Perşembe, Eylül 11, 2008

Crapsicles

sevgili bilgisayarim yavas yavas bana veda etmeye basladi. arada mavi ekran veriyor sesler titriyo flan, durup dururken agirlasiyor. ahhh ahhh seni cok sevmistim ben canim benim. ilk goz agrim (laptop manasinda), catalkaram cingenem. beni acik daha idare et oldu mu
muah
bu hafta yen ve johan in baby showeri oldugu icin biraz mesgulum. hediyeleri filan aldik. yarin ve ctesi evlerine yardima gidicem, kizcagiz alti aylik hamile olmasina ragmen yarin doguracak gibi gorunuyor. zavallim, hayirlisi ile saglikli bebisler dogurur insallah.
saygilar selamlar efenim

Pazartesi, Eylül 01, 2008

"Yatcaz kalkcaz" X 3 - ben geri gelicem

son yazdigimdan beri olanlarin ozeti
stef blogumu post ettikten bir dakka sonra geldi. Galli Jodie den aldigim esyalari essekler gibi tasidik. hatta acilip yatak olan koltugu tasiyamadik. daha dogrusu ben tasiyamadim, napiyim ellerim cok kucuk! maasallah stefan'im koltugu yuvarliyarak cikardi.
ertesi gun ikimizde gainesville e donduk. pztesi (dun) amerikanyada tatil idi, Allah razi olsun, ihtiyacim vardi. iki tane film izledik "death at funeral" ve "no country for old man". birinci film ismi bunalim gibi gelsede aslinda komik olan bir ingiliz filmi. ikincisini oskarlardan hatirlarsiniz, bayagi zamandir izlemek istiyordum ama ya bunalimsa (there will be blood seklinde) diye korkup izlememistim. biraz sinir bozucu, gerilim tarzinda bir film ama kesinlille sIkIcI degil. simdi labda johann adamin taklidini yaptiginda gulebilicegim. johan ve kardesi filmlerden tanidigimiz bazi manyak karakterlerinin ( mesela buffolo bill; kuzularin sessizligi) taklidini cok iyi yapiyorlar. bir sure sonra bu karakterler komik olmaya basliyor. benim gibi herseyden korkan biri icin espri, kahkaha en iyi ilac.
pazar aksami yok-ki agirladi bizi, her zaman ki gibi eglendik, yedik, onlar icti ben gene yedim :)
belimi mobilya tasirken biraz acittigim icin uslu durup gobek atmadim. oturdugum yerde ziplayip nargile ufledim. babaanneme amerikanyada nasil nargile icmeye basladigimi soyledigimde "hmmm kizlar artik erkeklerin yaninda nargile icebiliyor mu?" diye sasirmisti. babaannem super bi kadin, surekli olarak kendini guncelleyen bir insan, ayip, tu kaka, yaziklar olsun yerine espri yapar, canim benim :)
3 gun tatil yapinca gece erken yatip sabahin kor karanliginda kalkip sabah trafiginde sarasotaya gelicegime gece yola cikip geldim. iyi yaptim, simdi sarasotadayim, guzelce uyuyup ise erken gidicem sonra uykulu uykulu gezmicem :)
herkese mutlu bir hafta diliyorum
muahhh
g

