Pazar, Mayıs 31, 2009

Masal gibi bir haftasonu- Maasallah!

Bu haftasonu Saraostada kaldim, gene uyuz iki gun geciricegimi zannederken, kocacigim aradi, ben ctesi geliyorum dedi, ben tabii havalara uctum, yigidim aslanim gel dedim :)
bir yandan benim Johan'in annesigil de geliyormus, nasil tatli insanlar kusura bakmasin hic diyip Stef buralara dogru direksiyon sallarken ben sabahin 9nda Johanlarin evinde bittim , tabi ikizlerde orda canlarim bnim yirim ben onlari. sonra hep beraber "farmer's market" a gittik, ahim sahim bisi diil, bizim bildigimiz sebze meyva pazarlari bes bin basar ama olsun, napalim elimizde olanla yetinicez diyerekten dustuk yollara. Florida ya agustos sicaklar geldi bile siril siklam terledim bu pazari dolasirken, tabi taze ve ucuz sebze ve meyvalara bayildim, hemen sampanya mangosu, minik muzlar (ne yazik ki alanya muzlarindan diil), kirmizi domates, turuncu tomates (salcalik domatesin turuncusunu hayal edin, tadi amerikan domatesi yavanliginda ne yazik ki), mor dolma biber ( cig yedim bi enteresanlik yok), taze zencefil , mantar, pizza alti (kepekli ve beyaz) aldim ve hemen whole foods'a gittik. ordan da mozzarella alip ogle yemegi icin stef ile bulustuk. Phillippe's seafood gibi ismi olan bir yere gittik, cok guzel balik, deniz urunleri cinsi yemekleri var. ohhh yedik anacim. sonra antik asya(cin) esyalar satan bir dukkana gidip arkadasindan "gelato" yiyip eve geldim. stefan Wii oynayip rekorlar kirarken ben biraz kestirdim. tabii ki romantik adam stedan internetten gunes batisinin saatini buldu, ona gore aksam yemegi zamanlamasi yaptik. tabii ki alman restaurantida shinitzel yendi, hemen plaja gidildi. sandalyemizi acip beyaz kumlarla el ele tutusarak gunesin batisini izledik. tabii gunese bakmaktan gozlerim yamuldu, stefan ise "hmmm tam zamaninda batti, ne kadar dakik"diyerek gene alman oldugunu ispatladi, ben yerimde durabilen bir insan olmadigim icin hadi gunes batti kalk kalk herif! diye kaldirdim, evde feci bi wii maratonu yaptik, tabii pis herif butun hafta calismis beni acaip morartti, bende aaa kosede bocek var kocaman diye dikkatini dagitip bir kac defa beni cok yuksek farklarla yenmesine engel olsamda butun gece pis pis siritmasindan kurtulamadim. bende bu hafta calisiyimda gor!
bugun gene rken kalkip Sibelcim ve sevgili annecigi ile bulusmak uzere tampa ya gittik. ikea da bulusup gezdik yemek yedik, burdaki isvec koftelerinin inek ve domuz etiyle yapildigini ogrendik, biraz alisveris yapip eve geldik. tabii aymulduk ikimizde, artik havuza gidicek halimiz bilem kalmadi. Stefim yollarda simdi, hayirlisi ile varir insallah. ben de oturdum wii fit yaptim. 30 dakka sonra ara verdim. ici jel gibi bsii ile kaplanmis ayaklari yumusatmak icin kullanilar bir coraplar var. onlari giydim , oyy ayaklarim bayram etti, nasil mutlular simdi.

Perşembe, Mayıs 28, 2009

oy oyyyy

Hay Wii yi icat edenlerin yeri cennet olsun, tuttuklari altin olsun (oldu bu galiba), Allah butun dualarini kabul etsin (iyi niyetli olanlari)! yani benim gibi tam anlami ile tembel otesi olan insani, "ayy dur, bak 15 dakka oldu, bak simdi 20'e tamamlayim, dur 25 olsun diye bayagi bir egsersiz yaptirdi ya... bilmiyorum bu adamlar dahi.
yalniz degilim, askim birtanem Stef'im de bayildi, o da sabah aksam oynuyor, insallah vericez bu kilolari, cocuklarimiz evlilik resimlerimize bakip " aaa inanmiyorum anne ne kadar degismissin " dicek, ve bu iltifat olucak hhehhhehhe
gene gittim Yen'lerde bebislerle oynadim. artik iyice kocaman oldular (6 ay), bugun fis fis kayikci oynadik, cocuklarla Turkce konusuyorum , geceleri Cince sarki dinliyorlar kulaklar alissin diye. bol salyali ve gulumseme dolu aksamdan sonra eve geldi, tabii Yen gene nefis curry yapmisti , ohhh yedim anacim, ama eve gelince wii fit yaptim bak!
bu hafta 30 dakka ile basliyip yavas yavas arttiricam, tabii yazdigimiz projelerin bir sonu gelirse, icim disim proje oldu yaa. Benim ilgilendigim konular genelde bitki filandi simdiye kadar (2 sene oncesine kadar) ama simdi aktif olarak beyin konusunun yanindan gecen her alanda bir proje yazdigimiz icin bir cok makale okumak zorunda kaldim. en son sigara icenler konusunda bir proje yazdik sunu soyleyim, hala sigara iciyorsaniz beyniniz normalden daha kucuk, hatta onemli bolgelerin aktivitesi de daha dusuk, yani su anda zeki olabilirsiniz ama birde sigara icmeseniz super zeka olabilirsiniz. akciger filan kapkara onu biliyordumda, beyin niye ise beni daha cok etkiledi.
evet bu guzel haberden sonra bana uyku duslemek duser. sabah duzgun bir zamanda kalkip yoga yapabilsem keske, ama uyaninca o yataktan kazinmam gerekiyor adeta.
muah

Pazartesi, Mayıs 18, 2009

Ilk dans


First dance
Originally uploaded by offgenemi
Sevgili super fotografcimiz Enginden ilk fotograflar geldi, hepsi birbirinden guzel ama bu kesinlikle basilip evimizin bas kosesine konulacaklardan :)

Çarşamba, Mayıs 13, 2009

Taksilerin mersedes oldugu yer- tatli vatan Almanya!

Evlenme olayini basari ile atlattik, gelen, arayan , email atan, telgraf ceken, ve cicek yollayan hatta sadece aklinda geciren herkese cok tesekkur ederiz :) muah muah
evet, ertesi gun erkenden uyanip ayilar gibi otelin kahvalti bufesini gocurttukten sonra Esenbogaya geri donduk. Ucakta ne oldu bitti pek hatirlamiyorum , uyandigimda havaalaninda bavullarimizi bekliyorduk, pasaportlarimiza bakarlarken Stefan ilk kez benim icin "karim" dedi. Tabi ben hic bisi anlamadim, ehefrau gibi bisi galiba neyse sonra havaalanindan cikip taksi aradik, butun taksiler mersedes, hava sicak, ben yorgunum :)
ilk gun genel olarak uyuyarak gecirdim. ertesi gun Stef beni alistirma turlarina cikardi. Super Anneanne nam-i diger Oma ile tanistim en sonunda. Almancayi sirin bir dil haline getirme yetisi var kendisinin. Stefan in amigurumi yetisi belli ki Oma dan gelmis, yemek pisirme yetiside ondan. cok guzel bir tartlar yapmisti ruyalarima giricek bunlar. zaten Almanyada genel olaral pastahane mamalari super. bugun markette yogurtlarin yaninda profiterol buldum evet aynen bu isimle cikolata sosu filan ile tas tamam. buraya tasinirsak ayvayi yedim demektir
Stef in "koyu" tabii koye pek benzemiyor, super sirin evlerin bulundugu, herkesin bahcesini ozenlde duzenledigi, super bi mahalle. daha once alman evlerini sevdigimi filan hic dusunmemistim, bu gelisimde hepsine hasta oldum. acaip sirinler. kendimi Heidi cizgi filminde gibi hissediyorum
dun partimiz vardi, bol et, bol kek. oglen yemeginde ayi gibi turta, kek filan yedim, sonra aksam yemegi yedim, hava serindi,ama stef ile ben boyle serin havalari ozleyecegimizi biliyoruz ondan ohhh ne guzel diye oturduk herkesle disarda. bu sefer 5 yasindaki bir cocukla ayni dili konusmamamiza ragmen cok guzel oynadik. fotograf makinasi ile yakalamaca mesela tavsiye ederim :)
tabii bu yemekleri eritmemiz lazim ondan bugun bi satoya gittik. ismini sormayin tam yazilisini hatirlamiyorum, ama cok sirin bi sato idi. harry potter havasi vardi bu satoda. Osmanliya ait kiliclar vardi. osmanliya ok ve yaylarin ne kadar uzaklara gittigini soylediler, dhaa dogrusu soylemisler, stefan cevirdi herseyi. tabii bu satoyu ole duz bi araziye yapmamislar, tutmuslar bir vadinin ortasina dikmisler. inerken guzel aa manzara sahane sekeirm seklinde indik. geri donerken, nerden geldik bu salak satoya filan diye soylenerek ciktik. kekler pastalar tamami ile eridi gitti.
luxemburga gittik geri geldik vallahi heheh hakkaten stef okurken filan benzin ucuz diye Luxemburg a gidermis. bugunde aynisini yaptik, sato ve Trier gezisinden sonra oraya da gittik. marketten alisveris yaptik ve eve donduk. gunun en heyecanli anlari autobahn da gecti. onceleri "aaa ne super hiz limiti yok" diyordum, bugun ise tamami ile tam tersi fikirdeyim. hiz siniri konmali. ruhumu teslim ediyordum yav. korkudan uyuyamadim, bir yandan da feci uyku bastirdi yamuldum
simdi evdeyiz yarin bizi baska maceralar bekliyor. stefan bize hediye gelen kinder surprise yumurtalari ile oynuyor. neden mi boyle bisi hediye geldi ? hic bir fikrim yok :)

Perşembe, Nisan 30, 2009

part 3

hmm nerde kaldim en son, sanirsam kan verme olayinda kaldim. evet Hifzisihaya yakin olan bir saglik ocagina gittik, hayatimda gordugum en kotu "laboratuar" (cay ocagi?!?!) da kanimizi aldilar. sonra hifzisihada ben kan verdim. stef in sonuclarini aldik. benim sonuclari alamadan is gunu bitti. insallah pztesi alabiliriz. bu arada turist vizesini almisim heyooo!
Istanbula gitmek istiyoruz, bakalim Stef orayi begenicek mi? Kardis Istanbulda askerligini yapiyor, belkim onu bilem ziyaret edebiliriz. nasil ozledim kardisleri, canlarim benim.
hala jet lag gibi bisi var ustumde ogleden sonralari uyuyup semiriyorum. hava cok guzel... Belki Ist. de guzel fotolar cekebilirim :)

Salı, Nisan 28, 2009

Simdi evlilik belgeleri

hmmm burokrasi maceralarimiz devam ediyor. bugun kurtulusta bir saglik ocagina gidip kan testlerini yaptilarim dedik, aaa megersem tasinmis, yav web sitenize yazsaniza! neyse cok uzakta degildi biraz yuruduk vardik. giristeki yardim etmeye hic meyilli olmayan genc kizimiza soyledik kan testi yaptiricaz diye. " saat 11 den once gelmeniz lazim" dedi. ee kani bugun alin, testi yarin yaparsiniz dedim " o zaman kani nerde saklicazzz" diye dahice bir aciklama yapti, anlasilan aksam 4:30 dan sonra calismak istemiyorlar diye bu isi ertesi gune biraktik.
efenim cankayada evlenmek istiyorsaniz ikametgahiniz da orda olmali, ondan ikametgahimi tasimak icin eski adi SSK ishani olan Ankara'nin en igrenc binasina gittim. Yani koca devlet burolarini koymak icin daha igrenc bir yer secemezdi. Koskoca Ankarada baska bina yok demek ki. Orda calisanlara acidim. stef ile gaza gelip asansore binmek yerine merdivenleri ciktik (7 kat!!!) ve indik. benim isim nispeten cabuk halloldu, cabucak uzaklastik ordan.
yarin pasaport cevrilmesi, noterde onaylanmasi, sonra evlenme beyan formlarinin noter onayi, sonra kan testi ve sanirsam sonra evlenmeye cok yakiniz. hatta belki basvuru olayini gerceklestirebiliriz.

