Salı, Temmuz 29, 2008

Tasin tasin yoktur isin

Evet tasinacak bir ev buldum insallah anlasmayi gainesville gitmeden once imzalayip, interneti filan baglatip hayirlisi ile tasinicam insallah. Tasinmak icin en gerekli malzeme tabii ki kutu, neyse ki is yerimizde tonla kutu var. 4-5 kutu aldim hah bunlar fazla bile gelicek derken hepsini doldurdum bile :( yarin daha cok kutu almam gerekicek, su baglatmam lazim, vs vs vs. bu arada Galli Jodie bizim enstitude yaptigi calismayi Cardiff de sunucak, ona burdan bol sans diliyorum :) ilk presentasyonu ondan biraz heyecanli, ahh genclik ne guzel :)

Perşembe, Temmuz 17, 2008

Kaos

Su an odami tanimlayan en uygun kelime "kaos". Persembe gecesi hazirlandigim icin hersey karma karisik oluyor. Bu aralar tasinacak yeni bir ev bakiyorum, gerci amerikada ev bakmak kolay, su, elektrik baglatmakta kolay. Ama isten cikip bu evleri gormek icin kosturmak imkansiz. Emekliler sehri sarasotada hersey 5-6 gibi kapaniyor. ogle tatilinde ev gormeye gidip kostur kostur gidip bir sonraki ev icin randevu aliyorum filan. Sanirsam yarin nereye tasinacagima karar vericem bakalim hayirlisi.
kendinize iyi bakin, muah

Cumartesi, Temmuz 12, 2008

It always rains in sunny Florida

Evet butun hafta yagmurlu gecti. Master Johann dan ogrendigim kadari ile Tampa dunyanin Yildirim baskenti imis. Surekli simsek cakiyor , suntadan yapilan bu binalar resmen titriyor. Sonra yildirim dusuyor yangin cikiyor. bir yandan yagmurda golf oynayanlar nanay kente gidiyor. 30 yasina gelinceye kadar simsek, yildirim filan hic korkmadim, hatta korkan zavalli iki arkadasimla acaip dalga gecerdim ( evet igrenc bir insanim). Simdi onun cezasini cekiyorum galiba.
Florida bayagi nemli ve sicak oldugu icin burda yasayanlar bortu bocege bir sure sonra alisiyor. Turkiyede gorup kalp krizi gecireceginiz elimin yarisi kadar hamam bocekleri burda cirit atiyor. Aksam eve geldiginizde kapinizda kertenkeleler, cesitli boylarda kurbagalar, kocaman guveler filan bulmak gayet normal. Ama bizim evin baska bir ozellligi var oda bu sapik manyak yilanlar. Gecen hafta kocaman bir tane gene kapinin onunde idi. hadi onu stef kovdu (oklava ile) ama bir kac gun sonra yavru bir yilan salonun ortasinda coreklenmis bir halde buldu. Onu da kavanoza koyup evin arkasindaki golete havale etti. Gerci iki yilanda zehirli olmayan cinsten ama gene de sinir oluyorum. Tabii hemen evin etrafini naftalin ile kapladik, yilanlar sevmiyormus naftalini. Neyse hayatimda bu heyecanli olayi sizlerle paylasmak istedim. Annemin dedigi gibi "en buyuk derdin bu olsun".
muah

Cumartesi, Temmuz 05, 2008

yeni yeni yepyeni


tsumami kanzashi brooch
Originally uploaded by offgenemi
dogumgunum sebebi ile bir suru hediye geldi. paket acmak kadar eglenceli bisi varmi? buyuk ihtimalle var ama su an benim en buyuk eglencem bu :)
mesela bu fotoyu yeni isik kutum ile cektim. eskisini ben yapmistim, bayagi uzun bir sure bana dayandi. belki sarasotaya gotururum onu ama bu yeni olani ikide bir oynamiyor, yan taraflarinda cirkin gri golgeler yok, yani memnunum. bir kac tane de back drop ile geldi. ohh ne ala mualla.
sonra uc tane japon el isi kitabi geldi heheheh sadece kitaplara bakmak eglenceli. insallah iclerindeki projeleri yapmak icin vaktim olur :)
sonracigima bir tanede kedilerimi fircalamak icin furminator geldi. nasil guzel bisi. kedilerinde hosuna gitti, bir gun nasil tuy urettiklerini gosteririm insallah bir fotolarini cekmek aklima gelir.
herkese mutlu haftasonlari diliyorum

Pazartesi, Haziran 30, 2008

Dipped in red


Dipped in red set
Originally uploaded by offgenemi
Sevdicegim New Orleans yollarinda iken, ben ctesi aksami biricik oglumun serefine verilen parti icin hazrilanmaya basladim. dolma sarmak bekledigimden cabuk bitti oturdum film Iledim. JUNO yu netflix e eklemistim ama Dexter'i izlemekten ona sira gelmedi. Sirin bir film ama o kadar da ahim sahim degil. Hele de aksam ki parti icin beni heyecanlandirmak yerine iyice uykumu getirdi. Neyseki yok-ki evinde sangria ile karsilandim. iki bardak beni kendime getirdi. birde yemek yiyince, basladik ziplayip oynamaya. Babamin bana yolladigi "acaip hayvanlara benziyirsen" sarkisi ozel istek aldi (hemide ABD li gelinim istedi) , sarki esliginde, maymunlar, yilanlar, kuslar, kediler, goriller, filler halinde dans ettik. Kurtlar dokuldu, kuduruldu, sallandi, titretildi, sonra ben bayildim, koltuga attim kendimi, zaten sesim de kisilmisti, hadi kaldir poponu evine kedilerine don dedim.
arada birde boyle kudurmak guzel, tabii stefanim olaydi, oda egleneydi ama napalim, Konferans ta onu baska eglenceler bekliyor olabilir :) simdilik bu kadar, Goche sarasotadan bildiriyor...

Perşembe, Haziran 26, 2008

Turk yemekleri partisi

Dun sabah bizim ikizlere hamile olan Yen bana email atmaya basladi. dolma yapalim mi, haaa kfote de yapalim, turk pilavi ve coban salatasi da yapalim diye. bende tabii ki hamile bir arkadasimin kalbini kiracagima kafami kirarim diyerek hemen almasi gerekenleri siraladim. Aslan yavrusu yen hepsini buldu getirdi. Bir saatin icinde, dolmalari sardik, ocaga koyduk, kofteleri yuvarladik, pilavi yaptik, salatayi hazirladik, kofteleri pisirdik, dolma hazir oldu, sofraya oturup hepsini yedik. Sizlerin caniniza degsin, ben normalde bu yemekleri cok sevdigim halde o kadar tembelim ki kendim icin hic bir sekilde yapmiyorum. ancak arkadaslarim icin yapiyorum ondan sonrada "ayy mutlaka stefanim icinde yapayim bir tencere " derken nedense ertesi sabah unutuyorum.
dun aksam bu yemekleri hazirlarken gainesvillede arkadaslarimla yemek yaptigim zamanlar geldi aklima. memet ve arpat' in evinde yaptigimiz kofteler, bizim evde pisirdigimiz icli kofte, lahmacun, hunkar begendi, ece nin bizler icin yaptigi mantilar, daha bir kac hafta once yok-ki nin evinde yedigimiz etler. cok eglendim ama kiloda aldim :) napiyim, bazi insalar beceriksiz olur, yemek yapamaz hatta nefret eder, bende ole bisi yok. e istah da var, etrafimda super yemek yapan insanlarla dolu, ondan kimse kusura bakmasin, yemek ile olan askim bir sure daha devam edicek
muah

Perşembe, Haziran 19, 2008

Çözeriz, Aşarız


Bu aksam ustu Ankaradaki evi aradim, anneme "Nasilsin, iyi misin" demek icin. Babam acti telefonu onunla konustuk. Tabii ki babacigim hemen problemlerimi sordu, ve hepsine care buldu. Bir cocugun annesi ve babasindan duyabilecegi en guzel sozler "Çözeriz, Aşarız". en azindan benim icin boyle. bir anda butun sIkIntIlarImIn agirligi kayboldu. Ama iste buna kafayi taktim dedim, ona soyle cozum getiririz dedi, ya bu dedim, o kolay ben hallederim dedi. Herseyi cozdu (Maasallah). nerede ise 33 yasindayim bu aksam ustu gene anaokulundan eve gelmis kucuk Gogce gibi hissettim kendimi :) Ev odevlerimi yaparken babama butun gun okulda ne oldu ise anlatirdim. Tabii ki o zaman da vesveseli bir cocuktum hala oyleyim. 5-6 yaslarinda iken dertlerim cok daha farkliydi , genelde birisine sinirlenmis olurdum. Babam hemen bol bol mizah ogeleri ile dolu bir intikam plani yapardi. Bende cok buyuk keyif alirdim. Tabii ki baskalarinin kalbini kiracak popom olmadigi icin bu planlarin yuzde 99.5 i hayata gecmedi. Gerceklesen o bir tek plani da belki baska bir gun anlatirim ;P
muah

Salı, Haziran 17, 2008

Organize dusunceler

Biricik askim Stefan'im civanim evin her tarafini cok guzel organize eder. ozellikle mutfakta ve kilerimsi dolabin icindeki yiyecekler super marketlere tas cikarircasina duzenli her sey goz onunde Keske benim kafamin icine girip ole duzenlese dusuncelerimi. fikirlerim, ogrendiklerim, hayallerim ziplayip hoplayip bu konudan o konuya atliyor. Bu arada giz karindasim Achii guzel fotolar cekmis gene isterseniz bir bakin hele. Bir suru sanat fotosu cekiyor kardis, dedim ben bunlari ofisime asamam, benim icin ozel cicek bocek kedi filan fotosu cekicek. bekliyorum hala :)
pazar gunu arkadaslarla turkiye-cek macini izledik. kalpten gidiyorduk, cok eglendik. bir yandan da kizimin yaptigi Sakizli muhallebileri ve yok-ki nin yaptigi enginarli "dip"' i indirdik mideye ohh ellerinize saglik. uzun zamandir mac izleyip boyle eglenmemistim, guzel oldu bu gazla belki biraz futbola olan ilgim artar.
bu hafta oglum geliyorrrr, heheh haftasonu gorursem kendisini bol bol dedikodu yapariz. oyle sekerler simdilik bas bas

Salı, Haziran 10, 2008

calismak ve uyumak


dipped in red barrette
Originally uploaded by offgenemi
gozlerim yorgun , uyumaliyim dimi? evet uyumaliyim. bir saat daha cicek yapabilirim ama uyusam daha iyi olur dimi
evet haklisin daha iyi olur, cok akillisin heheh
muah

Çarşamba, Haziran 04, 2008

Siz ekiz misiniz?