Perşembe, Ağustos 28, 2008

sunshine'i beklerken


teal'in turkcesi ne?
Originally uploaded by offgenemi
yoldan gelen birini beklerken aklimi kaybediyorum. ne zaman gelicekler diye saate bakmaktan dakikalar gecmiyor. cocuklugumdan beri boyleyim. babam yolculuktan geldigi zaman benim icin cok eglenceli oluyordu ondan mi acep? aslinda beni rahatsiz eden hala gelmemis olmalari, bisi mi oldu, nerde acaba, arasammi, yok aramayim araba kullaniyor diye vesveselenmekten baska bisi yapamiyorum.
bir yandan da acim , ee simdi cocukcagiz benim esyalari tasimaya geliyor, naber hayatim ben aksam yemegi yedim sen ac ac gez mi diyim. zaten stefan'im ben yemiyorsam yemek yemez. tam bir osmanli erkegidir :) bu aksam heralde gece on da filan yemek yicez, aciiiiiiimmmmmm
konuyu degistirerek kendimi oyaliyim. bugun labda hic bisi olmadi, sadece jodie nin yerine kimin gecicegi belli oldu. oglen erik'len yemek ustune dedikodu yaptik. dedikodu cok eglenceli, kim ne derse desin. surekli bir bulmaca cozuyor gibi hissediyorum. ozellikle bizim ki gibi kucuk yerler ideal. ne yazik ki ikide bir insanlar is degistiriyor, yerlerine hic tanimadigim baska biri geliyor. hadiii butun networkleri yeniden kur, ugras dur.
haftalardir salak bir deneyle ugrasiyorum. beni deli etmek icin elinden geleni ardina koymadi. her ufak basamakta basima bela oldu. bu deneyi bitirip atsam super olucak.. soyle guzel bir data analizi yapsam ohh ne guzel olur. hakkaten ben istatistik olayini cok seviyorum, verin bilgisayari ve datayi analiz edip ne demek istedigini anlayip, anlatayim. dedikodu kadar eglenceli, cunku bu da bulmaca gibi.
oy 15 dakka oldu stef hayirlisi ile gelse sag salim
muahhh

Salı, Ağustos 26, 2008

ev ve totoro


ev ve totoro
Originally uploaded by offgenemi
saat nerede ise 11 ben telefonu yeni kapadim. neyse bugun haberler hep normal- guzel duzeyinde, en kotu gunumuz boyle olsun diyelim. arabamin adini totoro koymustum, bole evin kenarindaki palmieylerle bir fotosunu cektim. aslinda florida daki bu palmiye olayi beni baydi. yani tropik bir yerde yasadigimizi unutmayalim diye surekli her yere bu agaclari dikiyolar. duzgun bir golgesi filan da yok. ama bunlari sevdim, biraz yamuklar, egikler. karakterli palmiye bunlar. "kömüşler"
biraz once insanlar google dan ne arayip sayfama gelmisler diye baktim "kömüşler" kelimesi direk , en bi once benim sayfaya yonlendiriyor. ekrana guzelce bir puskurdum gulerken. bisi icerken insan kesinlikle bisiler okumamali, komik olabilir!
muah

Pazartesi, Ağustos 25, 2008

yorgun olmam lazim ama

... degilim. bu arada yandaki benim yeni evin fotosu. balkonun sineklik ile kapali olmasi super , hic cikmiyorum ama :)
dun gece guzelce uyuyamadim. ne kadar gevseme teknigi kullandiysamda bir turlu uykuya dalamadim. en sonunda yuz ustu yattim, uzanirken. koko gelip sirtima oturdu ( 9kg). ben biraz bunun yumusak gobusunu kasiyinca hemen sirtima masaj yapti, guzel oglum benim. bir de ayak ovmasini becerebilse ama patilerle zor iste
umarim herkesin isleri yolunda gitmistir bugun
:)

Cumartesi, Ağustos 23, 2008

Ofis

Bizim Galli Jodie ulkesine geri dondukten sonra amerikanyadaki anilari ile ilgili ufak bir presentasyon vericekmis. Bende kamerami getirmis bulundugum icin hadi senin fotograflarini cekiyim labda filan diye butun binada dolasip foto cektik. En sonunda kendi masamin fotosunu cektim. eminim herkes meraktan catlamistir simdiye kadar " ayy gogce nin ofisindeki masasi nasildir acaba " diye . Buyrun size bu gorsel soleni hediye ediyorum :P

Cuma, Ağustos 22, 2008

Koko simsekleri sevmiyor

Pztesi aksami Weather Channel i izleyip ertesi gunun ne kadar korkunc gecicegini dusunerek uykuya daldim, uyandigimda, ne yagmur ne camur ne de ruzgar vardi. Fay bizi es gecip, atlantikte bir tur atip benimle gainesville bulusmaya karar verdi. Gainesville cok bi degisiklik yok, normal her zaman gordugumuz yagmur, Allah'a sukurler olsun.
simdilik bu kadar...