Pazartesi, Nisan 27, 2009

Vize anıları

simdi benim tecrubelerimi isteyenler kullanir diyerekten yaziyorum anacigim. onceden soyleyeyim, hakkaten hic bir sekilde uzman degilim sadece Almanya vizesi icin basvururken benden neler istendi filan onlari anlaticagim.
simdi ben tabii gitmeden bir hafta once telefon ile randevu aldim sanirsam 23 lira ucreti var bunun. biliyorsunuz ben ABD de calisiyorum, bende Turk vatandasiyim diye Turkiyeden basvurmam gerekir sandim. Megerse Amerikadan basvurmam gerekiyormus. tabii bunu randevu alirken ogrendigim icin, ve ucak biletlerim coktan alindigi icin ben gene pasa pasa geldim Ankaraya. Getirdigim belgeler;
1- Vukuatli nufus kayit ornegi ve fotokopisi
2- Gecerli Pasaport ve fotokopisi
3- ABD'de calisma iznimin kayitlari ve fotokopisi
4- Calistigimin yerin tatile izin verdigine dair belge
5- Isyerimden bana odenen maasa dair belge
6- Ucak biletleri
7- Seyahat sigortasi (25 lira) ve fotokopisi
8- Stef'in Amerika vize izni fotokopisi
9- Stef'in ailesinden davetiye ve fotokopisi
10- Turkiyedeki malvarligim :) ve fotokopisi
11- Basvuru formu (bedava internette ama bazilari para ile satiyor)
12- Biyometrik fotograf
13- TC kimlik numarasi
14- Kibarlik
15- Guleryuz
Alman Buyukelciligindeki gorevliler cok kibarlar. Kapida duran gorevliden , icerdeki konustugum memura kadar. Ilk once UPS zarfini aliyorsunuz (13 lira), iceri girip numara aldiktan sonra baska bir gorevli evraklarimi duzenledi , bu gorevli fotokopi unuttuysaniz ucret karsiliginda (35 kurus) fotokopi cekiyor.
Sonra siranizi bekliyorsunuz. Benim iceri girmem ile cikmam toplam 45 dakika surdu, zannettigimden cok daha kisa idi eve giderken Nimet Firindan puaca alip Stefe goturdum beraber kahvalti yaptik
Simdi sigortayi sabah 7 :30 da aldim, bu ofisler saat 6, 6 bucuk gibi aciliyormus. bes dakika surmedi, tabii pek sira yoktu.
Evet en sonunda ogrendim ki Almanya'ya aile ve ya arkadas ziyareti icin giderken Amerikadan vize almam gerekiyormus. Yani Miamideki Alman konsolosluguna gitmem gerekirmis. Su an henuz vize alip almadigimi bilmiyorum, insallah alirim tabii. Bir tuhaf oldum tabii, hani Amerikada yabanciyim biliyorum ama simdi orda yasadigim icin Turkiyede yabanciyim :) ne tuhaf dimi?
Hazirladigim belgeler Amerikan vizesi kadar vardi, ama Alman buyukelciligindeki gorevliler cok daha kibar. Mevsimden dolayi sanirsam islerim cok cabuk bitti. Bakalim pasaport ne zaman gelicek. o zaman ABD buyukelciligi daha hizli ertesi gun postaya veriyorlar genelde. Bana soylendigine gore 3-10 is gunu arasinda bir sure aliyormus.
Haa yaninizda getirdiginiz Euro nin bozuk olmasi lazim yani 100 euro ile gelip bozmalarini beklemeyin. Ben bozuk goturdum ama bazilari oyle yapmadi galiba, onlarla konuslarken duydum.
Bugun evlilik basvurusu icin vesikalik aldim. Cankaya Nufus mUdurlugunu aradim, gereken belgelerin listesini aldim, herkese orda da cok kibardi. Sonra hizimi alamadim sekerbank i filan aradim onlarda cok kibardi. bugun cok calistim diye ogleden sonra kendimi jet lag uykusunun kollarina biraktim ohhhhh 2 saat.

Pazar, Nisan 26, 2009

Geldik

evet sag salim vardik Turkiyeye. ohhh dun ayilar gibi uyudum, toplam 12-13 saat heralde, zor bela 1 de uyandim stefan acindan olucek gidiyim cocuga Nimet Firindan corek borek aliyim diye ttim kendimi disari. Stefan da uyuyormus (hayret!) neyse en sonunda kendimi sokaklara attik. bir iki halletmemiz gereken is vardi onlari hallettik. hava cok guzel serin, hafif yagisli, gunes aciyor, kuslar civildiyor, agaclar ciceklenmis. ayy Turkiyede bahar bir baska guzel cok ozlemisim :) Tabii ben tshirtle gezdim, herkes hala montlarla hirkalarla dolasiyor. heralde bizim isitma sistemimiz bozuldu AC ile yasamaktan.
Ozicik askerde Aachii onu gormeye gitmis, zayiflamis kardesim, kiyamam ben kucuk bebisime.
muah

Cuma, Nisan 10, 2009

baharimsi yaz donemi- yeni animeler

K-ON: muzik klubunun kapanmamasi icin bir uyeye daha ihtiyaci olan 3 lise ogrencisi en sonunda 4.cu uyeyi buluyorlar. iste kizlarin biri akilli, biri catlak, biri saf filan fesman. erkeklerin daha cok sevicegi bir anime.
Sengoku Basara : samurai, japonya tarihi, ve komedinin bulustugu enteresan bir anime , heyecan icinde bir sonraki bolumunu beklicem
Hanasakeru Seishounen: bissuru yakisikli oglanin icinde kosturtugu bir anime galiba. iste zengin bir kiz (babasi kizin hayati icin endiselendigi icin onu bir adada bir kaplan ile buyutmus) babasinin onun icin sectigi 3-4 erkek ile tanisicak, bakalim ne gibi bir sacmalik bu
Hayate no Gotoku!!- 2: hayate nin yeni sezonu, uykudan once izlemek icin mukemmel bor anime
Examurai_Sengoku: hic bisi anlamadim bu animeden, bir sur adam birbirini dovuyor, eski japonyada. hic zahmet edipte izlemeyin
Cross_Game: ayni gun dogduklari icin olsa gerek cok iyi arkadas olan bir kiz ve bir oglan var. bunlar ilkokulda sanirim. herkes ikisinin ciktigini saniyor, kiz oglana biraz yaziyor, ama cocuk azicik salak anlamiyor. tam jeton dusuyor, ertesi gun kiz oluyor. hadi bakalim simdi kizin kucuk kizkardesi ile bu cocuk ayni okula gidicek galiba, ve ikiside beysbol konusunda yetenekli
Higepiyo: sakalli, icmeyi ve yemeyi seven iricene bir ordek " yavrusu", komik!
Shangri-La: hapishaneden yeni cikan kahramanimiz ilerde lideri olucagi grubuna geri donuyor. bu grup biraz mafya gibi bisi anladigim kadari ile. yasadiklari zaman dunya biraz sicmis durumda, carbon kredisi filan odeniyor, binalar yikik uzerinde bitkiler buyumeye baslamis ve heryer venedik gibi sular altinda
Eden of the East: bu guzel bi anime, simdi, dunyanin merkezini beyaz saray olarak benimsemis liseli bir japon kiz, beyaz sarayin bahcesindeki havua bozuk para etmaya calisirken tabii ki polisler geliyo, tam o sirada ciplak bir japon oglan elinde silah ile kiza dogru kosmaya basliyor. ehh burdan sonrasinida izleyin canlarim, ben sevdim
Tears to Tiara: simdi bunun hikayesini cok iyi anlamadim ama bir koyun lideri oglan prens diger erkeklerle ava cikmisken koye bir takim kotu adamlar geliyo ve kizkardesini kaciriyorlar. amaclari bu kizi seytan gibi bir seye kurban edip, bu seytanin tekrar dogmasini saglamak. prensesin ozel bir gucleri var ama belli ki kendisini savunmak gibi bir yetisi yok. neyse tabii ki kardesi pesine dusuyor tam kizi seytan yemeden ortamlara daliyor. bakalim ikinci bolumde ne olucak.
Pandora Hearts: bu da karisik bir sey, hic bisi anlamadim, zengin bir ailenin oglu 15 yasina girdigi icin ergenlige giris partisi veriliyor bu partide birden yillardir calismayan bir saat calisiyor ve herkese dev bir tavsan gibi gorunen ama bize kucuk bi kiz gibi gorunen birisi ortaya cikiyor. ayni anda bir suru pelerinli tipler oglani cehenneme gondermeye calisiyor, yani tam bir essek kacti palan doktu. ama tbai merak ediyorum bir iki bolum daha izlerim bakalim.
Guin_Saga:herkesin garip guclerinin oldugu bir krallik Mogol saldirisi altinda ama bunlar bizim bildigimiz mogollar diil tabi. neyse prens ve prenses kacabilsin diye herkes kendini feda ediyor ve bu cocuklari teyzelerinin yanina isinlamaya calisiyorlar ama bir hata yuzunden cocuklar ormanin icine dusuyor. orda tam Mogollar bunlara saldirirken kafasina leopar maskesi takilmis iri yari bir adam cocuklari kurtaruyor ve beraber yolculuk etmeye basliyorlar., bunu da devam ettiricem.
Tayutama:igrenc...
Phantom: bu animede bir oglani kacirdilar ve beynini yikayip mi ne yaptilarsa oglan hitman gibi bisi oldu. ayni kendisi gibi bi kiz var, anca birbirlerinin gozlerine bakiyorlar. azicik bayik ama bir ikinci bolumunu izleyim ondan sonra karar veririm
07-Ghost: oksuz-yetim vede kole olan bir cocuk bi sekilde bir zengin aile tarafindan kurtarilmis ve askeri bir okula gidiyor, cok basarili bir ogrenci hayati surdururken birden babasinin nasil olduruldugunu hatirliyor ve katili ile burun buruna geliyor. bissuru yakisikli adam var izlicez tabii.
Natsu no Arashi: guzel kizlar zaman yolculugu yapabiliyor, tipsiz bi oglanda bunlarla takiliyor. izlemicem...
Ristorante Paradiso: henuz izlemeyedim, ormantik bi havasi var, bayabilir ama dedigim gibi henuz 1. bolumu bilem izlemedim
Saki:majong oynayan kizlar, bu erkekler icin bi anime, beni bayar
Charady no Joke na Mainichi: resmen fikra anlatiyorlar, cok kotu..
Senjou no Valkyria: Gallian Chronicles: askeri okula yazilan bir kizin hikayesi tabii ki yakisikli bi oglan var hemde generalin oglu, vede sirin bir kiz kardesi var filan fesman, bunu sevdim.
Souten Kouro : eski Turk destanlarini seviyorsaniz ( ki ben severim) bu anime super. ilerde hukumdar olucak bir gencin hayatini anlatiyor. bunlar cin hanedanliginin prensleri galiba..., cizim tarzi filan cok guzel. izliciiim.
henuz bakamadigim bir iki tane daha yeni anime var, ama ne yazik ki Nikah-Balayindan dondugumuzde izleyebilicem. :) gecen sezonu bilem bitiremedim daha ayip dimi ?
muah

Pazartesi, Nisan 06, 2009

sevgili yapraklarim

iste benim yapraklari anlatan bolum boyle basliyor hehehe :) igrenc bi laf ama sevindirik oldum heheheh
maasallah

stitched jewels


stitched jewels
Originally uploaded by offgenemi
hhhehehheheh, benim agac yapraklarina benzeyen tsumami kanzashi ignelerim bu kitapta... nasil yapildiklarini filan anlatiyor. yeni cika bir kitap dogal olarak, ama cok mutluyum heheh Maasallah :)

Cuma, Mart 27, 2009

Bahar geldi hosgeldi


pink and citrus brooch
Originally uploaded by offgenemi
evet, bahar geldi, hatta buraya yaz bile geldi, disarda biraz dolasinca terlemeye basladik. bugun acaip bir ruzgar var. panera'nin etrafindaki yasli teyzeler amcalar ruzgardan bir kac defa dengelerini kaybettiler :)

dun aykkabilarimi aldim, bugun elbisemi, tabii ki bir iki duzeltme yapilmasi lazim. ama evimde ya simdi ondan mutluyum.
galiba evimin yakinda bulunan havalani sebebi ile surekli olarak bu evin sallandigini hiseediyorum. anam deprem mi oluyor derken alistim. ama bu ara o kadar ucak dustu ki bazen aklima kotu dusunceler gelmiyor degil.
Butun hafta grant yazdik, eee bilim insanlari boyle para istemek zorunda, iste su hastaliga care olabilicek bir molekul uzerine calisicam, lutfen bana bir yuz bin dolar, varsa milyon dolar verin diyoruz. insallah verirler :) bu paranin buyuk bir kismi 4 sene kadar insanlarin maasini karsilayacaklari icin bayagi onemli. malum adi artik super sIkIcI gelen krizzzz. Ben NPR in Planet Money podcastini dinliyorum, bir cok anlamadigim konsepti anlamama yardimci oldu bu podcast. haftada 3 defa :)
haaa ingilizce basicagimiz davetiyeler geldi taam nikaha cok az kaldi ama olsun napalim tarihini cok gec ogrendik :)
mucks