Bugun dilimi tutturan bir haber aldim, sevgili arkadaslarim Y & J 'in ikiz bebekleri olucak! Inanamadim, onlarda inanamamis zati. Bebegin gelisiminde herhangi bir hastalik var mi diye doktora gitmislerdi, hemsire evet ikizler iyi durumda diyince bizimkilerin agzi acik kalmis. Ben acaip sevindim, buyuk ihtimalle tek yumurta ikizi olucaklar, bende onlari sevicem hehehe. Saka olsun diye kizin annesine ucuzumuz olucak dediler, kadincagiz abartmiyorum 5 dakika bagirdi. ben kalbine inicek sandim, sonra ikiz olucak dediler, bu sefer komsuya pencereden bagirmaya basladi kizimin ikiz bebekleri olucak diye.
Insallah bende annemi babami, ve stef in annesigili bole sevindiririm bir gun. Ikiz olmasa bilem mutlu olurlar eminim :)
Maasallah Maasallah, Allah bu sevimli cifti her turlu nazardan korusun, sevenin daha cok nazari degermis dimi ;P

Pazartesi, Haziran 02, 2008

Kömüşler gibi uyudum


Sibling love-2
Originally uploaded by offgenemi
Bir kac saat once gene uykusuzdum ya, heheh uyudum. Babam butun gun bir kac is pesinde kosturup aksam ustu bir iki saat uykudan sonra yari acik sismis gozleri ile "Kömüşler gibi uyudum" derdi. Bende aynen oyle hissediyorum simdi :) Tabiii biz babama hemen cay verirdik ayilsin diye ben portakal suyu ictim, moderen Kömüş Goche ;P

arabada dus

haftasonu cok heyecanli gecmis olsa gerek gece uyuyamadim, ara ara uyandim, tabiii sabah araba kullanirken uykum geldi, neyseki hep yanimda su var, aldim siseyi usulca kafamdan asagi doktum uykum geldikce. guzelce temiz pak is yerine varmis oldum ;P
haftasonunda sevgili kizimin dogumgunu kutlamalari vardi, springe gittik, stef le ben bol bol yuzduk, herkes guzelce yandi ama canini acitmayan cinsten. ciktik hamburger yedik herkes evlere dagildi . ertesi gun de yemege gittik ohhh dun de doyduk Allah'a sukur.

Çarşamba, Mayıs 28, 2008

saat 5:55

aksam ustu... aslinda bir manuscript okumam lazim ama cok bayici bisi, birsuru kisaltma var BHKML#$X filan gibi isimler var, nasil hatirliyor millet bunlari. ney bunlari okurken uykum geliyor tabii ki, bende mental health news e gidip psikolojik problemleri hakkinda danisan insanlarin yazilarini okuyorum. anaaaaa ne gadden cok manyak var dunyada diyip kendimi normal hissediyorum :)yarin dis hekimi randevum var gecici crown (vallahi turkcesini bilmiyorum) zibirini cikarip gercegini takicaklar. umarim adam disliklerimi yapmaya baslar. zaten 3-4 hafta aliyomus yapilmasi, benim disler dumduz olucak bunlari beklerken. bilmiyorum daha once bahsettim mi , dislerimi gicirdatirim geceleri, heyvanlar gibi hemde. artik dislerim duzlesmeye basladi ondan dislik yaptirmam lazim.
bu arada guzel bir haber aldim, sevgili master'im J in hanimi hamile, maasallah. bundan sonra onlari tamami ile farkli bir hayat bekliyor, cok merak ediyorum nasil birisi olucak :)
bir yandan da yeni ev bulmam lazim benim kaldigim oda bebek odasi olucak cunku. aslinda bebegi benim masanin altindaki bosluga sikistirabiliriz, bende "live-in-nanny" olurum. daha once bu fikri tartismistik, begenmislerdi. ama sanirim kendi cocugum icin uykusuz kalmayi yeglerim ;)
ondan kendime yeni bir ev bulmam akillica olucak. ama ev bulmak cok eglencesiz bir is ustelik benimle gezicek arkadasimda yok burda. bakalim kararsiz kazim sana ne lazim goche bu isi hayirlisi ile halledicek mi?
muah

Salı, Mayıs 20, 2008

sali mi carsamba mi?


etsy-ab 060
Originally uploaded by offgenemi
o kadar cok bilgi var ki kafam da hangisini tutucam bilemiyorum. Mass Spectrometry hakkinda ders aliyorum, cok uzun zamandir bu dersi almak istiyordum en sonunda muradima erdim. Hocam Maasallah super sirin, hem cok iyi bir ogretmen hem komik. uzun zamandir ilk kez bir derste uyumadim, Maasallah Maasallah, Maasallah.
ama bu sehri (West Palm Beach) hic sevmedim, her taraf insaat, tuhaf bir yer. Orta halli bir yer yok, ya cok kotu ya cok iyi. tamam ben biraz paranoyak bir insanim ama gordugum diger florida sehirlerinden farkli.
hafta ortasindan sevgiler

Pazar, Mayıs 18, 2008

IQ normal seviyesine geri dondu

dun canim yavrucumla yazdim blogumu , biraz cok modern sabahlar dinledik galiba, orda Ege nin dalga gectigi karakterlerin dilinden yazdik, vallahi biz yazarken cok eglendik, okuyanlar bu kizin basina gunes mi gecti demis olabilir :)
ama basimiza gunes gecmis olabilir, bugun stefe gibi hepimiz yaniyorduk, yazimi okuyan erkek pek yok ondan rahat yaziyorum, sutyen lastiginin omzumu nasil acittigini anlatamam, halbuse dun hic bisi yoktu bugun azdi inek.
sabah yen, johann, stef, kizim ben kahvalti icin country pancakes denen bir yere gittik. "bizim pancakeler bayagi buyuktur " filan yaziyordu her yerde ama masaya siparislerimiz geldiginde ciddi olduklarini anladim. zaten masaya otomatikman ekmek yerine ustu cikolata parcalari erimis misir keki getirdiler, aman cok yemeyelim tikaniriz diyerek kendimizi bir parcadan sonra tuttuk. bana dort tane pancake getirdiler yuh! nasil bir insan bu kadar hamur yiyebilir. ben yiyemiyorsam baska kim yiyebilir bilmiyorum. bir bucuk bitirebildim gerisi eve geldi, su an ordeklere yem olmak uzere buzdolabindadirlar.
su an west palm beachteyim. thermo dan ders almak icin geldim bir kac gun burda kalicam. bayagi yoruldum floridanin bir ucundan obur ucuna araba kullanirken, gerci 3-4 saat aliyor cok uzun bir yolculuk degil, ama butun yol ayni. bana biraz Amasyayi hatirlatti, bir suru ciftlik, inekler agaclarin altinda pinekliyor, acik araziler, gene inekler, atlar vs.
yolda gene bana modern sabahlar ve anime pulse eslik etti. Allah sizden razi olsun, belki bir gun hepsine kebap ismarlamak nasip olur, Tokat kebabi Ali Kayadan butun Amasya ayaklarimizin altinda :)

Cumartesi, Mayıs 17, 2008

Aile tatili


Sevgili kizim ve sevgilim beni ziyarete geldi. o kadar cok zor uyandim ki kelimeler kifayetsiz kalir. hemen starbucks's gidip en sevdigimiz kahveleri aldik, keyifimiz yerine geldi. alman bakkalina gitmek uzere yollara dustuk, kizim ve sevgilim alisveris yaptilar. sevgilim her zaman aldigi mamalardan aldi, kizim ise iki somun ekmek aldi, keyifli yolculugumuza devam ettik.
Sarasotanin guneyinde Nokomis adli bir plaja gittik. kisa bir sure sprey gunes kremi surdukten sonra okyanus atttik kendimizi. Yukselen dalgalarda oynarken keyifimizi kaciracak bir olay oldu. Kizimin gozunde unuttugu Coach marka gozlugu inanilmaz buyuk bir dalga carpinca denizde kayboldu. Kahretmesin neden bole seyler hep bizim basimiza geliyor derken dilimizi isirip, canimiza gelicegine malimiza gelsin deyip guzel gunumuze devam ettik. plaja uzun yuruyusler , guneslenme, ve bol bol yuzmenin sonunda artik eve gitmenin zamani gelmisti. eve geldikten sonra sevgilimin sirtinin cok ama cok garip bir sekilde yandigini fark ettik, kocaman bir "O" harfi disinda butun sirti kipkirmizi idi. anlasilan gunes kreminin spreyi duzgun calismamisti, zavalli sevgilim bayagi bir aci cekti. sirtina aloe vera surmek zorunda kaldik.
tabi karnimiz aciktigi icin St Armands beldesinde deniz kiyisinda balik yemege gittik. manzara bir harikaydi, yemegimizi hemen bitirip dondurma yemek uzere StArmand's in sokaklarinda yurumeye basladik. Ben Jerry's onunde bu foto kalibini gorunce dayanamadik, hemen kizimla bir foto cektiriverdik. Sevgilimin sirti kotulestigi icin eve erken donduk.
Bir iki tane keyifsiz olay olsada genel olarak gunumuz guzel gecti, bakalim yarin bizi neler bekliyor...

Salı, Mayıs 13, 2008

Allah's sukur :)

Maasallah annemin ameliyati iyi gecti, arayan soran herkese cok tesekkur ederim. Umarim onumuzdeki gunlerde de durumu daha iyiye gider. kiz kardesim fotolarini bile yolladi bana sagolsun gorunce biraz daha rahatladim. tekrar maasallah diyim vede baska konulara geciyim.
evet bu hafta ingiltere kralicesi Turkiyeyi ziyaret ediyor benim Gainesville deki evide Gallerden jodie ziyaret etti :P hemen gobek atmasini ogrenerek Turklere adapte oldu. tabii ki spring' e gittik, bol bol yemek yedik. sonra Jodie nin israri uzerine "I am Legend" filmini izledik. benim gibi korkak tavuksaniz sakin izlemeyin. Zaten kopegin basina bisi gelicek diye cok korktum, filmin ortasinda gozlugumu cikardim hic bisi goremeyim diye, bir yandan gene soruyorum " Kopege bisi oldu mu?"Ctesi gecemi karartti film hala goruntuler aklimda, sevmiyorum korku filmlerini yav.
Cok film izlemem lazim, netflixden aldigim filmler birikti, vakit lazim vakittttt
muah

Cuma, Mayıs 09, 2008

gene cok birikti

yazilacak cok sey var. oncelikle annem pztesi ameliyat olucak tiroid bezini alicaklar umarim basarili gecer. orda olamamak cok can sIkIcI. herseyi kardeslerimin ustune atmisim gibi hissediyorum. kardis ile ben evli olmadigimiz ve ogrenci oldugumuz icin bir cok defalar annem veya babaannelerimiz icin hastahanelerde kaldik. yani bu isi maasallah cok iyi biliyoruz. ama tabiii yorucu bir is, gecenin bir vakti hasta uyanip tuvalete filan gitmek isterse hemen bakanin da uyanip onlara eslik etmesi gerekiyor. annem dizlerini degistirdigi zaman zavalli Agchi uykusuzluktan olmus. umarim bu ameliyat kolay olur herkes icin ve iyi sonuc verir.
haftasonu bunlari dusunup delirebilirdim, ama daha onceden galli kiz jodie yi gainesville e cagirmisim, aksama da yok-ki nin dogumgununu kutayacakgiz, bakalim bu tip ufak dikkat dagitici olaylarla pztesi gununun stressini azaltmaya calisicam. Allah hasta olan herkese sifa versin
muahhhh

Pazartesi, Mayıs 05, 2008

pazartesi guzel geciyor

normalde pztesi gunler acaip yorgun olurum, ama dun gece iyi uyumusumki simdi dipdiriyim maasallah. gene kostur kostur gecti gunum, hala yapicagim ufak tefek bir iki isim var. sonra hoppa eve. stefanim yemegimi paketlyip koydu yanima, aksama onu yicem ohhhhh nasil mutluyum. eve gidip ne yemek yapicam diye dusunmekten nefret ediyorum, zaten vakitim yok, musteriler ozel siparislerini beklerler hemen cicek bukmem lazim. bir yandan da anime izlerim bir bakalim saat 12 olmus hadi bakalim yat asagi.
bugun ole kisa yaziyorum,
ciao