Çarşamba, Ağustos 13, 2008

fotograf makinam diger evimde kaldi

bu hafta unutmayacaktim getiricektim makinami, evimin fotosunu cekicektim , belkim sarasotadaki guzel gokyuzunu filan ama yok unuttum iste. simdi jelimin kosmasini bekliyorum. evet inek proteinler kosuyorlar jelin icinde, sonra onlari boyayip fotolarini cekiyorum, sonra cenemizi ovalayip, kasimizi cakip, kafamizi kasiyarak ne anlama geldigini tartisiyoruz. son uc haftadir ugrastigim deney oyle kil bisi ki bir turlu sonuclar istedigimiz gibi cikmadi. allem ettik kallem ettik,emme inadim inat kicim iki kanat seklinde hic bir sey duzgun cikmadi. aksamin bes bucugunda gene deney yapiyorum, herkes gitti. zaten ise en erken gelenlerden biri idim. taktim ipodumu kulagima zeki muren dinleyerek mutlu mutlu basladim gune bir yandan deney yaptim. bir sure sonra hintli lab arkadasim icin hoparlore taktim. sarkilari dinlerken isk=ask ve isik= asik ve dost= dost kelimelerinin hintce/ urdu ve turkcede ne kadar benzedigini fark ettik. kizcagizi Turk sanat muzigine bogdum adeta. sanat gunesi labimizi piril piril yapti derken, johan gelip "heheh gene acimikli sarki mi dinliyorsun" diyerek hevesimi kirdi. yarin azeri uzun havalarini dinleyimde gorsun acikli sarki nasil oluyormus.
kendinize iyi bakin
muah

Pazartesi, Ağustos 11, 2008

yasasin anime

hafta ici aksamlari genelde bir planim olmadigi icin anime izliyorum. simdi bedava kablolu tv de var genede anime izliyorum. japonca beni mutlu ediyor, oyle guzel bir dil ki, masal dinliyor gibi izliyorum yarattiklari acaip dunyalari. bu aksam izledigim genius party den bir demet anime idi. birisi icip icip bu animeleri yazmis yonetmis galiba. bazilari hakkaten ole kafan gelen sacmaliklarin bir butunu gibi. derin anlamlari var mi bilmiyorum , aslinda dusunmuyorum. boyle seyleri dusunme istegim, hevesim yok. ama hayalgucu ole mi? beni aliyor kendi hayatimdan, tamami ile farkli baska yerlere goturuyor, hemde ucarak! ruyalarda ucmak cok eglenceli dimi? superman gibi super kahramanlari hep bu yetenekleri yuzunden kiskandim. hafif olma duygusu, islanmadan yuzmek gibi bisi... simdi uykuya...

Salı, Ağustos 05, 2008

Gur gur gurle

Bua ksam da yerde yaticam, yagmur yagiyor, seller akiyor, arap kizi camdan bakiyor, gogce yerde yatiyor :)
yerde yatmak dert diil de bir turlu tam yerlesemedigim icin icim rahat etmiyor. ne yazik ki basladigim isi bitirmeden rahat edememe gibi kotu bir huyum var. bu ev hale yola gelinceye kadar benim icim rahat etmicek. en azindan bugun evde sut, yag, tuz gibi genel gida maddeleri var. kucuk adimlar, kucuk adimlarla sonunda normal bir ofis/ ev yapicam . hadi bakalim hayirlisi . simdi ben en iyisi anime izleyim, shounen ai olan antique bakery :)

Cumartesi, Ağustos 02, 2008

Yeni ofisim

evet tasinma olayina giristim, elimden geldiginde tasiyabildigim, herseyi eve tasidim. geri kalan mobilya cinsi zamazingoyu master johann ile tasicagiz. ve bu macera bitmis olucak. aslinda gainesville tanidigim herkes en asagi 3-4 kere ev degistirdigi icin tasinma olayinda uzman haline gelmisler. ben hala vir vir cir cir ediyorum, henuz alisamadim. guvenli olsun diye ikinci katta bir daire sectim. tabi in cik o merdivenlerden benim gibi "atletik" birinin asiri isinmasina sebep oldu. neys, internet baglandi, elektrik, su acildi. geriye yatagim kaldi oda gelsin hatta gelmesine de gerek yok, belim agridigi icin yerde yatmam daha faydali olabilir :)
bu yeni ev benim ofis/ studyom gibi bisi olucak. nede olsa aksamlari surekli gochemoche icin calistigim icin, ofis sayilir. bu evde kedi olmadigi icin evi bir sekilde pozitif enerji ile costurmaliyim. ondan kelli bitki, cicek almam gerekiyor. dunyanin en kotu bahcevani oldugum icin en az su isteyen cinsten bitkiler bulayim. yen ve johan da bir suru var, ikiside super cicek bakan cinsten, orkide bilem yasattilar hatta cicek acti. gerci onlar malezyada evlenmeye gittiklerinde bir ay butun bitkilerine ben baktim, hic biri olmedi. sanirsam sulamanin buyuk bir etkisi var ;P napiyim hep sulamayi unutuyorum. halbuki kedilerin hic bir ihtiyacini unutmam ama zavalli bitkilerde laylaylom gezinip yanlarindan geciyorum. belki evin icinde olurlarsa daha cok sansim olur. stef icin feslegen, kendim icin kisnis , maydonoz , kekik ve nane.
hadi bakalim herkese iyi haftasonlari
muah