Cumartesi, Mart 14, 2009

Herkesin bir yetenegi /saplantisi var

benim ki bilgi. arastirma yapma ve bu bilgileri analiz edip sentezleme hastaligi var. bir hafta icinde kafayi takip yaptigim arastirmalari ilim bilim icin kullansaydim cok daha verimli calisan bir bilim insani olabilirdim heralde.
bu aralar google'i evlilik, nikah vs arastirmalari icin kullaniyorum. bir cok genc kizin ruyasini susleyen bir arastirma olabilir. Ne yazik ki ben bu gruba dahil degilim. gelinligi kendim dikmek istedim fakat son anda bu calismalarim baltalandi. halbuse gelinlige para vermektense cok guzel bir dikis makinasi almayi bile planlamistim. Singer duzgun makina ureteli 50 sene oldu galiba, en azindan benimim kullandigim 4 makinadan sadece babaanneme ait olan beni delirtmeden calisti. amerikanyada unlu olan bir kac firma var yani 3-4 bin dolarlik makinalar, bunlar acaip guzel nakis yapiyor. neyseki bunlar almama gerek yok, hem nakisi cok sevmem hem de 15 yasindayken beyaz isten, sarmaya, tul isinde, seccade yapmaya kadar her turlu nakis olayini ogrenmistim. bolca dikis, biraz susleme yapicagim bir makina ariyorum. Pfaff, Viking, Bernina en iyilerden. Janome, Baby lock , Juki bunlari takip ediyor. Bugun bir gelinlikci dukkanina gittim yan tarafinda quilt shop gorunce daldim, ordan baska bir dukkana gittim butun cinsleri gordum. Yani benim makina oyle tas devrinden kalma ki bu makinalara gore! ee tabii fiyatlarina da yansiyor hepsi 900-1800 dolar civarinda. dikis makinasi baska bir bahara kaldi, belki nikahtan sonra :)
evet nikah torenini filan cok basit yapmayi planladigim halde bu baist ayrintilar bile beni acaip strese soktu. Bir defa davetiye uc dilde basilacak. Turkiyeden bir davetiye sectim, simdi ingilizcesi icin burdan bisi bulucam. almancayi mustakbel kayinpeder halledicek. seker, davetiye, gelinlik, ucak bileti, almanya vizesi derken ben bittim, aslinda bitmedim ama baydim.
amerikalilarin gelinlik review larini okurken baktim, bunlar ciddi ciddi istedikler elbiseyi bulduklarini anlayinca agliyorlar. Her turlu elbiseyi denedim, kabarik, pastaya benzeyenler kostum acisindan eglenceli ama hic fonksiyonel degil. 50 kiloyu sirtima almis gibi yurumem bile degisti. eteklerimi toplayip podyuma yuruken aklima babamin anlattigi bir hikayedeki damadin geline "Etegine dopla gizzz" demesi gelip kikir kikir guldurdu beni. yok yok bu olmayacak dedim. bakalim istedigim elbiseyi bulucak miyim. bir yandan kiz kardesimin benden guzel giyinmemesini tavsiye etti amerikali arkadaslar. "gelinden guzel kimse olmamali" dediler. Bu nasil mantik yav, benim kardesim her zaman benden guzeldir, hep oyle olucak. tabii ki suslenicek, guzel elbiseler giyicek, beni alan almis satan satmis , herkesi istedigi gibi seksi giyinebilir :)
anneme de "siyah bir elbise giy" demis bir arkadasi, iyi niyetlerle soyledigine eminim ama ben buna tamamen karsiyim, ondan anneme ilkbahara yakisir bir renk secmesini tembihledim :)
kucuk adimlar kucuk adimlar, Turkce davetiye tamam, ucak bileti tamam, nikah salonu tamam, nikah memuru nerede ise tamam. umarim elbise, ayakkabi, vs kisa surede tamamlanir.
sevgiler saygilar efenim

Pazartesi, Şubat 23, 2009

Delilik


easter egg
Originally uploaded by offgenemi
bu yumurtanin ismini delilik koymam lazim, cunku deli isi bu, easter yumurtasi yapiyim dedim, bir haftami aldi . tabii sadece geceleri calisiyorum ama olsun. neyse ki super sirin oldu, daha fazla yapmak istiyorum ama bu yumurta kocaman daha minik olanlarindan aldim, onlari kumaslarim ile boyayacagim :)

Salı, Şubat 10, 2009

Animeler animeler

.. bu aksam beni aglattilarrrrr
taam bazilari tuhaf bulabilir ama ben ata boka aglayan bir insanim, filmlerde aglarim gecen gun How I met your Mother' da agladim , komedi dizisi bile duygulanmam icin yeterli.
Uzun zamandir animelere aglamiyordum, kendime kendime "heheh artik biraz nasirlasti kalbim galiba" diye seviniyorum hah! sen oyle san!
Bu hafta iki defa agladim yav, birinci aglatan dizi "Gai Rei Zero", birbirlerini kiz kardes gibi goren iki kizin hikayesi, cok guzel bir dizi idi, icinde her sey vardi. Bayagi bir fantastik, aksiyon, aci, izdirap, ve mukemmel kilic sahneleri. simdi bunun "live action" versiyonunu yaparlarsa igrenc bisi olur. anime baska turlu bir hava veriyor
Ikinci suclu anime ise " Bounen no Xamdou", bana fena halde Hayao Miyazaki'nin "Nausicaa" hikayesini hatirlatti. Yani butun hikaye tabii ki aynisi degil ama bayagi paralel noktalar vardi. Icinde butun karakterleri sevdim ki 20-30 karakter var. 26 bolumde hepsinin hikayelerini birbirlerine bagladilar. Gai Rei Zero gibi goruntuler yani cizim ve produksiyon kalitesi yuksek. Bir sezon da iki aglatan anime beni mahvettiler...
Tabii bu animeler biterken yenileri basladi
Regios; biraz uyduruk gibi, henuz hikayesi cok sarmadi. nedense bir takim insanlar col uzerinde yol alan buyuk gemilerde yasiyor. Askeri okula giden gencler isin kilicini hatirlatan bir zibiri kendilerine gore degisik silahlara donusturup egitim aliyorlar. Tabiii ki her shounen anime gibi burada da icinde cok yuksek potansiyel olan ama gayet normal gorunen bir oglan var. etrafinda da bir iki hos hatun, bakalim ne menem bisi cikicak bundan
Rideback.: Bu anime aslinbda Mecha kategorisine giriyor. Mukemmelliyetci olan kahramanimiz, ufak bir hata uzerine bilegini burkunca balerin olmayi birakip universiteye basliyor. Orda tesadufen denedigi makinalari surerken kendini bu klube dahil edilmis buluyor. Alinda hikayesi cok bildik, ama kizcagiz bu makina ile oyle guzel hareketler yapiyor ki ve gene anime kalitesi o kadar yuksek ki mecburen bunuda izlicem. Aslinda kardis Ozi sevebilir bunu :)
Asu no Yoichi; Daglarda babasi tarafindan samurai gibi yetistirilen Yoichi (galiba adi bu) babasi tarafindan kendini daga iyi egitmesi icin sehire gonderiliyor. sehird eyasadigi sure boyunda babasinin arkadasinin kizlari yaninda kaliyor. 4 kiz kardes, biri kucuk digerleri lise caginda ve dogal olarak hepsi guzel, ve bir iki tanesinin kocaman memeler bile var. Babasindan ogrendigi kilic tekniklerini mukemmel uygulayan Yoichi ne yazik ki salakligi yuzunden surekli kizlara tacizde bulunuyormus gibi gorundugu icin kizlarin en buyuk ablalarindan surekli dayak yiyor. bayagi hafif bir anime, yorgun aksamlar icin mukemmel, bayagi guluyorum bile. simdilik devam edicem.
Kemono_no_Souja_Erin : gene fantastik bir dunyada bu anime. annesi canavar doktoru olan Erin'in hikayesini anlatiyor. bakalim henuz ilk bolumunu izledim, annesi olucekmis gibi bir his var icimde, kizcagizin baska kimsesi yok. hatta yasadigi koydeki insanlar aslinda bu kizin annesinin irkindan nefret ediyor ama canavarlari ehlilestirdigi icin ses cikarmiyorlar. gorucegiz efenim
Tetsuwan Birdy Decode : ikinci sezonu birincisini izlemistim bunuda izlerim
Zoku_Natsume_Yuujinchou: bu animenin ikinci sezonu bu bayagi yuksek rating alan bir anime tbaii ki izlicem
Genji_Monogatari_Sennenki: bu japonlarin en eski hikayelerinden biri, daha oncede anime yapilmisti ama tabii yillar once , bu versiyonun ilk bolumunu izledim, bir prensin ask hayatini anlatiyor, ask hayati 9 yasinda basladi ?!! uvey annesine asik oldu, ve hatta kizcagizi (15 yasinda) bir guzel optu bile. bakalim ne olucak
Maria+Holic : bu donem baslayan dizilerin en komigi. tabii ki ozel bir kiz lisesindeyiz, kahramanimiz, yasina gore boylu poslu bir kiz ama erkeklere karsi allerjisi var hatta eli eline degse kizarmaya basliyor. Bu yuzden kendisi surekli kizlara asik oluyor ve erkeklerdne nefret ediyor. Bu yuzden kiz lisesinde cok mutlu olucagini saniyor ve okula adimini atar atmaz Mari ile karsilasiyor, sarisin super sirin Maria ya asik olmakla mesgulken Maria nin aslinda erkek oldugunu anliyor. tehdit uzerine kimseye soyleyemiyor ustune ustluk Maria nin oda arkadasi olmak zorudna kaliyor. Beyaz dizi konusu gibi gorunsede bayagi komik bir dizi, kesin kez izlicem :)
galiba bu sezon bu kadar, aglatma potansiyeli az gibi ohh be
muah

Cumartesi, Şubat 07, 2009

Ilk anilar

dun gecenin bir yarisi sinirle bir yorum yaptim, ve aninda kotu bisi yaptigini bilen kucuk bir cocuga donustum. Bu yakici his icimi kac kere kavurdu. Bu his ile ilk kez tanismami bile hatirliyorum. 3-4 yaslarindaydim, babami ariyan bir adama annemin taklidini yapmistim. (evet bayagi manyak bir cocukmusum) babaannemlerim "aaa baban cok kizicak simdi" diye klasik cocuk korkutmalarindan yapmislardi, bende hic aldirmamis gibi gorunup icin icin acaip suclu hissetmistim. daha sonra ilkokulda kiz kardesime vurdugunu duydugum bir kiza okul cikisinda gidip bir samar atmistim. ertesi gun okula giderken attigim her adimi hatirliyorum cunku ogretmenimin bana kizicagini biliyordum nitekim butun sinifin onunde azarlamisti beni. azarlandiktan sonra garip bir huzur duygusu ile gunume devam ettim.
hata yapmak, ters hareket etmek, insanlarin kalbini kirmak, can sIkmak en korktugum eylemler. negatif duygular hic bir zaman bana mutluluk getirmedi, hep bir huzursuzluk olur icimde, galiba ondan Hz Isa size samar atana obur yanaginizi cevirin demis, cunku o kisiye vurmak can sIkIyor. kendimi savunmak amacli olsa bile

Cumartesi, Ocak 31, 2009

neler neler


antitarnish pouches V
Originally uploaded by offgenemi
Herkesi gecmis CIn yeni yili yani Okuz yili kutlu mutlu olsun, normalde fark etmeyecegim bir kutlama ama malezyali arkadasim beni yemege cagirinca kosa kosa gittim. Her zaman ki gibi super bir yemek yapmisti, ama asil onemli olani minicik ikiz kizlar. cok sirinler maasallah, gaz cikarip hihiiii diye siritiyorlar yerim ben onlari bu aralar surekli onlarin evine gidicegim var, bebekler cok sirinnnn bende isterimmmmm

Pazar, Ocak 25, 2009

Patiler boyle temizlenir


I am gonna clean my paws
Originally uploaded by offgenemi
Zavalli Suki o uzun tuylerini temizlemek icin kendini butun gun yalar durur. maasallah bir tuy ormani icinde yasiyor kizimiz.

gectigimiz hafta Florida igrenc soguktu, hani'nineler gibi basimda ortuler belimde sicak su torbalari elimde cay ofiste donakaldim. ofisin ici 15-17C idi, bizim oldugumuz alanin isiticisida yok (hani burasi florida ya isiticiya gerek yok) uyduruk elektrikli ve fanli isiticilarla hayatimizi devam ettirdik. yani burda UFO bilem yok :)
geceleri o sicak su torbasi benim en yakin arkadasim oldu, ayagimi sicakcik tuttu ohhhh mis gibi uyudum.Basakcim o torbayi sen bana birakmistin Allah razi olsun tuttugun altin olsun!

Cumartesi, Ocak 17, 2009

Kafami bozma!


Big paws
Originally uploaded by offgenemi
Koko nasil asabi bakiyor , sanki "yikil karsimdan" der gibi. tabii ki bunun kof bir sinir oldugunu annecigi biliyor aslinda dunyanin en korkak kedilerinden bir tanesi bu koca oglan.
Hava soguk yani burda bilem soguk, kazak filan giymem gerekti. kedicikler beni daha bir sever oldu, yanimda kivrilip uyuyorlar. Bu sabah torunum macha ile mutlu mutlu oynadik. Macha da Takashi gibi parmak isirmayi seven kedilerden.
bu aralar is yerinde bayagi mesguluz, surekli calisiyorum gene. insallah yakinda daha sik yazmaya baslarim bloguma

Perşembe, Ocak 08, 2009

Misafirimiz var!