Cumartesi, Mayıs 03, 2008

biraz gec oldu ama :)


once sevgili kardesimin 23 nisan fotosunu koyayim dedim bloguma tabii 23 nisan gunu, ama tabii ki o gun vakit yetersizliginden fotoyu hazrilayamadim, kismet bugune imis, idare edin artik :)
benim kardis ortada kamerya " beni maymuna benzettiniz Allah belanizi......" der gibi bakan oglancik. nasil sinirli atletik bi cocuktu, yerim ben onu :)
evet bu hafta neler oldu
dis hekimine gittim (disci denilmesine kiziyorlar). geceleri dis gicirdattigim icin ozel kalip yaptiricaktim, adam benim dis etlerime takildi. megerse dis etlerin saglikli degilmis. eger ficalarken dislerini kaniyorsa hemen doktora gidin. paraniz yoksa biriktiremeye baslayin, ve biriktiriken gunde 3 defa fircalayip , mutlaka ve mutlaka dis ipi ile temizleyin. yoksa dis temizleyen ablalar benimkini oyduklari gibi butun dis etlerine cirt cirt cirt o sivri aletleri batirirlar. bunu niye anlatiyo manyak mi demeyin , 20nci yas dislerimi ameliyatla aldirdim, kanal tedavisi yaptirdim hicbirinde bu kadar canim yanmadi. dis etlerinize iyi bakin anacigim. DIs etleri hastalaninca disleri tutmazmis, bir yandan da kemik kayibi olurmus, en sonunda disler dusermis. Korku filmi gibi, kadin bana bunlari anlatinca bes yasinda ki cocuk gibi korktum. tabii ki herkes ile bunu paylasmak istedim. simdi dislerim temiz, is yeri icin ayri bi dis ipi aldim filan, hersey yolunda maasallah
muah canlar

Cumartesi, Nisan 26, 2008

Dinledigim podcastler


Bol bol gulmek icin; Modern Sabahlar Radyo ODTU de uc gencin sabahlari 7-10 arasi yaptiklari super komik bir program. Genelde gazetelerdeki minnacik uyduruk haberleri okuyup dalga geciyorlar. Moraliniz bozuk ise Ege, Fahir ve Oktay ile takilin, butun dertlerinizi unutun.
Dusunduren, gulduren, aglatan podcast; This American Life adindan da anlasilacagi gibi amerika da yapilan bir program , her hafta belgesel tadinda bir kac konu uzerine bir iki insanin hikayesini onlarin agzindan dinliyorsunuz. Uyurken dinlenilicek gibi degil. Surekli ayy bi sonra ki cumle ne olucak diye merakla dinliyor insan. Ayrica bir cok amerikalinin aksine olaylara degisik acidan bakmayida cok iyi beceriyorlar.
yok-ki eminim sen seversin bu programi :)
Ciddi psikyatri podcasti;
Psychcast: Expert Interviews Sikca update edilen bir podcast degil, ama konuklar uzman olduklari konularda bayagi enteresan bilgileri paylastiklari guzel bir program yalniz mikrofonlari biraz kalitesiz, telefon kullandiklari icin bazen dinlemesi biraz zor oluyor.
Geyik psikoloji programi; My three shrinks adinda anlasilacagi gibi 3 ruh ve sinir sagligi doktorunun geyik muhabbetinden olusan bir program. onlari dinlerken bir yandan da yeni bisiler ogreniyorum. Uykudan once icin ideal bir program :)
elbette, tabii ki animeleri irdeyen bir podcaste ihtiyacim var. DInledigim 15 yasindaki bir suru gerizekalidan sonra Anime Pulse'i bulunca cok sevindim. Yolda dinlemek icin ideal, cogu zaman begendigimiz programlar ayni cikiyor, aynen benim gibi ecchinin cilkini cikarmis olan animeleri sevmiyorlar. aferim cocuklar, devammmmmmm.
Japoncayi ufak ufak ogrenmek icin Survival phrases -Japanese; arada bir dinliyorum, cok kisa programlar zaten. her gun bes dakika ayirip bisiler ogrenmek mumkun.
Bu podcastler araba kullanirken, spor yaparken, labda calisirken, bilgisayar basinda istatistik hesaplarken beni yalniz birakmiyorlar. Sanirsam konusan insalarin sesleri en guzel muzik :)

Pazar, Nisan 20, 2008

Baş Baş Deja

Fotodaki guzel kiz sevgili Deja. Sahipleri (ebeveynleri) biyolojik bebeklerini karsilayacaklari icin Deja yi bize emanet ettiler. Weimaraner cinsi 2 yasinda yaramaz, bayai heyecanli bir kiz. Ben guzel bir fotosunu cekemedim hepsinde boyle gezinip duruyor. SOn bir kac senedir National Geographic kanalinda cikan DOg Whisperer programini izleyip " bende kopek gezdirmek istiyorum" diye miziklaniyordum, Allah bu firsati ayagima yolladi, hemde en guzel ( asil!?!) buldugum kopek evimizde bi hafta kalicak diye cok sevindim. Kendi evinde de bir kedi ile yasadigi icin Deja bizim kedileri cok sevimli buldu ( bizim derken Mackey ve elsa dan bahsediyorum). ama kediler onu hic sevmedi, hislamaktan , tukurmeye, pence atmaktan, cirmalamaya kadar her turlu nefret gosterisini sergilemekten hic cekinmediler. zavalli elsa 1 hafta boyunca benim odamdan cikmadi. aksamlari eve geldigimde dejayi kafesinden cikayip bahcede "ihtiyac" gidermesini sagladim, sonra 15 dakkalik yuruyuslere ciktik. daha cok o beni yurutuyormus gibi gorundugu icin yuruyusler kisa surdu. buyuk oldugu icin bayagi guclu bir kopek cektim mi goturuyor. arada bogulurum filan hic dusunmuyor. benim bayagi kosturmam gerekti. bu kadar saglikli egsersiz yeterli diye eve atiyordum kendimi ama deja hic durmuyor sabahlara kadar ortalikta fink atiyordu. cuma gunu ben kacip gainesville e geldim. iki gun daha kalmis bizim evde simdi kendi evine gitti.
bu kisa ziyaretten bana cikan dersler.
1) buyuk kopekleri evde beslemeye kalkma, kedilerin hosuna gitmeyebilir.
2) sadece " ayy bayiliyorum bu kopek cinsine " diye tipine bakip kopek secme, karakterini degerlendir.
3) kopek cok kucukken dislerini fircalamaya alistir, yoksa stef kesinlikle izin vermez
sanirsam bizim Sivas Kangali en guzeli. ilerde kocaman bahceli bir evim olursa ( ciftlik gibicesine bi ev ole sehir yakinlarinda 3 metre karelik bir bahce degil yani) heyecanli filan demem alirim kopek, onlara guzel evler yapariz isitmali , klimali filan guzelce yasarlar. Hemen hayalini kurdum dimi?
:)
muah

Cumartesi, Nisan 19, 2008

Yazilacak cok sey var aslinda

Aklimda cok sey var bloguma yazicam bunu da diyorum ama vaktim yok. barim neler hakkinda yazmak istiyorum onun bir listesini yapayim :)
1) en sevdigim anime listesi
2) gecen hafta evimizde misafir olan Deja
3) boyadigim ipek kumaslarin katalogu
4) yeni anime listesinin devami
5) psikolojik hastaliklar
6) dinlemekten hoslandigim podcastler
7) kedi hizmetkarlarina ogutler
simdilik akilma gelenler bunlar birgun oturup yazicam hepsini insallah
iyi haftasonlari diliyorum herkese
bu arada acalyacim oglunun merdivenlerden inisi butun hafta gozumun onunde idi. insan morali bozukken o video yu izleyip gulmeli
muahhh

Cuma, Nisan 11, 2008

Ilkbahar anime sezonu 2008

Aslindabu sezonda cikan daha bir suru anime var bunlar benim ilk bolumlerini izleyebildiklerim. Daha ayrintili bilgi icin Anime database ' e gidebilirsiniz.















TO LOVE- RU: Hikayemiz ortaokul lise caglarinda olan ve okulun en akilli, kibar ve guzel kizina asik olan delikanlinin etrafinda donuyor. Sevdigi kiza ne zaman neler hissettigini soylemek istese basina abuk sabuk olaylar geliyor. Gene kalbini " nerede ise" acacagi bir gunun sonunda kuvette neden bunlar benim basima geliyor seklinde dusunurken birden uzayli bir kiz kuvete isinlaniyor. Bu kizcagiz kendi gezegeninden kacan icat yapmayi seven sirin bir kiz. Tabii ki bu kizin oraya cikmasi bir cok komik olayi fisekliyor. Benim dusuncem ; izlemicem, super ecchi , hikaye biraz degisik hatta komik taraflari bile vardi ama surekli kizlarin memelerinin zipladigi, ve donlarinin gorundugu bir animeyi izlemem icin bayagi komik olmasi lazim (bkz. Umisho)

KURENAI: 7 yaslarinda bir kizi buyuk japon stili saray gibi evinden iki kadin kaciriyor. Minik kiz hic bir sikayeti yok, anladigim kadari ile babasi biraz obses olmus bu kiz ile, karisi oldugunden beri belki. Neyse bu iki kadin bu minik kizi 15 yasinda tek basina yasayan bir oglana teslim ediyorlar. Oglan kizi koruyacagina soz veriyor ve evine aliyor. Macera, drama birazda komedi var gibicesine, bunu biraz takip edicegim. eger bu salak oglan bu yedi yasindaki kiza asik olursa ve kizi opmeye filan kalkarsa tabii ki diziyi izlemeyi birakicam. One yaa demeyin ne yazik ki bu bazen animelerde oluveriyor.
CHI'S SWEET HOME: bunu 0-33 arasi herkes izleyebilir. ben 33 yasinda oldugum icin 33 de sinir cizdim. yavru bi kedicik annesinden ayriliyor, evini ararken kendisi gibi minik bi cocuk ile karsilasiyor ve olaylar heyecan ile gelisiyor. tabii ki aslinda hic heyecan yok, ama kedi super sirin, ve kedilerin davranislarini guzel yansitan bir anime. her bolum 2.5 dakika. basindaki sarkiyida atarsniz 1.5 dakka. gulumsemek icin guzel bi mola dimi :) cizim guzel, fikir guzel, sanirsam bu daha once manga idi ama tam emin degilim, sirin bisi kedi severlerin cok begenecegi bir yapim :)
KANOKON: Ya konusunu anlatmasam olur mu, bu ecchi otesi, tilki- kiz (kitsune) kendinden bir sinif asagida olan ufak tefek bir oglana asik oluyor, ama cocuga bir tecavuz etmedigi kaldi, aslinda onu da yapicakti da erkek kardesi girdi sinifa. tarzim degil deyip siradaki animeye geciyorum
BUS GAMER: Lise ogrencisi uc oglani sirket yoneticileri cagirip bizim adimiza bir oyunda ekip halinde yer alin diyorlar. Once beraber calismak konusunda biraz isteksiz olsalar bile sonunda kazanacaklari parayi dusunerek oyuna katiliyorlar. Oyun bir binada bekleyen baska uc kisilik bir ekipten "Bus Game" adli cdyi almak. Cd yi ele gecirdikten sonra da bir sonraki oyunda cd yi korumakla yukumluler. Yorum: cizim hosuma gitmedi, hikaye hic ilginc degil, cok bilindik karakterler, kisacasi, cikkk izlemicem.

