tatli insanlar kusura bakmasin hic diyip Stef buralara dogru direksiyon sallarken ben sabahin 9nda Johanlarin evinde bittim , tabi ikizlerde orda canlarim bnim yirim ben onlari. sonra hep beraber "farmer's market" a gittik, ahim sahim bisi diil, bizim bildigimiz sebze meyva pazarlari bes bin basar ama olsun, napalim elimizde olanla yetinicez diyerekten dustuk yollara. Florida ya agustos sicaklar geldi bile siril siklam terledim bu pazari dolasirken, tabi taze ve ucuz sebze ve meyvalara bayildim, hemen sampanya mangosu, minik muzlar (ne yazik ki alanya muzlarindan diil), kirmizi domates, turuncu tomates (salcalik domatesin turuncusunu hayal edin, tadi amerikan domatesi yavanliginda ne yazik ki), mor dolma biber ( cig yedim bi enteresanlik yok), taze zencefil , mantar, pizza alti (kepekli ve beyaz) aldim ve hemen whole foods'a gittik. ordan da mozzarella alip ogle yemegi icin stef ile bulustuk. Phillippe's seafood gibi ismi olan bir yere gittik, cok guzel balik, deniz urunleri cinsi yemekleri var. ohhh yedik anacim. sonra antik asya(cin) esyalar satan bir dukkana gidip arkadasindan "gelato" yiyip eve geldim. stefan Wii oynayip rekorlar kirarken ben biraz kestirdim. tabii ki romantik adam stedan internetten gunes batisinin saatini buldu, ona gore aksam yemegi zamanlamasi yaptik. tabii ki alman restaurantida shinitzel yendi, hemen plaja gidildi. sandalyemizi acip beyaz kumlarla el ele tutusarak gunesin batisini izledik. tabii gunese bakmaktan gozlerim yamuldu, stefan ise "hmmm tam zamaninda batti, ne kadar dakik"diyerek gene alman oldugunu ispatladi, ben yerimde durabilen bir insan olmadigim icin hadi gunes batti kalk kalk herif! diye kaldirdim, evde feci bi wii maratonu yaptik, tabii pis herif butun hafta calismis beni acaip morartti, bende aaa kosede bocek var kocaman diye dikkatini dagitip bir kac defa beni cok yuksek farklarla yenmesine engel olsamda butun gece pis pis siritmasindan kurtulamadim. bende bu hafta calisiyimda gor!
bugun gene rken kalkip Sibelcim ve sevgili annecigi ile bulusmak uzere tampa ya gittik. ikea da bulusup gezdik yemek yedik, burdaki isvec koftelerinin inek ve domuz etiyle yapildigini ogrendik, biraz alisveris yapip eve geldik. tabii aymulduk ikimizde, artik havuza gidicek halimiz bilem kalmadi. Stefim yollarda simdi, hayirlisi ile varir insallah. ben de oturdum wii fit yaptim. 30 dakka sonra ara verdim. ici jel gibi bsii ile kaplanmis ayaklari yumusatmak icin kullanilar bir coraplar var. onlari giydim , oyy ayaklarim bayram etti, nasil mutlular simdi.