Koko and Macha playing
Originally uploaded by offgenemi
Sevgili Torunum Macha bizde, her haftasonu gittigimde onu gormek cok guzel. islak burnunu her yere suruyor. arada Koko ile kedi agacinin en yuksek yeri icin kavga ediyorlar.
Kedilerimi cok seviyorum Maasallah, eve geldigimde yanima kivrilip yatiyorlar. sabahlari uyandigimda ustume cikip gunaydin diyorlar. lafinizi agzinizdan aliyim yemek icin yapmiyor bunlari benim kucuk kuzularim. cunku mama kaplari hep dolu. Turkiyeye gittigim zaman nerede ise bir ay goremedim 4 gun tatilde koko yanimdan ayrilmadi. cok ozlemis annesini :) gelip sadece kucagima yatiyor, hele uzanirsam ve uzerimde battaniye varsa direk kucagimda. eger annenin bir yeri agriyorsa Koko hemen oraya yatip isitiyor. Suki de Koko da benim Prozac'im. Allah'im bebislerimi her turlu kotulukten koru, butun kedilere mutlu, huzurlu, saglikli, uzun omurler ver :)
Kardis de kedileri seviyor benim gibi. Turkiyedeki kizim Shinsetsu'ya kardis bakiyor. Onun 4 kedisi var, Turuncu, Macha, Neko ve kizim Shinsetsu. Daha once iki kedimiz daha vardi. Dunyanin en yakisikli kedisi Tsubasa ve dunyanin en sert kedisi Takashi. ne yazik ki su anda bizimle beraber degiller, cok erken bizi birakip obur dunyaya gittiler.
Kisacasi kediciklerim ailemin bir parcasi , Keske kedilerde kaplumbagalar gibi cok uzun yasasaydi.

Perşembe, Ocak 01, 2009

2009 mukemmel olucak

evet harika olucak, sadece guzel haberler duyucagiz :) su ve yiyecek bol olucak, herkes mutlu olacak 2009 harika bir yil olucak
evet japon inanisina gore yeni yilda yapilan herseyin ilki onemliymis, bu da benim ilk blogum , bende pozitif olmak istiyorum ondan ole bi yazi yazicagim :)
Turkiyeden geldikten sonra bos durmadik, Stef in kardesi yani mustakbel kayincom Andy Gainesville geldi, kendisi ailenin geri kalanini aratmiyacak kadar super bir insan, uc gun cok cabuk gecti onu Titusville e ugurladik, 3 gun calistiktan sonra gene gainesvilledeyim. ohh evde olmak ne guzel kedicikler pek mutlu, hava biraz soguk ondan AC calismiyor, ev sessiz ve huzurlu, Maasallah.
Dun aksam genc arkadaslarim ve evini herkese acan yok-ki sag olsun yeni yili gene gulerek dans ederek eglenerek karsiladik :) Sirtim , belim ve bacaklarimin agrisina ragmen gene kendimi tutamayip azicik oynadim. galiba biraz iyi geldi bugun agrilarim daha az.
Arkadaslarim sayesinde yeni yil kutladigimi hissettim, is yerinde filan hic oyle bir hava yoktu, herkes sanki normal bir is gunu icin gelmis, kimsede bir heyecan yok. Yuzlerde bir pirilti yok, bir tuhafima gitti. Neyseki aksam guzel bir parti vardi yoksa Yeni yila nostaljik giricektim.
Gene de ailem ile aksam yemegi yedikten sonra evde tabu oynayarak gecirdigimiz yilbasi en favorim. Insallah daha buyuk bir aile ile yeni yili kutlamak nasip olur tabii ki bol bol eglenmek kahkaha atmak sartli ile
muahhhhh yeni yiliniz kutlu olsun!

Perşembe, Aralık 25, 2008

Geldim gordum yedim

evet, uzuuuunnn bir yolculuktan sonra sarasotaya vardik. dusunuyorumda daha onceleri luks diye gorulen ucak yolculugu aslinda dunyanin en rahatsiz yolculuk bicimi. hele ucaktan in o pasaport kontrolunden filan gec Washington Dullas havaalaninda tam 2 saatte ucaktan cikip pasaporttan gecip, bavulumuzu customdan gecirip, tekrar securityden gecip bir sonraki gate e vardik. bir cok insan ucagini kacirdi, eger Dullas ta duracaksaniz iki ucagin arasindaki lay over zamaninin en asagi 3-4 saat olmasini tavsiye ederim.
bir yandan iki minik cocukla seyahat eden genc anne ve babalara gozum takildi. cocuklar sirada beklemekten hakli olarak bunlariyor, mizmizlik yapip, kardesleri ile kavga ediyorlardi. Allah sabir versin dedim icimden, cok buyuk saygim var boyle kucuk cocuklarla yolculuk eden anne babalara. dusunuyorum da annem nasil 4 cocukla amasyadan izmir yada antalyaya gidiyormus. yani biz o kadar da uslu cocuklar degildik. maasallah annecime
tabii ki egne onumde oturan insanlar boylu boyunca koltuklarini kucagima yatirdilar, bir sure sonra koltugumdan cikamaz hale geldim. yemekleri filan masadan yiyemedik, cunku masalarimiz tam acilamadi, onceki umursuz gencler hic isriflerini bozmadan yatip uyumakla mesgulduler. tuvalete filan giderken "yanlislikla" carptim koltuklara "umarim" uyanmamislardir!
simdi guzel yanlarina gelelim, bende hic jetlag yok, iki gun uyumayinca jet lag olmuyor heheh gelir gelmez ise gittigim icin mecburi erken kalktim jet lag filan yanimdan gecmedi hehehe
stef 10 kilo vermis, nasil ama ? iste bu Turk yemeklerinin hem leziz hemde saglikli oldugunun en iyi ispati. hayvanlar gibi durmadan yedik ama cocuk 10 kilo vermis. belki heryer hamam gibi sicakti terlemektendir ama sanmiyorum. yasasin katkisiz leziz Turk yemekleri. Stef bamya bile yedi ( amasyanin bamyasi meshurdur) , annemin yaptigi sebze yemeklerine bayildi. Corbalari icerken kendinden gecti. simdi akli fikri Turk yemeklerinden heheheh planim basari ile sona erdi. birde su boregi yapmasini ogrenirse bu is bitmis olucak
bugun christmas, kutlayan herkesi bayramini kutlarim :)
sevgilerimle

Pazar, Aralık 14, 2008

yedigin ictigin senin olsun...

1 haftadir Ankara'dayiz. burda hava tabii ki floridaya gore bayagi soguk, ama evin ici anormal sicak. herkes hirka ve kazaklarla otururken ben t-shirt ile terliyorum. stef bilem benim kadar rahatsiz degil. odamizda geceleri pencereyi acik birakiyoruz heheh beni de kendine benzetti ya bravo diyorum :)
Ankarada pek gezicek bir yer yok yani yabancilar icin. Stef'i kaleye goturduk, pek sevdi oralari. Aachi bir suru guzel fotolar cekti, sonra Modern sabahlarda bin kere adini isittigim Panora'ya gittik, Stef ilk Beytisini ve dondurmali Kazandibisini yedi ve cok begendi. Tabii ki butun gencligimin gectigi Tunali, Karum gibi yerlerde dolandik, Stef Ozsutten pasta yedi bende profiterol :) Sonra Stef ben anitkabire gidicem diye tutturdu, tabii kosa kosa Anitkabire gittik. Aachi ordada guzel fotolar cekti. Stef'in annesi babasi geldi, onlari Turk mutfagi diyetine tabii tuttuk, iki gunde bes kilo alip geri donduler.
geriye bir hafta daha kaldi, bakalim baska neleri gezip, neler yiyecegiz
herkese iyi gunler..

Çarşamba, Aralık 03, 2008

Hala toparlanmadim

cunku hala cicek yapiyorum hhehe. yen christmas agacina takicak ciceklerimi, onlar bitiriyim diye ugrasicam bu aksam. cuma gecesi toparlanirim artik. ctesi stef gelicek, pazar ise bay bay!
ucakta iki sisko yanyana oturucaz ondan ancak bir kisyi rahatsiz ederiz artik soylenir off yanima dev anasi gibi iki tip oturdu diye. benim hayalim tabii ki yanimizdaki yerlerin bos olmasi ozellike atlantik'i gecerken! umarim yeni ucaklardandir, her koltugun arkasinda tv ekrani olan ve oyun oynayabilicegimiz sitedigimiz filmi secebilicegimiz cinstendirler.
diger isteklerim neler, sag salim ve zamaninda varalim, guzel bir Turkiye tatil- gezi- is- gorev 'inden sonra sag salim ve zamaninda geri donelim. Allah herkesi bu bol yolculukla zenginlesen aylarda kazadan beladan korusun :)
oyyy canim turk yemekleri ister, butun gun aserdim ve hamile bile degilim ;P
mucks

Cuma, Kasım 28, 2008

Turk Japon aski


Bugun haftalik japanese craft books aramalarimi yapiyordum, bu kitabi buldum, amazon.co.jp e girince iki uc tane Turk Igne Oyasi kitaplarinin oldugunu gordum, Japonca!
askimiz karsilikli cok mutluyum :)

Perşembe, Kasım 27, 2008

Sukranlarimizi sunalim

evet bir sukran gununde gene is yerindeyim. yarin yani black friday bizim is yerinde tatil degil. ondan bende sukran gununde calisip yarin tatil yapicam. zaten bu sukran gununun manasinida pek anlamis degilim yillardir. hele hindi yemeyi hic sevmem, lifli bir et, birsuru mukemmel yemek pisiren insanin elinden yedim, hala sevmiyorum. yaninda verdikleri fasulye yemegide bir igrenc, o beyaz sosu hic sevemedim. tek sevdigim sey sweet potatodan yapilan ve icine azicik pecan serpistirdikleri yemek. hem tatli hem tuzlu gibi butun kazani yiyebilirim.
her sene Reed ailesinden birisi beni yemege davet eder. Allah razi olsun, bu sene gelinleri ve sevgili arkadasim yen davet etti. hindi yerine ordek yapiyormus, hay eline saglik Yen, ne akilli kizsin!
bu arada yen ikiz bebeklerini gecen hafta dogurdu su an nerede ise on gunlukler. hala hastahanede buyumekle mesguller. Dua edelim hayirlisi ile saglikli bir sekilde anneleri ve babalari ile evlerine gelsinler. Sadece fotolarini gorebildim henuz, cok sirinler ama minnaciklar. babaannemin deyimi ile "terliginden besik olur" cinsinden :)
simdi deneylerimize geri donelimmmm.
happy thanksgiving!

Cumartesi, Kasım 15, 2008

space shuttle launch -Endeavour


space shuttle launch 099
Originally uploaded by offgenemi
eger planlarda degisiklik olmaz ise (bu da saka gibi cunku surekli degisiyor) bu en bi son gece ucusu idi. simdiye kadar uc tanesine gitme sansim oldu, dun gece ki en guzeliydi, dolunay tam "launch pad" in uzerinde, Endeavour uctu uctu, ayi bilem gecti gokyuzunde, dunyanin yorungesine dogru yolculuguna basladi. bu sefer yeni tripodumu goturmustum, gende ruzgar oldugu icin bende cok becerikli bir fotografci olmadigim icin butun fotograflarda bir gizem havasi var :)

ben sarasotadan yola ciktim, stef gainesville den , titusville de bulustuk. Allah im nasil bir trafik, insanlar orlando etrafinda manyak gibi araba kullaniyor. hele space shuttle launch varsa tam deliye donusuyorlar. neyse bir saat once gittik yerlerimizi kaptik, coluk cocuk gelmis herkes, bir piknik havasi vardi :),
tabii ucusu izledikten sonra bir trafik basladi..... milim milim ilerledikten sonra yolumuzu bulup gainesville e donduk. yolun sonuna dogru uykudan geberiyordum, ama stef de uyumasin diye, sacma sapan konusup sarki soyledim, zira sesim cok guzel oldugu icin uyumasi imkansiz :) eve gelir gelmez, kendimi yataga attim 11 saat uyuduktan sonra suki ile azicik yatak keyifi yaptik, simdi babasi Gulas yapiyor aksama onu yicez, yasasin !

Çarşamba, Kasım 05, 2008

Kiskandim..

anaokulundan eve donup odevlerimi yaparken suratimi astigimi goren babam " kimi kiskandim soyle bakiyim" derdi. demek ki insan degismiyor cunku dun geceden beri amerikalilari kiskaniyorum. hani burada yasadigim 7 sene boyunca, hahaha bu ne bicim camasir makinasi, babaannemin makinasi bundan teknolojik olarak ustundu, hahhha telefonlar nasil dandik, hahah dahha mesaj atmasini yeni ogrendiler filan diye cogu zaman yurt disinda yasiyan bir cok yabanci gibi kaldigim ulke ile dalga gectim. ama dun aksam adamlar en sonunda duzgun, gayet karizmatik, ve garip bi sekilde durust konuyormus gibi gorunen genc bir adami baskanlari olarak sectiler. tabi ki once Barrack'in yapicagi konusmayi dinlemek istedim, ama ondan once McCain bir konusma yapti, nasil guzeldi. yani butun munazaralari izledim, adam tv de ne dese inceledim, hepsinde kil, yasli inatci, kotu ruhlu bir adam portresi cizmisti. megerse hepsi numara imis. oyle guzel bir konusma yapti ki, oturup agladim (evet bu aralar duygusalim), yenilgi sizin degil benim diye bir laf etti, basarisizligi boyle bagrina basmak icin buyuk bir adam olmak gerekir diye dusundum, sonra aklima deniz baykal geldi, bi midem eksidi. aynisi dimi? tabii ki kiskandim, sonra Barrack, guzel karisi ve sevimli cocuklari ile herkesi selamladi, o da cok guzel duygusal bir konusma yapti, kendimi seabiscuit filmi izler gibi hissettim, gayet normal bir adam, , yani hic bir zenginligi olmayan, burslarla filan okumus bir adam koskoca ABD nin baskani oldu, ve hic ovunmeden, geh geh gerilmeden, ukala laflar etmeden kabul etti bu gorevi. tabii gene kiskandim. bugun bizim gazeteler ne demis diye bakarken bizim basbakanimizin gene " en az uc cocuk yapin" dedigini gordum ve butun konusmasini oturdum okudum, yani fenalik basti, midem gene eksidi. Ataturk, Inonu, Ecevit derken butun duzgun ve karizmatik konusan lider kotamizi doldurduk galiba. belki bizimde bir sonraki basbakanimiz, cumhurbaskanimiz boyle karizmatik, saygi duyucagimiz, bagrimiza basicagimiz, gurur duyucagimiz liderler olur. Insallah, umutsuz yasamak imkansiz dimi?