ALLISON AND LILLIA: bu anime bana ghibli filmlerini hatirlatti. gayet temiz bir cizgi filme benziyor. gene lise caglarinda caliskan bir oglan, yazin hala okulda agaclarin altinda kitap okumayi seviyor. yasadigi gezegen dunyaya benzesede dunya degil, ulkesi komsu ulke ile savas halinde. efenim bu ojulda ole pineklerken, bahceye bir ucak konuyor, yakin arkadai allison suruyormus megerse ucagi. allison orduda pilot ama daha cok tamir bakim olaylari ile ilgileniyor. bunlar bizim oglanin motosikleti ile dolanirken yasli bi amca beni evime bi atabilirmisiniz diyor. bular oki diyip amcanin evine gidiyorlar. orda bi cayimi icin diyor amca bunlarda amca geyik bayagi diye taaam diye oturuyorlar. amca bunlara ben cok degerli bir hazinenin yerini biliyorum diyor, ama hazine dusman devletin sinirlari icinde, tam adamcagiz ayrintili bilgi vericekken amcayi devletden birisi sen vergini tam odememissin diye apar topar alip goturuyor. bizimkiler ya bu adami resmen kacirdilar gozumuzun onunde diyerek peslerine dusuyorlar. amcayi ucaga atip goturduklerini anlatinca, bunlarda orda bulunan bir ucaklar amcanin pesine takiliyorlar. bakalim haftaya ne olucak. cizim guzel, hikaye ne cok degisik, ne cok bilindik, su an icin mantigi asan bi olayda olmadi yani izlememem icin hic bi sebep yok. :)
DRUAGA NO TO:AEGIS OF URUK: ilk bolum parodi o yuzden hala konun ne oldugunu bilmiyorum ama cizim cok guzel, yazarlarin espri anlayislari bayagi iyi. I am intrigued :) heheh bakalim bir sonraki bolumler nasil.
ITAZURANA NO KISS: Lise caglarinda bir kizcagiz asik oldugu olana hislerini acar ancak oglan kizi feci bi sekilde reddeder. uzgun bi sekilde evine donen kizcagiz babasi ile konusurken arkadaslari gelir. O sirada minik bir deprem yeni aldiklari evin cokmesine sebep olur. Babasinin bir arkadasi illaha bizim eve gelin bizde kalin der. Bu arkadasin evine gittiklerinde asik oldugu oglanin da orda yasadigini gorur ve olaylar gelismeye devam eder. Tam benim tipim olan bir anime belli ki Shoujo bu donem yakisikli ve kendini begenmis super oglanlara asik kizlarin hikayelerine takilicaz belli ki :)
ZETTAI KAREN CHILDREN: uc kiz var, bunlarin super gucleri var "esper" deniyor bu kizlara, konusu yok gibi bisi, super sacma be gicik hic sevmedim, komik gibi gorunuyor ama komik degil. Ilgilenenler anime database den daha cok bilgi alabilirler.
BLASSREITER: motosikler yascisi olan bir adam yaris esnasinda robot insan karisimi bir yaratigin saldirisina maruz kalir ve felc olur. Bu yaratiklar sehrin bir cok yerinde ortaya cikarlar ve ozel bir ekip bunlari etkisiz hale getirmekle yukumludur. felc kalan adamin eskiden calistigi bir ogrenci bu ekibe dahildir. bu arada felc olan adama bi kadin yaklasir ve ona bir hap verir. bu hap motosiklet surucunu robot gibi bisi yapar. bu da meccha denen tip bi anime robot filan var icinde, gene tarzim diil diyorum. cizim filan cok guzel ama konusu beni hic cekmedi.
SOUL EATER: shinigami olan bir kiz silahi ile insanlari olduren yaratiklari avlar ve silahi bu yaratiklarin ruhlarini yer. tabi bu anlattiklarim byagi sacma geliyor ama ilginc bi anime bu, cizim degisik ve bayagi basarili, konusu enteresan ve komik. uyumadan once izlemek icin ideal gibicesine.
WAGAYA NO OINARISAMA: daha izleyemedim uhuu, ama cizimi guzel gibi
SPECIAL A: gene bir lisedeyiz, bu lisenin A sinifindaki ogrenciler okulun en basarili 6-7 ogrencisi, bu yuzden ayri bi sinifta ogrenimlerine devam ediyorlar. okulun en basarili ogrencisi yakisikli ve, akilli ve sportif bir oglan ve bu oglan ile yarisan iki numarali ogrencide bu animenin kahramani.

Pazartesi, Nisan 07, 2008

Yeni anime sezonu basliyor

Izledikten sonra yeni animeler hakkindan daha uzun bir yazi yazicagim, ama blog a bir cok kisi 2008 ilkbahar sezonu animeleri icin gelenler var onlar icin bir link veriyim
Anime database
bu web sitesinde sol tarafta "calender" diye bir link var ordan japonyada yayinlanacak animeleri gorebilirsiniz. :)

Pazar, Nisan 06, 2008

Japon kumaslari

Bunlar benim mutluluk kaynagim , henuz hangisi ile ne yapicagimi bilmiyorum.

Perşembe, Nisan 03, 2008

Hayat opucugu


Bugun is yerimde beni kayit ettileri bir ilk yardim dersine katildim, uc saat surdu, once off buda nerden cikti dedim, ama sonra iyi ki katilmisim hem eglenceli hemde kendime biraz daha guvenim geldi. TRT de surekli cikan minik filmler vardi, iste birini elektrik carpmis napicaz filan, yok birisi bogulmus napicaz. ben sapik gibi bunlari izler dururdum. en sonunda praktis yapabilicegim bir ortam yaratilmis oldu. Hayat opucugu nasil verilir, kalp masaji ne kadar uzun yapilir, sonra mini elektrosok makinasi nasil ne zaman kullanilir filan ogrendik. hatta minik bir sertifika bilem aldik. yalniz gosterdikleri filmlerdeki tipler cok komikti, bole hintli tipl tombulcana bir amca kendine konusuyor, yerde yatan mankeni sarsiyor, beni duyuyormusun filan diye. ben tabiii kikir kikir guldum. neyse ki hocamiz beni azarlamadi. hehe, ole eglendim bugun. fakat kalp masaji cok uzun ve yorucu. bileklerim agridi, yahuu.
karsiniza bir firsat cikarsa mutlaka bu dersi alin, ne zaman nerde ihtiyacimiz olucagini kimse bilemez dimi?
muah

Çarşamba, Nisan 02, 2008

Muptela

Bu aralar kafayi kafa hastaliklarina taktim, gecen cuma kardesim disleksiklik hakkinda bir yazi yolladi. Butun gun bos vakitimde disleksiklik ile ilgili yazi okudum. Hatta bu konuda ciddi arastirma yapma gazina geldim. sonra borderline sendromu geldi aklima, hadi onun uzerine yazilanlari oku dur bakalim. biraz once aspergers syndrome'unu okuudm, tiklere gectim, tourette sendromunu dolanip geri geldim. her turlu anormallik cok ilgimi cekiyor. hastaliklar bunlarin basinda tabii. doktorami bitki hastaliklari uzerine yapmam tesaduf degil sanirsam :)
bugun sole bir yarim saatimi de nette psikolojik sorunlarini yazip tavsiye bekleyenleri okuyarak gecirdim. napalim burda gonul abla bulamadim bunun ile idare ediyorum. turkiyede olsam en sevdigim kose olan dr h dumen 'in tavsiye kosesini okurdum. Nasil komik, kac kere gulmekten yarildim. tabii bazilarini okurken insan uzuluyor ama neyse ki dr dumen in hep soyleyecegi komik bisiler var.
zaten bu kadar stres alinda yasarken ne kadar gulsek kar dimi?
muah

Pazar, Mart 30, 2008

sarasota da bir haftasonu

askim benim memlekete geldiiiiii. persembe aksamnindan beridir beraber yedik ictik, gezdik ohh beee. tabi minik kuzularimi ozledim, kokom ve sukim ama napalim gelecek haftasonu gorusecegiz insallah.
benim is yerinden arkadaslarim basmati rice ve bal ile bira yaptilar, ctesi toplanip onu ictik. tabii ben gene icemedik, anacim aci napiyim icemiyorum, eskiden guzel icerdim simdi o yetenegim uctu. oyunlar oynadik. yedik ictik. yemekler nefisti. yen guzel tavuklar yapmis, turk usulu kofte yapip domes sosundan pisirdi filan acaip guzeldi. stef alman bakkalindan sosis aldi. millet bayildi onlara. ekmek, ketcap, hardal hep alman dukkanindan alindi. ekmek bayagi guzeldi. hepsi bitti ama.
size tavsiyem eger bole guzel yemekler varsa peynir tabagi yapmayin, uc kilo filan kup sekilde kesilmis peynir var su anda evde. dondurduk. yen fondue yapalim dedi, bakalim ne zaman yapicaaaz.
fotolarin hepsi yen de bana yolladigindan bir iki foto yuklerim buraya
muahhhhh
g

Pazartesi, Mart 24, 2008

piknik guzeldi ama ceketim nerde :(

ctesi gunu, memet'in serefine okulumuzun golunun kenarinda kahvalti- piknik yaptik. daha guzeli sizlere nasip olsun. yedik ictik, stef le ben kactik. gene cok mesgul gecti haftasonu, aslinda ctesi gecesi turk gecesi vardi, biz evde oturduk. ben stef'e anti tarnish jewelry pouch yapmasini gosterdim, kendim bir kac tane diktim, kumas kestim filan. Sonra, "Perfume " filmini izledik. 10 sene once kitabini okumus ve cok sevmistim. film kitabi bayagi iyi takip etmis, ama tabii kitabi cok guzeldi. hic bir film kitap kadar guzel olamaz nede olsa.

pazar gunu gec kalktim, basladim calismaya, aldigim kimonolari sokuyordum. aklim sira hepsini sokup utuleyip, hafta boyunca yaptigim ciceklerin fotolarini cekip bavulumu hazirlayip 10nda uyucam. ama tabii ki bole olmadi, bir tane kimonoyu, diken kisi hem dikis makinasi ile , hem de el ile dikmis. bir de minnacik dikmis. butun gun sok sok sok ugrastim. gozum cikti. tabii ki aksam ustu yapilan mangal i kacirdim, utu filan hak getire. saat 11 de zor bela uyumak uzere odama gittim. sabah arabaya gidince bi baktim, ceketim yok. salak gibi piknik yerinde unutmusum. galiba orda kaldi, uhuuuuu hep boyle sevdigim seyleri kayip ediyorum.
bu arada bugun yasadigim 11955nci gun. ;)

Çarşamba, Mart 19, 2008

suki loves daddy's ass

gene bi koptum, napiyim anacim mesguldum. gene calismam lazim. yakinda ucucam.
ama suki nin bu resmi cok sirin maasallah, babasini cok seviyor
muah

Salı, Mart 11, 2008

Saat 2:30 A.M. space shuttle launch


Bugun stef in dogumgunu ( Iyi ki dogdun askim!). Tam bugune bir uzay mekigi ucusu tesaduf edince evimizde oturamadik. Stef bir arkadasi ile Gainesville den sarasotaya geldi, ben Jodie ile onlara katildim gece 11 de titusville de space center in karsisinda idik. saat 2 :30 am de ucus gerceklesti. tabii benim gibi beceriksiz bir fotocu anca bole bisi cekebilir. hava cok bulutlu oldugu icin bizde cok fazla goremedik, ama gokyuzu gene gunes dogmus gibi aydinlandi. jodie ve sara bayildilar, stef ile ben gene mest olduk. keske agca burda olsaydi, ne guzel fotolar cekerdi canim kardesim (maasallah).
geri donmek icin yola ciktik ama anacigim o minnacik sehir nasil kalabalik, sehirden cikmamiz 4 u buldu. highway de ne yazik ki dolu idi, milim milim ilerledi yol. sabah 8 de sarasotada idik, yamulmus bir halde kendimi koltuga attim. ohh be sag salim geldik Allah' a sukur.
eger sansiniz olursa gece ucuslarini kacirmayin, super guzel bir goruntu, insanoglu arada bir cok guzel, anlamli basarilara da imza atabiliyor demek ki. kolay gelsin NASA...