Perşembe, Mayıs 28, 2009

oy oyyyy

Hay Wii yi icat edenlerin yeri cennet olsun, tuttuklari altin olsun (oldu bu galiba), Allah butun dualarini kabul etsin (iyi niyetli olanlari)! yani benim gibi tam anlami ile tembel otesi olan insani, "ayy dur, bak 15 dakka oldu, bak simdi 20'e tamamlayim, dur 25 olsun diye bayagi bir egsersiz yaptirdi ya... bilmiyorum bu adamlar dahi.
yalniz degilim, askim birtanem Stef'im de bayildi, o da sabah aksam oynuyor, insallah vericez bu kilolari, cocuklarimiz evlilik resimlerimize bakip " aaa inanmiyorum anne ne kadar degismissin " dicek, ve bu iltifat olucak hhehhhehhe
gene gittim Yen'lerde bebislerle oynadim. artik iyice kocaman oldular (6 ay), bugun fis fis kayikci oynadik, cocuklarla Turkce konusuyorum , geceleri Cince sarki dinliyorlar kulaklar alissin diye. bol salyali ve gulumseme dolu aksamdan sonra eve geldi, tabii Yen gene nefis curry yapmisti , ohhh yedim anacim, ama eve gelince wii fit yaptim bak!
bu hafta 30 dakka ile basliyip yavas yavas arttiricam, tabii yazdigimiz projelerin bir sonu gelirse, icim disim proje oldu yaa. Benim ilgilendigim konular genelde bitki filandi simdiye kadar (2 sene oncesine kadar) ama simdi aktif olarak beyin konusunun yanindan gecen her alanda bir proje yazdigimiz icin bir cok makale okumak zorunda kaldim. en son sigara icenler konusunda bir proje yazdik sunu soyleyim, hala sigara iciyorsaniz beyniniz normalden daha kucuk, hatta onemli bolgelerin aktivitesi de daha dusuk, yani su anda zeki olabilirsiniz ama birde sigara icmeseniz super zeka olabilirsiniz. akciger filan kapkara onu biliyordumda, beyin niye ise beni daha cok etkiledi.
evet bu guzel haberden sonra bana uyku duslemek duser. sabah duzgun bir zamanda kalkip yoga yapabilsem keske, ama uyaninca o yataktan kazinmam gerekiyor adeta.
muah

Pazartesi, Mayıs 18, 2009

Ilk dans


First dance
Originally uploaded by offgenemi
Sevgili super fotografcimiz Enginden ilk fotograflar geldi, hepsi birbirinden guzel ama bu kesinlikle basilip evimizin bas kosesine konulacaklardan :)

Çarşamba, Mayıs 13, 2009

Taksilerin mersedes oldugu yer- tatli vatan Almanya!

Evlenme olayini basari ile atlattik, gelen, arayan , email atan, telgraf ceken, ve cicek yollayan hatta sadece aklinda geciren herkese cok tesekkur ederiz :) muah muah
evet, ertesi gun erkenden uyanip ayilar gibi otelin kahvalti bufesini gocurttukten sonra Esenbogaya geri donduk. Ucakta ne oldu bitti pek hatirlamiyorum , uyandigimda havaalaninda bavullarimizi bekliyorduk, pasaportlarimiza bakarlarken Stefan ilk kez benim icin "karim" dedi. Tabi ben hic bisi anlamadim, ehefrau gibi bisi galiba neyse sonra havaalanindan cikip taksi aradik, butun taksiler mersedes, hava sicak, ben yorgunum :)
ilk gun genel olarak uyuyarak gecirdim. ertesi gun Stef beni alistirma turlarina cikardi. Super Anneanne nam-i diger Oma ile tanistim en sonunda. Almancayi sirin bir dil haline getirme yetisi var kendisinin. Stefan in amigurumi yetisi belli ki Oma dan gelmis, yemek pisirme yetiside ondan. cok guzel bir tartlar yapmisti ruyalarima giricek bunlar. zaten Almanyada genel olaral pastahane mamalari super. bugun markette yogurtlarin yaninda profiterol buldum evet aynen bu isimle cikolata sosu filan ile tas tamam. buraya tasinirsak ayvayi yedim demektir
Stef in "koyu" tabii koye pek benzemiyor, super sirin evlerin bulundugu, herkesin bahcesini ozenlde duzenledigi, super bi mahalle. daha once alman evlerini sevdigimi filan hic dusunmemistim, bu gelisimde hepsine hasta oldum. acaip sirinler. kendimi Heidi cizgi filminde gibi hissediyorum
dun partimiz vardi, bol et, bol kek. oglen yemeginde ayi gibi turta, kek filan yedim, sonra aksam yemegi yedim, hava serindi,ama stef ile ben boyle serin havalari ozleyecegimizi biliyoruz ondan ohhh ne guzel diye oturduk herkesle disarda. bu sefer 5 yasindaki bir cocukla ayni dili konusmamamiza ragmen cok guzel oynadik. fotograf makinasi ile yakalamaca mesela tavsiye ederim :)
tabii bu yemekleri eritmemiz lazim ondan bugun bi satoya gittik. ismini sormayin tam yazilisini hatirlamiyorum, ama cok sirin bi sato idi. harry potter havasi vardi bu satoda. Osmanliya ait kiliclar vardi. osmanliya ok ve yaylarin ne kadar uzaklara gittigini soylediler, dhaa dogrusu soylemisler, stefan cevirdi herseyi. tabii bu satoyu ole duz bi araziye yapmamislar, tutmuslar bir vadinin ortasina dikmisler. inerken guzel aa manzara sahane sekeirm seklinde indik. geri donerken, nerden geldik bu salak satoya filan diye soylenerek ciktik. kekler pastalar tamami ile eridi gitti.
luxemburga gittik geri geldik vallahi heheh hakkaten stef okurken filan benzin ucuz diye Luxemburg a gidermis. bugunde aynisini yaptik, sato ve Trier gezisinden sonra oraya da gittik. marketten alisveris yaptik ve eve donduk. gunun en heyecanli anlari autobahn da gecti. onceleri "aaa ne super hiz limiti yok" diyordum, bugun ise tamami ile tam tersi fikirdeyim. hiz siniri konmali. ruhumu teslim ediyordum yav. korkudan uyuyamadim, bir yandan da feci uyku bastirdi yamuldum
simdi evdeyiz yarin bizi baska maceralar bekliyor. stefan bize hediye gelen kinder surprise yumurtalari ile oynuyor. neden mi boyle bisi hediye geldi ? hic bir fikrim yok :)