Cumartesi, Kasım 01, 2008

Uc kitada burokrasi ile mucadele

Evlilik, dugun, nikah, gibi sozcukler mutlu anilari, gulumseyen yuzleri cagiristirir. Dun benim icin butun bu kelimeler bir ton kagit ve uc degisik ulkedeki gicik memurlarla yapmam gereken konusmalari cagiristirdi. SU an evlenme iskence gibi bisi benim icin, aklima hep angelina j ve brad p geliyor, heralde bu yuzden evlenmiyorlar diyorum. gerci iki kisi ayni ulkeden ise evlenmek nispeten kolay, ama eger ayri ulkelerdenseniz ayvayi yediniz!
Simdi benim Stefan ile evlenebilmem icin, sunlari yapmam lazim

1. Nüfus Müdürlüğünden uluslararası doğum kayıt örneği (Formül A),

2. Pasaport fotokopisi veya nüfus cüzdanı fotokopisi (noter tasdikli),

3. Kişinin halen ikamet ettiği yerin adresini içeren muhtardan ikametgah belgesi,

4. Nüfus Müdürlüğünden vukuatlı nüfus kayıt örneği

bunlari hepsinin orjinali , 3 ve 4 numaranin almancaya yeminli tercumesi alman buyukelciligine gidilip onaylatildiktan sonra Stef'in ailesine yollanicak, onlar Stef icin bu evraklarin alman versiyonlarini alicak ( benim belgeler gitmeden Stefan in belgelerini vermiyor almanya). sonra stefanin belgeleri Turkceye cevirilicek ve stef ile ben Turkiyede evlenme basvurusu yapicagiz
evlendikten sonra benim butun nufus belgelerim degisicek (hala kutugum nereye gidicek bilmiyorum), once nufus cuzdani, sonra pasaport. bir yandan pasaport degistirmesem mi? cunku amerikan vizem var ustunde. sonra almanyaya stef in anneannesinin elini opmek icin gidicegimizden benim almanya vizesi almam gerekicek. tabii ki iki ton evrak hazirlamam lazim, stef in ailesinden mektup, ucak bileti, is yerinden mektup, bankadaki paramin ozeti, 50,000 dolarlik yurtdisi saglik sigortasi.
bunlarin arasinda, nikah nerde kiyilacak, nikah memuru saat kacta gelicek, davetiyeler basilacak (3 ayri dilde), bana kiyafet ayarlanicak, nikah sekerleri hazirlanacak.
dun butun bunlarin altinda ezildim, sorumluluk duygusu oldukca guclu bir insanim, ama bu duygu benim icimi yiyip bitirmekten baska bi ise yaramiyor. neyse is yerinde stress eve gelince bu zikkim biraz mutsuzum. dun uc saat direksiyon sallayip eve
geldim, buyukelciligimize bir soru sormustum, vizem etkilenirmi evlendikten sonra pasaportumu degistirince, onlarda biz bilemeyiz onlara sorun demisler. gayet iyi niyetle bu cevaba verdiklerne eminim ama oyle bir moralim bozuldu ki buna oturup agladim. evlenmenin hakkaten romantik, ayyy kiyafetim, soyle olsun, ayyyy yakalara su cicekler takilsin, sekerler boyle olsun, sevgilim kocam olucak ne mutlu bana seklinde romantik olmasi gerekirken ben surekli " nerden cikti bu evlenme olayi ?" salak kafam, ne diye ugrastim, eninde sonunda evlenmek demek, birbirimizin saglik sorumluluklarinda hak sahibi olmak demek, yani beynim erimis bi halde makinalara bagli yasiyorsam stef " birakalim huzur icinde nanay kente gitsin" diye fisimi cekebilir. evlenmez isek hastahanede odama bil almazlar. yani tamami ile kontrat, haa birde cocuklara kimse pic diyemez.
stef beni sakinlestirdikten sonra karar verdik ( gene ) ilerde dunya vatandasi konseptini yerlestiricez. bu pasaport, yok vize , ordan kagitlar gelsin cevrilsin olayi kalkicak. butun formlar ayni , turkiyedeki bilgilerim amerikada otomatikman japonyada, japonca okunabilicek. neguzel bir dunya olucak hehe
bu arada dun ogrendigim hos bisi oldu, almanlar turkiyeye girmek icin vize almiyorlar, japonlar, azerilerde almiyor. amerikalilar 32-36$ gibi bisi vererek vize almak zorundalar, ingilizler ise 480$ gibi manyakca yuksek bi rakam ile vize alabiliyorlar. hehehh nasil eglendim, ohh olsun. arada bir turkish embassy sayfasina gidip vize linkinden bunlara bakin, insanin morali duzeliyor :)
muah

Salı, Ekim 28, 2008

Iyi dogdun Turkiye Cumhuriyeti!

ne yazik ki ovunecegin cok bisi yok, dogumgunu olanlara ilettigim dileklerimi senin icinde siraliyacagim
Yeni yasin sana mutluluk , saglik, kismet, huzur getirsin. biraz da gurur duyacagin bir iki olay getirsin, utanacagin meselelerin sayisi hizla azalsin, sifira yakinlassin :) sanirsam bunlar olabildigince pozitif dilekler, hatta biraz safca , olsun bu aksam cocukcu dusunuyorum :)
belki hidirellezde cizip burdaki okyanusa atarsam tutar, ama ona cok zaman var ondan simdilik bu iyi dileklerle idare et.

Pazartesi, Ekim 27, 2008

Lig Tv ye yazik olmus

tuh tuhhh megerse Lig Tv blogger kullanarak maclari yayinlayan bir adam yuzunden kapatmis butun siteyi. vah vh vah, yeteri kadar para kazanamiyordunuz ac kalmistiniz, ondan bizim blogumuzu kapattiniz.
valla simdi bu kapatma yuzunden bir msuteri kaybettiniz diyemicem zaten mac filan izlemiyorum , lig tv nin adini ilk kez duydum desem o kadar uzagim. ama su an protesto ettigim bir cok gazeteninye tv kanallarinida eklemem gerektigini anladim iyi oldu.
simdi acilmis blogger, umarim "ehh artik acildi " diye insanlar oturmaz. kendimizi ifade etme ozgurlugumuzun bedeli ucuz olmaktan kurtarilmali
cheers

Blogger in kapanmasina karsilik tepki vermek isteyenler

Bu link i takip ederseniz
http://blogspotacilsin.wordpress.com/ adresine giciceksiniz, ordan imza kampanyasina katilabilirsiniz
sevgilerimle

Pazar, Ekim 26, 2008

sabah sabah moralini bozmak isteyenler

dun richard dawkins in web sitesine girdim, kocaman " banned in Turkey" diye bir banner var , tabii hemen o linke girdim, Aman Allah'im , neler neler yazmislar Turkiye ve Turk insani hakkinda. Buna izin veren ve 70 milyon Turk'e hakaret edilmesi icin ortam acan herkese sinirlendim, en basta meclistekilere.
Bu arada blogun basinda sansuresansur.org un linkini koydum, ordan her turlu sansure karsi neler yapilabilicegine dair bilgi alabilirsiniz
sevgiler, ve sabirlar diliyorum

Cumartesi, Ekim 25, 2008

yetkililere oneri: telefon, mektup vs gibi butun iletisim yollarini kapatin

blogger in kapatilma sebebi bu servisi kullanan bazi kotu niyetli kisilerin bloglarini haberlesme amaci ile kullanilmasiymis. o zaman telefon, mektup, internet, hatta insanlarin konusmalari bile yasaklansin. bu sekilde dunyadaki butun kotulukleri onleyebilirler.
tabiii bazi insanlar ayaga kalkmis, haberler ntv msnnbc de.
http://www.ntvmsnbc.com/news/463757.asp

Cuma, Ekim 24, 2008

blogger Turkiyede kapanmis

inanamiyorum ... nette yaptigim arastirmaya gore hic kimse kapanma sebebini bilmiyor. bir gun gercekten Modern sabahlarda Ege nin dedigi gibi sadece KEY odemeleri icin internete giricek insanlar Turkiyeden heralde. uzun zamandir beni bu kadar utandirmamistiniz buna izin veren yetkililer. vallahi utaniyorum, cok utaniyorum sizden.

Perşembe, Ekim 23, 2008

Hasen pfutzie sarasotadaymis

cancagizim burda, su an evimi duzenliyor heheh
dun aksam japon restaurantina gittik, burda en sevdigim japon "lokantasi" , spicy miso soup base ramen noodle yedim. stef bilem begendi. oda sushi yedi ohh doyduk, eve geldik, devrildik. sabahin kor karanliginda uyandik, ben ise o lake alfrede gitti. is yeri biraz heyecanliydi bugun. neys. aksama sevgili dostlarimiz yen ve johan ile alman restaurantina gittik. heyvanlar gibi yedik. tabii ki schnitzel yedim ama tavuk, megersem gercek schnitzel domuzmus ayol. stefan bu aksam daha uzun dua etsen yiyebilir misin dedi, yok olmaz dedim (aferim dimi ?)
super target ta aile saadeti yaptik, simdi evdeyiz ohhh en kotu aksamimiz boyle olsun diyorum, darisi diger sevenlerin basina
muahh

Cumartesi, Ekim 18, 2008

Tekerlemeler

sabah stef hangi cereal'i yiyecegine karar vermek icin almanca bir tekerleme soyledi, bende ona turkce soylemek istedim ama hic bi tanesini bile bitiremedim, tabii kil oldum hemen bir internet aramasi ve cocuklugumda kullandigim butun tekerlemele
Oooo..
İğne battı
Canımı yaktı
Tombul kuş
Arabaya koş
Arabanın tekeri
İstanbul un şekeri
Hop hop
Bundan başka
oyun yok.

Ooooo
İğne iplik
Derme diplik
Çelik çubuk
Sen çık.

Yağ yağ yağmur,
Teknede hamur,
Bahçede çamur,
Ver Allah'ım ver,
Sicim gibi yağmur.


Mustafa, Mıstık,
Arabaya kıstık,
Üç mum yaktık,
Seyrine baktık.

-Komşu, komşu !
-Hu, hu!
-Oğlun geldi mi?
-Geldi
-Ne getirdi?
-İnci, boncuk.
-Kime, kime?
-Sana, bana.
-Başka kime?
-Kara kediye
-Kara kedi nerede?
-Ağaca çıktı
-Ağaç nerede?
-Balta kesti
-Balta nerede?
-Suya düştü.
-Su nerede?
-İnek içti.
-İnek nerede?
-Dağa kaçtı.
-Dağ nerede?
-Yandı, bitti kül oldu.

Bunlarin baslayisi benim hatirladigim gibi bitisleri bir acaip

Leylek leylek havada,
Yumurtası tavada,

Gel bizim hayata, ( bu kismini hatirlamiyorum )
Hayat kapısı kilitli,
Leyleğin başı bitli.


Karga karga "gak" dedi,
"Çık şu dala bak" dedi,
Karga seni tutarım,
Kanadını yolarım.

benimkisi "Ciktim gittim bu dala , bu karga bir budala diye bitiyordu


PİTİ PİTİ
Ooooopiti piti
Kremanın sepeti /karamela sepeti
Terazi lastik jimnastik
Biz size geldik bitlendik/ tik tik tik
Hamama gittik temizlendik
Dik Dik Dİk
Son dersimiz matematik

Portakalı soydum,
Başucuma koydum.
Ben bir yalan uydurdum,
Duma duma dum.
Duma duma dum.
Öğretmeni kandırdım, /Kirmizi mum ( gerisini hatirlamiyorum)
Kandırdım.