Çarşamba, Temmuz 30, 2008

Konusuz posta

Soylemesi ayip Hd televizyonumuz var, bazen en uyduruk programlari bile sadece HD oldugu icin izlerken yakaliyorum kendimi. Ayni seyi izledigim animelerdede fark ettim. HD versiyonlarini izlersem birden bire o dizinin hastasi oluyorum. Eski cizgi filmleri sirf bu yuzden izleyemiyorum piksel piksel hersey gorunuyor. Halbuki Heidi, Esteban, Cicek kiz, Seker kiz Candy, Georgie, Voltran'i yeniden izlemek isterim ama dijital olarak yenilenmis versiyonlari cikincaya kadar beklemek zorundayim :)
Gecen gun aklima geldi benim dinleyerek buyudugum masallar mesela "uc domuzcuk", "kirmizi baslikli kiz", "hansel ve gratel" bilinen, okunan masallar mi olucak. Eger cocuklar bu masallari okuyor olmaz ise cok uzulurum. benim cocuklugumun buyuk bir kismi bunlari dinleyip, okuyarak gecti. 2-3 yaslarinda iken kardis ile ben yataginda yan yatmis anneannemin salladigi kalcasinda uzanip bu masallari dinlerdik. Tahmin edebiliceginiz gibi anneannem heybetli bir kadindi, kirilan bacagi iyilesmedigi icin yataginda gecirirdi zamanini. biz dogmadan once ilkokul ogretmenligi yaptigi icin bizimle nasil ilgilenicegini cok iyi bilirdi. Soyledigi hersey aklima islemis, gene de seni cok ozluyorum anneannecigim muah

Salı, Temmuz 29, 2008

Tasin tasin yoktur isin

Evet tasinacak bir ev buldum insallah anlasmayi gainesville gitmeden once imzalayip, interneti filan baglatip hayirlisi ile tasinicam insallah. Tasinmak icin en gerekli malzeme tabii ki kutu, neyse ki is yerimizde tonla kutu var. 4-5 kutu aldim hah bunlar fazla bile gelicek derken hepsini doldurdum bile :( yarin daha cok kutu almam gerekicek, su baglatmam lazim, vs vs vs. bu arada Galli Jodie bizim enstitude yaptigi calismayi Cardiff de sunucak, ona burdan bol sans diliyorum :) ilk presentasyonu ondan biraz heyecanli, ahh genclik ne guzel :)

Perşembe, Temmuz 17, 2008

Kaos

Su an odami tanimlayan en uygun kelime "kaos". Persembe gecesi hazirlandigim icin hersey karma karisik oluyor. Bu aralar tasinacak yeni bir ev bakiyorum, gerci amerikada ev bakmak kolay, su, elektrik baglatmakta kolay. Ama isten cikip bu evleri gormek icin kosturmak imkansiz. Emekliler sehri sarasotada hersey 5-6 gibi kapaniyor. ogle tatilinde ev gormeye gidip kostur kostur gidip bir sonraki ev icin randevu aliyorum filan. Sanirsam yarin nereye tasinacagima karar vericem bakalim hayirlisi.
kendinize iyi bakin, muah