Cumartesi, Mart 08, 2008

sag salim geldik

sevgili Yok-ki ve esi dun beni aradilar, "aman dikkatli ol, yollarda cok kaza var, yagmur feci yagiyor" . nasil duygulandim, Yogi de babasi aramis cunku tornado watch var bu gece gainesville e gitme diye. benide arkadaslarim aradi, sevenim varmis demek ki :))))))
baslangicta yolda bisi yoktu hatta biraz bostu normale gore, ortalarda yagmur bastirdi, modern sabahlari kapadim, ve dualarima basladim. boyle bir yagmuru Turkiyede gormek olanaksiz, oyle bisi olsa kesin heryer tikanir, sular tasar sehir sistemi coker. yagmurdan arabanin ucunu gormuyorsunuz, hangi serittesiniz, yolda misiniz zor bela yanlarda arada bir gordugunuz sari cizgi ve serit reflektorlerine dikkat ederek direksiyonu kullaniyorsunuz. ben dua disinda hic bir sey kullanamiyorum vallahi. bir yandan da simsekler cakiyor. tam bir korku filmi. neyse bu en fazla yarim saat surdu. benim gittigimi yonde cok kaza yoktu Allah a sukur. bu asfalt yollari nasil yapiyorlar acaba, yolda su birikintisi hemen hemen hic yoktu. darisi turkiyenin basina.
uzun lafin kisasi ben de Yogi de sag salim geldik, Yogi daha gec geldi , o bir kac kaza gormus cogu kaymis arabalarmis. Polisler herkese ceza yaziyormus. Burda polislerin kotasi var her ay belirli miktarda ceza yazmalari gerekiyor. ayin sonuna dogru bir bakiyorsunuz her taraf polis dolu. herkese ceza yaziyorlar. Turkiyede de oyle yapsinlar, kimse trafik kurallarina uymuyor, bir gunde 3 ceza alirlarsa akillari baslarina gelir. Istanbulda araba kullanmayi ogrenmis bir kac Turk arkadasim burda boyle ceza faturalari ile karsilasti. insallah bir gun herkesin trafik kurallarina uydugu, trafik kazalarinin cok ender oldugu gunleri gorecegim.
muah canlarim

Cuma, Mart 07, 2008

paketle, evde yicem

icimden alakasiz bir baslik atmak geldi :) bugun aksam gene yollara dusup sevdicegime gidicegim. orda da feci yagmur yagiyor sanirim, Jimmus yazmis blogunda. umarim yollar guvenlidir ve kazasiz belasiz sag salim gider geliriz. cogul kullandim, Yogi de bu haftasonu G-town ' da olucak.
sali sabahi uzay mekigi ucucak , ama sabahin 2nde, bakalim eger ertelenmez ise gidicez insallah. gece ucusunun resmini cekip gostermistim daha once. bayagi satafatli bisi. gene gormek isterim dogrusu.
aklimda bloga yazicak bir suru sey vardi, hepsini unuttum. kusura bamyayin
muah

Salı, Mart 04, 2008

Izlemicem kardesim

Sevgili jodie ile bugun azicik taklastik. (taklastik acaba amasyaca mi?) bu hafta illahi "meet the spartans" a gidelim dedi. bende "olurum daha iyi dedim", kustu bana. cogu zaman filmin kotu oldugunu biliyorsam sinemada izlemek nasil iskence oluyor bana. kotu filmlerde bagira bagira konusmak istiyorum ee sinemada konusulmuyor, icimde kaliyor diyeceklerim. meet the spartans sanirsam parodi tipli bir film , herkesle butun filmlerle dalga geciyor yani amerikada yasamiyorsaniz filmdeki bir cok sakayi "anlamak" ?!?!!? zor. sakalarda oyle ahim sahim bisi degil.
ondan hic izlemek istemiyorum napiyim.
bu inadimdan oturu Titanik filmini izlemedim. hala da izlemeye hic niyetim yok. acikli oldugunu bildigim, sonunun nasil biticegini bildigim filmi izlemenin ne manasi var ? daha once ki versiyonlarini izledim zaten. ondan izlemicem efendim :)
bu inadima ragmen gencligimde en yakin arkadaslarimdan Ayca ile "the ghost" filmine gitmistik. ne patrick swayze i severim nede demi moore'i. salak bi ask filmi iste, bir ton tipsiz adamla dolu bi film. yok beni zorla goturdu, bende butun film boyunca konusmustum. hele de sonunda o siyah golge gibi bisiler cikti ay ne komikti yarilmistim.
gittigime pisman oldugum baska bi filmde "legends of fall", hani anthony hopkins, brad pitt filan fesman oynuyor. tam bir eski turk filmi hikayesi, yok kizi kardesi seviyor ama kiz ona asik, kardes oluyor bilmem de. o filme de ayca ile gitmistik, filmin en komik kismi karanlik sinemada yerimizi arayip buldugumuzda ohh hemen oturalim diye kendimi koltuklara attigimizda "birimiz" tanimadigi bir adamin kucaginda bulmustu kendini. hala guluyorum :)
iste bu gecmis olaylardan ders aldim ve bi daha bile bile lades demicem dedim, ve istemedigim filmlere gitmiyorum. tabii askim Stef'imden once hoslandigim bi kac oglan icin bir iki sacma filme gitttim. neyse ki ne izledigimi hatirlamiyorum. Ask demek ki hafizayi formatliyor guzelllll
Jodie ayrica "I am Legend" a gitmek istiyor , oda korku gibicesine, biraz odum b....ima karisabilir. O olmaz ise "CLoverfield" a gidelim diyor, hem korkunc film hemde salak bir film. sanirsam I am Legend a gidicem. aslinda evde izlemek istiyordum ( isiklar acik, karsimda laptop, stef ve iki kedim dizimin dibinde iken), sinemada nereye saklanicam simdi. acaip korkucam, boynum tutulacak, yaktin beni jodie
iyi gunler efendim, muah

Perşembe, Şubat 28, 2008

En uzun Turkce sozcuk

bugun nerden aklima geldi ise acaba simdi osmanli ailesi ne yapiyordur diye bir vikipedi arastirmasina daldim ciktigimda en uzun Turkce kelimeyi okuyordum
"Muvaffakiyetsizleştiricileştiriveremeyebileceklerimizdenmişsinizcesine"
benim okumam biraz zaman aldi, Allah sonradan Turkce ogrenenlerin yardimcisi olsun
Bu sayfanin kaynaklarina bakarken Turk dil kurumunun sayfasindan Turkceye yabanci dillerden giren kelimeleri buldum. bak bak bitmez, cok eglenceli :)

Çarşamba, Şubat 27, 2008

ingiltere gecesi

Bir kac haftadir Galli Jodie ile sinemaya gitmek istiyorduk, ama benim hastaligim yuzunden nasip olmadi. Bu aksma en sonuna kararli bi sekilde hazirlandik. Ben isten cikmadan once Juno hangi sinemada diye baktim aha! bizim yakinimizda olan sinemadan kalkmis. Jodie hemen atladi " benim evin yakininda dollar theater var. onun yaninda da british pub var oraya gidelim dedi. Oki dedim. atladik gittik. Daha once hic ingiliz yemegi yemedim. Bir defa Irish lokantaya gitmistim Fort Lauderdale de idi sanirim , artik acliktan midir bilmiyorum acaip lezzetli gelmisti hersey. ingilizden pek fazla bisi beklemiyordum , ne de olsa tv de gordugumuz hep yemeklerinin ne kadar tiksinc oldugu ; blood puding filan yok yani ben bile yiyemem. Neyse gittik, aynen bizim borekler gibi bi yemek geldi, ici etli patates sogan turp ve havuclu. guzelce doldurmuslar puff yufkayi getirdiler. adini unuttum ne yazik ki. acaip bir ismi vardi. yemegin ardindan gene ingilterede gecen "Sweeney Todd" filmini izledik. muzikalmis, johnny depp ve helena b carter gene super ama biraz cok sarki vardi. ole ciyak ciyak bagirip bir yandan da ingiliz aksani ile konusurlarsa ben direk hic bisi anlamiyorum. ondan sarki soylemeleri baydi. Birde kan sevmeyenler icin soyleyim ikinci yarisi safi kan banyosu kendinizi hazirlayin. ama korkunc filan degil, biliyorsunuz artik ben korkmadiysam kimse korkmaz.
bu gece florida bilem soguk hatta baktim istanbul daha sicak burdan. gicik oldum soguk olmasaydi cikista dondurma alabilirdik. bu arada bunlar biraz eski filmler olduklari icin film 2 dolardi hehehehe.
evet bir ingiliz ile ( taam Galli), ingiliz lokantasina gidip, ingilterede gecen bir film izledim. Jodie disinda hala hicbirini sevmiyorum ;) yok is yerinde baska bir iki tane sirinlik muskaligina aday adaylari var bakalim gelecek gunler neye gebe
muahhh

Salı, Şubat 26, 2008

oscar geldi de gecti bile

ben oscarhakkinda yazarim diye hazirlaniyordum. ama su an hic bir heyecani kalmadi. O kadar program hazirliyorlar en fazla 24 saat heyecani suruyor sonra gecip gidiyor iste. sen de niye oscar izliyorsun , bu oduller hep yalan diyeceksiniz. biliyorum hatta hic bir zaman benim en cok begendigime film aktor filan kazanmamistir ama genede izliyorum hastalik gibi bisi. Turkiye de iken sabahin 3unde uyanip izlerdim. neys neys
oscar gecesinden alinan dersler
1- No land for old man izlenecek
2- michael clayton izlenecek
3- Juno izlenecek
4- en iyi yardimci kadin oyuncu odulunu almak icin guzel giyinmenize gerek yok , hatta kadife yatak ortusunu evde iki dakkada tutturmus gibi giyinip de gelebilirsiniz.
5- bu sene kirmizi rengi bayagi moda olucak
6- fransiz film izlenecek ( edith teyzenin filmi adi hem uzun hemde fransizca)

kendime boyle ev odevleri veriyorum su film izlenecek filan diye. yani hic bir konuda bu kadar titiz calismiyorum, mutlaka o senenin en onde gelen filmlerini izlemem lazim yoksa sanki sinifta kalicam.
Pazar gunu Notes on a Scandal'i izledik. bayagi guzel bi filmmis. zaten iki kadin da super oyuncular. izleyip te sIkIlmak mumkun degil, ama tabi konusu oldukca sapikca dusunce ve eylemler ile dolu. cocuklarinizla izlemeyin isterseniz.
gerci bugun amerikali arkadaslarimla konusuyordum 7-10 yaslarinda nerde mayak film varsa izlemisler hepsi korku filmi. benim izlemem kesinlikle yasakti. ve bende bu yasaktan cok memnundum cunku odum patliyordu korku filmlerinden. hala da hic keyif almam, sanirsam en sevmedigim film cinsi korku filmidir. nasil gereksiz bisi. sanki hayatimizda yeteri kadar stres kaynagi yokmus gibi birde uydurmasyonlari izleyip korkutuyoruz kendimizi. benim catlak bir arkadasim vardi. bir kere vampirli bir filme gitmistik. filmin ortasinda bizimki bana dondu " ondeki kizin boynuna atlicam" dedi. kizim sonra kalpten gider kiz filan diye zor bela ikna ettim. simdi ayni seyi biri bana yapicak diye rahat film izleyemem. en son "ring" filmini izledim sinemada. geberiyordum korkudan ne lanet bisi idi ya. iste arkadas kurbani oldum. sonra orjinali izledim hic korkunc degil. bir ara gulmek icin bayagi asyadan gelen korku filmlerini izledik. bana kalsa ben hepsinden korkardim ama neyse ki Yen ve Johan yanimda idi. Johan da filmi didik didik edip korkmama izin vermedi. Allah razi olsun
evet anilar kusagimiz simdilik burda sona erdi, kendinize iyi bakin efenim
muah