Çarşamba, Ekim 15, 2008

ama oldu mu simdi


Koko and his teeth II
Originally uploaded by offgenemi
yaww up uzun guzel bi hikaye anlattim salak web sitesi kendin kendine oynadi gitti butun yazim. sabotaj bu! hadi bakalim yeniden basla.
sevdiceklerimi on gundur , ailemi bir seneden uzun gormemem sebebi ile bu hafta biraz Zeki Muren'in tabiri ile " gurbette omrum gececek, bir damlacik yerimde yok" seklinde gecti. bende kendime bi kiyak geciyim dedim, aman bir yerleriniz sismesin ama arap bakkalindan aldigim sucuk ile avuttum kendimi. aslinda cikolata filan yemem lazimdi, yok kardes benim canim sucuk cekiyor. , Sucukta sucukmus! Hizir ugradi bitmekler bilmedi, hala var. alip Gainesville e goturemem araba kokar, zaten buzdolabim sucuk kokuyor. mecburen kendimi feda edip yicem :)
bu hafta Turk yemeklerne dustum heralde. johan ve Yen beni " Lemongrasss chicken" yemeye cagirdi. off nasil guzeldi , ellerine saglik Yen karni diyarbakir karpuzu gibi sisti ama kizcagiz hala super yemek pisiryor. bende ayilik etmeyim diye onlarin cok sevdikleri kadayif tatlisi yapip goturdum. tabii 4 kisi bitiremedik, Johann ertesi gun geri kalanini is yeirne getirdi, millet bayildi. Boylelikle Turkiye'nin pozitif tanitimina bir katkida daha bulundum. Ulkemizi iyi tanitma konusunda benim stratejim yemeklerimi kullanmak. simdiye kadar ise yaradi, dolma, kadayif, baklava, borek , kofte, coban salata derken herkes Turk yemegi hastasi oldu. insanlar guzel ulkelere gitmek istiyor ama eger yemekleri igrenc ise yada damak tadlarina uymuyorsa gitmekten cekiniyor. eger Turk yemeklerinin muhtesemligini ogrenirlerse yarin ulkemizede gelirler :)
aslinda tanitimla es degerde olan baska bir tutkum da insanlari yedirmek. nasil guzel bir histir o. bayiliyorum sole bir ton insani toplayim yemeklerini yesinler, ustune cay kahve oturup sohbet edelim, daha guzeli varmi? tamam bir kac memleketlim ile karsilastim, baslarinin evine yiyp icmeye kosa kosa gidip, kendi evlerinde bir defa cay bile vermediler. ama cogu Turk yedirip icirmeye bayiliyor. bende bu basma kaliba uyuyorum ve bununla gurur duyuyorum, yiyelim icelim, guzelleselim ;P

Cuma, Ekim 10, 2008

Insallah

Stef ve kendim icin bilet aldim, ilk kez turkiyeye gelicek Sunshine benimle. cok heyecanliyiz. stef turkiyede araba kullanabilicegini dusunuyor ben zannetmiyorum dedim. taksi varken bosver arabayi zaten, her yere yururuz zaten, yuru gez ohh bi ton guzel yemek ondan her seferinde kilo verip donuyorum turkiyeden heheh.
galiba tam kurban bayraminda orda olucaz, stef boylelikle turklerin biraz da vahsi olan yuizlerini gorucek ama kotu etkilenecegini sanmiyorum, nede olsa meat processing dersi almis bir insan.
tabiii bu gezinin en onemli kismi stef'e butun turk yemeklerini ogretmek, gerci mantiyi en guzel sen yapiyorsun diye hemen benim ustume attim, cok sikiliyo onu bukerken, iblis. bakalim baklava, gozleme gibi seyleri ogrensin hehehe. belki aci badem kurabiyesi, ay coregi filan. off ne guzel olurrr
bugun cumartesi, olesine takilicam bakalim ne olucak. herkese iyi tatiller
muah

Salı, Eylül 30, 2008

Oncelikle Seker Bayraminiz Kutlu olsun efenim

evet A/C ole bi bozuk ki butun gun tamir edememisler. saat 7:30 hala burdalar. bizim apartman kompleksinin tamircisi olan amca super sirin, ama asil usta nasil seri katil tipli. saci uzun, ama inek yalamis gibi hepsi yapismis kafasina guzelce arkaya dogru tarandiktan sonra. birazda kambur, babamin deyimi ile tipten muebbet yer cinsinden bi adam. neyse ki cici Aziz dedeme benzeyen amca burda yoksa ben yanimda bicakla beklerdim bu adami.
butun gun kostur eve gel sicaktan geber neyse bugun mutlu olucagim bisi oldu, evet arap bakkali kapanmadan yetistim heyoooo. Johann icin ahmed tea (kahve filan halt etmis, bu cayi icen uyumuyor), robert icin incir receli, is yerindekiler icin turk lokumu, kendim icin peynir, sucuk kazandibi mix , sumak ,nane vede yufka. gainesvilledeki arkadaslar icinde kadayif aldim. ohhh ne mutluyum

bu arada seri katilin karisi varmis, romantik aksamimi mahvettin diye benim sirin amcayi azarliyor.
evet ogrendigime gore bi boruya bisi kacmis o tikaninca bu A/C calismamis. zaten ne zaman bisi bozulsa 80% bi yeri tikanmis oluyor. ozellikle calistigim Mass Spec labinda. neyse butun A/C yi degistirmelerine gerek kalmadi. sevindim, para kaybetmelerini istemem dogrusu.
efenim Bayraminizi tekrar kutluyorum yarin gavurlara seker bayrami ogreticem. Islamiyetin guzel yanlarini da gorsunler acicik dimi?
muah

Pazartesi, Eylül 29, 2008

A/C gene su koydu

floridada AC nin calismamasi korkunc bisi. su an hava serinlemis olsa bile ev su an 30C ve ben eriyorum. bende civi civiyi soker diye perde takmak icin duvara demir gibi bisi asmaya karar verdim, bir guzel terledim, simdi serinlemis hissediyorum hehehehehe.
dun gece sicaktan uyuyamadim, sabah erken kalktim hatta. zaten amerikada "morning people" diye tabir edilen sabahlari zor kalkan insanlarin asil sorunu vucut sicakliklarinin gece yataga giderken yuksek, sabahlari ise dusuk olmasi imis. yani sabahlari floridada yasamaniza ragmen usudum yorganima iyice sariliyim diyorsaniz uyanmak icin vucudunuzu isitmaniz lazim.
simdi anime izlicem yaw 4 gun olucak, sole deniz kiyisinda gecen bisi izleyim
muah

Cumartesi, Eylül 27, 2008

Dunyanin en yakisikli adami gitti

Paul Newman bugun vefat etmis, topragi bol olsun. Cocukken bile cok severdim Paul Newman 'i "Kizgin damdaki Kedi " filminde asik oldum. Elizabeth Taylor a ne cektirdi o filmde. eger izlemediyseniz mutlaka izlemeniz gereken filmleri
1- Kizgin damdaki kedi
2- The Sting
3- Cool Hand Luke
4- Nobody's Fool
5- Butch Cassidy and the Sundance Kid

Vallahi dunyanin en yakisikli adami gitti, bir tane bile ona benziyen yok. Geriye Robert Redford, Clint Eastwood kaldi. Taam ikisininde ahi gitmis vahi kalmis tipleri var ama ben hala cocukken asik oldugum adamlari goruyorum. Yalniz Clint Eastwood 'in wikipedia makalesini okudum, yani biraz pislikkk bir herifmis, birazcikkk. SImdi Robert Redford u okumaya korkuyorum, oda ole pis bi herifse cok yikilirim. Paul Newman tam bir centilmen. Karisi ile 50 yildir evli idi, karisi Joanne Woodward'da kendisi gibi bir aktor. Yalniz cocuklari anne ve babalari gibi tas diil. Demek ki guzel olmak guzel cocuk garantilemiyor. Bu hipotezin en urkutucu kaniti ise Jamie Lee Curtis.
bu kadar gevezelik yeter, Paul Newman in yeri cennet olsun diyor Etsy dukkanima geri donuyorum muah

Cumartesi, Eylül 20, 2008

10 uzerinden 10 verdigim animeler

arada bir bloguma insanlarin geldigi anahtar kelimelere goz atiyorum. bu aralar anime kokenli kelimeler cogunlukta. ehh uzun zamandir anime ilgili biside yazmadim ondan en sevdigim animelerin listesini yaptim. aslinda animedatabasede verdigim puanlara bakip bu listeyi tamamladim. iyi eglenceler.Nodame Cantabile Bu animeden daha once bahsetmis olabilirim. Ana hikaye klasik muzik egitimi alan genclerin etrafinda donuyor. Kahramanimiz Nodame adinda azicik catlak ama tabii ki yetenekli bir genc kiz. Nodame acaip daginik, yikanmayi pek sevmiyor, ve super cocuksu , yani pek cok japon erkeginin aklina gelen ideal kadin tiplemesinden oldukca uzak. Ayni okulda egitim alan yakisikli, basarili, zengin, ukala Chiaki nin komsusu olunca ikisininde hayati degisiyor. Klasik muzik sevmiyorsaniz bile bu anime sizi konser biletleri almaniza sebep olabilir. Ben komik oldugu icin izledim, sanirim bir kac defa izleyebilicegim nadir animelerden

Death Note Bir cok anime gibi DeathNote da orjinali manga olan bir seri. Kahramanimiz Light cok akilli, yakisikli, basarili bir lise ogrencisi bahcede yuruken, cani feci sIkIlan bir shinigami (azrailin japoncasi) canini alicagi insanlarin adini yazdigi defteri ozellikle yere dusuruyor ve Light in almasina izin veriyor. Bunun uzerine Light dunyayi katil, hirsiz gibi ipsiz sapsiz tiplerden temizlemeye karar veriyor. Ancak bir sure sonra "L" adindan bir dedektif planlarina mani olmaya basliyor. L ve Light arasindaki satranca benzeyen konusmalar, strateji oyunlari mukemmel. Mangada anlamadigim seyleri animeyi izleyerek anladim. Macera tadinda ama arada sirada insani urperten cok basarili bir anime. Aslinda filmide cekildi ama animeyi tercih ederim

Monster Bu anime biz turkler icin enteresan cunku almanyada geciyor. Kahramanimiz Japon bir norolog, bir gun canla basla calisip kurtardigi bir cocugun buyuyup cinayetler islemeye basladigini ogrenince kendini suclu hissedip katilin pesine dusuyor. Psikolojik savasla dolu bir hikaye bazen almanyada yasiyan turklere de deginiyor, ve ayrintilar mukemmel. Biraz uzun bir anime, ve komik hic bir tarafi yok, gerilim, macera tarzinda. Biraz dikkat ve hafiza gerektiriyor, ama sonucta cok basarili ve ilginc bir hikayesi var.

Fullmetal Alchemist ilk basta cocuk animesi gibi gelen bu dizi cabucak cocuklarin izlemesinin sakincali olucagi, macera ve gerilim dolu bir hikayesinin oldugunu ispatliyor. Bu animede oldukca uzun, ama her bolumu deger. Iki kardes ve ikiside simyaci. Birisi nedense bir zirh icinde dolasiyor. daha sonra vucudunu kaybettigini ve ruhunun abisi tarafindan bir zirha "yapistirildigini" ogreniyoruz. Kardesinin vucuduna kavusturmak icin askeriye icin simyaci olmayi basariyorlar. Bazen komik, bazen super acikli olan bu animeye uzun sure takili kaldim. Anime seklinde bir filmde yaptilar oda cok guzel :)

Honey and Clover Bu anime kizlar icin, bastan soyleyip, nodame gibi ama daha romantik. Bu sefer sanat okuluna giden ogrencileri takip ediyoruz. birinci sezonu cok komikti, ikinci sezon biraz daha acimikli oldu vede aglatti. Hikayesi cogu zaman herkesin basina gelebilicek, heryerde bulabiliceginiz karakterlerle dolu. Benim en sevdigim aniemlerden bir tanesi

School Rumble Lise ogrencilerinin etrafindan donen "hikaye" tam bir essek kacti palan doktu. yani abuk sabuk sacma karakterleirn bulustugu cok komik bir anime. kafa dagitmak icin ideal, gulmek isteyenlere tavsiye ederim

The Melancholy of Haruhi Suzumiya Bu animeyi nasil anlatiyim, bilim kurgu, komedi karisimi, cok ilginc karakterlerle dolu bi anime. yayinlanirken bolumleri sirali vermediler, sanirsam ondan cok daha ilginc ve kafa karistirici geldi. Ama Otaku dunyasinda bir deprem yaratti. Haruhi su an heryerde, animepaper da 400 uzerinde wallpaperi var. Izleyin kendiniz gorun :)

Ouran High School Host Club Gene kizlara yonelik, erkekler siz bir sonraki animeye okumaya baslayin. Japonyanin en zengin cocuklarinin okudugu liseye burs alarak yazilan Haruhi birgun Host CLub 'a yanlislikla girip cok pahali bir vazo kirinca 6 yakisikli erkegin arasinda erkek gibi davranip Host Club icin calismaya basliyor. Host club gelen bayan musterilere iltifat edip onlarla cay kahve icen yakisikli erkeklerin komik hikayelerini anlatiyor. Super komik vede super romantik hehehehe bas oglanimiz sarisin, kivir sacli ve mavi gozlu aynen cici kizdaki lowel gibi. ahhhhh ask ne guzel

Azumanga Daioh Elimde olsa listesinin en basina koyarim, lisede okuyan 4-5 kizin gunluk hayatini anlatan, abidik gubidik hikayeler ile dolu, cok komik bir anime. Konusuz diyelim, ama komik. karakterler bana kendi lise arkadaslarimi hatirlattigi icin belki cok sevdim. ancak arastirmalarima gore erkeklerin cok da bayilmadigi bir anime.