Perşembe, Nisan 30, 2009

part 3

hmm nerde kaldim en son, sanirsam kan verme olayinda kaldim. evet Hifzisihaya yakin olan bir saglik ocagina gittik, hayatimda gordugum en kotu "laboratuar" (cay ocagi?!?!) da kanimizi aldilar. sonra hifzisihada ben kan verdim. stef in sonuclarini aldik. benim sonuclari alamadan is gunu bitti. insallah pztesi alabiliriz. bu arada turist vizesini almisim heyooo!
Istanbula gitmek istiyoruz, bakalim Stef orayi begenicek mi? Kardis Istanbulda askerligini yapiyor, belkim onu bilem ziyaret edebiliriz. nasil ozledim kardisleri, canlarim benim.
hala jet lag gibi bisi var ustumde ogleden sonralari uyuyup semiriyorum. hava cok guzel... Belki Ist. de guzel fotolar cekebilirim :)

Salı, Nisan 28, 2009

Simdi evlilik belgeleri

hmmm burokrasi maceralarimiz devam ediyor. bugun kurtulusta bir saglik ocagina gidip kan testlerini yaptilarim dedik, aaa megersem tasinmis, yav web sitenize yazsaniza! neyse cok uzakta degildi biraz yuruduk vardik. giristeki yardim etmeye hic meyilli olmayan genc kizimiza soyledik kan testi yaptiricaz diye. " saat 11 den once gelmeniz lazim" dedi. ee kani bugun alin, testi yarin yaparsiniz dedim " o zaman kani nerde saklicazzz" diye dahice bir aciklama yapti, anlasilan aksam 4:30 dan sonra calismak istemiyorlar diye bu isi ertesi gune biraktik.
efenim cankayada evlenmek istiyorsaniz ikametgahiniz da orda olmali, ondan ikametgahimi tasimak icin eski adi SSK ishani olan Ankara'nin en igrenc binasina gittim. Yani koca devlet burolarini koymak icin daha igrenc bir yer secemezdi. Koskoca Ankarada baska bina yok demek ki. Orda calisanlara acidim. stef ile gaza gelip asansore binmek yerine merdivenleri ciktik (7 kat!!!) ve indik. benim isim nispeten cabuk halloldu, cabucak uzaklastik ordan.
yarin pasaport cevrilmesi, noterde onaylanmasi, sonra evlenme beyan formlarinin noter onayi, sonra kan testi ve sanirsam sonra evlenmeye cok yakiniz. hatta belki basvuru olayini gerceklestirebiliriz.