Cumartesi, Temmuz 12, 2008

It always rains in sunny Florida

Evet butun hafta yagmurlu gecti. Master Johann dan ogrendigim kadari ile Tampa dunyanin Yildirim baskenti imis. Surekli simsek cakiyor , suntadan yapilan bu binalar resmen titriyor. Sonra yildirim dusuyor yangin cikiyor. bir yandan yagmurda golf oynayanlar nanay kente gidiyor. 30 yasina gelinceye kadar simsek, yildirim filan hic korkmadim, hatta korkan zavalli iki arkadasimla acaip dalga gecerdim ( evet igrenc bir insanim). Simdi onun cezasini cekiyorum galiba.
Florida bayagi nemli ve sicak oldugu icin burda yasayanlar bortu bocege bir sure sonra alisiyor. Turkiyede gorup kalp krizi gecireceginiz elimin yarisi kadar hamam bocekleri burda cirit atiyor. Aksam eve geldiginizde kapinizda kertenkeleler, cesitli boylarda kurbagalar, kocaman guveler filan bulmak gayet normal. Ama bizim evin baska bir ozellligi var oda bu sapik manyak yilanlar. Gecen hafta kocaman bir tane gene kapinin onunde idi. hadi onu stef kovdu (oklava ile) ama bir kac gun sonra yavru bir yilan salonun ortasinda coreklenmis bir halde buldu. Onu da kavanoza koyup evin arkasindaki golete havale etti. Gerci iki yilanda zehirli olmayan cinsten ama gene de sinir oluyorum. Tabii hemen evin etrafini naftalin ile kapladik, yilanlar sevmiyormus naftalini. Neyse hayatimda bu heyecanli olayi sizlerle paylasmak istedim. Annemin dedigi gibi "en buyuk derdin bu olsun".
muah

Cumartesi, Temmuz 05, 2008

yeni yeni yepyeni


tsumami kanzashi brooch
Originally uploaded by offgenemi
dogumgunum sebebi ile bir suru hediye geldi. paket acmak kadar eglenceli bisi varmi? buyuk ihtimalle var ama su an benim en buyuk eglencem bu :)
mesela bu fotoyu yeni isik kutum ile cektim. eskisini ben yapmistim, bayagi uzun bir sure bana dayandi. belki sarasotaya gotururum onu ama bu yeni olani ikide bir oynamiyor, yan taraflarinda cirkin gri golgeler yok, yani memnunum. bir kac tane de back drop ile geldi. ohh ne ala mualla.
sonra uc tane japon el isi kitabi geldi heheheh sadece kitaplara bakmak eglenceli. insallah iclerindeki projeleri yapmak icin vaktim olur :)
sonracigima bir tanede kedilerimi fircalamak icin furminator geldi. nasil guzel bisi. kedilerinde hosuna gitti, bir gun nasil tuy urettiklerini gosteririm insallah bir fotolarini cekmek aklima gelir.
herkese mutlu haftasonlari diliyorum

Pazartesi, Haziran 30, 2008

Dipped in red


Dipped in red set
Originally uploaded by offgenemi
Sevdicegim New Orleans yollarinda iken, ben ctesi aksami biricik oglumun serefine verilen parti icin hazrilanmaya basladim. dolma sarmak bekledigimden cabuk bitti oturdum film Iledim. JUNO yu netflix e eklemistim ama Dexter'i izlemekten ona sira gelmedi. Sirin bir film ama o kadar da ahim sahim degil. Hele de aksam ki parti icin beni heyecanlandirmak yerine iyice uykumu getirdi. Neyseki yok-ki evinde sangria ile karsilandim. iki bardak beni kendime getirdi. birde yemek yiyince, basladik ziplayip oynamaya. Babamin bana yolladigi "acaip hayvanlara benziyirsen" sarkisi ozel istek aldi (hemide ABD li gelinim istedi) , sarki esliginde, maymunlar, yilanlar, kuslar, kediler, goriller, filler halinde dans ettik. Kurtlar dokuldu, kuduruldu, sallandi, titretildi, sonra ben bayildim, koltuga attim kendimi, zaten sesim de kisilmisti, hadi kaldir poponu evine kedilerine don dedim.
arada birde boyle kudurmak guzel, tabii stefanim olaydi, oda egleneydi ama napalim, Konferans ta onu baska eglenceler bekliyor olabilir :) simdilik bu kadar, Goche sarasotadan bildiriyor...