Hare+Guu Stefan bilem sevdi bu animeyi. annesi ile torpik bi adada yasayan Hare cok sorumluluk sahibi , akilli birazda norotikbir cocuk. Bir gun Guu gokten zembille inme misali geliyor ve Hare'nin evine yerlesiyor. Guu surekli basini belaya soktugu icin Hare onun pesinde geziyor. Karakterler kesinlikle gercekci degil, hepsi cok abartili ama zaten boyle abartili olmalari bu animeyi super komik yapiyor. Devami olan iki sezon daha yapildi, onlarda birinci sezon kadar iyi.

Lucky Star Bir kac yildir anime izliyorsaniz ve Otaku kulturu hakkinda bilginiz varsa bi animeye bayilacaksiniz. Gene lise yillari sayilari gittikce artan Lise ogrencileri, bir tanesi disinda hepsi cok tipik, akilli, uslu, caliskan/tembel, tertipli/ daginik kizlar. En yakin arkadaslarindan bir tanesi Otaku bir kiz ve animeyi komiklestiren de bu karakter zaten. konusuz bi animede sacma sapan hikayeleri ve konusmalari izleyip gulmek disinda yapicaginiz hic bisi yok :

Mononoke Japon efsanelerine deginen bir anime. Gorsel olarak muhtesem! Bas kahramanimiz cin gibi varliklari yok ediyor. Surekli seyahat halinde oldugu icin karsisina bir ton canvar/cin tarzi varliklar cikiyor. Gerilim, macera tarzi, cok enteresan, ve guzel bir anime.

Samurai Champloo en son anime izlediginizde 8 yasinda iseniz bu dizi anime dunyasina yeniden girmek icin mukemmel. annem bile butun animeyi benimle izledi ve bayildi. Aycicegi kokan bir samurai'i arayan genc kiz, birbirinin tamami ile zitti olan iki samurai ile karsilasiyor. Baslari belada olan adamlari hapishaneden kurtarinca samurai'lar kizin aradigi adami bulmasina yardim etmeye soz veriyorlar. Uclunun basi beladan siyrilmiyor. her bolum mukemmel kilic dogus sahneleri ile dolu. karakterler mukemmel, ben sahsen Jin e asiktim. ama Mugen'i de cekici bulucak bir cok kiz vardir heralde. Hemen izleyin!

Minami-ke Uc kiz kardes beraber yasiyorlar, nedense analari babalari yok, en buyuk abla iki kardesinin butun sorumlulugunu ustleniyor. Ortanca kardes benim bayildigim tiplemelerden, yani tam bir /gerzek/catlak. en kucuk kizcagiz ile surekli ugrasiyor. uc kiza da yazilan oglanlar var, ve uc kizda bu ilgiden bi-haber. Gunluk hayatlarini izlerken bol bol guluyorsunuz. ikinci sezonuda var. insallah ucuncu sezonuda olur :)

Lovely Complex sinifin en uzun kizi ile, en kisa oglani butun gun komedyen ikili gibi kavga ediyor ama bir sure sonra bir cok ortak yanlarinin oldugunu anlayip iyi arkadas oluyorlar. SIrIk kizimiz bir sure sonra cuce oglumuza asik oldugunu anlayinca oglanin gonlunu kazanmak icin yapmadigi salaklik kalmiyor. Sirik kizimiz bana kendimi hatirlattigi icin cok sevdigim bir anime. haa bir de cok komikkk

Genshiken Gene anime dunyasinda bayagi bir tur attiktan sonra izlerseniz daha cok keyif alicaginiz bir anime. Otakulari anlatiyor, universitede anime ve manga klubunun uyesi olan ogrencilerin gunluk hayatini anlatiyor. birinci sezonu cok basarili, ikinciyi o kadar sevmedim nedense.

Ghost Hunt aha en sonunda korku tarzinda bir anime. Kahramanimiz sirin ve saftirik bir lise ogrencisi , sinif arkadaslarinin bir tanesinin exorsist oldugunu ogreniyor. ve bi sekilde oglanin asistani oluyor. daha once degisik dinlerin mensubu olan diger exorsistlerle Japonyanin cesitli yerlerinde cinleri ruhlari, canavarlari obur tarafa gonderiyorlar. benim gibi herseyden korkan insanlar icin mukemmel., insllah ikinci sezonu cabuk baslar.

Claymore Animenin yer aldigi dunyada insanlari yiyen, ayni zamanda insan kiliginda gizlenebilen canavarlar fink atiyor. Bu canavarlari oldurmek icin yari canavar yari insan Claymore lar yapiliyor. Hepsi sarisin, mavi gozlu, cok guclu kadinlar. Kahramaniz Clare insan bir cocuk pesine takilinca hayati degisiyor gibicesine. Manga hala devam ediyor, hem manga hemde anime cok guzellllllll.

Samurai X: Reflection Rurouni Kenshin dizisinin en guzel hikayelerinden bir tanesi. Eski zaman japonyada geciyor, cok genc ve cok insan oldurmus bir samurai kendinden buyuk kocasinin intikamini almak isteyen bir kadinla karsilasiyor. bir sure sonra yakinlasiyorlar tabii ki. cok guzel ,hem romantik hemde bol kanli bir anime, tam benim tipim hehehhe

Fruits Basket erkekler bir sonraki animeye gecin, bu dizi kizlar icin. konusu cok abidik. anasiz, babasiz olan Tohru dedesine yuk olmamak icin ormanda kamp kurup orda yasamaya karar veriyor ancak kamp yaptigi arazi cok zengin ve buyuk bir aileye ait. aile uyelerinden sinif arkadasi olan iki oglan ile karsilasinca bir sekilde bu oglanlarin evinde yasamaya basliyor. ancak bu ailenin cok tuhaf bir sirri var. acikli, komedi, gerilim, macera derken her tip konuya dalan cok sevimli bir anime. aslinda mangasi da var. ve anime manganin ilk 10 kitabinda bitti. geriye bir 10-15 kitap daha var. ondan insallah ikinci sezonu gelir.

Blood+ vampirleri kendi kani ile oldurebilen samurai kilici ole dolasan bir kiz. dhaa ne diyim, daha once gordugunuz vampirli hikayelerden com daha guzel, acimikli, adrenalin dolu bir anime, kizimizda pek siirn.

Chrono Crusade ilk kez tamamini izledigim animelerden. nasil agladim sonunda, ondan bir daha izleyemedim. seytan gibi varliklari ozel kursunlari ile olduren genc rahibe kizimiz aslinda seytanlar tarafindan kacirilmis kardesini ariyor. en yakin arkadasi ise oglan cocugu gibi gorunen ama aslinda cok guclu olan bir seytan. cok guzel ama acikli uhuuuhuuuuuu

Paranoia Agent bu animenin konusu en zorlarindan bir tanesi. sirin karakterler yaratan genc artist cok stressli oldugu bir zamanda elinde beysbol sopasi ayaginda patenler olan bir cocugun saldirisina ugruyor. hastanede polislere cocugun resmini cizip verdikten sonra polisler bu cocugun baskalarina da saldirdigini ogrenmeye basliyorlar. dizi devam ettikce daha da karisik hale geliyor. daha cok cok uzun bir ruyaya benziyor. ama en favori animelerden bir tanesi, izleyin!

InuYasha benim icin ikinci anime dalgasini baslatan dizi. tamam cocuk animesi ama genede cok seviyorum. lanet cok cok uzun 167 bolum 4 film var yuhh. hala manganin tamami animeye donusmedi. neyse ki anime gecen bahar bitti , Allah'ima sukurler olsun. Konusu cok uzun linke tiklarsaniz cok daha guzel ve ayrintili bi sekilde ogrenebilirsiniz hehehe sonuna dogru tembellestim :)
Peacemaker gene eski japonyada (Genji) gecen ve gercek tarihi karakterleri kullanan bir anime. Shinsengumu denen ozel "ordu" uyelerinin gunluk yasam ve savaslarini anlatan cok enteresan bir anime. bu karakterler bir cok dizi, film, anime, ve manga ya konu olmus. tarihi hikayeleri, kilic dovus sahnelerini sevenlerin cok begenecegi bir anime. tamamam ve de bir cok yakisikli oglanla doluuuuu. benim favorim ninja olan oglan

Furi Kuri hmmm nasil anlatsam, bilim kurgu ve komedi karisimi diyim en iyisi. izlemeden anlasilmayacak bir dizi. ama kesinlikle izlemeniz lazim ;)

Cuma, Eylül 19, 2008

Go Gators

Bu renk kombinasyonuna alismam biraz zamanimi aldi ama 7 sene sonra bu renkleri kullanarak cicek yapabiliyorum :)
Iki hafta sonra ilk kez gainesville e geldim ohhh sevdicegim, kedilerim, ve kedi torunum Macha ile mutlu mesut "Bones" izliyoruz. Macha biraz agladi, bizde ona annesinin pztesi gelicegini soyledik onun uzerine kedi kulesine cikip kendini yalamaya basladi. Kedilerle sanki onlar insanlarmis gibi konusma gibi kotu bir huyum var. Ilk kedimiz Tsubasa yi Odtu ye getirirdik. Kendisi sevinc icinde cimlerde ziplayip agaclara tirmanirken, bende sapik gibi kediyi takip ederdim. Bir gun gene calilarin arasina daldi, tabii bende pesinden girdim calilara, cunku bahcevanlar o calilari buduyorlardi. Tsu'ya "bak amcalar calilari kesiyorlar, kocaman makaslari var seni de kesebilirler" seklinde nutuk cekmeye basladim. hemen yanimizda olan bir bahcevan amca " ne dedigini anliyor mu? diyince nasil gerzek gorundugumu anlayip kediyi kucaklayip kactim.
hala kedilerimle hatta baskalarinin kedileri ile de konusuyorum. Biricik Koko su an Turkce , Ingilizce, Almanca, Cince , Ispanyolca, Japonca, Flemenkce bilen dahi bir kedi. Suki nin ise kendi adi disinda anladigi herhangi bir kelime oldugunu sanmiyorum, kendisinde hafif balik hafizasi var. ama anneyi cok ozlemisti, beni pencerede karsiladi, canim kizim.
laptop im hala produksiyon halinde, bakalim ne zaman gelicek :)
herkese iyi haftasonlari!

Pazar, Eylül 14, 2008

Baby shower

Sevgili dostlarim Yen Johann in ikiz bebeleri icin baby shower olayina girismislerdi. biraz erken gidip yardim ettim kendilerine. Barbecue pit filan kiralamislar, fotoda gordugunuz mukemmel pastayi almislar. eve goturmek icin seker bilem hediye verdiler. Hayvan gibi yedik tabii. Bu kek amerikada yedigim en guzel cikolatali pasta idi. Birde visne olsaydi icinde off offf super.
benim en ilgilendigim kismi tabii ki hediyelerin acilmasi. geriye 4-5 kisi kalinca acmaya basladik. tam 37 paket. ac ac bitmedi, arada yen yoruldugu icin dinlendi. zavallinin ayaklari sis, butun gun ayakta gezdi, yemek yemedi filan. neyse kimin ne aldigini yazdik (tesekkur karti atmak icin), sonra geri verilecekler kumesi, cocuk odasina gidicekler kumesi yapildi. en sonunda butun kiyafetleri filan cocuk odasina astik. cok eglendim. nasil deli gibi bekliyorum kendi bebislerim icin bunlari yapicagim gunleri. gerci stef ile ben baby shower olayina pek sicak bakmiyoruz, ne olur ne olmaz hesabi. ama ben genede kiyafet filan alirim kardis, dayanamam.
eve dondugumde heryerim agriyordu. biraz calisip attim kendimi yataga ohhhhhh. eve bir parca pasta getirdim hehe gece yarisi cikolata kazinmalarina hazirlikliyim hehehhe

Perşembe, Eylül 11, 2008

Crapsicles

sevgili bilgisayarim yavas yavas bana veda etmeye basladi. arada mavi ekran veriyor sesler titriyo flan, durup dururken agirlasiyor. ahhh ahhh seni cok sevmistim ben canim benim. ilk goz agrim (laptop manasinda), catalkaram cingenem. beni acik daha idare et oldu mu
muah
bu hafta yen ve johan in baby showeri oldugu icin biraz mesgulum. hediyeleri filan aldik. yarin ve ctesi evlerine yardima gidicem, kizcagiz alti aylik hamile olmasina ragmen yarin doguracak gibi gorunuyor. zavallim, hayirlisi ile saglikli bebisler dogurur insallah.
saygilar selamlar efenim