Pazartesi, Şubat 18, 2008

Hasta pasta

Evet bu hafta icimden gelmesine ragmen cok yazamadim, ufak bir rahatsizligim oldu. insallah aticam bu mikropu yarina kadar. hastalaninca hemen iyilesmek istiyorum, iste ilaci aldim hadi bakalim sonuc nerde diye dolaniyorum. neyse bu gerzek hastaliktan kurtulursam cok sevinecegimmmmmmm

fotoda suki ve babasi yer aliyor. suki babacinin dizinin dibinde uyuya kalmis nasil sirin bisi dimi? Maasallah :)

Gecen haftasonu kizimi hergun gordum ohhh, bu haftasonu insallah HOUSE MD nin biriktirdigimiz bolumlerini izleyebiliriz. pazar gunude yok-ki evine cay icmeye davet etti , Maasallah cok sirin bir yeni eve tasinmislar. O kadar pozitif bir enerjisi var ki insanin cani kalkip gitmek istemiyor, ama ertesi gun hepimiz calisacagimiz icin kalkmak zorunda kaldik. Gule gule otururlar insallah.
bu arada Stef , Jodie ve Johann maasallah ve insallah i ogrendiler. cok komik normal konusurken kullaniyorlar. heheheeh yavas yavas hepsini donderecegimmmmmmmm
simdilik bu kadar
muah

Pazar, Şubat 17, 2008

Kapiyi kirasim geldi

ctesi gunu erkenden kalkip haftasonu alisverisini yapmak uzere evden ciktik, 3 dukkana gidip gereken herseyi aldik filan. torbalarimizi yuklenip kapimizi acmak uzere anahtari kilite yerlestirdim, kapi acilmiyor, anahtar dondukce donuyor , kapi hala acilmiyor. 5-10 telefon sonrasi, seri katile benzeyen dislerinin bir kac tanesi kaybetmis, kirli sakalli gozleri bos bos bakan tuhaf "handyman" kapimizda belirdi. bu amca daha once banyoda bisileri tamir etmisti ondan gorundugu kadar korkunc olmadigini biliyorum ama gene de iyi ki Stef yanimda dedim. kiliti matrap ile paramparca edip kapiyi acti. yeni kilit takti ve gitti. ama bu amcayi bekleken yillardir ben su vermedigim halde yasamayi basaran cicek (ot) lerimi olu yapraklardan temizlemeye karar verdim. adam gelinceye kadar butun cicekleri resmen yoldum. sanirsam sadece kumastan yaptigim cicekleri oldurmuyorum :)
iyi pazar gunleri diliyorum
muah

Salı, Şubat 12, 2008

yagmur bastirdi


Macha and Suki
Originally uploaded by offgenemi
bugun isten ciktiktan sonra arkadasim gabby ile bulusacagim, hava acaip bozdu felaket bir yagmur yagiyor. aksi gibi outlet mall da bulusacagiz bu mall de acik yani bir guzel islanicagim. mecburen kiyafet almak zorunda kalabilirim ;)
fotodakiler kizim Suki ve torunum Macha. Bu Macha resmen elimizde buyudu arada annesigil sehir disina ciktiginda babaannesi ve dedesine kalmaya geliyor. Cok sevimli bir yavru kedi idi. simdi yakisikli bir delikanli oldu. Bu arada simdi fark ettim Suki Macha nin halasi. tovbe kafayi yiyorum galiba. Bu fotolari sirf oglum icin cektim, kendisi Ingilterede, yavrusunu gorsun diye bir ton fotosunu cekip flickr e koydum. seytan ruhlu bir anneyim...
bugun uzun zamandir kullanmadigim french press denen zalim aleti kullandim. nasil agir, nasil nalet bisi. birde soguk odada calistirmak zorundayiz, motumuz donaraktan kullandik, sevgili Galli Jodie bana yardim etti. Bir yandan da Ingiliz argolarini ogretti. "Piece of piss" = "piece of cake", "muccer"= buddy gibicesine.
bazi gunler bana Galce ogretiyor ama zor bir dil, merhaba =SHWMAE (Shav-mai), nasilsin= Maen Iawn (Mayn yavn). hala ezberliyemedim gule gule kolay = Hoyle (hoyl) tek aklima kalan bu.

Çarşamba, Şubat 06, 2008

there will be blood

gunduz labaratuar aksam etsy gunler birbirini kovaliyor. dun aksam kostur kostur geldim gainesville e.kizim aradi, bir kac arkadasimiz sinemaya gitmek istiyormus, there will be blood filmine. acikcasi stef de ben de arkadaslarimizla vakit gecirmek icin gittik filme. enteresan bir konusu olmasina ve super aktorlerle benzenmis olmasina ragmen, biraz uzun bir film. ses ve muzik cok artistik amaclarla kullanilmis. yani karakterleri daha iyi anlamamiz acisindan. daniel day lewis akilli, pislik bir adami gene sahane oynamis. ama bazi noktalarda film o zaman yavas ilerliyor ki Allah im ne zaman biticek bu iskence diyor insan , ben 3 kere filan saatime baktim sonr ayarim saat gecmek bilmedi. film birde ole sak diye bitti. bu da yeni moda. filimler ole sak diye tam hersey aciklanmadan bitiyor. "Broken flowers", "children of men" hep bole sakkadanak tum gizli noktalar aciklanmadan bitti. Japon filmlerindede ayni seyler oluyor ozellikle Asano Tadanobu filmlerinde. neys.
hava bugun gunesli Allah a sukurler olsun, dun hava kapali idi, yagmurda yagmadi dogru duzgun, gokyuzundeki bu sIkIntI resmen boynuma agri olarak giriyor. dun i defa iboprufena ldim gece de kas gevsetici alip yattim. bugun boynum kaymak gibi maasaallah.
simdi ev icin alisveris yapicagiz. kendinize iyi bakin anacigim
muah

Pazar, Şubat 03, 2008

Alman usulu manti

Cumartesi gunu Stefcigim manti yapalim dedi. tamam dedim, nasilsa hamuru ben acmicam. Internettten bir tarif buldum. ingilizceye simultane ceviri yaparak Stef e hem hamuru actirdim hemde icini yogurttum. Tabi kareleri kesmeye geldik, Stef karelerin buyuklugunu sordu bende 3 santim dedim elindeki cetvele bakarak. kendi islerime daldim . bir on dakka sonra bi baktim bizimki elinde cetvel ile kesiyor hamuru. tabi gulmeye basladim. oda siz nasil yapiyorsunuz peki dedi, ole goz karari dedim, tabii basini salladi. sonra kiymalari koyduk icine ve bukmeye basladik. tabii hamur cabuk kuruyor burda, Stef sebebinin AC oldugunu soyledi bu havalandirma evin havasini kurutuyormus. Haa o zaman bir daha ki sefere etrafa islak havlular asalim. Sonra bizim oglan basladi "ben corbasini pisiriyim" demey bende yok canim o iki dakkalik is otur yardim et dedim. oda yuzunu cocuk gibi asip (babamin degimi ile ordek dudak yapip) " ben artik bunu yapmak istemiyorum " dedi. ben hhahhhahhh yerlere yattim. sebebide buktuklerimizin mukemmel gorunmemesi. hamur yapismadigi icin abuk sabuk bukmemiz gerekti. tabiii ki oturdu ve bana yardim etti bitirdik. Kizimizi davet ettik, ilk kurban olarak oda begendi Allah a sukur. demek ki bundan sonra bol bol manti yapabiliriz. zavalli stef ;)
haftasonu cok calistim , maasallah. yapilmadik is kalmadi. ama hala cok isim var, hem gunduz isimde (bilimadami) hem gece isimde (1 kisilik "sweat shop"). Allah hepimize kolaylik versin
muah

Cumartesi, Şubat 02, 2008

Sabahin kor karanligi

gokyuzu kapkara iken uyandim, abuk sabuk bi ses duydum, bi baktim stef den hic nefes alma sesi filan gelmiyo, hemen "STef" dedim oda uyandi ( evet tamamen paranoyak bi insanim). ne oldu filan iste acaip bi ses var filan. sonra uyuyamadik. heheheee. erkenden kahvalti ettik filan. dun de ayni sey oldu sabahin 6:30 nda uyandim ve uyuyamadim ise 8 15 de gittim ki duyulmus degil. neyse saat 5 de serefimle isten cikip yola dusebildim. her zaman fosur fosru uyuyabildigim bu memlekette ilk kez Turkiyedeki gibi cin gibi uyandim hayirdir insallah diyorum.
ikea ya gittik sonunda heheheh inanilmaz seytani planim gerceklesti. ole cok bisi almak istemiyordum sadece seviyorum orda dolasmayi. koko ve suki icin bi kedi cadiri aldik. Nasil sevdiler, kavga ediyorlar kim icinde oturacak filan diye. stefe bir kutu aldik, dun gece gelir gelmez tak tak civi cekic sesleri ile kurdu. simdi ciceklerimi onun icine koyucaz. biri cicek aldigi zaman kolaylikla bulucagiz. yasasin
simdi bir suru is halletmek icin disari cikiyoruz
muah

Perşembe, Ocak 31, 2008

nerde benim yeni programlarim

beni taniyanlar bilir gainesville sarasota hattini sag salim tamamlayabilmemin en onemli etkenlerinden bir tanesi Modern Sabahlarin yeni bolumleri dinleyerek araba surmemdir. ancak ve ancak son iki gundur yeni podcast yuklenmedi. uhuu nerdesiniz. pztesi ye kadar uc tane program yuklenmesi lazim yoksa sistemim bozuluyor. acaip uykum geliyo, kendime samar atiyorum, parmaklarimi isiriyorum, en son yuzume su dokmeye basladim.
aslinda butun bu problemler gece gec uyumamdan kaynaklaniyor. tavuk gibi erken uyusam gunduz uykusuz dolasmam. ama yok inatla 12 de yatip anca 1 de uyuyabiliyorum sonra erken kalk olmuyor tabii. Allah'tan bir amerikali arkadasim bana rahatlama cdsi verdi. o cd deki dalga sesleri , teyzenin konusma sekli o kadar rahatlatici ki ben mayisip uyuyorum. tabii ki bir sure sonra bu sesten de sIkIldIm. simdi yeni cdler ariyorum. cddeki ses boyle annem yada babam bana masal okuyomus gibi olmali. misil misil uyumaliyim yatagimda ;)
muah

Çarşamba, Ocak 30, 2008

araba cdsi

Muzik konusunda oldukca sabirsiz bir insanim, her sarkidan bir sure sonra fenalik gelir. boghk hayatta dinleyemem derim ve o sarki adeta mimlenir. gene cdlerimden sIkIldIm, mecburen yeni cdler yapmam lazim. nasil zor, bir turkce, bir japon, bir iki ingilizce, fransizca, ispanyolca sonra tekrar turkce filan diye siranin gitmesi lazim cunku belli bir zaman sonra belirli bir ulkenin sarkilarindan da fenalik geliyor. evet biliyorum cok simarigim napiyim yillarca kiz kardesim araba kullanirken sadece garbage in I am only happy when it rains i dinleyerek odtuye gidip geldim. dogal olarak bir sure sonra aslinda cok hos olan bu sarkiya allerjik tepki vermeye basladim
neys
yarin guzel bir gun olucak insallah, minik sevgilim stef gelicek, ben onu alicam, gezicez. hiihiiiihii sonra cuma aksami insallah Gainesville e gidicez . hihiihiiiii ferdi tayfurun "yagmur demem camur demem yollarina dusuyorum" diye super bi sarkisi vardi onun gibi ne romantik.
ole canlarim simdilik bu kadar