Perşembe, Haziran 26, 2008

Turk yemekleri partisi

Dun sabah bizim ikizlere hamile olan Yen bana email atmaya basladi. dolma yapalim mi, haaa kfote de yapalim, turk pilavi ve coban salatasi da yapalim diye. bende tabii ki hamile bir arkadasimin kalbini kiracagima kafami kirarim diyerek hemen almasi gerekenleri siraladim. Aslan yavrusu yen hepsini buldu getirdi. Bir saatin icinde, dolmalari sardik, ocaga koyduk, kofteleri yuvarladik, pilavi yaptik, salatayi hazirladik, kofteleri pisirdik, dolma hazir oldu, sofraya oturup hepsini yedik. Sizlerin caniniza degsin, ben normalde bu yemekleri cok sevdigim halde o kadar tembelim ki kendim icin hic bir sekilde yapmiyorum. ancak arkadaslarim icin yapiyorum ondan sonrada "ayy mutlaka stefanim icinde yapayim bir tencere " derken nedense ertesi sabah unutuyorum.
dun aksam bu yemekleri hazirlarken gainesvillede arkadaslarimla yemek yaptigim zamanlar geldi aklima. memet ve arpat' in evinde yaptigimiz kofteler, bizim evde pisirdigimiz icli kofte, lahmacun, hunkar begendi, ece nin bizler icin yaptigi mantilar, daha bir kac hafta once yok-ki nin evinde yedigimiz etler. cok eglendim ama kiloda aldim :) napiyim, bazi insalar beceriksiz olur, yemek yapamaz hatta nefret eder, bende ole bisi yok. e istah da var, etrafimda super yemek yapan insanlarla dolu, ondan kimse kusura bakmasin, yemek ile olan askim bir sure daha devam edicek
muah

Perşembe, Haziran 19, 2008

Çözeriz, Aşarız


Bu aksam ustu Ankaradaki evi aradim, anneme "Nasilsin, iyi misin" demek icin. Babam acti telefonu onunla konustuk. Tabii ki babacigim hemen problemlerimi sordu, ve hepsine care buldu. Bir cocugun annesi ve babasindan duyabilecegi en guzel sozler "Çözeriz, Aşarız". en azindan benim icin boyle. bir anda butun sIkIntIlarImIn agirligi kayboldu. Ama iste buna kafayi taktim dedim, ona soyle cozum getiririz dedi, ya bu dedim, o kolay ben hallederim dedi. Herseyi cozdu (Maasallah). nerede ise 33 yasindayim bu aksam ustu gene anaokulundan eve gelmis kucuk Gogce gibi hissettim kendimi :) Ev odevlerimi yaparken babama butun gun okulda ne oldu ise anlatirdim. Tabii ki o zaman da vesveseli bir cocuktum hala oyleyim. 5-6 yaslarinda iken dertlerim cok daha farkliydi , genelde birisine sinirlenmis olurdum. Babam hemen bol bol mizah ogeleri ile dolu bir intikam plani yapardi. Bende cok buyuk keyif alirdim. Tabii ki baskalarinin kalbini kiracak popom olmadigi icin bu planlarin yuzde 99.5 i hayata gecmedi. Gerceklesen o bir tek plani da belki baska bir gun anlatirim ;P
muah

Salı, Haziran 17, 2008

Organize dusunceler

Biricik askim Stefan'im civanim evin her tarafini cok guzel organize eder. ozellikle mutfakta ve kilerimsi dolabin icindeki yiyecekler super marketlere tas cikarircasina duzenli her sey goz onunde Keske benim kafamin icine girip ole duzenlese dusuncelerimi. fikirlerim, ogrendiklerim, hayallerim ziplayip hoplayip bu konudan o konuya atliyor. Bu arada giz karindasim Achii guzel fotolar cekmis gene isterseniz bir bakin hele. Bir suru sanat fotosu cekiyor kardis, dedim ben bunlari ofisime asamam, benim icin ozel cicek bocek kedi filan fotosu cekicek. bekliyorum hala :)
pazar gunu arkadaslarla turkiye-cek macini izledik. kalpten gidiyorduk, cok eglendik. bir yandan da kizimin yaptigi Sakizli muhallebileri ve yok-ki nin yaptigi enginarli "dip"' i indirdik mideye ohh ellerinize saglik. uzun zamandir mac izleyip boyle eglenmemistim, guzel oldu bu gazla belki biraz futbola olan ilgim artar.
bu hafta oglum geliyorrrr, heheh haftasonu gorursem kendisini bol bol dedikodu yapariz. oyle sekerler simdilik bas bas