Pazartesi, Eylül 01, 2008

"Yatcaz kalkcaz" X 3 - ben geri gelicem

son yazdigimdan beri olanlarin ozeti
stef blogumu post ettikten bir dakka sonra geldi. Galli Jodie den aldigim esyalari essekler gibi tasidik. hatta acilip yatak olan koltugu tasiyamadik. daha dogrusu ben tasiyamadim, napiyim ellerim cok kucuk! maasallah stefan'im koltugu yuvarliyarak cikardi.
ertesi gun ikimizde gainesville e donduk. pztesi (dun) amerikanyada tatil idi, Allah razi olsun, ihtiyacim vardi. iki tane film izledik "death at funeral" ve "no country for old man". birinci film ismi bunalim gibi gelsede aslinda komik olan bir ingiliz filmi. ikincisini oskarlardan hatirlarsiniz, bayagi zamandir izlemek istiyordum ama ya bunalimsa (there will be blood seklinde) diye korkup izlememistim. biraz sinir bozucu, gerilim tarzinda bir film ama kesinlille sIkIcI degil. simdi labda johann adamin taklidini yaptiginda gulebilicegim. johan ve kardesi filmlerden tanidigimiz bazi manyak karakterlerinin ( mesela buffolo bill; kuzularin sessizligi) taklidini cok iyi yapiyorlar. bir sure sonra bu karakterler komik olmaya basliyor. benim gibi herseyden korkan biri icin espri, kahkaha en iyi ilac.
pazar aksami yok-ki agirladi bizi, her zaman ki gibi eglendik, yedik, onlar icti ben gene yedim :)
belimi mobilya tasirken biraz acittigim icin uslu durup gobek atmadim. oturdugum yerde ziplayip nargile ufledim. babaanneme amerikanyada nasil nargile icmeye basladigimi soyledigimde "hmmm kizlar artik erkeklerin yaninda nargile icebiliyor mu?" diye sasirmisti. babaannem super bi kadin, surekli olarak kendini guncelleyen bir insan, ayip, tu kaka, yaziklar olsun yerine espri yapar, canim benim :)
3 gun tatil yapinca gece erken yatip sabahin kor karanliginda kalkip sabah trafiginde sarasotaya gelicegime gece yola cikip geldim. iyi yaptim, simdi sarasotadayim, guzelce uyuyup ise erken gidicem sonra uykulu uykulu gezmicem :)
herkese mutlu bir hafta diliyorum
muahhh
g

Perşembe, Ağustos 28, 2008

sunshine'i beklerken


teal'in turkcesi ne?
Originally uploaded by offgenemi
yoldan gelen birini beklerken aklimi kaybediyorum. ne zaman gelicekler diye saate bakmaktan dakikalar gecmiyor. cocuklugumdan beri boyleyim. babam yolculuktan geldigi zaman benim icin cok eglenceli oluyordu ondan mi acep? aslinda beni rahatsiz eden hala gelmemis olmalari, bisi mi oldu, nerde acaba, arasammi, yok aramayim araba kullaniyor diye vesveselenmekten baska bisi yapamiyorum.
bir yandan da acim , ee simdi cocukcagiz benim esyalari tasimaya geliyor, naber hayatim ben aksam yemegi yedim sen ac ac gez mi diyim. zaten stefan'im ben yemiyorsam yemek yemez. tam bir osmanli erkegidir :) bu aksam heralde gece on da filan yemek yicez, aciiiiiiimmmmmm
konuyu degistirerek kendimi oyaliyim. bugun labda hic bisi olmadi, sadece jodie nin yerine kimin gecicegi belli oldu. oglen erik'len yemek ustune dedikodu yaptik. dedikodu cok eglenceli, kim ne derse desin. surekli bir bulmaca cozuyor gibi hissediyorum. ozellikle bizim ki gibi kucuk yerler ideal. ne yazik ki ikide bir insanlar is degistiriyor, yerlerine hic tanimadigim baska biri geliyor. hadiii butun networkleri yeniden kur, ugras dur.
haftalardir salak bir deneyle ugrasiyorum. beni deli etmek icin elinden geleni ardina koymadi. her ufak basamakta basima bela oldu. bu deneyi bitirip atsam super olucak.. soyle guzel bir data analizi yapsam ohh ne guzel olur. hakkaten ben istatistik olayini cok seviyorum, verin bilgisayari ve datayi analiz edip ne demek istedigini anlayip, anlatayim. dedikodu kadar eglenceli, cunku bu da bulmaca gibi.
oy 15 dakka oldu stef hayirlisi ile gelse sag salim
muahhh

Salı, Ağustos 26, 2008

ev ve totoro


ev ve totoro
Originally uploaded by offgenemi
saat nerede ise 11 ben telefonu yeni kapadim. neyse bugun haberler hep normal- guzel duzeyinde, en kotu gunumuz boyle olsun diyelim. arabamin adini totoro koymustum, bole evin kenarindaki palmieylerle bir fotosunu cektim. aslinda florida daki bu palmiye olayi beni baydi. yani tropik bir yerde yasadigimizi unutmayalim diye surekli her yere bu agaclari dikiyolar. duzgun bir golgesi filan da yok. ama bunlari sevdim, biraz yamuklar, egikler. karakterli palmiye bunlar. "kömüşler"
biraz once insanlar google dan ne arayip sayfama gelmisler diye baktim "kömüşler" kelimesi direk , en bi once benim sayfaya yonlendiriyor. ekrana guzelce bir puskurdum gulerken. bisi icerken insan kesinlikle bisiler okumamali, komik olabilir!
muah

Pazartesi, Ağustos 25, 2008

yorgun olmam lazim ama

... degilim. bu arada yandaki benim yeni evin fotosu. balkonun sineklik ile kapali olmasi super , hic cikmiyorum ama :)
dun gece guzelce uyuyamadim. ne kadar gevseme teknigi kullandiysamda bir turlu uykuya dalamadim. en sonunda yuz ustu yattim, uzanirken. koko gelip sirtima oturdu ( 9kg). ben biraz bunun yumusak gobusunu kasiyinca hemen sirtima masaj yapti, guzel oglum benim. bir de ayak ovmasini becerebilse ama patilerle zor iste
umarim herkesin isleri yolunda gitmistir bugun
:)

Cumartesi, Ağustos 23, 2008

Ofis

Bizim Galli Jodie ulkesine geri dondukten sonra amerikanyadaki anilari ile ilgili ufak bir presentasyon vericekmis. Bende kamerami getirmis bulundugum icin hadi senin fotograflarini cekiyim labda filan diye butun binada dolasip foto cektik. En sonunda kendi masamin fotosunu cektim. eminim herkes meraktan catlamistir simdiye kadar " ayy gogce nin ofisindeki masasi nasildir acaba " diye . Buyrun size bu gorsel soleni hediye ediyorum :P

Cuma, Ağustos 22, 2008

Koko simsekleri sevmiyor

Pztesi aksami Weather Channel i izleyip ertesi gunun ne kadar korkunc gecicegini dusunerek uykuya daldim, uyandigimda, ne yagmur ne camur ne de ruzgar vardi. Fay bizi es gecip, atlantikte bir tur atip benimle gainesville bulusmaya karar verdi. Gainesville cok bi degisiklik yok, normal her zaman gordugumuz yagmur, Allah'a sukurler olsun.
simdilik bu kadar...

Çarşamba, Ağustos 13, 2008

fotograf makinam diger evimde kaldi

bu hafta unutmayacaktim getiricektim makinami, evimin fotosunu cekicektim , belkim sarasotadaki guzel gokyuzunu filan ama yok unuttum iste. simdi jelimin kosmasini bekliyorum. evet inek proteinler kosuyorlar jelin icinde, sonra onlari boyayip fotolarini cekiyorum, sonra cenemizi ovalayip, kasimizi cakip, kafamizi kasiyarak ne anlama geldigini tartisiyoruz. son uc haftadir ugrastigim deney oyle kil bisi ki bir turlu sonuclar istedigimiz gibi cikmadi. allem ettik kallem ettik,emme inadim inat kicim iki kanat seklinde hic bir sey duzgun cikmadi. aksamin bes bucugunda gene deney yapiyorum, herkes gitti. zaten ise en erken gelenlerden biri idim. taktim ipodumu kulagima zeki muren dinleyerek mutlu mutlu basladim gune bir yandan deney yaptim. bir sure sonra hintli lab arkadasim icin hoparlore taktim. sarkilari dinlerken isk=ask ve isik= asik ve dost= dost kelimelerinin hintce/ urdu ve turkcede ne kadar benzedigini fark ettik. kizcagizi Turk sanat muzigine bogdum adeta. sanat gunesi labimizi piril piril yapti derken, johan gelip "heheh gene acimikli sarki mi dinliyorsun" diyerek hevesimi kirdi. yarin azeri uzun havalarini dinleyimde gorsun acikli sarki nasil oluyormus.
kendinize iyi bakin
muah

Pazartesi, Ağustos 11, 2008

yasasin anime

hafta ici aksamlari genelde bir planim olmadigi icin anime izliyorum. simdi bedava kablolu tv de var genede anime izliyorum. japonca beni mutlu ediyor, oyle guzel bir dil ki, masal dinliyor gibi izliyorum yarattiklari acaip dunyalari. bu aksam izledigim genius party den bir demet anime idi. birisi icip icip bu animeleri yazmis yonetmis galiba. bazilari hakkaten ole kafan gelen sacmaliklarin bir butunu gibi. derin anlamlari var mi bilmiyorum , aslinda dusunmuyorum. boyle seyleri dusunme istegim, hevesim yok. ama hayalgucu ole mi? beni aliyor kendi hayatimdan, tamami ile farkli baska yerlere goturuyor, hemde ucarak! ruyalarda ucmak cok eglenceli dimi? superman gibi super kahramanlari hep bu yetenekleri yuzunden kiskandim. hafif olma duygusu, islanmadan yuzmek gibi bisi... simdi uykuya...

Salı, Ağustos 05, 2008

Gur gur gurle

Bua ksam da yerde yaticam, yagmur yagiyor, seller akiyor, arap kizi camdan bakiyor, gogce yerde yatiyor :)
yerde yatmak dert diil de bir turlu tam yerlesemedigim icin icim rahat etmiyor. ne yazik ki basladigim isi bitirmeden rahat edememe gibi kotu bir huyum var. bu ev hale yola gelinceye kadar benim icim rahat etmicek. en azindan bugun evde sut, yag, tuz gibi genel gida maddeleri var. kucuk adimlar, kucuk adimlarla sonunda normal bir ofis/ ev yapicam . hadi bakalim hayirlisi . simdi ben en iyisi anime izleyim, shounen ai olan antique bakery :)

Cumartesi, Ağustos 02, 2008

Yeni ofisim

evet tasinma olayina giristim, elimden geldiginde tasiyabildigim, herseyi eve tasidim. geri kalan mobilya cinsi zamazingoyu master johann ile tasicagiz. ve bu macera bitmis olucak. aslinda gainesville tanidigim herkes en asagi 3-4 kere ev degistirdigi icin tasinma olayinda uzman haline gelmisler. ben hala vir vir cir cir ediyorum, henuz alisamadim. guvenli olsun diye ikinci katta bir daire sectim. tabi in cik o merdivenlerden benim gibi "atletik" birinin asiri isinmasina sebep oldu. neys, internet baglandi, elektrik, su acildi. geriye yatagim kaldi oda gelsin hatta gelmesine de gerek yok, belim agridigi icin yerde yatmam daha faydali olabilir :)
bu yeni ev benim ofis/ studyom gibi bisi olucak. nede olsa aksamlari surekli gochemoche icin calistigim icin, ofis sayilir. bu evde kedi olmadigi icin evi bir sekilde pozitif enerji ile costurmaliyim. ondan kelli bitki, cicek almam gerekiyor. dunyanin en kotu bahcevani oldugum icin en az su isteyen cinsten bitkiler bulayim. yen ve johan da bir suru var, ikiside super cicek bakan cinsten, orkide bilem yasattilar hatta cicek acti. gerci onlar malezyada evlenmeye gittiklerinde bir ay butun bitkilerine ben baktim, hic biri olmedi. sanirsam sulamanin buyuk bir etkisi var ;P napiyim hep sulamayi unutuyorum. halbuki kedilerin hic bir ihtiyacini unutmam ama zavalli bitkilerde laylaylom gezinip yanlarindan geciyorum. belki evin icinde olurlarsa daha cok sansim olur. stef icin feslegen, kendim icin kisnis , maydonoz , kekik ve nane.
hadi bakalim herkese iyi haftasonlari
muah

Çarşamba, Temmuz 30, 2008

Konusuz posta

Soylemesi ayip Hd televizyonumuz var, bazen en uyduruk programlari bile sadece HD oldugu icin izlerken yakaliyorum kendimi. Ayni seyi izledigim animelerdede fark ettim. HD versiyonlarini izlersem birden bire o dizinin hastasi oluyorum. Eski cizgi filmleri sirf bu yuzden izleyemiyorum piksel piksel hersey gorunuyor. Halbuki Heidi, Esteban, Cicek kiz, Seker kiz Candy, Georgie, Voltran'i yeniden izlemek isterim ama dijital olarak yenilenmis versiyonlari cikincaya kadar beklemek zorundayim :)
Gecen gun aklima geldi benim dinleyerek buyudugum masallar mesela "uc domuzcuk", "kirmizi baslikli kiz", "hansel ve gratel" bilinen, okunan masallar mi olucak. Eger cocuklar bu masallari okuyor olmaz ise cok uzulurum. benim cocuklugumun buyuk bir kismi bunlari dinleyip, okuyarak gecti. 2-3 yaslarinda iken kardis ile ben yataginda yan yatmis anneannemin salladigi kalcasinda uzanip bu masallari dinlerdik. Tahmin edebiliceginiz gibi anneannem heybetli bir kadindi, kirilan bacagi iyilesmedigi icin yataginda gecirirdi zamanini. biz dogmadan once ilkokul ogretmenligi yaptigi icin bizimle nasil ilgilenicegini cok iyi bilirdi. Soyledigi hersey aklima islemis, gene de seni cok ozluyorum anneannecigim muah