Pazartesi, Ocak 28, 2008

Perşembe, Ocak 24, 2008

Yeni anime sezoni baslarken

Sanirsam gecen hafta animelerden bahsedicegimi soylemistim iste yazdimmm


Persona: Trinity soul
Foto da gorunen uc kisi kardesler. Enbuyukleri bir polis sefi, gayet ciddi bi abi, iki kucuk erkek kardesleri yaninda yasamak uzere evine tasiniyorlar. Abi bu arada cok ciddi bir sekilde bazi cinayetleri arastiriyor, aslinda cinayetten cok ruhlari sanki alinmis gibi olesine kalmis kurbanlarin durumunu arastiriyor. Bu daha cok esrarengiz tarda bir anime, biraz tuhaf, ee bende tuhaf severim. Onun disinda ki butun elementler gayet sIkIcI bir sekilde bilindik animeleri takip ediyor ama bir umuttur diye bir kac bolum izleyecegim


Zoku Sayonara Zetsubou Sensei

Aslinda bu serinin ikinci sezonu, ilk donemi gayet komikti. Catlak, depressif bir ogretmen ve kendisini aratmayacak sekilde kafadan kontak ogrencilerini anlatan bir anime. isten eve gelince kafa bosaltmak icin ideal. Tabii ki bayagi tuhaf, ama bir o kadar da eglenceli. Butun sezonu ve sonraki sezonlari izlemek icin can atiyorum :)
ShigofumiBu biraz korku animesi kategorisini zorlayan bir yapim. Olen insanlarin 'diger taraftan' yazdiklari mektuplari ileten bir 'melegin' hikayesi. Oldurulen insanlar mektup yazinca biraz korkmaya basliyoruz tabii. temkinli bi sekilde izleyecegim, yani uyumadan once en son izledigim anime olmamasina ozen gosterecegim :)

They are my noble Masters

Iki kardes evde teror estiren babalarindan kacip yeni bir hayat kurmaya karar veriyor. Fakat kalicak ev ve evin parasini odeyecekleri isi bulmakta gucluk cekerken bayilan bir kizcagiza yardim etmeye karar veriyorlar. Bu genc kiz zengin bir ailenin uyesidir ve bu iki kardese acidiklari icin bir haftaligina usaklik yetilerini denemeye karar verirler, blah blah blah. evet gene tipik bir anime, zengin kizlara usaklik eden oglan, evet hemde komik. napalim bir kac bolum izleycegim eger Hayate den cok farkli degilse, bay bayyyyy

Hatenkou Yuugi
Buyucu bir kiz yakisikli iki erkekle seyahat ediyor. karsilarina cikan insanlar olaylar filan fesman. Biraz cocuksu basladi ama ucuncu bolumde biraz acikli bisiler oldu ondan dikkatimi cekti hmmm izleyecegimmmmdir.

Buda ilk sezonunu kahkahalara bogularak izledigim bir anime. Konusu ise karakterleri ve IQlari birbirininden oldukca farkli olan uc kiz kardesin gunluk hayatlari. Tavsiye ederim :)

Ookami to Koushinryou
Kahramanimiz Lawrence adinda bir seyyar tuccar, bir koyde kurt oldugunu iddia eden, aynen kurt gibi kulaklari ve kuyrugu olan bir kiz ile tanisir ve beraber yolculuk etmeye baslarlar. Cizim cok guzel, konu fena diil bakalim ne cikicak.

Iste boyle, her gece anime izlemeye calisiyorum, tv de pek bisi olmadigi icin bu bayagi kolay oluyor :) umarim ilerde japoncayi daha iyi ogrenmem kolaylasir bu hobim sayesinde
muah

Pazartesi, Ocak 21, 2008

Tanri Misafiri



Sevgili oglumun kedi oglu Macha bizde idi, bende hemen noel baba kiyafetini hemen giydirdim tabii.
Bugun Emel ve Yildo nun dogumgunu her ikisinin dogumgunlerini kutluyorum, nice mutlu saglikli yaslara...
Hava biraz soguktu bugun, hatta Stef isiticiyi calistirdi. Cicek acan cayimi yaptim. Bu cicek acan cay yaptik, tadi da guzeldi. hatta su an soguk olmasina ragmen iciyorum. Ilgilenenler linki takip edip bir tane edinebilir. Ama tam olarak acilmasini gorebilmek icin cam bir caydanlik gerekiyordu, onu da buldum, TJMaxx saolsun. Insallah kirmam.
Oyle sekerler dona dona gidiyorum simdi uyumaliyim ki sabah erken kalkayim
muah

Cumartesi, Ocak 19, 2008

Kumas Muptelasi


Feci bir kumas hastaligim var, her cins, renk renk kumaslarim olsa sabahtan aksama kadar desenlerine bakar neler yapabilecegimi dusunur kendi kendime eglenirim. ama bu japon ustalarin yaptiklari kumaslari gorunce carpildim. cocuk dogurma istegim bes bin kat artti. O kadar sirin kumaslar var ki yarin bir gun bir daha yapilmaz diye deli gibi alip biriktirmek istiyorum. mesela Kokka super bir yer. bu site ingilizce sol taraftaki linklere girip kumaslara bir goz atin nasil sirinler.
Ingilizce blogum da bu kumaslara nasil ulasilir filan yaziyorum. benim gibi manyak olanlar rahatca girip baksin :)
hava soguk bugun gainesville de , hirka filan giydim, elbisemin altina kalin corap filan. bole bir kac gun kis havasinda gezerim. pztesi gunes cikar gene. gene terleriz.
muah

Perşembe, Ocak 17, 2008

Gule Gule

Bugun bir haber aldim, kotu mu iyi mi bilmiyorum. Yakinimdakiler bilir, Sevgili Halacigim beynindeki aniden ortaya cikan iki tumor sebebi ile hasta yatiyordu. Hatta kendi vucudunda hapisti. Yazin Turkiyeye gittigimde gordugumde cok moralim bozulmustu, benim tanidigim enerjik, canli insan gitmis... Doktorlar 7 ay omur bictiler. Dun gece vefat etmis, 15 ayi doldurmustu. Birisi oldugu zaman, uzulmek gerekir, ama icimden aglamak gelmiyor. ben gecen yaz halami gordugumde onu kaybettigimi anladim ve agladim. simdi geride biraktigi insanlar icin uzuluyorum. Mesela cocuklari, esi, babam. Babam icin zor olucak bu iki gun, keske yaninda olabilseydim. Neyse ki kardesim yaninda olucak.
Halam da gitti, Allah kalanlara uzun, saglikli, mutlu omurler versin.

Çarşamba, Ocak 16, 2008

iyi uykular

gece yarisi oldu, sanirsam yorgunum ama babaannemin dedigi gibi "sankim akrep var" hic gidesim yok. ama iste de ahh yatagim olsa da guzelce yatip uyusam diyorum.
bugun iste degisik bir gundu. ilk kez bir amerikan senatoru gormus oldum. ama ogle enteresan bi tarafi yoktu. adam bizimle oturup pizza yedi. en azindan alcak gonullu, tabii bu benim uydurmasyon gozlemim. asil o sirada odaya gelen tatli tabagi ile ilgilendim. ve amerikada aci badem kurabiyesine en cok benzeyen kurabiyeyi buldum. heheh publix de almond pastry diye satiliyormus. super bi isim vermisler dimi.
bu aralar bir cok izledigim anime bitti bi ara dusuncelerimi yazmam lazim. ne kadar cok anime izlersem o kadar zor begeniyorum. neyse insallah yarina
muah

Pazartesi, Ocak 14, 2008

Artik iyiyim

Sukurler olsun o lanet agri yarim saat sonra gecti. guzelce uyudum kalktim sabahin besinde ve yollara dustum. modern sabahlar her zaman ki gibi bana eslik etti. onlarin programi hafta da iki gun benim icin pztesi sabah 6-9 am arasi cuma gunu de 5-8 pm arasi :). kendime yeni birde cd yaptim Mika'dan "big girls you are beautiful" dinleyerek geldim. feci uykum geliyor yolda bazen, kendime tokat atiyorum, parmaklarimi isiriyorum filan. bugun alnimdan asagi su doktum. gozlerime soguk su deyince uyandim guzelce. starbucks dan bir tazo chai latte, hoppidi ise hazirim. bugun gene deney deney ustune kosturuyoruz. aksam biraz erken cikabilicem. hergun 6 da cikiyorum ayol fenalik geldi. etrafta kimse yok bir ben , bir kac daha enayi dunyayi kurtaricagiz sanki.
eve geliyorum bu sefer cicek basina otur gece 12 de hadi artik uyu diye kendimi zorlayip yatiyorum ertesi sabah 7 de kosturma yeniden baslicak.
feci halde ikea ya gidip organize olmak icin ivir zivir almam lazim. taaam biliyorum gitmek icin bahane ariyroum napiyim cok seviyorum. ilk goruste ask boyle oluyor iste
hadi muahhh , hepinize saglikli haftalar dilerim

Pazar, Ocak 13, 2008

Basim agriyor basim agriyor

Basina kurban olayim, gidip pazara varayim, basina baslik alayim.
Boynumdan gelen bu bas agrisindan nefret ediyorum. Yakaliyor beni birakmiyor. ilac aldim umarim ise yarar. bu gece duzgun uyumam lazim ki yarin duzgun bi sekilde araba kullanabiliyim.
su an CSI izliyoruz, televizyon izlemek ne guzel bisi yahuu. cok seviyorum vallahi. dun aksam House MD izleme bahanesi ile evime cagirdim milleti ama en sonunda guzelce sabaha kadar oturup gevezelik yaptik. demek ki gevezelik yapmayi televizyondan daha cok seviyorum.
basim agriyo, offff hadi iyiles artik

Çarşamba, Ocak 09, 2008

Ozet


Herkes Christmas kutlarken ben evde yalniz oturacaktim. Neyse ki imdadima sevgili kizim yetisti. Annesini gurbet elde yalniz komadi :) Sabah bes e kadar konustuk, sonra 9 da uyanip japonyadaki asako ile sohbet ettik. Sonra Stef in ailesi ile internet de konustuk "bayramlastik". Ardindan romantik bir plaja gitti, hava cok guzeldi herkes plajda idi. Guzelce yuruduk sahil boyunca. Eve gelip karnimiz doyurduktan sonra kizim yollara dustu. Ben komusler gibi uyudum. Neyse ki o uykusu gelmeden Gainesville'e varmis icim rahatladi. Yeni yil da Gainesville ben gittim. Ne de olsa cogu arkadasim orda. Amerikanya ya geldigimden beri dertlestigim, guldugum , sakalastigim, dedikodu yaptigim iblis oglum Arpat Gainesville den ayrilacagi icin butun haftasonu boyunca arkadaslarimla gezip eglendim. yeni yil gecesinde de bir araya geldik, yedik yedik sistik. disari ciktik, dans ettik, pestilimiz cikti evlere donduk. Ertesi gun de uzun zamandir gormedigim Asakocugumu gordum. Asako Yunanli Nick ile evlenicek. Nick in annesi ve babasi gelmisti. Iki dakikada 4 tane ortak kelime bulduk. Kurabiye, ekmek, corek, canta. Bu arada teyzenin yaptigi puacalar, corekler kurabiyeler hakkaten guzeldi. Kendimi Turkiyede hissettim.

Bir yil daha bitti, gitti , uctu, kacti :)

Gecen sene kotu olmasada biraz zor bir sene idi, ama ne demisler beni oldurmeyen guclendirir.
Eski bir arkadas okyanusun obur ucuna gitti,
Okyanusun obur ucundan biricik askim Stef geldi.
Hayat devam ediyor...

Cumartesi, Aralık 22, 2007

Med cezir

Stefcigim Alamanyaya gitti beri sosyal hayatim biraz uyuzlasti. Ne de olsa butun arkadaslarim Gainesville de ya da mezun olup dunyanin dort bir yanina dagildilar. Ama dun Sara ve SIbel ile Tampada bulustuk. Sole keyifli bir aksam gecirdik. Tampa da adini bu aralar cok duydugum Bern's isimli bir restorant var, burda cok guzelmis yemekler hele tatlilar bi harika imis. Gece nin 9 bucuguna randevu bulabildik. balkonlarda gevezelik yapip aynen uctuk yemege. Herkes tam takir giyinmis biz haric :) Eeee gencler genelde karsi cinsten birileri ile gelmis, bizim ogle bir derdimiz yoktu tabiii. Heyvanlar gibi yidik, Modern sabahlar deyimi ile "et yidikh". Sonrada aslinda doymus olmamiza ragmen ust kata cikip tatli yidikh :) gobekler sismis bir halde eve geldik ohhh beee dunya varmis.
bugunde keyifli denize nazir bir balkon kahvaltisi yaptik, gunu ziplayan bir cift yunus baligi gorerek tamamlayip yollara dustuk, simdi evdeyim. 24 saat bilem surmeyen bir gezi beni sarj etti. ama daha guzel sarj olmak icin discovery channelda guzel belgesel izleyerek bir guzel uyudum. uyandigim da sevgili 8-9 kiloluk Koko karnima oturmus tv izliyordu. Senin de keyfin yerinde Koko.
Amerikanya da da tatil havasi var Noel tatili sag olsun. Herkesler baska bir yerlere gidiyor nasil sehirler bosaliyor anlayamiyorum vallahi. Bu kadar insan nereye gidiyor di mi? :)
herkese iyi bayramlar, iyi tatiller, iyi noeller :)
muah

Pazartesi, Aralık 17, 2007

en sonunda

bugun sevgili babacim " kizim bloguna da bisi yazmamissin neler yapiyorsun" dedi emailinde o zaman dank etti , cok ihmal ettim burayi ozur ;)
stef alamanyaya gitti beri feci halde calismaktayim, bana acaip yardim ediyordu (maasallah) butun isler bana kaldi deliriyorum. butun haftasonu arada cikip mutfak alisverisi yapmak disinda hep calistim. calisirken de dizi izledim. Heroes denen naneye fena tutuldum. biliyorum tam bir atmasyon kespasyon ama ayy bende bole olsam super insan filan diye hayal dunyalarina daliyorum hemen. ne guzel netflix den birinci dvd yi aldim aa guzelmis gelecek dvdlerinide aliyim dedim sonra netflix uyelerinin internetten bazi dizi ve filmleri izleyebilecegini hatirladim ve basladim izlemeye, ctesi sabah 5 e kadar izledim bitiremedim, pazar gunu en sonunda birinci sezon bitti ikiye basladim. en son komik bir anime izleyip uyudum bu gece vakitlice uyumma lazim yarina uzun bir deney var. sabah 8 de iste olmam lazim uhuuuuu
birazdan Yen gelicek oda bir haftadir italyada idi umarim yorgundur ve de uyur. cunku hic gevezelik edicek halim yok. bazen insanlarla ilgi gostericek enerjim olmuyor, bole "ay ole mi . eee baska neler yaptin" diye yalandan ilgi gostermek cok zor geliyor. ozellikle pztesi aksami sole yatip tv mi izlesem. aksam yemeginde thai yemegi yicem yasasin en sevdigim yemek dunyada.
ole sekerler muahhhh
g

Pazar, Aralık 02, 2007

cilgin bir parti


iki uc defa haftasonu katildigimiz bir partiden fotolar koymaya calistim bloguma ama hepsini sildim :) bayagi eglendik en kotu gunumuz boyle olsun. bu parti boyunca yaptigim gozlemlerin sonunda anladim ki ben ve arkadaslarimin yas ortalamasi 15'in ustunde degil. hepimizde dunyanin en cocuk ruhlu yaratiklariz :) Allah'tan boyleyiz yoksa bu kadar eglenemezdik. en sonunda amerikan filmlerinde gordugum milletin birbirine bir sprey vasitasi ile fiskirttigi zibiri kullandim hani cocuklar oynarlar ip x sakiz karisimi bisi
neys simdi kacmam lazim sabah erken kalkicam
muah

Cumartesi, Kasım 24, 2007

yasasin uzun tatil

bildiginiz gibi haftasonlari roy orbison in "i drove all night" sarkisi gibicesine gainesville gelip gidiyorum. bu hafta sukran gunu tatili sayesinde iki gun evvel geldim ve de ohhh cok guzel dinlendim. house un 5-6 yeni bolumunu izledik. the illusionist filmini izledim. stef 16 tane ucgen canta dikti. gelen kizlar benim ignelere cicek sapladilar ( bir gun fotosunu cekip gosteriyim) yani hem eglenceli hemde uretken bir tatil oldu, simdiye kadar. maasallah
bu arada butun ogretmenlerin gunu kutlu olsun :) annem , anneannem, ve teyzem ogretmen oldugu icin unutmadigim bir gun :)
evet daha uzun araliklarla yaziyorum ama genelde is yuzunden. tabii ki isyerinde blog yazicak vaktim yok. eve gelincede etsy deki dukkan ile ilgili yapmam gerekenleri yaparken bir bakiyorum 11 olmus hadi uyu bakalim.
alakasiz bisi oldu ama ben iki dakka once aycoregi tarifi aradim nette, ingilizce bir adi var mi acaba ay coreginin. muah

Pazar, Kasım 18, 2007

dondum abiiii


ayyyy anamlar, gainesville su an ankara ve istanbuldan daha soguk. sabah uyandim kedicikler ac miyavliyor. hemen mama verdim, ve kendime cay yaptim. stef benim icin heater i acti. belki birazdan hareket edicek kadar isinirim.

Pazartesi, Kasım 12, 2007

kedi olsam


herhalde hemen hemen herkes bi ara ahh su kedinin yerinde ben olsaydim, kivrilip sicacik bir kosede uyusaydim demistir.
bende su an oleyim. butun gun bu mod icinde labdan laba gezdim, kosturdum. aksi gibi soguk odada (4 derece) calismak zorundaydim. dondum anacim dondum. ankarada filan hava cok sogumus, ordaki sevdiklerimin neler hissettiklerini anladim efendim. ama boyle zamanlarda nasil oluyorsa floridada yasamama ragmen donuyorum diye sinirleniyorum. sinirlenince isiniyorum, ve usumeye gerek kalmiyor :) iyice sacmalamaya basladim, uykusuzluk vurdu. modern sabahlar bilem uykuma engel olamadi bu sabah, taaa gainesville den sarasotaya dogru direksiyon sallarken. neyseki bu gece gerzek "air matresse" da degil, normal bir ekiz yatakta yaticam. gavurlar tek kisilik yataga ikiz diyor ne alaka bana sormayin. karnim ac neyse ki stef bana dun aksam yemegiden artanlardan bir kutu hazirladi. onu isitip yiyim bari. alman bakkalinda "gyro" baharati bulduk ne alaka ise onunla tavuk yapti guzel oldu vallahi. yaninada yogurt ve pilav ohhhh. sonrada koko ve suki gibi kivrilir yatarim artik. bu arada kedi satolari maasallah cok guzel dimi :)
muah

Cumartesi, Kasım 03, 2007

uzun zamandir yazamadim

isyerimdeki interneti bole ozel isler icin kullanmak istemedigim icin ve yeni tasindigim evde gelecek persembeye kadar internet olmayacagi icin blogumdan canim internetimden uzak kaldim. facebook ta zaman oldurmeyi pek seviyorum oysa. neyse gelecek hafta insallah hayatim daha bir duzene girmis olucak. gece cok gec saat oldu, stef master tezini verdi , gecti onun kutlamalasi vardi. lab arkadaslari ve hocasi ile beraber yemek yedik sonra karaoke tabiii ki. bagirmaktan sesim kisildi. cok seviyorum, bir gun turk arkadaslarimla gitmek istiyorum
ole simdilik bu kadar
muah

Cuma, Ekim 19, 2007

on the road again


bu aksam eve donerken, gainesville bir kac mil kala metallica dan " on the road" calmaya basladi. normalde metallicaya sinir olmama ragmen bu sarkiyi cok severim. kardiscigimin sayesinde tekrar bulustuk kendisi ile.
evet bu ormantiklikten sonra aklima gelmisken soyledim modern sabahlarin ekim 15 ve 16nci bolumleri harika. yani en azindan ben ole dusundum. kafein zehirlenmesinden de gulmus olabilirim. yollarda uyumayim diye garip bir kafein diyetine sokuyorum kendimi, sadece araba kullanirken
hadi ciao

Pazar, Ekim 14, 2007

HOUSE MD - en sonunda burdasin

tv de en sevdigim program sanirsam House MD. iki bolumu DVR a cekmistik. ole bir bolum izleyemiyorum, iki tane birden olmali. aksam kizimiz ece geldi. hep beraber izledik sezonun ilk iki bolumunu. bu diziyi izledikten sonra oyle bir tatmin duygusu yayiliyor ku. bole ahhh ne guzeldi, ozlemisiz , diyerekten siritik bir halde oturduk. yalniz dizinin seyrine dalip acaip cay icmisim. bu cayda hint cayi, ve icen bir daha uyuyamiyor. acaba ise mi gotursem? yada pztesi yollara dustugum zaman icsem. saat 6 bucuk oldu hala burdayim. bu gece cok eskiden tanidigim sirin bir kiz beni facebook ta buldu. butun aileyi cok severim, hepsinin fotolarini gordum. nasil nostalji yaptim evde simdi uyumam lazim yoksa stef cok uzulecek. garibanim sabah erken kalkip tez yazicak. ben horul horul uyuyor olucam sanirim
muah

Perşembe, Ekim 11, 2007

bebislere bayiliyorum


fotodaki 12 yasindan beri bir turlu kopamadigim arkadasim A'in kizi damla. turkiyeden ayrilirken onu geride birakmak cok zor geldi, maasallah, nasil sirin bir yaratik. burda olsa kicindan ayrilmazdim herhalde.
cocuklara bayiliyorum, ama bir yandan genelde uslu cici cocuklari seviyorum. azicik simariklik yapsalar sinirleniyorum. acaba kendi cocuguma da bu sekilde mi davranicam. hic bir fikrim yok. ama gercekten hayirlisi ile cocuklarim olsun istiyorum. eskiden 10 tane evladim olsun bole minibuse bir iki uc... diye sayarak doldurayim isterdim. ama hayatin gercekleri 2 cocuk ile de mutlu olabilecegimi isaret etti, bakalim belli olmaz ;P

Salı, Ekim 02, 2007

karinca gibicesine

oncelikle beni araba kullanirken hic yalniz birakmayan modern sabahlar ekibine tesekkur ederim. cuma ve pztesi gunu toplam 6 saat arabba kullandim, tek basima oldugumda genelde acaip uykum geliyor. ama bu uc delikanli konusmaya baslayinca uyku aklima gelmiyor. daha once neler denedim, robin williams, chris rock stand- up showlari. hepsi de ninni gibi geldi. ama modern sabahlar beni tam " zimbamsi" yapiyor. maasallah.
su an gene uykum var, cunku saat 11 e geliyor vede bugun erken yatmam lazim , butun gun uykulu gezdim. yarin karisik bir deneyler yapicagiz galiba. patronumla evde is konusmuyoruz pek ama belki sorarim :)
herkese iyi geceler
muah